# Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Alaattin Büyükkaya (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim
- **Tarih:** 11 Haziran 2008
- **Gündem:** TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 223) VE 223' E 1 İNCİ EK
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/alaattin-buyukkaya-23-2008-06-11-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-223

> Alaattin Büyükkaya (AK Parti), 11 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 223) VE 223' E 1 İNCİ EK); konuşma 1.186 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA ALAATTİN BÜYÜKKAYA (İstanbul) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın geneli üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum. Konuşmama başlamadan önce, sizi, şahsım ve grubum adına saygıyla selamlarım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üç grubu temsilen arkadaşlarımızı dinledik. Evet, önce “Acaba ben mi yanlış düşünüyorum, acaba bu okuduğumu ben mi yanlış anlıyorum” diye kendi kendime sordum.

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Herhâlde yani!

ALAATTİN BÜYÜKKAYA (Devamla) – Niye? Bir dinlerseniz, sanıyorum ki hepimiz daha iyi anlaşacağız.

Karşılıklılık ilkesi yok mu? Üniter yapıyı mı bozuyoruz? Efendim, millî bütünlüğümüzü mü bozuyoruz? Neyi değiştiriyoruz? Sınırlama yokmuş… Bir okuyalım. Kanunu okuduğumuz zaman neyin ne olduğunu hepimiz göreceğiz. Evet, bunların hepsini tek tek anlatacağım şimdi, müsaade ederseniz.

Önce şu soruyla başlamak istiyorum: Yabancılar bir ülkeden niçin mülk almak isterler? Yani, nedir gayeleri? Şöyle bir düşünelim. Evet, önce, düşündüğümüz zaman şunu görüyoruz: Ticari amaçla, bir yatırım amacıyla bir mülk almak isterler. O ülkede eğer bir kâr görüyorsa, bir ticaret görüyorsa, orada bir iş yapacaksa, o ülkede bir insan da bulunduracaksa bu ülkede mülk almak ister, bina almak ister, bir şey yapmak ister. Çünkü bir yatırım yapmanın başka yolu yoktur.

Sonra niçin ister, niye mülk almak ister? Turizm ve tatilini geçirmek için. Bakın, dünyada bir eğilim var, herkes oturduğu evinin dışında ikinci ev alıyor. Ülkemizdeki bu sayı 1 milyonunun üzerinde. İkinci evi olan, sırf tatil ve turizm amacıyla, kendi ülkemizdeki 1 milyonun üzerinde vatandaşlarımızın mülkü var. Amerika’da bu sayı 5,5 milyon. Avrupa’da böyle bir istatistik tutulmadığı için onu bulamadım ama orada da bunun ne kadar çok olduğunu… İspanya’da Avrupalılar niye mülk alıyor? Tatilini geçirmek için. Evet… Ve turizmde bu o kadar önemli hâle gelmiş durumda ki insanlar bunun için gayrimenkul üretiyorlar.

Sonra, niçin yine mülk almak isterler? İklimi, insanı, sosyal şartları, sağlık nedenleriyle ve açıkçası yaşamak amaçlı mülk almak istiyorlar. Sağlık şartları… Şimdi düşünün, Kuzey Denizi’ne kenar bir ülkede oturuyorsunuz. Geliyor, Türkiye’de bir tatil yapıyor, ki bugün Antalya’da bunlar var. Kışın mesela niye otellerimiz doluyor? Yaşlı insanlar gelmişler, açıkçası sırf bu ülkede zamanını geçirebilmek için. Çünkü geliyor orada soğuktan, o şartlarda yaşamamak için buraya geliyorlar ve o ülkenin insanlarına sempati duyuyor insanlar. Biz de bunu yapıyoruz bazen, bizim insanlarımız da alıyor ve bu şartlarla mülk alıyorlar.

AKİF AKKUŞ (Mersin) - Siz “masalcı dede” olmalısınız.

ALAATTİN BÜYÜKKAYA (Devamla) - Bir diğer neden ne? Bir diğer neden, işte birazcık açıkçası abartarak, evet birazcık da abartarak o ülkenin aleyhine faaliyet göstermek için mülk alımı. Ha, bu olmuş mu geçmişte? Olmuş. Bugün de olabilir mi? Olabilir. Peki ne kadar olabilir? Gerekçelerden biri de bu.

