# Grup önerisi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mart 2007
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ HK.
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c150/b076/tbmm221500760152.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2007-03-15-grup-onerisi-hk

> Algan Hacaloğlu (CHP), 15 Mart 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 1.707 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; vermiş olduğumuz araştırma önergesinin sahiplerinden biri olarak söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz evvel eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısını dinledik. İddialarda bulundu, savunmaya çalıştı. Ancak, ben, bir eski kaymakamın "karnınızdan konuşuyorsunuz" şeklindeki ifadesini gerçekten yadırgadım. Gerçekten, böyle bir ifadenin, Türkiye devletinde yöneticilik yapmış bir kişiye yakışmadığını belirtmek istiyorum. Tabiatıyla haklı, tabiatıyla kendisi o çarkın içindeydi. Tabiatıyla, büyük bir çabayla, o bataktan kendisini kurtarmaya çalıştı.

Değerli arkadaşlarım, bir yavruyu kaybettik. O, vesile oldu, keşke olmasaydı.

ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum) - Yavru üzerinden siyaset!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Ama, o çerçeve içinde, İstanbul'u konuşuyoruz. Tabii, o yavrunun rögara düşerek vefatı bir adli olay, ona girmeyeceğim. O konuda takibat yapılacaktır. Ama, şu bilinmelidir -benden evvel konuşan arkadaşım da ifade etti- bu, bir kent kazası değildir. Bu olay, kent rantlarını, büyükşehir ihale vurgunu gelirlerini paylaşmaktan başka gözleri hiçbir şey görmeyen ilgililerin topluca işledikleri bir cinayettir arkadaşlar. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, İstanbul Büyükşehir Belediyesini, milletvekilleri ve siyasetçiler olarak, yakından izlememiz, değerlendirmemiz lazım. Çünkü, on yılı aşkın süredir İstanbul Büyükşehir Belediyesinde aynı siyaset iktidar oldu ve bundan on yılı aşkın süre evvel orada iktidar olanlar, son beş yıldır, Türkiye'de, Başbakan da dâhil olmak üzere, bakan olarak, üst düzey bürokrat olarak, milletvekili olarak ve müsteşar olarak Ankara'da devleti yönetmekteler. İstanbul'da, İstanbul Belediyesinde o zaman çöreklenmiş olan yapı, bugün devlete taşınmıştır. O bakımdan, İstanbul'da olanların perde arkasını görmek, gerçekleri ortaya çıkarmak, bugün, devlet yönetiminde karşı karşıya kaldığımız sorunların da temelinde neler yattığını anlamamıza yardımcı olacaktır.

Değerli arkadaşlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ihalelerinin... Biraz evvel, o dönemde Genel Sekreter Yardımcılığı yapmış olan Sayın Naim Şahin'in dediği gibi değil, birçok boyutlarıyla İhale Kanunu'na aykırı uygulamalarla, içeriden dışarıya sızdırılan bilgilerle, danışıklı dönüşüklü ihaleler oluşturularak, yönetime yakın olan müteahhitler kayırılarak ve gizli olması gereken maliyet değerleri içeriden dışarıya taşınarak, doğal afet koşullarında uygulanması gereken 2l/B maddesine göre yapılması gereken uygulamanın, yani, özel davet üzerine yapılan uygulamanın yaygınlaştırılarak, doğal afet koşullan olmadan, sınırsız bir şekilde belirli kişilere iş paylaşımı, dağıtımı sağlamak üzere ihaleler yapılması. Elimde listeler var, bu tür yapılan ihalelerin listeleri var. Şimdi zamanım yok; ama, araştırma için eğer izin verirseniz, kabul ederseniz, burada, ayrıntılarıyla, neyin, nerede, nasıl yapıldığını hep beraber görürüz.

Değerli arkadaşlarım, bir hususun çok önemle altını çizmek istiyorum: İstanbul ihalelerinde, Büyükşehir tarafından yapılan ihalelerde, genellikle büyük bölümüyle iktidara yakın olan firmalara işler verilmiştir, şu şekliyle, bu şekliyle verilmiştir. Yüksek fiyatla bu işleri alan firmalar, daha düşük, belki daha gerçekçi fiyatlarla işi taşeronlara devretmiştir. Arada oluşan kaynak ne olmuştur? Arada oluşan kaynak, para, bu çürümüş yönetim anlayışı ve uygulamaları içinde buharlaşmıştır değerli arkadaşlarım.

Bu tür yapılan işlerden birkaç örnek vermek istiyorum: Bunlardan birincisi, hepinizin çok yakından tanıdığı Kalyon firmasına yapılan ihaleler. Zamanım elvermiyor, bu tür ihalelerin adını ta- dat etmek istemiyorum; ama, şu biliniyor ki, Kalyon İnşaat, aldığı işi, kendisine verilen işi daha düşük fiyatla taşeronlara vermiştir ve arada oluşan kaynak nereye gitmiştir, biraz sonra hep beraber göreceğiz.

