# Avrupa birliği katılım ortaklığı belgesi hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim
- **Tarih:** 15 Kasım 2005
- **Gündem:** AVRUPA BİRLİĞİ KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2005-11-15-avrupa-birligi-katilim-ortakligi-belgesi-hakkinda

> Algan Hacaloğlu (CHP), 15 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA BİRLİĞİ KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ HAKKINDA); konuşma 489 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; geçen hafta, bildiğiniz gibi, Katılım Belgesi açıklandı, Avrupa Konseyi kararı olarak. Yine, bildiğiniz gibi, 3 Ekim tarihinden itibaren ülkemiz, Avrupa Birliğiyle müzakereler sürecini maddeler bazında işletmeye başladı. Defeatle, bu kürsüden Genel Başkanımız, diğer arkadaşlarımız, hepimiz ifade ettik. Avrupa Birliği, Türkiye'nin elli yıla yakındır iddiası, hakkı olan süreci, ne yazık ki iyi değerlendiremedik. 17 Aralıkta ve öncesinde, ne yazık ki, hükümet dik duramadı. Kırmızı çizgilerimizin çizilmesine ve hakkımızın, bu konudaki hukukumuzun korunmasına yeterince önem veremedi ve ortaya çıkan tablo, ne yazık ki, bizi tatmin etmedi.

Ortaya çıkan tablo, tam üyelik değil, imtiyazlı ortaklık şeklinde yorumlanabilecek bir çerçevede çıktı. Şimdi, önümüzde bir yeni dönem var. Hükümet "hele bir başlayalım, arkası gelir; biz konuyu halkımıza bir bayram havası içinde sunalım, olursa olur olmazsa olur…" Müzakereler başladı. Şimdi, her yıl önümüze bir katılım ortaklığı belgesi konacak ve şu anda ilan edilmiş olan Katılım Ortaklığı Belgesi, bugüne değin ortaya konmuş olan belgelerde yer alan ve bizim eleştirdiğimiz hususların ne kadar ciddî konular olduğunu, Avrupa Birliğinin bu konular üzerinde ne kadar ısrarcı olduğunu çok net bir şekilde ortaya koyuyor.

Bu belgede şimdiye kadar söylediğimiz gibi yeni azınlık hakları tanımlamaları var, bu belgede Lozan'ın delinmesi tanımına gelecek düzenlemeler var, bu belgede kalıcı kısıtlamalar var -malum, tarımda, bölgesel kalkınmada ve serbest dolaşımda- ve bu belgede komşularla sorunların, örneğin Ermenistan'la Kars Antlaşması çerçevesi içinde yıllarca evvel çözümlenmiş olan sorunların yeniden gündeme gelebilmesi var. Sonuç olarak; ancak birlikteliğin, üyeliğin, 2014 yılından sonraki bütçe içinde desteklenebilecek, önümüzdeki on yıllardan sonraya kalabilecek, ucu açık, referandumlarla ancak kabul edilebilecek, Avrupa Parlamentosunun kararına bağlanacak bir ilişki şekline dönüşünü hep biliyoruz.

Bu belgede şu anda yaklaşık 230 görev Türkiye'ye verilmekte. Bu 230 görev içinde, ben, bugün, yapmamız gereken, bu ilişki kurulmamış olsa dahi, biz AB ile üyelik ilişkisine girmemiş olsak dahi, yapmamız gereken, bize görev olarak verilen ve AKP Hükümetinin bugüne değin yapmadığı, yapmaktan kaçındığı bazı hususların altını çizmek istiyorum.

Diyor ki belge: "Ülkede yargının bağımsızlığını ve insan haklarının korunmasını yaşama geçirin. Yargının bağımsızlığını koruyun" ve çok somut olarak diyor ki: "Savcılar ve Hâkimler Yüksek Kuruluna Adalet Bakanı ve müsteşarı girmesin." Çok somut olarak diyor ki: "Yeni hâkim ve savcıların atanmasını güvence altına alın." Yani "yargıç güvencesini sağlayın." Bunu yapmak için muhakkak bir yerden talimat mı almak lazım. Bu, çok temel, anayasal çerçevede olan talebin yerine getirilmesi için, Avrupa Birliği size iki yıl müsaade vermiş vaziyette, iki yılda bunu yapmanız öngörülüyor.

Devam ediyorum. Tabiî, son Van olayı, Van Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısının o yargılanma hakkına ulaşamaması, Anayasanın 36 ncı maddesiyle güvence altına alınmış olan hakkını kullanamayıp onur ölümünü tercih etmiş olması ve onun karşısında Sayın Adalet Bakanının "ne yapalım, bazı soruşturmalar yirmi yıl da sürebiliyor; ne yapalım, ip bulamazsa başka bir şey bulur, battaniyenin ucuyla kendini asardı" diyebilmesi, ne yazık ki, yargının bugün günümüzde siyasallaştırılarak nasıl yozlaştırıldığını çok açık olarak ortaya koyuyor ve bunu büyük bir üzüntüyle kaydettiğimi ifade ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, belge "bireysel, kültürel hakları..." Yasayla şekillenen, bizim yıllardır savunduğumuz…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul). “Avrupa birliği katılım ortaklığı belgesi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 15 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2005-11-15-avrupa-birligi-katilim-ortakligi-belgesi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
