# Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s. 262)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 30 Temmuz 2003
- **Gündem:** ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI (S.S. 262)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2003-07-30-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasarisi-s-s-4

> Algan Hacaloğlu (CHP), 30 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI (S.S. 262)); konuşma 820 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, 1995 yılının ekim ayında, Millî Güvenlik Kurulunun bir toplantısında, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Millî Güvenlik Kuruluna bir rapor sundu. Devlet Bakanı olarak görev yaptığım kısa dönem içinde, ilgili bakan olarak katıldığım beş altı Millî Güvenlik Kurulu toplantılarından biriydi; yıl 1995, ekim ayı; ilk çatışmanın yoğun bir şekilde devam etmekte olduğu bir dönemde, köy boşaltmalarının ciddî bir sıkıntı alanı oluşturduğu bir ortamda, Millî Güvenlik Kurulu, dışgüvenlikle ilgili konuların yanında, içgüvenlikte en ciddî tehdit alanıyla ilgili bir sunuş yaptı. Bu sunuşta, Hizbullah örgütünün ilimciler ve menzilciler kanatlarını, o günün koşulları içerisinde tüm yöneticilerini, örgüt yapısını ve -özü itibariyle gizli olan o rapor içerisindeki, bu konuları çok genel hatlarıyla ifade etmek zorundayım- içbarışımıza en ciddî tehdidi oluşturduğunu ifade ettikleri Hizbullah örgütüne yönelik alınması gerekli önlemleri, camilerde alınması gereken önlemleri çok ayrıntılarıyla dile getirmişlerdi. Aradan yıllar geçti, içgüvenlikten sorumlu olan sivil yetkililer tepki vermediler; en azından, tepki verenler, tepkilerini, konuyu, bu içgüvenliği çok derinden tehdit eden kuruluşa karşı sonuç alıcı önlemlerle, eylemlerle bir noktaya getirmediler. Sonra, günün birinde bir irade düğmeye bastı; kaç yıl sonra; altı yıl sonra. Bu tehdit, bu örgütlenme dal budak sardı. Altı yıl sonra, bir yerde, su üstüne çıkan, artık kaçınılmaz olan bir görüntüye yönelik yapılan müdahale, baskın, toplum ile Hizbullah'ı bütün vahşetiyle yüz yüze getirdi; ayrıntılara girmiyorum. Duygu sömürüsü yapmak istemiyorum. Hepimiz, tüm toplum şoke oldu. Sonra, Emniyet Teşkilatımız, en gözde evlatlarından birini, İstanbul'da o baskında görev alan çok değerli bir evladını, Diyarbakır'da Hizbullah'a şehit verdi.

Şimdi aradan iki yıl geçti; o tehdit, o tehlike orada duruyor. O tehdidi ortaya çıkaran, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin hazırlamış olduğu rapordu. Evveliyatı var, evveliyatını bilenler biliyor, ayrı, ona girmiyorum; bu örgütün nasıl tetiklendiğine girmiyorum; ama, değerli arkadaşlarım, şunun altını önemle çizmek istiyorum: İçgüvenlik, günümüzde çok ciddî bir sorun alanı. Bu konuda, eğer, ilk konuşmamda ifade ettiğim gibi, içgüvenlik kuvvetlerinin yetersizliğini doldurma konumunda kalan güvenlik güçlerimizin, içgüvenliği sağlamaya yönelik hassas konularla ilgili, bilgi aktarma, değerlendirme yapma, öneri geliştirme olanaklarını ve kanallarını eğer keserseniz, eğer bir güvensizlik yaratırsanız; eğer siyasetle, çok onurlu, sorumlu bir görev yapmakta olan Silahlı Kuvvetler arasında bir güvensizlik yaratılmasına, şu yasa ve bu yasada yapacağınız değişiklikle katkı sağlarsanız, çok acı çeken bu toplum, gelecekte daha çok acılar çeker, daha çok Sıvas olayları yaşar, daha çok şehitler verir. (AK Parti sıralarından "Ne alakası var!" sesleri, gürültüler)

Kimse alınmasın "Sıvas" dedim diye; onun da şeyini yapmıyorum; çünkü, bunlar bağlantılı, hepsi bağlantılı. Türkiye'de köktendinci terör ve şiddet, farklı kollardan, farklı boyutlarıyla, her alanda, laik cumhuriyetin temellerine yönelik tehdidini sürdürmektedir.

