# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420291.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka

> Algan Hacaloğlu (CHP), 24 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR); konuşma 1.075 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşımın bıraktığı yerden devam etmek istiyorum.

Sayın Bakan, AKP İktidarı olarak, son dört yılda, her kademede yolsuzluklarla, çıkar ve ihale lobileriyle kuşatıldınız. Özelleştirme vurgunlarına kucak açtınız. İşsizliği bunalım noktalarına taşıdınız. İşçi, memur ve emeklileri, sürünme ücretlerine mahkûm ettiniz. Tarımı çökerttiniz, üretimi, reel sektörü, esnaf ve sanatkârları, KOBİ'leri dışladınız. Yoksulluk ve eşitsizlikleri derinleştirdiniz, sosyal devleti gerilettiniz. IMF'ye, kent ve faiz rantlarından beslenenlere âdeta teslim oldunuz. Bu politikalarınızla, yurttaşlarımızı âdeta ikiye böldünüz; bir yanda bir avuç zengin mutlu azınlık, diğer yanda giderek sayısı daha da kabaran bir yoksul, mutsuz çoğunluk yarattınız. Ülkemizin ekonomisinin temel istikrar unsuru olan orta sınıfı ise âdeta şildiniz, erittiniz, tükettiniz. Bunun sonuçlan olarak bugün 20 milyon yurttaşımız yoksulluk sınırı altında yaşama tutunmaya çalışırken 1 milyon yurttaşımız ise açlık sınırları altında yok olmama savaşı vermektedir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Sayın Başbakan geçenlerde "Satın alma gücünüz düştüyse partime sakın oy vermeyin." diye âdeta siyasi bir şov yapmaya kalktı. Değerli AKP'li milletvekili arkadaşlarım, dört yıllık iktidarınızda, ekonomi büyürken bundan sadece rantiyeci ve varlıklı kesimler, üretmeden paradan para kazananlar, yüksek reel faiz ve düşük kur politikaları ile beslenenler yararlandı. Buna karşın, işçiler, çiftçiler, memur ve emekliler her geçen gün daha çok yoksullaştılar. Sağlanan ekonomik büyüme istihdama ve halkın refahına yansımadı, işsizliğe çare olmadı.

Sayın Başbakana buradan seslenmek istiyorum, kendisine hatırlatmak istiyorum: Dört yıllık iktidarınızda ücretlilerin millî gelirden aldığı pay artmadı, aksine, yüzde 2,6 puan geriledi. İktidarınızdan önceki dört yıllık dönemde ücretlilerin millî gelirden aldığı pay yılda ortalama yüzde 28,6 iken, iktidar olduğunuz dört yıllık dönemde yıllık ortalama yüzde 26'ya geriledi. Diğer yandan, İstatistik Enstitüsünün, TÜİK'in resmî rakamlarına göre imalat sanayisi işçilerinin ücreti sabit fiyatlarla 1997 yılında 100 iken, -kamu kesiminde- 2002 yılında 123,3'e çıktı. Sizin iktidarınızda ise artış durdu ve 2006'da 122,2'ye geriledi. Keza, özel kesimde yoksullaşma daha da derinleşti, derin oldu. Özel sektör imalat sanayisi işçilerinin ücreti, sabit fiyatlarla, 1997 yılında 100 iken, iktidarınız öncesi dört yıllık dönemde, yani, 1999-2002 döneminde ortalama 95,5'a, sizin döneminizde, yani 2003-2006 döneminde ise 84,4'e büyüdü.

Değerli arkadaşlarım, bu mudur toplumun ezilen kesimlerin, emekçilerin refahtan pay alması? Yani, bunun tek bir yanıtı var. IMF'nin emeği bastıran, emeğin üzerine, emek gelirlerini kısmaya yönelik politikaları dayatan emekçiler ödedi bu dönemde uygulanan politikaların, IMF ile imzaladığınız niyet mektuplarının... Dört yıllık iktidar döneminde emekçilerin yoksullaştığını, emek sömürüsünün daha da derinleştiğini ortaya koyan bu tabloyu, bence, Sayın Başbakan çok derinden incelemeli, ondan sonra konuşmalıdır.

Bu tablo, esasında, büyük sermayenin neden sizin iktidarınızdan memnun olduğunu; halkımızı inim inim inleten, ulusal çıkarlarımıza sırtını dönen iktidarınızdan halkımızın kurtulmasını sağlayacak, erken seçime büyük sermayenin neden karşı çıktığını çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır değerli arkadaşlarım.

Değerli arkadaşlarım, işsizlik, bugün toplumumuzun en önemli sorunudur. İktidarınızda işsizler ordusu yılda ortalama 500 bin, dört yılda ise toplam 2 milyon kişi arttı. İktidarınızın ilk gününden beri işsizlik rakamlarını çarpıtmaktasınız. Zamanım olmadığı için ayrıntılara inmiyorum. Fakat, bugün, ülkemizde işbaşı yapmaya hazır olup da iş aramayanlar da dâhil edildiği zaman, en son iki gün evvel yayınlanan rakamlara göre ülkemizde genelde işsizlik oranı yüzde 16,2; toplam işsiz sayısı ise 4 milyon 460 bindir. Gençler arasındaki işsizlik oranı Türkiye genelinde bunun asgari 2 katı. Diyarbakır, Bitlis, Muş, Bayburt, Kastamonu'daki gençler arasında işsizlik oranı ise yüzde 50'ye yakındır. Bu işsizlik oranları, sadece gelişmiş ülkelerin değil, tüm gelişmekte olan ülkeler arasında da rekor rakamlardır. İşsizliğin bu kadar yaygın ve yüksek olduğu bir ülkede huzurdan, geleceğe umutla bakmaktan, refahtan söz edebilmek mümkün mü? Ama, nedense, Sayın Başbakan söz edebiliyor. Neoliberal iç ve dış destekli tarikatlar dayanışmasıyla bugüne kadar sürdürdüğü iktidarını, bundan sonra da boş laflarla, kandırmacayla yürütebileceğini zannediyor.

