# Avrupa birliği genel sekreterliği teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:412)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim
- **Tarih:** 24 Haziran 2009
- **Gündem:** AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:412)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-23-2009-06-24-avrupa-birligi-genel-sekreterligi-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun

> Algan Hacaloğlu (CHP), 24 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:412)); konuşma 1.008 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, çok değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

412 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın temel yasa mantığı içinde görüşmelerinde, birinci bölüm üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına partimin görüşlerini dile getireceğim.

Öncelikle, AB’yle tam üyelik sürecinin müzakerelerin başladığı tarihten günümüze, dar imkânlarına rağmen özveriyle bu sürece katkı sağlayan AB Genel Sekreterliği personeline ve bu arada Genel Sekreter Sayın Demiralp’e bu geçmiş hizmetleri için teşekkürlerimizi iletiyorum. Geçmiş hizmetleri diyorum, çünkü bundan sonra AB Genel Sekreterliğinin yapısı ne olacak, biraz ortada, biraz meşkûk. Tabiatıyla tasarının asıl amacı, temel amacı bu teşkilatı yeniden yapılandırarak güçlendirmek ve böylelikle müzakere sürecine de yeni bir ivme ve güç katmaktır. Bu amaçla uzun yıllardır düşünüldüğü hâlde bugüne kadar ele alınmamış olan, AKP İktidarının yıllardır ihmal ettiği bu tasarı bugün önümüze gelmiş olmakla beraber, arzu edilen kıvamda, içerikte maalesef değildir.

Bu konudaki görüşlerimizin, tasarının tali komisyon olarak ele alındığı AB Uyum Komisyonunda ve asıl komisyon olan Dışişleri Komisyonunda arkadaşlarımız tarafından, partili arkadaşlarımız tarafından dile getirilmiş olan görüşlerin tasarıya yeterince yansıtılmadığını görmekteyiz. Umarım ki bu eksikliklerin, maddelere geçildiği zaman, sunmuş olduğumuz ve bir şekilde görüşülecek olan bazı düzenleyici önerilerimiz de dikkate alınarak eksikliklerin giderilmesi ve AB Genel Sekreterliğinin üstlenmiş olduğu, üstleneceği gerçekten önemli görevleri daha etkin olarak yerine getirebilecek bir yapılanmayı gerçekleştirmesini umuyoruz.

Sayın Bakan Egemen Bağış, Başmüzakerecimiz, geçenlerde AB ülkeleri büyükelçileriyle yapmış olduğu bir toplantıda bu yasanın bu hafta çıkacağını belirtmiş, yani bir anlamda bir tekmil vermiş: “Evet, bu yasayı ele aldık ve öncelikle bu hafta çıkarıyoruz.” Ancak, Sayın Bakanın bundan sonra bazı şeyleri de söylemesi gerekirdi büyükelçilere, eksik söylemiş. Sayın Bakan “Biz AKP İktidarı olarak sizin her söylediğinizi, AB’ye üyelik süreci çerçevesi içinde her talep ettiğinizi, gereğini yaptık kabul ettik. AB üyelik sürecinin müzakerelerini başlatabilmek için onu siyasi prim konusu hâline dönüştürebilecek bir anlayışı içimize sindirdik ve bu anlamda daha ta başlangıcında Türkiye'nin bazı temel kırmızı çizgilerinin kırılması, çizilmesini dahi içimize sindirecek adımlar attık, ödünler verdik.” demeliydi, diyebilirdi.

Keza Sayın Bakan, Avrupa Birliği büyükelçilerine 17 Aralık 2004 belgesini imzalarken ve 3 Ekim 2005 Müzakere Çerçeve Belgesi’ni kabullenirken, müzakerelerin ilk adımları atılırken AB’ye üye oluşumunun en temel insan hakları çerçevesini oluşturan serbest dolaşım konusunda, keza AB’nin üye ülkelere sağladığı destekler içinde aslan payını alan bölgesel destekler, bölgesel fonlar ve tarım destekleri konusunda haklarımızın belirsiz sürelere ertelenebileceğini ve hatta hatta kalıcı bir şekilde kısıtlanabileceğini kabul ettiğimizi, o aşamada kabul ettiğimizi AB büyükelçilerine bir kez daha hatırlatabilirdi.

Sayın Bakan, keza Avrupa Birliği büyükelçilerine Genel Sekreterliği güçlendirecek böyle bir yasa tasarısını yıllardır bu Genel Kurula getirmediğini, bu konuya gereken önemi vermediğini ifade edebilirdi.

Bütün bunlar esasında, sonuç itibarıyla Sayın Bakanın bir yerde, bir öz eleştiri yapmasını gerekli kılmakta çünkü AKP İktidarı, AB’ye tam üyelik süreci içinde samimi değildir, AB üyeliğine göstermelik bir anlayışla bakmaktadır ve bunun bedelini de gerçekten Türkiye birçok boyutuyla ağır ödemektedir.

