# Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Alaattin Büyükkaya (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim
- **Tarih:** 1 Haziran 2005
- **Gündem:** TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/alaattin-buyukkaya-22-2005-06-01-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879

> Alaattin Büyükkaya (AK Parti), 1 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 1.675 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA ALAATTİN BÜYÜKKAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tarım Sigortaları Kanunu Tasarısı hakkında AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; konuşmama başlamadan önce, Yüce Heyetinizi en kalbî sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerçekten bugün çok mutluyum. Ben bir çiftçi çocuğuyum ve sigortacılık mesleğini yapıyorum. Ben iktisat fakültesine girdiğim zaman, 1970'lerde, "tarım sigortaları olmalı" deniliyordu. O yıllar geçti ve çok şükür, bizim iktidarımızda Tarım Sigortaları Tasarısını bu Yüce Meclise getirip, burada konuşmayı nasip etti. Onun için, 30 000 000 çiftçi adına, şahsım adına, Partim adına, ülkem adına çok mutluyum.

Değerli milletvekilleri, tarım sektörü, insan hayatı için vazgeçilmez sektörlerin başında gelmektedir. Ayrıca, ekonomik, sosyal, siyasal, teknolojik ve kişisel risklerden en çok etkilenen bir sektör de tarım sektörüdür. Bu nedenle, tarımın ülke nüfusunun sağlıklı biçimde beslenmesindeki rolü, etkili bir şekilde rolünü başarması, tarımsal üretimi tehdit eden risklerin ortadan kaldırılmasına veya bunların doğru yönetilmesine bağlı olduğu bir gerçektir.