Yağma yok Sayın Başbakan, testiyi kırdınız, yükünüzü aldınız, ya çekip gidiniz ya da erken seçim kararı alınız; halkımızı ve laik, demokratik cumhuriyetimizi rahatlatınız. Aksi hâlde, başta gençlerimiz ve emekçilerimiz olmak üzere, ezdiğiniz, umutlarını tükettiğiniz, üretme, iş kurma, yatırım yapma şevklerini kırdığınız tüm insanlarımız, sizi hayretle ve ibretle izlemekte olan cumhuriyet kadınlarımız, yani Anadolu kadınlarımız, bunun hesabını sizden sandıkta elbet soracaktır.

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Bütçe mi konuşuyoruz...

ALGAN HACALOGLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, 2007 yılı bütçesi küçük bir bütçedir. Bu bütçe, Türkiye'nin bedenine dar olan bir bütçedir. Bu bütçe, ülkemizin yaralarını sarmak için, ülkemizin ekonomisini düzlüğe taşımak için, yarınların çağdaş sosyoekonomik altyapısını kurmak için, sosyal devlet sorumluluklarını yerine getirebilmek için yetersiz büyüklükte olan bir bütçedir. 2007 yılı bütçesi, halka hizmet anlayışı kısır olan, sosyal devleti gerileten bir bütçedir. 2007 yılı bütçesi, bundan evvelki dört bütçenizde olduğu gibi, öncelikle halkımızı memnun etmek için değil, IMF'yi memnun etmek için düzenlenmiş, belirli iç ve dış odakların beklentilerini yerine getirme hedeflerine kilitlenmiş bir bütçedir.

İktidarınızda, toplam devlet harcamaları küçülmüştür, yani, bütçe kavramı, en geniş tanımıyla, küçülmüştür. Devlet harcamalarının gayrisafı yurt içi hasılaya oranı 2002 yılında, tüm harcamalar dâhil edildiği zaman, yüzde 53,5 idi, 2007 bütçesinde ise yüzde 46,9'dur. Oysa, bu oran, Fransa'da yüzde 52,8; İsveç'te yüzde 56,5; Danimarka'da yüzde 53'tür. Üstelik bu ülkeler Türkiye gibi ağır faiz yükü altında değillerdir.

MUHARREM KARSLI (İstanbul) - Oralarda enflasyonla mücadele var mı?

ALGAN HACALOGLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım...

MUHARREM KARSLI (İstanbul) - Enflasyonla mücadele...

ALGAN HACALOGLU (Devamla) - Oralarda yolsuzluk da yok.

BAŞKAN - Sayın Karslı, lütfen...

ALGAN HACALOGLU (Devamla) - Ali Dibolar da yok oralarda.

Değerli arkadaşlarım, CHP olarak hedefimiz ve politikamız daha çok yatırım, daha çok kamusal hizmettir. Daha çok kamu yatırımı yapılmadan, daha çok kamu kesimi sabit sermaye yatırımları için gerekli ekonomik koşullar yaratılmadan, bunun için gerekli siyasi irade ortaya konulmadan, 21'inci yüzyılın ileri kilit sektörlerinde teknolojik yapılanmada atılım sağlanamaz, çağdaş, sosyoekonomik altyapı kurulamaz, ülkemizin kalkınmada geri kalmış yöreleri ayağa kaldırılamaz. Bu amaçla, bu nedenle, her yıl gayrisafı millî hasılanın yüzde 6'sı oranında bir kaynağın, bir kamu kaynağının ekonomik ve sosyal ve kentsel altyapı ve çevre yatırımları ve teknolojik yapılanma amacıyla...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Hacaloğlu, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - ...yatırımlara, bu yöne tahsis edilmesi gereklidir.

Değerli arkadaşlarım, son dört yıldır Ali Dibolar, vurguncular, kapkaççılar, üçkâğıtçılar, çıkar amaçlı örgütler ve tarikatlar ülkesine dönüştük. Dört yıldır kamu ihalelerinde bir vurgun rüzgârı esmekte. Bir bölüm AKP'liler ile müteahhitlerin Ali Dibolar olarak tanımlanan vurgun iş birliği dalga dalga ülkemize yayılmaktadır. Başbakan Tayyip Erdoğan geçen hafta bu kürsüde bir gazete gösterdi, "İşte Ali Dibo." dedi. Ancak belli ki bu sözleriyle Tayyip Bey, Ali Dibo yok diyemiyor, aksine, bir anlamda Ali Diboları ikrar ediyor, kabul ediyor.

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) - Evet, sizde olduğu gibi.

FAHRİ KESKİN (Eskişehir) - Mecliste var.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, zamanım bitti. Ancak er geç, iktidarımızda, Kasım 2007'de dokunulmazlıkların kaldırılmasının sözünü bir kez daha buradan ben veriyorum.

Hepinize saygılarımı sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420291.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
