# Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Akif Akkuş (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 22 Mart 2011
- **Gündem:** ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2011-03-22-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-2

> Akif Akkuş (MHP), 22 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 461 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 696 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 6’ncı maddesiyle ilgili verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, anayasalar, toplumsal mutabakata göre ortaya çıkan ve ortak kanaatle oluşturulan toplumsal sözleşme metinleri olmalıdır ancak 12 Eylül 2010’da yapılan değişikliklerde bu mutabakat maalesef aranmamıştır. Dolayısıyla, üzerinde çok konuşuldu, çok tartışıldı ama bir dikte anayasası olarak kabul etmek mecburiyetinde kaldık.

Anayasa’nın bir uzlaşma zemini oluşturularak değiştirilmesi gerektiğini belirten Milliyetçi Hareket Partisinin teklifleri dikkate alınmamış ve “açılım” adıyla yıkım projesinin hukuki zeminini oluşturmak, yargıyı siyasallaştırmak amacıyla dayatmacı bir şekilde davranılmıştır. MHP bu Anayasa değişikliğine usulden de esastan da bu yüzden karşı çıkmıştır; yoksa, durup dururken “AKP bir anayasa teklifi getirdi, buna karşı çıkalım, iyi olur.” mantığıyla hareket etmemiştir ancak maalesef birçok AKP’li arkadaşımız bunu böyle değerlendirmiştir.

Tabii, buna karşı çıkışımız, belirttiğim gibi, terör örgütüyle pazarlıklar yapılması, tek dil ve üniter yapının tartışılmasını meydana getirmesiyle de yakından alakalıdır. 12 Eylül’den hesap sorulacak diye vatandaş aldatılmış. Ne oldu? Görevi kötüye kullanmayı suç sayan maddeler değiştirilmiş ve yargıda hesap vermenin önüne geçilmiştir, yani bu Anayasa, toplumsal mutabakat olmadığı için belki de dünkü maddelerden daha çok kargaşanın ortaya çıkmasına sebep olacak bir durumdadır diye belirtiyorum.

Değerli milletvekilleri, tasarının 6’ncı maddesi, Anayasa Mahkemesi üyesi olabilmek için gerekli şartları ortaya koymaktadır, ancak burada dikkati çeken niteliklerden birisi, Anayasa Mahkemesi üyesi olabilmek için gerekli olan yaş şartının yüksek yargı organlarından gelenler için ayrı, yargı dışından gelen üyeler için ayrı düzenlenmiş olmasıdır. Diyoruz ki bu da bir çifte standardın meydana gelmesine sebep olmaktadır ki bunun böyle olmaması gerekir. Bu, Anayasa’nın ortaya koyduğu eşitlik ilkesine aykırıdır. Yargı dışından gelen üyeler için aranan asgari yaş sınırı olan kırk beş yaşın tüm üyeler için aranması bu eşitsizliği ortadan kaldıracaktır. Buna dikkatinizi çekiyorum.

Günümüzde, vatandaş, AKP’nin her işinde maalesef hile aramaktadır. Bunun bir sonucu olarak da bu üyeler arasında kırk beş yaşını doldurmamış kişiler bulunabileceği veya kırk beş yaşını doldurmayan yandaşların Anayasa Mahkemesi üyeliğine getirilebileceği endişesi bulunmaktadır. Ayrıca, Anayasa’nın 146’ncı maddesine de bu ayrım aykırıdır çünkü Anayasa’da “…üye seçilebilmek için, kırk beş yaşın doldurulmuş olması kaydıyla…” denmektedir, ama burada biraz önce de belirttiğim gibi, Anayasa Mahkemesinden yahut yargıdan gelenlerle dışarıdan gelenlerin farklı yaşlarda olmaları istenebilmektedir.

Değerli milletvekilleri, anayasalar, yasama organı da dâhil olmak üzere yürütme ve yargı erklerini bağlayıcıdır, yani tüm kurum ve kuruluşların eylem ve işlemlerinin ve çıkarılan yasaların Anayasa’ya uygunluğunun tarafsız ve bağımsız bir yargı organı tarafından denetlenmesi gerekmektedir. Ancak diğer maddelerde yahut geneli üzerinde konuşan konuşmacılar da sık sık belirttiler. Maalesef, yargının kalbi olan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun değiştirilmesi ile mahkemelerimizde görevlendirilecek olan hâkim ve savcıların yanlı olabileceği ortaya çıkmış bulunmaktadır. Böyle bir yasanın çıkartılması birtakım dayatmalar içermemelidir ancak ortaya koyduğumuz öneriler olumlu bile olsa taraftar olmamanızdan dolayı çıkartılan yasalar dayatma yasalardır ve vatandaşı aldatmaya yöneliktir diye düşünüyorum.

Teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Akif Akkuş (MHP, Mersin). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2011-03-22-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