Keza, Ömerli-Dudullu çelik boru hattı işinde 12 trilyon liraya, bu kapsamda verilen iş 9,6 trilyon liraya bir başka taşerona verilmiştir.

Zeytinburnu'nda Bimtaş'a verilen işi -ki, orada, üç kişinin, binanın çökmesiyle ölümüne yol açılmıştı- keza, kendisi yapmamıştır, taşerona devretmiştir.

Keza, Asya bölgesi birinci kısım su kanalı inşaatı işini alan firma, kendisine verilen firma, Güngen İnşaat 12 trilyon liraya almıştır, bir başka firmaya 6 trilyon liraya devretmiştir.

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Öyle bir şey yok, devredilmemiştir.

İDRİS NAİM ŞAHİN (İstanbul) - Yahu, okuduk az önce!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Dilara'nın yaşamını kaybettiği olayda da, ihalede de, keza, alan firma işi taşeron firmaya devretmiştir.

Değerli arkadaşlar, kısaca, yüksek bedelle belediyeye yakın belirli müteahhitlere, onlar tarafından da, düşük, ancak daha gerçekçi bedelle taşeronlara verilen işlerden yaratılan kaynak, halktan alınan, hazineden soyulan paradır değerli arkadaşlar.

Bu paralar buharlaşıyor. Bu buharlaşan para nereye gidiyor, hangi çanağa, kimlerin cebine gidiyor? İşte, araştırılması gereken, buharlaşan kamu paralarının, bu soygunun, bu talanın izlerini bulmak için bu araştırma önergesi verilmiştir. O nedenle bu önergeye "evet" demenizi istiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

ZEKERİYA AKINCI (Ankara) - Yüreği yetenler kabul oyu verir.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, İstanbul Valisi Erol Çakır, 9 Nisan 1999'da, dönemin Başbakanı rahmetli Bülent Ecevit'e "çok gizli" kayıtlı bir yazı yazıyor. Umarım o dönemin Genel Sekreter Yardımcısı Naim Şahin görme imkânını bulmuştur.

HAMİT TAŞÇI (Ordu) - Bu yazı yok.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım "Bu yazı yok." denildi.

ZEYİD ASLAN (Tokat) - O yazı elinde mi?

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Yazı elimde! (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Dün burada açıklama yapan Grup Başkan Vekili...

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Gazete o, gazete...

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - O Vali de yalan söylüyor.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Bütün yazının fotokopisi elimde.

ZEKERİYA AKINCI (Ankara) - Resmî yazı.

ZEYİD ASLAN (Tokat) - Gazete o, gazete...

ZEKERİYA AKINCI (Ankara) - Araştıralım...

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Dün bu konuda üslupsuz bir şekilde açıklama yapan Grup Başkan Vekili, kalkıp, hata yaptığını, o sözü geri aldığını burada ifade etmelidir.

ZEYİD ASLAN (Tokat) - Yazıyı göster.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Ne diyor Vali yazılan yazıda...

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Vali hatırlamıyormuş, Vali.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Hatırlamıyor, ama burada yazı. (CHP ve AK Parti sıralarından gürültüler) Hiç işi görmemezliğe gelemezsiniz.

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - "Yok öyle bir şey" diyor.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Yok, demiyor.

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Bak, dikkat et, bu bile demektir ki, bazı şeyler gayriresmî yollarla elde ediliyor.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Vali diyor ki çok gizli yazıda: "Her ay 3-4 trilyon liranın..."

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Özel servis mi yapılıyor size? Size özel servis mi yapılıyor?

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Kuru gürültüyle gerçekleri kapatamazsınız değerli arkadaşlarım.

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Anlaşılıyor, anlaşılıyor. Gizli bir şey sizde olmaz, gizli şey sizde olmaz. Devletin arşivi sizde olamaz!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - "Her ay 3-4 trilyon liranın partiye yakın firmalar tarafından Vakıflar Bankasında tutulan havuz hesaplara aktarıldığına..."

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Bu bile yeterli suç.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - "...bu hesaplardan da, denetimi imkânsız kılmak için birçok hesapta dolaştırıldıktan sonra partiye, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tay- yip Erdoğan'a, Akit ve Yeni Şafak gazeteleri ile Kanal 7'ye gittiğine ilişkin duyumlar alıyorum." diyor. (AK Parti sıralarından "Duyumlar" sesleri)

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Tetikçi! tetikçi!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Evet "duyumlar" diyor.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - O Vali tetikçi! Tetikçi, tetikçi!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Bunu gizli yazıyla...

ZEYİD ASLAN (Tokat) - "Duyumlar" nedir?

ZEKERİYA AKINCI (Ankara) - Araştıralım... Komisyona sizi de alalım.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Bakınız, yazının tarihi 9 Eylül 1999, İstanbul Valiliği Emniyet Müdürlüğü.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Yalan söylüyor!.. Yalan söylüyor!..

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Yalan siz söylüyorsunuz!