Bu nedenle, gelişmiş ülkelerde ne pahasına olursa olsun korunacak sektör olarak kabul edilen tarım, korumacılık politikaları, risk yönetim programları ve bu programlar içerisinde önemli bir yer alan tarım sigortaları uygulamalarıyla risk paylaşımı ve transferlerinin de gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır. Devlet, bir yandan artan meteorolojik karakterli doğal risklere karşı çiftçilerini ve üretimini korumakta, diğer taraftan kendisinin bile ödeyemeyeceği bir felaketle karşılaştığında bunu ödeyecek bir sigorta güvencesi sağlamak ihtiyacını duymaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünyada tarım ürünlerinin sigortası, dolu sigortalarıyla başlamıştır ve böyle yaygınlaşmıştır. Dolu, daha çok yöresel bazda etkili bir risk olduğu için, sigorta şirketleri tek başına bu riski üstlenebilmekte ve çiftçiler de küçük primler ödeyerek dolu sigortası yaptırabilmektedirler. Ülkemizde de bu böyle olmuştur; ancak, kadostrofik, yani, büyük felaketlerin söz konusu olduğu don, sel, kuraklık gibi riskler için, geniş alanlarda büyük hasarlara neden olduğu için, hem primler yüksektir hem de sigorta şirketleri ile onları sigorta eden reasürans şirketleri, yanlarında devlet olmadan bu riskleri tek başına üstlenememektedir. Bu nedenle, birden çok riskin sigortalandığı ülkelerde, çiftçinin sigorta yaptırabilmesi için, devlet, ürün sigortası priminin belli bir kısmını üstlenerek çiftçisini desteklemektedir. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde, tarım sigortaları prim tutarı yaklaşık 3 milyar dolar olup, bu primin 1,2 milyar dolarını çiftçi ödemekte, 1,8 milyar doları ise devlet tarafından karşılanmaktadır. Yani, devlet, primin yüzde 60'ını sübvanse etmektedir. AB ve diğer gelişmiş ülkelerde, örnek gösterilen İspanya'da da aşağı yukarı aynı uygulamalar söz konusudur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son yıllarda ülkemiz genelinde meydana gelen doğal afetler, tarımda çok ciddî hasarlar meydana getirmiştir. Ülkemizde, sadece geçen yıl nisan ayında meydana gelen don olayının bitkisel ürünler üzerindeki etkisi, verdiği hasar hepinizin malumudur. Ülkemizde çiftçilerimizin bu riskler karşısında uğrayacağı zararları telafi etmek için ve çiftçilerimize yardımcı olmak üzere, 1948 yılında, 5254 sayılı Muhtaç Çiftçilere Ödünç Tohumluk Verilmesi Hakkında Kanun ve 1977 yılında, 2090 sayılı Tabiî Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun yürürlüğe konulmuş; ancak, yetersiz doğal afet yardımları sorunu çözemediği gibi, afetler sonucu ertelenen çiftçi borçları, her yıl, devlete de, büyük görev zararları halinde geri dönmüştür. Bu sebeple, tarım sigortası sistemine hep ihtiyaç var olmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'de de tarım sigortalarıyla ilgili çalışmalar, ilk defa 1930 yılında Atatürk zamanında başlatılmış, sonra 1957 yılında Demokratik Parti döneminde tekrar gündeme getirilmiş, bütün kalkınma planlarında yer almış olmasına rağmen, bu kanununun uygulamaya geçirilmesinde muvaffak olunamamıştır. Uzun süredir ihmal edilen tarım sektörü ve gelir seviyesi düşen çiftçilerimizce, AK Parti İktidarında, tarım sektörünün bütün sorunlarının çözülmesi için yoğun bir çaba içine girilmiştir. Bu cümleden olmak üzere hükümetimiz, tarım sektörü için aciliyet arz eden ihtiyaçları gidermek için, destekleme programlarını derhal uygulamaya koymuştur. Öncelikle çiftçi borçlarını yapılandırarak, borçları ödenebilir hale getirmiş ve çiftçilerimizi rahatlatmıştır. Mazot desteği başta olmak üzere, hayvancılık desteği, enerji borçlarının yeniden yapılandırılması gibi çiftçilerimiz için birçok doğrudan desteği de hayata geçirmiştir. İşte, son olarak, tarım sektörü için hayatî önem taşıyan, yıllardır konuşulup bir türlü hayata geçirilemeyen, hükümetimizin acil eylem planında da yer alan Tarım Sigortaları Kanunu Tasarısını hazırlayarak komisyonlardan geçirmiş; bugün, huzurunuza getirmenin mutluluğunu da taşımaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tarım Sigortaları Kanunu Tasarısının kapsamını size anlatmadan önce, tarım sigortalarındaki Türkiye'deki mevcut uygulamaya da kısaca değinmek istiyorum. Bugün, ülkemizde, 13 sigorta şirketi tarım sigortaları dalında faaliyet göstermekte olup, ekili alanların sadece 1,8'i dolu risklerine karşı sigortalanmaktadır. Çiftlik hayvanları için ölüm teminatını içeren hayat sigortası yapılmakta ve mevcut hayvan varlığının ise, sadece yüzde 0,3'ünün sigortalı olduğu bilinmektedir. Geçen yıl sigorta yaptıran çiftçi sayısı ise, yaklaşık 150 000 civarındadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; diğer taraftan Tarım Sigortaları Kanunu Tasarısıyla çiftçimize ve ülkemize getirilmek istenen hizmetler ise şunlardır:

1- Tarım sigortalarıyla, çiftçimize, öncelikle kendi geleceğini kendi yapacağı sigorta programıyla garanti altına alma kültürünün önü açılmaktadır; ilk yapılan şey budur. Sadece devlete muhtaç, sadece ondan bekleyen değil, kendi ayakları üzerinde duran bir çiftçi; yeni bir anlayış ortaya çıkmaktadır.

İkinci olarak, bugüne kadar, sadece, dolu, hayvan, hayat gibi sınırlı dallarda verilen sigorta teminatı, kuraklık, don, sel, deprem gibi, hiç sigorta edilmeyen alanlarda da devlet desteğiyle teminat altına alınarak, çiftçimizin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak bir sigorta teminatı oluşturulmaktadır.