Bugün eğer… Hırvatistan’la aynı zamanda başlamış olduğumuz müzakere sürecinde Hırvatistan yarı yolu aşmış olduğu hâlde biz hâlâ -biraz evvel Sayın Bakan “On faslı aştık.” dedi, evet aştık da nasıl kapanacağı çok meşkûk, bir tanesi geçici olarak kapatıldı- olayın başındayız ve buraya, bu konuda, bu noktaya gelmiş, getirilmiş olmamızın nedeni de AKP İktidarının 17 Aralıkta, o ilk tam üyeliğe yönelik, müzakerelerin başlatılabilmesine yönelik ilk belgenin kabul edilişinde, onu bir siyasi şova dönüştürebilmek için maalesef başını eğip imzaladığı o belge çerçevesi içindeki tavrı yatmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, evet, bu yasa gereklidir dedim, ifade ettim. Belirli eksiklikler var, onları maddeler görüşülürken daha ayrıntılı görüşlerimizi dile getireceğiz. Ancak şunu ifade etmek isterim ki: Bu tasarı, evet, AB Uyum Komisyonunda görüşüldü, ondan sonra, doğrudan doğruya, nedense tali komisyon olarak gözüken Plan-Bütçe Komisyonunda gereğince ele alınmadan, gereğince olgunlaştırılmadan Dışişleri Komisyonunda tamamlandı ve buraya geldi. O nedenledir ki bugüne değin kamu idaresine yönelik yeni yapılanmaların oluşturulması, kadroların oluşturulması konusundaki yasa tasarıları her zaman ve bugüne değin -ki ben altı yedi yıl Plan-Bütçede görev yaptım- her zaman Plan-Bütçenin asli komisyon olarak görev ifa ettiği bir süreçte değerlendirilir, öyle buraya indirilirdi. Bu yasa tasarısı bu süreçten âdeta kaçırıldı ve bunun bedelini, sonuçlarını bazı arkadaşlarım da dile getirdi. Çok ciddi hatalar vardır, Anayasa’ya aykırılıklar söz konusudur değerli arkadaşlarım. Bunu maddeler gelince hep beraber, umarım, tartışacağız.

Bu bağlamda, bir iki şeye de değinmek istiyorum. AKP İktidarı AB’yle müzakere sürecini bir taraftan “Herkesle paylaşıyoruz, basına açıyoruz, sivil toplum örgütlerine danışıyoruz.” derken bu müzakere sürecini, değerli arkadaşlarım, ne yazık ki siyasetçilerden, siyasi partilerden ve bu Parlamentodan gizlemektedir, kaçırmaktadır.

Neden bunu diyorum? Bu biliniyor. Sayın Yakış -göremiyorum, burada mı- şahididir ve tanığıdır. Biliyorsunuz, her fasıl açılırken müzakere pozisyon belgeleri hazırlanır ve bunun karşılığında ortak müzakere pozisyonu belirlenir.

Biz AB Uyum Komisyonu üyeleri olarak, biz Cumhuriyet Halk Partisi grup başkan vekilleri olarak ve diğer muhalefet partileri grup başkan vekilleri olarak -bilhassa böyle ifade ediyorum sayın grup başkan vekilleri- sizler de bu müzakere pozisyon belgelerini bugüne kadar görmediniz. Muhalefetin hiçbir milletvekili görmedi. Bilemiyorum AKP’li milletvekili kardeşlerimden kaç tanesi gördü.

MUSTAFA ÖZYÜREK (İstanbul) – Onlar görmüşlerdir.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) – Bunu müteaddit defalar dışarıda sorduk. Bir defasında, Sayın Yakış’ın yanında Sayın Bakan, o zamanın Bakanı, Başmüzakerecisi Sayın Babacan’a sordum. Yanında Lagendijk, Olli Rehn…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Hacaloğlu, konuşmanızı tamamlayınız.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) – Bitiriyorum, tamamlıyorum.

…ve Sayın Babacan o zaman “yasak” dedi. Oysa bu konuda danıştığımız, görüşlerini aldığımız, şu anda üye konumunda olan eski üye devletlerin hiçbir temsilcisi, bize bu konuda bir yasağı ifade etmedi, bu belgeleri daima parlamentolarıyla, muhalefetleriyle paylaştıklarını ifade ettiler.

Değerli arkadaşlarım, bu yasa önemli bir yasa, bu süreç önemli bir süreç. Bu süreç, Sayın Bağış’ın bazen dediği gibi -bugün biraz farklı dedi- cumhuriyetimizin ilanından sonraki en önemli çağdaşlaşma projesi olarak ifade ettiği AB’ye üyelik süreci. Tam öyle değil, tam öyle değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan, izin verirseniz.

Bu süreç, tabiatıyla önemli, tabiatıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün batılılaşma için Türkiye’ye çizdiği yörüngenin uzantısında olan çok önemli bir hedef. Türkiye'nin gerçek çağdaşlaşma projesi, cumhuriyetimizin bizzat kendisidir, laik, demokratik cumhuriyetimizin bizzat kendisidir, Atatürk ilke ve devrimlerinin bizzat kendisidir.

Ben, bu süreci, bu duyarlılık içinde ulusal değerlerimize, ulusal kırmızı çizgilerimize tüm özeni göstererek eşit koşullarda tam üyeliğe, ister Merkel ister Sarkozy ne derse desin, kendi doğrultumuzda ulaşacağımıza inanıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul). “Avrupa birliği genel sekreterliği teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:412)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-23-2009-06-24-avrupa-birligi-genel-sekreterligi-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