Evet, şimdi yabancılara mülk satışıyla ilgili şöyle bir geçmişe bakalım. Bazı arkadaşlarımız söylediler, ilk defa 1868’de biz de yabancılara mülk satışıyla ilgili kanun çıkarmışız. Sonra ne yapmışız? 1914’te bu kanunu iptal etmişiz ve demişiz ki: “Satmıyoruz ve mevcut haklarınızı da iptal ediyoruz.” Burada önemli bir nokta var: Mülkiyet hakkı ile egemenlik hakkı. Mülkiyet hakkı başka, bir ülkenin egemenlik hakkı başka. Arkadaşım örnek verdi, Sultan Abdülhamid’i örnek verdi. Evet, Filistin’dekinin bedeli oydu, Girit’tekinin bedeli oydu, ama orada mülk almak değildi; mülkiyet, egemenlik hakkının dışına çıkartma vardı. Bunu unutmayalım.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Şimdiki niyetler ne?

BEHİÇ ÇELİK (Mersin) – Şimdi de aynı.

ALAATTİN BÜYÜKKAYA (Devamla) – Ve cumhuriyet dönemi...

Hayır, egemenlik başka, mülk edinmek başkadır.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Şimdi böyle bir niyet olmadığı nereden belli?

ALAATTİN BÜYÜKKAYA (Devamla) – O ülkenin egemenliği çerçevesinde mülk edinme. Onun için 1914’te yabancıları eğer tehlike görmüşse durumu değiştirdi.

Şimdi, cumhuriyete gelelim: Lozan Anlaşması’nda karşılıklılık esasına göre taşınmaz, yani yabancılara mülk satışını biz yasal hâle getirmişiz. Bununla ilgili düzenlemeyi de 1934’te yapmışız ve yabancılara, sadece gerçek kişilere satıyoruz. Kısıtlamalar var; 30 hektara kadar mülk satabiliyoruz ve bunun üzerindeki alanlar hükûmetin iznine tabi; köylerde, askerî yasak bölgelerde satış yok ve böyle bir düzenlemeyle gelinmiş. Ha satılmamış mı o dönemlerde de? Satılmış. Sonra, 1984-86 yıllarında bu karşılıklılık ilkesinde istisnalar getirilmek istenmiş, ama Anayasa Mahkememiz bu kararları iptal etmiş. Sonra, 2003-2005 dönemine bakmak lazım. 4916 sayılı Kanun’da değişiklik yapılmış. Karşılıklı olmak, kanuni sınırlara uyulmak kaydıyla yabancılara, gerçek kişilere ve bazı ticari şirketlere gene 30 hektara kadar mal satışına biz de müsaade etmişiz. Sonra, miras yoluyla işlemlerde ise karşılıklılık koşulu, şartları kaldırılmış. Karşılıklılık ilkesinin uygulanmasında yabancı devletin taşınmaz ediniminde kendi vatandaşlarına tanıdığı kuralları eğer siz de tanıyorsanız, bize de tanırsanız biz de size satarız demişiz.

Sonra Köy Kanunu’nda bir değişiklik yapılmış -çünkü artık köy kavramı değişmiş- ve taşınmaz edinimi mümkün hâle getirilmiş.

Yine, sınırlı haklar edinilmesinde de karşılıklılık koşulunda, şartlarında değişiklikler yapılmış ancak askerî bölgeler, güvenlik bölgeleri, stratejik alanlardaki kısıtlamalar ise aynen korunmuş. Bazı yerlerde özel alanların tespitine de Bakanlar Kurulu yetkili kılınmış ancak bu düzenleme de yine Anayasa Mahkememizce 4/3/2005’te iptal edilmiş. Sonra, 2006 ve sonrası dönem.

Şimdi, ne yapmışız? Demişiz ki o zamanki iptalde: Bu 15 hektar çok yüksek demişiz. Ne yapmışız? 2,5 hektara düşürmüşüz, biz düzenleme yapmışız, 2,5 hektar olsun demişiz.