Bu sigortanın yapılmasında, sigorta şirketlerinin satış kanalları devrede tutularak, hem sigortacılığın geliştirilmesi yönünde önemli bir avantaj sağlanıyor hem de sigorta şirketlerinin karşılamakta güçlük çekeceği risklere devlet desteği verilmektedir. Ayrıca, tarım sigortaları bir teşvik tedbiri olarak tarım sektöründe kullanılacağından, belirli ürünlerin özendirilmesi ve teşviki sağlanarak, ülkemizde daha dengeli bir üretimin yapılmasının yolu da açılmaktadır; ayrıca, tarım sektöründe yaşanacak büyük felaketlerde millî ekonominin zarar görmesi, tarım sigortalarındaki reasürans sistemi sayesinde en aza indirilmektedir. Böylece, ekonomideki dalgalanmaların da önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Tarım sigortaları sayesinde, ayrıca, tarımın kayıt altına alınması yönünde de önemli bir adım atılmış olacaktır. Ayrıca, şunu da belirtmeliyim ki, tarım sektöründeki desteklemeler de, bundan böyle daha adil, gerçekçi bir temele oturtulmuş olmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tarım Sigortaları Kanunu Tasarısıyla, hükümetimiz, çiftçimize üç temel noktada destek olmakta ve sübvanse etmektedir.

Birincisi, sigorta prim desteği. Bu destek, her yıl -Sayın Gürol Beyin belirttiğinin… O biliyor prim desteği sağlanacağını; ancak, istiyor ki, tam, yüzde 100, hiç ödemeden yapılsın gibi... Böyle bir mantık, tabiî ki, çok pratik değil- Tarım Bakanlığının belirleyeceği esaslar çerçevesinde Bakanlar Kurulunda belirlenecek. Böylece, herkes hangi bölgede, hangi ürün için devletin sigorta ücretinin ne kadarını karşılayacağını önceden bilecek ve buna göre de üretimini planlayacaktır. Her yıl bu belirlenecek. Böylece, her dönemde, bazen yüzde 90, bazen yüzde 50, bazı yörede belki yüzde 100'e varacak destek, bazı yörede daha farklı; böylece, adil, dengeli ve neyin yapıldığını bilen bir anlayışla prim desteği sağlanacaktır.

Diğer bir destek, reasürans desteğidir. Sigorta şirketlerinin -bu kadar- kuraklık, don gibi risklerin tamamını karşılayabilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, devletimiz, sigorta şirketlerinin yurt dışına, havuzun sağlayacağı teminatın açıkta kalan kısmına doğrudan doğruya reasürans desteği vererek, çiftçimizin tam teminat almasının yolunu açmaktadır. Böylece, çiftçilerimizin risklerinin tamamı sigorta edilebilecektir.

Tabiî ki, reasürans desteğinin bir sonucu olarak da, hasar desteği verilmektedir. Burada da, sigorta şirketlerinin teminatlarının üzerinde kalan -ki, devlet tarafından reasürans desteği sağlanacak- kısım da, bir hasar halinde, yine, devletimiz tarafından çiftçimize ödenecektir. Böylece, sistem bir bütün halinde, çiftçimizin tam ihtiyacını karşılayacak şekilde düzenlenmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hazırlanan tasarıya göre, sigorta şirketleri kendi poliçelerini düzenleyeceklerdir. Havuz bünyesindeki teknik hizmetler, sigorta şirketleri tarafından kurulacak bir işletici şirket tarafından yürütülecektir. Burada da, bu şirkete iştirak, katılacak her şirket eşit oranda olacaktır; böylece, hiçbir şirketin kayrılması yoluna da gidilmeyecektir. Buna ek olarak, prim toplama, reasürans sağlama hizmetleri de, havuz adına işletici şirketin üstleneceği diğer görevlerdir.

Havuz, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği ile havuz işleticisi şirketin temsilcilerinden oluşan bir kurul tarafından yönetilecektir.

Çiftçinin sigorta şirketlerine ödediği primlerle, devletin ödeyeceği destek primlerinin toplanması, hasar tespitlerinin bugünkü gibi bağımsız bir sistemle yürütülmesi, hasar ödemelerinin ise havuz tarafından doğrudan çiftçiye yapılması öngörülmektedir.

Diğer gelişmiş ülkeler örneklerinde olduğu gibi, sorumlu kuruluşun Tarım ve Köyişleri Bakanlığı olacağı bu sistemde, sigorta hizmetleri havuza üye sigorta şirketleri tarafından aynı esaslarla yürütülecek ve Hazine Müsteşarlığı tarafından da denetlenecektir.