Değerli arkadaşlarım, bakınız, Mecliste dağıtılan "Dışbasından Özetler" diye bir yayın var. Bunu kim dağıtıyor; Meclis Başkanlığı dağıtıyor. Dünkü sayı burada elime geçti; içinde bir yazı, deniliyor ki: "Türkiye'nin, artık, Araplarla dayanışmayı ortadan kaldırmış Mustafa Kemal Atatürk'ün laikliğine geri dönme şansı zayıftır. Buna karşın, Mustafa Kemal Atatürk'ün görüşlerini savunan kesimler ve askerlerden farklı dünya görüşüne..."

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Hangi gazetede yazılmış?

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Söyleyeceğim.

"AKP'yle nasıl iş yapılabileceği konusunda da ABD'nin yanıt aradığı bir sorudur. Köktendinci akımlar, Türkiye de dahil olmak üzere, bölgede süratle gelişmekte ve destekçilerinin sayısı her geçen gün artmaktadır."

Kim dağıttı bunu; Meclis Başkanlığı dağıttı. Ne yazıyor?.. 10 000 tirajlı... (AK Parti sıralarından gürültüler)

RESUL TOSUN (Tokat) - Tamam, dışarıdan birileri yazmış...

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Otolarınızda var bu.

10 000 tirajlı Albayrak Gazetesi, Beyrut'ta çıkan... Altında da ünlü bir Arap gazeteciyi yazıyor, her kimse.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Biz inanmıyoruz ona, siz inanıyorsanız, tamam!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, ciddiye almıyorsanız, o zaman, sizin seçtiğiniz Meclis Başkanlığı, bu tür abur cubur yazıları Meclise dağıtmasın. Eğer öyleyse, ardındaki neden nedir; niye bunlar yazılıyor, niye bunlar Enformasyon Genel Müdürlüğünün sitelerinde yer alıyor? Bunların yanıtını ilgili bakanlar versin.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - 50 tane yabancı gazete var, Japon gazetesi bile var!..

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, yine, aynı özetlerde, bir başka yazıda, Almanya'nın Stuttgarter Nachrichten Gazetesinde "askerler, bu zamana kadar, Millî Güvenlik Kurulunu, siyasetçilere, ayda bir kez 'marş marş' emri vermek için kullandılar. Artık, buna son verilecek" deniliyor; bu, odalarınızda var. Kim koymuş bu haberi; siz koydunuz; yani, sizin seçmiş olduğunuz yönetici arkadaşlar koydu.

FAHRİ KESKİN (Eskişehir) - Biz mi yazdık?!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, eğer bu böyleyse, buna gerçekten inanıyorsanız, bunu içinize sindiriyorsanız, buradaki ifadeleri Türkiye siyasetinin bir gerçeği olarak görüyorsanız, o zaman, gerçekten, Millî Güvenlik Kurulunu tepeden tırnağa değiştirin, size destek verelim; ama, lütfen, elinizi vicdanınıza koyunuz...

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Siz iktidara gelince, dış basına sansür koyun...

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Bugün, başbakan yardımcıları dahil, 7 veya 8'e 5 -Cumhurbaşkanını saymıyorum- sivillerin yer aldığı, siyasî idarenin de hâkim olduğu bir Millî Güvenlik Kurulunda, eğer, siyasetçiler, burada belirtildiği gibi, talimatlar alarak ülkeyi yönetiyorsa, yönetmişse, yönetecekse, bu, tamamen, o dönemin siyasetçilerinin aczi, zaafları ve boyunlarının eğikliğidir, ezikliğidir. Bunu, böyle bir davranışı Türkiye taşıyamaz. Eğer, böylesi varsa, bunu, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak biz de içimize sindirmiyoruz değerli arkadaşlarım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s. 262)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 30 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2003-07-30-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasarisi-s-s-4 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