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Sen yalan söylüyorsun!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Yalan siz söylüyorsunuz!

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Sen yalan söylüyorsun!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Şimdi, bu dönemde...

İnsan utanır. Arkadaşlarım, benim Genel Başkanıma böyle şeyler söylense utanırım.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Sen iftira atıyorsun! İftira atma, iftira atma!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Ama, lütfen, gerçeği gorun, gerçeği gorun.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - İftira atma!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Gerçeği görün.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - İftira atma!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Dağıtmıyorum... Dağıtmıyorum...

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - İftira atıyorsun!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - İftira da atmıyorum.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - İftira atıyorsun!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - İftira atıyorsam, kalkar, hesap sorarsınız.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Yalan söylüyorsun! İftira atıyorsun!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - On üç yıldır milletvekiliyim, hakkımda bir tane dokunulmazlık dosyası yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Hacaloğlu, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Efendim, dört buçuk dakika diğer arkadaşım konuştu, ben de söz istiyorum.

BAŞKAN - Buyurun efendim, söz hakkınızı verdim.

HACI BİNER (Van) - Biraz da İSKİ'den bahset!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Şimdi, burada tutulan hesapların Vakıflar Bankası Şube Müdürü...

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) - İSKİ'den bahset, İSKİ'den...

HACI BİNER (Van) - Biraz da İSKİ'den bahset!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Şube Müdürü hakkında gazeteler yazı yazdı. Zamanım az olduğu için o konuya girmiyorum. Şube Müdürü Maksut Serim. Çoğunuz çok iyi tanırsınız.

ZEKERİYA AKINCI (Ankara) - Tanımazlar mı!

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) - Biz tanımıyoruz.

ZEKERİYA AKINCI (Ankara) - Naim Bey yakinen tanır.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - İki yıl, ağır ceza mahkemesinde, resmî belgeyi tahrif etmek suçundan hapis cezası almıştır, ancak, Rahşan affı ile kendisi kurtarılmıştır. Sonra ne olmuştur? Kalkıp, Tayyip Erdoğan Bey, Başbakan olunca kendisini almış, devletin hazinesine, tahsisatı mestureye, orada bekçi yapmıştır, yani, ciğeri kediye teslim etmiştir. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

ALİ ARSLAN (Muğla) - Vay be! Vay be!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Böylesine yozlaşmış bir ilişkiyi, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak, kesinlikle anlamıyoruz, kesinlikle içimize sindirmiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - İçinize de sindirin!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bu, işin bir bölümü. İkinci bölümü, işin daha bir perde arkası. Değerli arkadaşım Mehmet Ali Bey değindi. İSKİ'den son iki yılda altı iş almış olan bu firma, yani Bilal Şahin'in firmasının sahiplerinin başka tür ilişkileri de olduğunu görüyorum. Bugün bu salonda olan bir iki arkadaşım da, o gün, o ilişkilere girmişler. Nedir o? Bir tarikat temelinde, din temelinde oluşturulan bir vakıf. Ama, vakıf, hangi işler için kurulu bir vakıf? Bu vakıfta Başbakan Tayyip Erdoğan var, Ömer Dinçer var, Abdülkadir Aksu var, Ali Coşkun var, Cemil Çiçek var, Korkut Özal var. (AK Parti sıralarından gürültüler)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Hacaloğlu, lütfen konuşmanızı bitiriniz. Son bir dakika...

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Dahası, Zeki Ergezen var ve Recai Kutan var.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, daha önceki konuşmacıyı beş dakika fazla konuşturdunuz!

BAŞKAN - Sayın Anadol, lütfen oturunuz... Sayın Anadol, oturunuz lütfen...

ŞEVKET ARZ (Trabzon) - Beş buçuk dakika fazla konuştu. Çok ayıp, çok!

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Toparlıyorum...

BAŞKAN - Buyurun Sayın Hacaloğlu.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Ve bu vakıfta, "Birlik Vakfı" adlı bu vakıfta, aynı zamanda, bu yavrunun yaşamını yitirdiği ihalenin sahibi olan Bilal Şahin var. Birlik Vakfının, dinci örgütte vakıfların bir anlamda çatısı olan ve AKP'nin örgütlenmesine temel oluşturan Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfının kurulmasına da öncülük ettiği bilinmektedir değerli arkadaşlarım.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - İyi yapmış.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlarım, sizlere sormak istiyorum...

BAŞKAN - Sayın Hacaloğlu, lütfen konuşmanızı tamamlayınız.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Bitiriyorum, bir dakika içinde.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, sizlere sormak istiyorum: Bu durum, İstanbul Büyükşehir Beledi- yesindeki ihale vurgunlarının arkasında tarikat-siyaset-ticaret-medya dörtgeninde şekillenmiş, çıkara dayalı, çürümüş ilişkilerin kanıtı değil de nedir değerli arkadaşlarım! (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Şimdi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 15 Mart 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2007-03-15-grup-onerisi-hk (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c150/b076/tbmm221500760152.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
