# 58. hükümet proğramı görüşmeleri

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Akif Gülle (AK Parti, Amasya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim
- **Tarih:** 26 Kasım 2002
- **Gündem:** 58. HÜKÜMET PROĞRAMI GÖRÜŞMELERİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/akif-gulle-22-2002-11-26-58-hukumet-programi-gorusmeleri

> Akif Gülle (AK Parti), 26 Kasım 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 58. HÜKÜMET PROĞRAMI GÖRÜŞMELERİ); konuşma 771 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA AKİF GÜLLE (Amasya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK Parti Grubu adına, 58 inci hükümetimizin sosyal politikalarıyla alakalı görüşlerimizi belirtmek üzere huzurlarınızdayım; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

3 Kasım 2002 tarihinden önce siyaset, ekonomi, toplumsal yaşamdaki ciddî problemler, insanımızın günlük hayatını ve geleceğe bakışını, maalesef, olumsuz yönde etkiledi. Bu nedenle, Türk Halkı, yeni ve taze anlayışı, kararlı, önünü ve geleceğini görebilen, ayakları yere basan, çağdaş bilgilerle donanmış, ufuk açıcı, gerçekçi program ve projelere sahip kadroların önünü açtı. Diğer taraftan, gelir dağılımındaki bozuklukları düzeltecek, yoksulluğu ortadan kaldıracak, toplumsal barışı temin edecek, kurumlar ile yurttaşlar arasındaki toplumsal güveni sağlayacak, bölgesinde ve tüm dünyada yeniliğin ve kalkınmanın öncüsü bir siyasî oluşumu iktidara taşıma arzusunda olan insanımız, 3 Kasımda tercihini AK Parti üzerinde yaptı ve AK Partiyi iktidara taşıdı.

Değerli milletvekilleri, bize göre, Türkiye'nin sorunları çözümsüz değildir; çünkü, Türkiye, genç ve dinamik bir nüfusa sahiptir. Milletimizin köklü ve zengin bir devlet geleneği vardır. Toplumsal yardımlaşma ve dayanışma hasleti önemli bir servetimizdir. İşte, bu büyük potansiyeli harekete geçirecek, halkımızı mutlu ve ülkemizi itibarlı kılmaya kararlı olan partimiz, siyaset sahnesindeki yerini -hepinizin bildiği gibi- 14 Ağustos 2001 tarihinde almıştı.

Partimizin hedefi, aynı coğrafya üzerinde, asırlardır, barış, dostluk ve kardeşlik içinde birlikte yaşayan, ortak bir kaderi paylaşan, sevinçleri, kederleri, kıvançları ortak olan tüm halkımızı kucaklamaktı. Bu anlayışla yola çıkan partimiz, toplumsal refah ve kalkınmanın sağlanması için ortak yaşam kıvancını besleyen, insanî temel değerlerin gelişmesine imkân veren ortamın tesisini bireysel ve toplumsal mutluluğun temeli saymıştı.

Değerli milletvekilleri, düşünce ve sanatın ihmal edildiği, bireyin kişiliği, özgürlüğü ve sağlığına, çevre ve doğanın korunmasına, kültür ve estetiğin gelişmesine gereken özenin gösterilmediği bir ortamda yaşam kalitesinden söz etmek elbette mümkün değildir.

Toplumsal refah ve kalkınmanın sağlanması kadar, birey ve toplum hayatını olumsuz etkileyen sosyal ve doğal çevre koşullarının da insanîleştirilmesi şarttır. Hayata, insana ve topluma bir bütün olarak bakmayan kalkınma modelleri, yapılan işlerin sosyal faydasını hesaba katmayan politikalar, insanı esas almadığı için mutluluk üretemiyor ve yaşam kalitesini de, maalesef, geliştiremiyor.

Teknolojik gelişmenin, herkese, durumunu ötekiyle mukayese imkânı verdiği günümüzde, küreselleşmenin yıkıcı etkisi, insanı bir tüketim aracına da dönüştürmektedir.

Bize göre, nitelikli bir hayat için üretilecek sosyal politikalarla maddî ve manevî dinamikleri birlikte ele alma zorunluluğu vardır.

