# Mimar sinan'ın ölüm yıldönümü hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Alaettin Güven (AK Parti, Kütahya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 12 Nisan 2005
- **Gündem:** MİMAR SİNAN'IN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/alaettin-guven-22-2005-04-12-mimar-sinan-in-olum-yildonumu-hk

> Alaettin Güven (AK Parti), 12 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİMAR SİNAN'IN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ HK.); konuşma 649 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALAETTİN GÜVEN (Kütahya) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; milletlerin hafızası, tarih sahnesinin unutulmazlar hanesinde yerini alan, mimarlık sanatımızın yüzakı, kendi şadırvanından aptes alan, kendi mihrabında namaz kılan Mimar Sinan'ın, vefatının 417 nci yıldönümünde aramızda olmasını istedim; bu vesileyle Yüce Meclisimizin siz değerli üyelerini ve şahsınızda yüce milletimizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyor, Mimar Sinan'a ve tüm önden gidenlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; insanlık ailesinin her bireyinin ortak arzu ve isteği, ölümsüzlüktür, sürekli anılmak, sürekli yaşamaktır. Kalıcı olmanın, iz bırakmanın tek koşulu, kalıcı işler yapmak, kalıcı eserler bırakmaktır. Şairin ifadesiyle:

"Ölüm bize ne ırak,

Ne yakın bize ölüm;

Biz ölümsüzlüğü tattık,

Ne yapsın bize ölüm" diyen ve ölümsüzlüğü tadan ve yaşayan yüce şahsiyetlerle dolup taşar şanlı tarihimiz. İşte, bu ender şahsiyetlerden biri de Mimar Sinan'dır.

Osmanlı tarihinin en yüksek çağı kabul edilen 16 ncı Yüzyılı Türkler için âdeta özümleyen dört ad vardır: Kanuni, İstanbul, Süleymaniye ve bunları görsel bir simgeye dönüştüren Sinan.

Mimar Sinan, 1490 yılında Kayseri'nin Ağırnas Köyünde doğdu. İstanbul'a geldikten sonra, dülgerlik ve yapıcılık öğrendi. Yavuz Selim'in Çaldıran Seferinde, orduyla, Sivas, Erzurum, Amasya ve Tebriz gibi şehirlerdeki mimarî eserleri inceleme fırsatı buldu. Ordu içinde asıl şöhretini, yapıcılıktaki büyük hüneri sayesinde kazandı. Mimar Sinan, Boğdan Seferinde, Prut Nehri üzerinde, onüç gün içinde mükemmel bir köprü yapmayı başardı. 1529 yılında Mimarbaşı oldu.

Mimar Sinan, aralarında Arif Nihat Asya'nın;

"Tatsın, yarınlar da çiçeklerini,

Yazıların, çinilerin solmasın,

Ey Süleymaniye, Süleymaniye,

Başımızdan kubben eksik olmasın" temennisiyle terennüm ettiği Süleymaniye ve

"Selimlerden kalma muhterem miras,

Sinanlardan kalma şanlı hediye,

Kuvvetin tuğrası, sanatın mührü,

Kubbeler kubbesi bir Selimiye" diyerek ifade ettiği, anlamını dile getirdiği Selimiye gibi, dünyanın en muhteşem abideleri kabul edilen, birçoğu cami, 600 kadar mimarî eseri Osmanlı toprakları üzerinde inşa etti.

Sinan'ın yapıtlarında, durmadan kendini aşma, daha iyiye, daha güzele varma çabası görülür. En büyük amacı, "işte, bu yaptığım eser en iyisi" diyebilmekti; fakat, arka arkaya meydana getirdiği eserlerden en görkemlisi olan Edirne'deki Selimiye Camii için bile, "işte, en iyisi" diyemedi. En iyiye, en güzel ulaşmak için hep çalıştı. Bütün yapıtları, birbirini aşan birer sanat eseridir.

Kendi anlatımına göre, sanat yaşamını üç bölüme ayırır. Buna göre Sinan, Şehzade Camiini çıraklık, Süleymaniye Camiini kalfalık, Selimiye Camiini ustalık devrinin eserleri olarak nitelendirir. Mimar Sinan'ın eserlerinin bir özelliği de, kimin için yapılmışsa, o kişiyi çeşitli yönleriyle yansıtmasıdır. Örneğin, Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan adına yaptığı Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan Camii, ince ve zarif görünümüyle; Süleymaniye, Kanuni Sultan Süleyman'ın görkemini yansıtmasıyla ün kazanmıştır. Edirne'deki Selimiye'de, II. Selim'in şair ruhunu anlatan incecik, zarif minareler vardır. Her minarede bulunan üç şerefeye üç ayrı merdivenden çıkılması, dünya mimarisinde o güne kadar uygulanmamış bir işlemdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Güven, devam ediniz.

ALAETTİN GÜVEN (Devamla) - Teşekkür ederim.

Sinan'ın eserleri, gün görmüş, hoşgörülü bilge kişiler gibidir; yüzyıllar ötesinden, sabırlı, ağırbaşlı, eşsiz güzellikleriyle bize bakarlar. Yeryüzünde bu duyguyu veren az sayıda sanat yapıtı vardır. Yağmurlar, rüzgârlar, seller, depremler, bu eserlerin güzelliğini, sağlamlığını, inceliğini bozamamıştır. Sinan'ın büyüklüğü, yapılarının ölmezliği, buradan gelmektedir.

Koca Sinan'ın, Afyon, Ankara, Bağdat, Basra, Bolu, Bosna, Budin, Bursa, Çorum, Diyarbakır, Edirne, Eskişehir, Halep, Hatay, Hersek, Isparta, İstanbul, Kastamonu, Kayseri, Kefe, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Kudüs, Kütahya, Manisa, Medine, Mekke, Sakarya, Sivas, Sofya, Şam, Kerkük, Tekirdağ, Van Şehirlerinde bilinen 315 eseri vardır. Tüm eserlerinin 600'e yakın olduğu kabul edilirse, Mimar, bir yüzyıla yakın yaşamış olduğuna göre, bu rakam, Mimar için çok düşündürücüdür. Kaba bir hesapla, Mimarbaşılığından ölümüne kadar geçen zaman dilimi içinde, her iki ayda bir eser yapması gerekir. Bu tempo, insanüstü bir hızı gerektirmektedir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; ülkemiz yeni Sinanlar yetiştirmeye uygun birikim ve iklime sahiptir. Bize düşen, kültür, sanat, bilim ve emeğin bu iklimde serpilip boy atmasını sağlamaktır derken, Sinan'a yine Arifçe seslenerek: "Kutlu olsun başarın gayrı Sinan, 'seni her dil anacak her yerde' dedi tarih; sana sümbül getirip, bunu açtırdı elin mermerde" diyor; kendi köprüsünden geçen, kendi sebilinden içen, açınca kanatlarını kendi kubbesinde uçan Sinan'a Allah'tan, tekrar, rahmet dilerken, Yüce Meclise sevgi ve saygılarımla teşekkürlerimi sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Alaettin Güven (AK Parti, Kütahya). “Mimar sinan'ın ölüm yıldönümü hk”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 12 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alaettin-guven-22-2005-04-12-mimar-sinan-in-olum-yildonumu-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
