# Kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve 3 milletvekilinin bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, emniyet teşkilatı kanunu ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; konya milletvekili mustafa kalaycı ve 3 milletvekilinin; kırşehir milletvekili abdullah çalışkan ve 2 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri ile (s.s.: 508)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Akın Birdal (Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim
- **Tarih:** 15 Haziran 2010
- **Gündem:** KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK VE 3 MİLLETVEKİLİNİN BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI, EMNİYET TEŞKİLATI KANUNU İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; KONYA MİLLETVEKİLİ MUSTAFA KALAYCI VE 3 MİLLETVEKİLİNİN; KIRŞEHİR MİLLETVEKİLİ ABDULLAH ÇALIŞKAN VE 2 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ İLE (S.S.: 508)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/akin-birdal-23-2010-06-15-kahramanmaras-milletvekili-veysi-kaynak-ve-3-milletvekilinin-bazi-kanu

> Akın Birdal, 15 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK VE 3 MİLLETVEKİLİNİN BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI, EMNİYET TEŞKİLATI KANUNU İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; KONYA MİLLETVEKİLİ MUSTAFA KALAYCI VE 3 MİLLETVEKİLİNİN; KIRŞEHİR MİLLETVEKİLİ ABDULLAH ÇALIŞKAN VE 2 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ İLE (S.S.: 508)); konuşma 702 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AKIN BİRDAL (Diyarbakır) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 508 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 3’üncü maddesindeki değişiklik önergesi için Barış ve Demokrasi Partisi adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlarım.

Şimdi, burada, “En az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından ya da bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olup, sınav tarihi itibarıyla 28 yaşından gün almayan erkek ve bayanlar ile askerliğini yapmış, 30 yaşından gün almamış erkek adaylar arasında yapılacak seçme sınavında başarılı olanlar, altı aydan az olmamak üzere polis meslek eğitimine alınırlar." deniliyor.

Şimdi, bizim bu değişiklik önergemiz, dört yıllık eğitimden sonra, lisansüstü öğrenim, master ve benzeri kurslardan sonra, yirmi sekiz yaşın erken olacağı ve bunun yeterli olmayacağı düşüncesiyle otuz yaş olmasına ilişkin bir önerimiz.

Şimdi, kuşkusuz “Akıl yaşta değil baştadır.” denilir. Örneğin, polislerin, gerçekten yirmi sekiz ya da otuz yaşında buraya alınacak olmaları sorun değil. “Polis” deyince, kuşkusuz, hemen, insan hakları açısından, güvenlik güçlerinin hukuka bağlı olup olmadığı ya da devletin onları nasıl dizayn edeceği önemli. Örneğin, burada, insan haklarından, sürekli, ihlallerinden yakınılırken Polis Vazife ve Selahiyet Yasası’nı getirmişseniz ve polisin insan haklarına, özgürlüklere yönelik uygulamalarını cesaretlendirici bir politika izliyorsanız -bu, yirmi sekiz ya da otuz yaş, fark etmiyor ama- yasa bakımından biz de böyle bir öneri getiriyoruz.

Yasa değişikliğinin gerekçesinde “Avrupa Birliğine üye ülkelerde 1 polise 250 kişi düşmekte iken, ülkemizde bugün itibarıyla yurttaşlara hizmet veren polis sayısı -tabii, hizmet anlamında yorumluyoruz biz, öyle olması gerekir, çünkü kamu görevlisidir- 177.740 olup, 1 polis 301 kişiye hizmet vermektedir. Avrupa Birliği standartlarına göre bu sayı yetersiz kalmaktadır.” deniyor. Nitekim, insan hakları açısından, gerçekten kimi ihlallerin örneğin savunmalarında şu, gerekçeyi oluşturuyor: Beden ve ruh yeteneğinin yitirilmesine bağlanıyor çünkü gerçekten, onların da kamu görevlisi olarak yaptıkları işin yoğunluğu, sürenin çokluğu ve hayat koşulları. Ama bunların tabii, insan hakları açısından ihlallere hiçbir gerekçesi olamaz. Avrupa Birliği ülkelerinin hangilerinin karakollarında işkence ya da kötü muamele ile olan bir soruşturma şekli var ya da yok? Örneğin, biz, her zaman, bu soruşturmanın adli kolluk kuvvetlerince yapılması gerektiğini öneriyoruz ama ne yazık ki gözaltına alındığı andan itibaren, polis sorgulamaya başlıyor. Hatta, kimi işkence vakalarında eğer Türkiye Cumhuriyeti devleti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde mahkûm edilmişse işkence ve kötü muamele yapan kamu görevlisine o tazminatın ödettirilmesi yaklaşımı getirilmiştir ki bu doğru değildir. Eğer demokratik bir devletse, hukuk devletiyse, insanlık onuruna bağlıysa ve insan haklarına dayalı bir hukuk dizaynı varsa başta demokratik, sivil bir anayasa ve ondan kaynaklanan yasalar; orada zaten bunlar tartışılmaz, işkence yapmış, bunun tazminatını devlet mi ödesin yoksa işkenceyi yapan kamu görevlisi mi ödesin şeklinde tartışmalar söz konusu olamaz.

