# Beş yıllık kalkınma planı hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim
- **Tarih:** 20 Nisan 2005
- **Gündem:** BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2005-04-20-bes-yillik-kalkinma-plani-hk

> Algan Hacaloğlu (CHP), 20 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI HK.); konuşma 826 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben, dokuzuncu beş yıllık kalkınma planı üzerinde söz almış bulunuyorum. Henüz üzerinde hiçbir çalışma başlatılmamış olan ve gelecek yılbaşından itibaren Anayasa gereği yürürlüğe girmesi gereken dokuzuncu beş yıllık kalkınma planı üzerinde söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, yıllardır, ülkemizde, neoliberal ekonomi politikaları eşliğinde bir talan ve sömürge düzeni sürdürülmektedir. Üretim ekonomisi devredışı bırakılmakta, teknolojik yapılanma ve çağın sektörlerine yatırım dışlanmakta, piyasalarda tekelci yapı aşılamamaktadır. Kamunun finansman aracına dönüştürülen içborçlanmayla, bir avuç rantiye kesimi için, yüksek reel faizli vergisiz bir cennet yaratılmaktadır. Sosyal devlet geriletilmekte, emek sömürüsü ve gelir dağılımında bozukluk tırmandırılmakta, tarım desteksiz, çiftçi ve güçsüzler korumasız bırakılmaktadır. Avrupa Birliğiyle üyelik sürecinde, ülkemizin vazgeçilmez kırmızı çizgileri kırılmakta, IMF'yle, teslimiyetçi ilişkiler sürdürülmektedir.

Değerli arkadaşlarım, bu çarpık yapı, bu bozuk düzen sürdürülemez. Bu sürecin sonu kaostur. Bu ilişki ve politikaların sonunda, bu süreçle, Türkiye, düzlüğe taşınamaz. Türkiye, ulusal birikimleri ve üretici güçleri dışlayan, yüksek reel faizle beslenen neoliberal ekonomik düzene mahkûm kılınamaz. Sosyal duyarlılıktan yoksun, sadece borç üreten IMF programı Türkiye'nin tek seçeneği olamaz.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'nin yeni bir vizyona ve atılıma ihtiyacı vardır. Türkiye, artık, kendi ulusal programını, ulusal değişim programını yaşama geçirmelidir; zira, vizyonu olmayan toplumlar çağı paylaşamazlar, geçmişe tutsak kalırlar. Avrupa Birliğiyle tam üyelik gibi çok önemli bir dönemeçten geçmekte olan Türkiye'nin, bu kısırlığı paylaşma, bu sığlığı taşıma lüksü olamaz; ancak, Türkiye, ne yazık ki, son yıllarda vizyon kısırlığı ve ufuk sığlığı yaşamaktadır. Hükümet, içeriden ve dışarıdan kurgulanan bu vizyonsuz sığ yapıya, âdeta, teslim olmuş vaziyettedir. AKP Hükümetiyle, ekonomimiz, âdeta, okyanusta dümensiz kalan bir gemi gibi rotasız yalpalanmaktadır.

Şimdi, Hükümete bu kürsüden sormak istiyorum: Dokuzuncu beş yıllık kalkınma planını yapmaya niyetiniz yok mu? Bu sığlığı aşmak, ekonomimizi kuşatan kıskacı kırmak için en etkin araç olan stratejik planlamayı niye rafa kaldırıyorsunuz?

Bilindiği gibi, Anayasanın 166 ncı maddesi, kalkınma girişimlerinin plana göre sürdürülmesini öngörmektedir. Bu amaçla, kırküç yıl evvel Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuş ve geçen dönemde, 8 adet, beşer yıllık kalkınma planları hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Sekizinci Beş Yıllık Planın uygulama dönemi, hükümet umursamasa dahi, dikkate almasa dahi, bu yıl sona erecektir. Demek ki, gelecek yılbaşından itibaren yeni bir kalkınma planına ihtiyaç vardır; dokuzuncu beş yıllık kalkınma planının başlatılması gerekmektedir. Oysa, hükümette ve Devlet Planlama Teşkilatında rüzgâr esmemekte, hiçbir hazırlığın izleri görülmemektedir.