Kentleşmeden sağlık kurumlarının idaresine, kültürel mekânların fonksiyonelliğinden çalışma barışına, eğitim yönetiminden trafiğe, spordan engelli vatandaşlarımızın üretim süreçlerine katılmasına kadar her alanda güleryüzlü bir yönetim, adaletin ve kalkınmanın dinamiğini oluşturacak ve yaşam kalitesini geliştirecektir.

Bu bütünlük içerisinde, kültürel dokunun, doğal kaynakların, çevrenin, yoksul ve kimsesizlerin korunması, sanat ve estetiğin geliştirilmesi, bölgelerarası dengesizliklerin giderilmesi; bakıma muhtaç yaşlılar, çocuklar ve işsizler için özel programların oluşturulması, engellilerin hayatlarını kolaylaştıracak yapısal önlemlerin alınması; sağlık ve sosyal güvenlik, trafik, spor, kentleşme, eğitimde fırsat eşitliği ve eğitimde kalitenin yükseltilmesi, gelir dağılımındaki bozuklukların giderilmesi, yolsuzlukla mücadele, yoksulluk ve işsizlikle mücadele, kadın ve gençlere yönelik programlar, bir ülkenin sosyal politikalarının temelini oluşturmak zorundadır. Sıraladığım bu özelliklerin, Hükümet Programında gereği gibi yer almış olmasını görmüş olmamızdan dolayı memnuniyetimizi bu noktada ifade etmek durumundayız.

Değerli milletvekilleri, eğitim, sağlık, konut, ulaşım ve benzeri sorumluluklar, ülkemizde, ailelere büyük yükler getirmektedir. Ailelerin, günlük ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekmesi, toplumun en temel direnç noktasının tehdit altında olduğunun açık bir işaretidir. Bize göre, ülkemizde, sosyal güvenlik, sosyal hizmet ve sosyal yardım politikalarının temelini Türk toplumunun dayanışmacı özelliği oluşturmaktadır. Bu dayanışmacı özellik, evrensel hizmet disiplinlerini dikkate alan, kamu ve sivil inisiyatif işbirliğini geliştirmeye imkân sağlayan yasal, idarî ve malî zeminlerin oluşturulmasıyla sosyal hizmet kalitesini de elbette artıracaktır.

Ekonomik ve sosyal ihtiyaç içerisinde olan kişi ve ailelere el uzatmak, toplumsal ve kamusal bir sorumluluktan öte, insanî ve aynı zamanda da vicdanî bir görevdir. Toplum ve devlet ilişkilerinde vicdanların yaralandığı en önemli alan birey ve ailenin kendisini güvensiz ve de çaresiz hissetmesidir. Özellikle, son yıllarda ülkemizin içine düştüğü ekonomik çöküntü, işsizlik, yoksulluk ve sefalet bu alanda telafisi pek de kolay olmayan büyük yaraların açılmasına, maalesef, sebebiyet vermiştir. Hükümetimizden ilk beklentimiz, bu alanlarda hiç vakit kaybetmeden acil tedbirlerin alınması ve kaderi, yoksulluk ve sefalet olmayan bu kitleleri rahatlatmasıdır; çünkü, bize göre, devlet, anayasal bir hak olan sosyal güvenliği herkes için sağlamak mecburiyetindedir. Hükümet Programında bu konuların öncelikli olarak yer aldığını, boş laflar değil, dolu dolu cümleler olarak yer aldığını da huzurlarınızda ifade etmek mecburiyetindeyim.

Değerli milletvekilleri, eğitim, ülkemizin öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır. Bu cümleden olarak, eğitimde temel hedefimiz, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmektir. Ülke sorunlarımızın kaynağı da çözümü de elbette eğitimin niteliğinden geçmektedir. Nüfusumuzun yüzde 52'sinin çocuk ve gençlerden oluşması ve dünyanın en genç ülkelerinden biri olmamız, eğitime öncelik vererek eğitimin niteliğini yükseltmemiz açısından büyük bir önem taşımaktadır. Eğitim sistemimiz, çocuk ve gençlerimizin gelecek kaygısının sebebi değil, güvenli bir geleceğin dayanağı olmalıdır. Çağımızda nitelikli işgücü ve rekabet edilebilir bir üretim, hiç şüphesiz, yetişmiş insan kaynaklarına bağlıdır.

---

**Kaynak gösterme:** Akif Gülle (AK Parti, Amasya). “58. hükümet proğramı görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 26 Kasım 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-gulle-22-2002-11-26-58-hukumet-programi-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