Biliniyor ki siyasi iktidarlar bu hak ihlal ve keyfîlikleri münferit olarak değerlendirmektedir ama ne yazık ki zaten aslında olmayan bir şeyden çok sıkça söz edilir. Nasıl ki Türkiye’de demokrasi, demokrasi, demokrasi… İşte, örneğin, bugün Hükûmet partisi Genel Başkanı, Sayın Başbakanın söylemlerini dinledik grup toplantısında: “Demokrasi, demokrasi, demokrasi…” Yani niye bu kadar böyle bir komplekse kapılıyoruz ki? Olmadığı için zaten. Demokrasi olsa gerçekten insan haklarına dayalı, demokratik, sivil, hukukun üstünlüğünü esas alan, kişi güvenliği ve özgürlüğü temelinde bir adalet anlayışı olur ve orada da herkes kendi diliyle, kimliğiyle, kültürüyle kendisini özgürce ifade eder ve o doğrultuda da sivil bir toplum projesinin ferdi olur. Orada çok sıkça söz edilmez. Olmayan şeylerden çok sıkça söz edilmektedir, işte, örneğin, barış…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

AKIN BİRDAL (Devamla) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Gerçekten insanlığın ortak kazanımları barış, demokrasi, insan hakları, ne yazık ki bunlar başka ülkelerde iki büyük dünya savaşı sonrası hukukun güvencesi altına alınmış ve bir sistem oluşturmuş ve içselleştirilmiş bir yönetim biçimine dönüşmüş ama ne yazık ki bunlar bizde olmadığı için… Bugün, örneğin, bakın, şimdi, 15 Nisan 2010, Kuşadası’nda bir sivil polis bir yurttaşı yakalayıp yere yatırdı ve başına ateş açtı. Yaralıya yardım etmek isteyenlerse engellendi. Daha dün, Muğla’da Şerzan Kurt adlı bir öğrenciyi, üniversite öğrencisini sözle tartışmayı yatıştırmak gerekçesiyle, görevli, yol gösteren bir polis görevlisi, çocuğun başına ateş açarak öldürdü. Şimdi, bunlar söyleniyor, günlerden beri “Derin kod adlı bir güvenlik görevlisi, Şerzan Kurt’u öldürdü.” diyoruz. Bunu hiç kimse, bir cumhuriyet savcısı suç duyurusu kabul etmiyor ya da Hükûmetten “Kimdir bu? Nasıldır? Bir soruşturma açalım.” denilmiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AKIN BİRDAL (Devamla) – Bu nedenle, herkesin, insan haklarına dayalı, hukuka bağlı, demokratik bir toplum içinde kamu görevlisi olmasını diliyorum ve umuyorum. Saygılar sunuyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Akın Birdal (Diyarbakır). “Kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve 3 milletvekilinin bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, emniyet teşkilatı kanunu ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; konya milletvekili mustafa kalaycı ve 3 milletvekilinin; kırşehir milletvekili abdullah çalışkan ve 2 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri ile (s.s.: 508)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 15 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akin-birdal-23-2010-06-15-kahramanmaras-milletvekili-veysi-kaynak-ve-3-milletvekilinin-bazi-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