Devlet destekleriyle sürekli bir kaynağın oluşturulması için, Avrupa Birliği direktifleri doğrultusunda, Dünya Ticaret Örgütü kararlarına uygun olarak hazırlanan Türkiye 2006-2010 tarım stratejilerinde belirtildiği gibi, her yıl tarım desteklerine ayrılan payın yüzde 5'inin tarım sigortalarının desteklenmesi için bundan böyle ayrılmasına başlanılacaktır.

Bununla birlikte, öncelikle, tarım sigortalarının ülke genelinde yaygınlaştırılması, hedeflenen çalışmaların da hızla yürütülmesi amaçlanmaktadır.

Bu arada, bitkisel ürün sigortalarının yanı sıra, çiftlik hayvanlarının sigortalarının da geliştirilmesi aynı bütünlükte sağlanacaktır. Orta vadede, tarımda risk yönetiminin tüm kesimlerce bilinip uygulandığı, risk transferlerine ilişkin bitkisel ürün ve çiftlik hayvanları sigortaları sisteminin kurulduğu, çiftçinin neden sigortaya ihtiyacı olduğu yönünde bilinçlendiği, bu nedenle, sadece ürün, hayvan, makine ve tesislerden oluşan malların değil, hayat, ferdî kaza, emeklilik sigortalarını da kapsayan can sigortalarının da yer aldığı, tek bir paket poliçeyle yaşam garantisinin sağlandığı bir sigorta dönemi hedeflenmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; maalesef, bugüne kadar, devletimiz, sigorta sektörünün gelişmesine yönelik önemli hiçbir destek sağlamamıştır. Halen de, sigorta sektörü, maalesef, yasal bir boşluk içerisindedir. Hükümetimizin, bu tasarıyla getirdiği teşvikler, ürün ve hayvan sigortalarının taleplerinde önemli artışlar da sağlayacaktır. Bütün bunlar düşünüldüğünde, kanunun uygulanmaya başlanmasıyla, çiftçilerimizin, doğal riskler karşısında güvenceye alınmasının yanı sıra, daha önce de belirttiğim gibi, sigorta bilincinin oluşması sonucu diğer mal ve can sigortalarının geliştirilmesinin ve ülke genelinde yaygınlaştırılmasının da önü açılacaktır. Bunun ekonomimiz açısından sağlayacağı avantajlar ise, izahtan varestedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tarım Sigortaları Kanunu Tasarısının uygulamaya geçmesiyle birlikte, en az 60 000'i bulan ziraat mühendisi ve veteriner hekim potansiyeline yeni iş imkânı sağlanacağı da gözardı edilmemelidir. Ayrıca, doğrudan tarım sigortaları konusunda görev alacak ziraat mühendisi, veteriner hekimlerle birlikte, yaklaşık 10 000 kişiye yeni istihdam alanı yaratılacağı da tahmin edilmektedir. Ayrıca, tarım sigortalarının uygulamaya geçmesiyle birlikte, yine, sigortacılık açısından, yaklaşık 500 000 000 dolarlık prim hacminin ortaya çıkacağı da hesaplanmaktadır. Bunun da, ekonomimiz ve tarım sektörü için ayrı bir fon oluşturacağı unutulmamalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmamı tamamlarken, bu tasarının hazırlanmasında ve hayata geçirilmesinde çok büyük gayretler sarf eden, Tarım ve Köyişleri Bakanımız başta olmak üzere, Bakanlık mensuplarına, Hazine Müsteşarlığına, sigorta sektörü temsilcilerine, ziraat birlikleri ve meslek odalarına, Tarım Sigortaları Vakfına, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonlarında görev yapan komisyon üyelerine, özellikle komisyonda görev alan CHP milletvekillerine, verdikleri destek ve katkılar için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Elbette ki, Hükümetimize ve Grubumuza da, Türk çiftçisine sağladıkları bu imkân için en derin şükranlarımı arz ederim.

Tarım Sigortaları Kanunu Tasarısının, tarım sektörüne ve Türk çiftçisine hayırlı olmasını diliyor, Yüce Heyetinize ve televizyonları başında bizi izleyen halkımıza en derin sevgi ve saygılarımı bir kez daha sunuyorum.

Teşekkür ederim efendim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Alaattin Büyükkaya (AK Parti, İstanbul). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alaattin-buyukkaya-22-2005-06-01-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