Sonra, yabancı uyruklu gerçek kişiler, sadece imar planı olan yerlerde, konut ve iş yeri olarak ayrılan yerlerde mülk alsınlar demişiz; böyle bir düzenleme yapmışız.

Sonra, yabancı ülkelerde yine kendi kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiliklere de ayni ve sınırlı haklar tesisi yönünde bir düzenleme yapmışız. Yabancı uyruklu gerçek kişiler için de yine bazı taşınmazlar edinmelerinde sınırlı hak tesisine imkân tanımışız ve karşılıklılık ilkesinin tespitinde ise çok önemli bir düzenleme yapmışız. Sadece karşılıklılık değil, fillî duruma da bakarız demişiz. Bunun özellikle komşularımızla, Yunanistan’la ilgili olduğunu da hepimiz bilmeliyiz, gerekçelere bakarsak bunu görebiliriz. Yine, burada da Bakanlar Kuruluna belli yetkiler tanınmış.

Ayrıca başka bir düzenleme daha yapılmış: Eğer alınan mülk beyan edilen amacın dışında kullanılırsa, Maliye Bakanı bedelini ödeyerek, kullanılırsa, amacına uymayan bir tarzda bunu kullanmaya devam ederse Maliye Bakanlığının bunun bedelini ödeyerek kamulaştıracağı hükmü getirilmiş ve bu karar da gene Anayasa Mahkememizce iptal edilmiş.

Şimdi, hep karşılıklılık ilkesinden bahsettik. Bunun nasıl olduğunu da söylememde fayda var. Evet, yani bizdeki hikâye bu tarzda. Şu anda dünyada karşılıklılık ilkesine dayalı olarak faaliyet gösteren 54 ülkeyle -bu ülkelerle imzaladığımız anlaşmalar doğrultusunda- karşılıklılık anlaşmamız var. Karşılıklılık bulunmayan, yani mütekabiliyet bulunmayan ülke sayısı ise 41. İkamet izni bulunması kaydıyla işlem yapılan ülke sayısı 14, İçişleri Bakanlığının izniyle faaliyet -gerek oturma gerekse belirli faaliyetler konusunda- gösterilen ülke sayısı ise 28. Yani 54 ülkeyle karşılıklılık söz konusu.

Peki, bizde bunlar olurken dünyada ne olmuş, acaba dünyadaki uygulamalar ne; bakalım şimdi. Müsaade ederseniz, öyle çok kenarda kalmış ülkeler değil de, bizimle komşu ülkeler de dahil sistemi size sıralamak istiyorum. Almanya’da 1998’e kadar sınırlamalar var. 1998’den sonra Almanya’da mülk sınırlaması kaldırılmış, isteyen istediği gibi mülk alabiliyor ve dikkatinizi çekmek isterim, gene Türkiye Araştırma Merkezinin yaptığı araştırmaya göre, 2007 sonu itibarıyla Almanya’da Türklere ait ev sayısı 210 bin adet, toplam değeri ise 33,6 milyar euro. Peki Almanların Türkiye’de ne kadar mülkü var aynı tarihte? 9.691’i kat mülkiyeti olmak üzere toplam 17.166 adet taşınmazı var Almanların, değeri ise 775 milyon euro. Neredeyse biz Almanya’yı satın almışız, eğer böyle bir mantıkla bakarsanız.

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Yüz ölçümlerine baktınız mı?

ABDULLAH ÖZER (Bursa) – Sadece Almanya’yı misal vermeyin.

ALAATTİN BÜYÜKKAYA (Devamla) – İspanya’yı söyleyeyim.

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Yüz ölçümlerine baktınız mı?

ALAATTİN BÜYÜKKAYA (Devamla) – Müsaade edin efendim, dinlerseniz çok rahat anlayacaksınız.

FARUK BAL (Konya) – Madenlere bakın, madenlere.

ALAATTİN BÜYÜKKAYA (Devamla) – İspanya, AB üyeliği sonrasında bütün kısıtlamaları kaldırmış.

---

**Kaynak gösterme:** Alaattin Büyükkaya (AK Parti, İstanbul). “Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek”. TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim tutanağı, 11 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alaattin-buyukkaya-23-2008-06-11-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-223 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