Bundan evvel, Sekizinci Beş Yıllık Planda, 92 adet özel ihtisas komisyonu raporu planın uygulamaya geçmesinden bir yıl evvel hazırlanmış ve içinde bulunduğumuz günlerde plan tamamlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde tartışmaya açılmıştı. Şimdi, önümüzde sekiz ay var. Ne zaman özel ihtisas komisyonlarını başlatacaksınız? Ne zaman tamamlayacaksınız? Ne zaman planı hazırlayacaksınız? Ne zaman burada kabul edeceğiz? Ondan sonra, ne zaman, o planı temel alarak, 2006-2008 dönemi üç yıllık program bütçe uygulamasının temel makro büyüklüklerini belirleyeceksiniz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Belli ki, IMF ve Avrupa Birliği arasında sıkışmış bulanan hükümet, anayasal bir görev olan kendi ulusal planını hazırlama iddiası ve iradesinden yoksundur. Oysa, biraz evvel belirttiğim gibi, ancak dokuzuncu beş yıllık kalkınma planının Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabulünden sonra 2006 yılı programının ve ona bağlı olarak -aynı zamanda Kamu Malî Yönetimi Yasasının gereği olarak- üç yıllık bütçe dengesi ile 2006 yılı bütçesinin hazırlanmasına geçilebilir.

Avrupa Birliğince sağlanacak olan, AB ile ekonomik ve sosyal uyumu sağlamaya yönelik katılım öncesi malî yardımların kullanımında temel teşkil etmek üzere, hükümetin, âdeta, Türkiye Büyük Millet Meclisinden kaçırarak hazırlamış olduğu 2004-2006 dönemine ait ulusal kalkınma planının, 2006 yılına ait makro büyüklüklere temel teşkil etmesi düşünülemez. Bu belgenin AB'ye tam üyelik dışındaki hedefleri ve iddiaları, ekonomimizin yönlendirilmesine temel teşkil edemez.

Türkiye, örgütlü kesim temsilcilerinin katkısı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararıyla, AB ile eşit koşullarda tam üyelik perspektifini de kapsayan, 2005-2023 dönemini kapsayan bir atılım ve yeniden yapılanma stratejisini, perspektifini, burada, bu Yüce Mecliste tartışarak kabul etmelidir. 2006-2010 dönemini kapsayacak olan dokuzuncu beş yıllık kalkınma planı, bu uzun vadeli strateji ve perspektifin temel çerçevesi içerisinde ele alınmalı ve hızla hazırlanmalıdır. 2006-2008 dönemini kapsayacak üç yıllık konsolide bütçe de, onun genel dengesi de, bu makro hedefler üzerine inşa edilmelidir.

Değerli arkadaşlarım, dokuzuncu beş yıllık kalkınma planının büyüme stratejisi, kamu ve özel kesim üretim kalelerinde teknolojik yapılanma, çağın ileri kilit sektörlerinde yoğunlaşma, dışrekabet gücü ve verimlilikte atılım temellerinde, stratejik ve bölgesel planlama eşliğinde sürdürülebilir bir çerçeveye oturtulmalıdır. Dokuzuncu beş yıllık kalkınma planı, örgütlü ve dışrekabet gücü yüksek, sosyal piyasa düzeni eşliğinde, verimli ve teknolojik düzeyi yeterli üretim ekonomisine geçilmesini, AB'ye tam üyelik iddiamızın, ulusal duyarlılıklarımızdan ödün vermeden, eşitlik koşullarında kararlılıkla sürdürülmesini öngörmelidir.

Değerli arkadaşlarım, dokuzuncu beş yıllık kalkınma planı, gelecek on yıl süresince, yıllık ortalama reel yüzde 7'lik bir büyüme hızına ulaşılmasının, on yıl sonra, sadece büyümeden kaynaklanacak gayri safî millî hâsılanın ve devlet bütçesinin; yani, toplumsal refahın ikiye katlanmasının, gelecek on yıl boyunca, her yıl ortalama 1 000 000 ek istihdam yaratılmasının, on yıl sonunda gerçek işsizlik oranının yüzde 5'in altına çekilmesinin hedeflerini içermelidir.

Dokuzuncu beş yıllık kalkınma planı, gelecek on yıl boyunca, konsolide bütçede, gayrî safî millî hâsılanın yüzde 3'ü oranında faizdışı fazla yaratılarak, bütçenin asgarî yüzde 10'unun yatırım ve teknolojik yapılanmaya, diğer bir yüzde 10'unun ise, bölgesel, sosyo ekonomik kalkınmaya ayrılmasını hedef almalıdır.

---

**Kaynak gösterme:** Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul). “Beş yıllık kalkınma planı hk”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2005-04-20-bes-yillik-kalkinma-plani-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
