# Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkında kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun (s.s.:1417)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Alaettin Güven (AK Parti, Kütahya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mayıs 2007
- **Gündem:** TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN (S.S.:1417)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c158/b111/tbmm221581110361.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/alaettin-guven-22-2007-05-24-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-hakkinda-ka

> Alaettin Güven (AK Parti), 24 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN (S.S.:1417)); konuşma 515 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALAETTİN GÜVEN (Kütahya) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; 1417 sıra sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 3'üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, değerli Başkanım; meşhur bir söz: "Karanlığa söveceğine bir mum yak." Gün birlik günü, gün dirlik günü, gün beraberlik günü, gün dayanışma günü. Terör AK Partili demiyor, Cumhuriyet Halk Partili demiyor, Anavatanlı demiyor, atıldığı yerde kurşunlar kimi bulursa ona isabet ediyor.

Bu kanun, bu yasa, bir mum yakma, bir aydınlatmadır. Onun için, sen sebepsin, o sebep yerine, nasıl biz... Bakınız, orada "Anafartalar Çarşısı" diyoruz. Hemen öbür tarafında gazi Meclis var, orada Ulus var. Ulus bu millettir. Gazi Meclis Kurtuluş Savaşı'nı kazanmıştır. Çanakkale'de Anafartalar geçilmemiştir. Ama, Çanakkale'de hiçbir milletin ferdi, sen Türk'sün, sen Kürt'sün, sen Laz'sın dememiş, doğulusun, batılısın dememiş, hep beraber, gitmişiz, orada, Anafartalarda "Çanakkale geçilmez." demişizdir. Bugün terör Anafartalar Çarşısı'nda. Bize bir fırsat; Anafartalar geçilmez, Türkiye geçilmez, Türkiye yaşanılır bir ülkedir, insan hakkının, insan haysiyetinin korunduğu bir ülke- dir deme fırsatını yakalamışız, bunu ulu orta kullanmalıyız. Birbirimize suç bulmakla, karanlığa sövmekle ne aydınlanabiliriz ne aydınlatabiliriz.

Değerli arkadaşlarım, insan hayatı, insan canı kutsal ve muhterem, en ulvi ve yüce bir hak. Terör buna karşı gelen bir şeydir. Biz söylemiyor muyuz, bizim öz kültürümüzde, "İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın, insanı yücelt ki, devlet yücelsin." Öz kültürümüz ne diyor: "Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüştür." Bir insanı yaşatan, dirilten bütün insanlığı diriltmiştir. Bizim medeniyetimiz dirilme, diriltme medeniyeti. Bizim medeniyetimiz canlanma, canlı tutma medeniyeti, öldürme medeniyeti değil. Kültürümüz can verme medeniyeti, can alma medeniyeti değil, diriliş medeniyeti.

Onun için, geliniz, bugün, burada, terörle mücadelede mağdur olan vatandaşlarımız için bir yasa çıkarırken, ne katkıda bulunabiliriz, sövme yerine, suçlama yerine bir mum yakarak ne gibi önerilerde bulunabiliriz -bugün, Bakanımızın da ifade ettiği gibi- bunun çarelerini arama, bulma günüdür, birlik ve beraberlik günüdür. Bu yasa da bu yöne giden bir yasadır. İnşallah bu millet. İnşallah, bu millet, biraz önce ifade edildiği gibi, Gazi Meclisin faaliyetleri içerisinde Kurtuluş Savaşı'nı kazandığı gibi, yine bu millet birlik ve beraberlik içinde bu terörün de açığı, kapalısı, dıştan, içten gelenlere karşı birlik ve beraberlik içinde üstesinden gelecektir, onu yer ile yeksan edecektir. İnsanımız bunun için vardır, buna hazırdır. Kültürümüz, aldığımız tarih bilinci de bunu beslemektedir. Biz terörü, başkalarını suçlamakla, ona vitamin verip besleme yerine, onun elindeki imkânları alarak yapmalıyız, onun üstesinden gelmeliyiz.

Eksi 9'lardan üst üste 7,6'lara kadar büyüyen bir Türkiye varsa, eğitimine, bütçesinden son beş yılda en büyük payı Millî Eğitim Bakanlığına, millî eğitime ayırıyorsa, okullaşma hızlı artıyorsa, dershaneler çoğalmışsa, yollarımız hızla yapılıyorsa, ekonomimiz büyüyorsa, itibarımız artıyorsa, terör de itibarımıza, hakkımıza, hukukumuza, geleceğimize, muasır medeniyetler seviyesinde alacağımız yola sıkılan bir kurşunsa, bu tür faaliyetlerle ancak önüne geçebiliriz. Yoksa, birbirimize sataşmakla, birbirimizi suçlamakla varacağımız bir yer olmaz, sadece, terör, terörist, terörizm kıs kıs güler ve "Ben muradıma erişiyorum." der...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Güven, konuşmanızı tamamlayınız, son cümlenizi alayım.

Buyurun.

ALAETTİN GÜVEN (Devamla) - Teşekkür ederim.

Buna fırsat vermemek bizim görevimizdir, bizim sorumluluğumuzdur, bizim yükümlülüğümüzdür. Ben, şahsen... Bunun üstesinden gelecek birikime sahiptir bu millet, vekiller de sahiptir, Meclisimiz de sahiptir.

Bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Alaettin Güven (AK Parti, Kütahya). “Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkında kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun (s.s.:1417)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 24 Mayıs 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alaettin-guven-22-2007-05-24-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-hakkinda-ka (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c158/b111/tbmm221581110361.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
