# Ödeme gücü olmayan vatandaşların tedavi giderlerinin yeşil kart verilerek devlet tarafından karşılanması hk.kan.değ.yap.dair kan tas.(ss.642)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Arslan (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim
- **Tarih:** 14 Temmuz 2004
- **Gündem:** ÖDEME GÜCÜ OLMAYAN VATANDAŞLARIN TEDAVİ GİDERLERİNİN YEŞİL KART VERİLEREK DEVLET TARAFINDAN KARŞILANMASI HK.KAN.DEĞ.YAP.DAİR KAN TAS.(SS.642)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-arslan-22-2004-07-14-odeme-gucu-olmayan-vatandaslarin-tedavi-giderlerinin-yesil-kart-verile

> Ali Arslan (CHP), 14 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖDEME GÜCÜ OLMAYAN VATANDAŞLARIN TEDAVİ GİDERLERİNİN YEŞİL KART VERİLEREK DEVLET TARAFINDAN KARŞILANMASI HK.KAN.DEĞ.YAP.DAİR KAN TAS.(SS.642)); konuşma 1.023 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ ARSLAN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, tabiî, hepiniz, milletvekili olup Ankara'ya gelirken, sanıyorum, ilk yapacağım şey nedir, ne olmalıdır diye uzun uzun düşündünüz. Benim de aklıma ilk gelen, eğer milletvekili olursam, fırsat olduğunda, Mecliste göreve başladığımda, bir hekim olarak, ilk yapacağım şeylerden birisi, yıllardan beri büyük acı çektiklerini bildiğim, gerçekten, kaymakam kapılarında, zengin yurttaşların kapılarında, âdeta, dilencilik yapar gibi, elinde reçeteyle dolaşan yoksul yurttaşların dertlerine nasıl çare oluruz idi. Bunu, milletvekilliği görevine başladıktan sonra, komisyonlarda, 2004 yılı Sağlık Bakanlığı bütçesi görüşmeleri sırasında grup adına yaptığım konuşmada dile getirmiştim. Ne mutlu ki, bugün, hiçbir sosyal güvencesi olmayan, yeşilkartlı; ama, hastalığı halinde, eğer hastaneye yatmıyorsa -sanki, ilaç alabilmek için, hasta olmak için ille hastanede yatacak kadar ağır hasta olmak gerekiyormuşçasına- ilaçlarını alamayan bu yoksul yurttaşlarımızın 1992'den beri çözülmeyen sorunlarını çözmüş olacağız. Bu yoksul yurttaşlar adına, gerçekten, bu çalışmayı yapan Sayın Bakana ve Sağlık Bakanlığı kurumuna teşekkürlerimi sunuyorum. Tabiî, sadece yoksul yurttaşlar değil, hekimlerimiz de bu konuda büyük sıkıntı çekiyorlardı. Hekim arkadaşlarımız bilir, bir yeşilkartlı vatandaşımıza reçete yazarken yüreğimiz sızlar, elimiz ayağımız titrerdi; eğer, yatacak kadar ağır hasta değilse -düşünün, bir tansiyon hastası, bir şeker hastası, hastanede yatması gerekmiyor; ama, o ilacı da ömür boyu kullanması gerekiyor- acaba, bu hasta, bu ilacı alabilir mi, ne yapayım, nasıl yapayım, elimdeki ilaçlardan, eşantiyon ilaçlardan karşılama olanağım var mı diye hiç durmadan dolap karıştırırdık. Birçoğu da, ilaçlarını kullanamadan, düzelemedik diye tekrar gelir. O açıdan, gerçekten, hekimler de bunu aşmanın bir yolunu bulmuşlar; ne kadar yasaldır tartışılabilir; ama, bence, ahlakîdir diye düşünüyorum; işte, kendi karnesinden ya da eşinin dostunun karnesinden yararlanarak bu yurttaşlarımızın ilaçlarını yazar ve kısmen soruna çözüm bulmaya çalışırdık. Bu yasayla bu problemi de çözmüş oluyoruz.

Değerli arkadaşlarım, hem kendi Anayasamızda, hem altına imza attığımız, yükümlülük altına girdiğimiz Dünya Sağlık Örgütü Anayasasında, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde sağlığın korunmasının, yurttaşların sağlıklı yaşamasının teminatı devlettir, devlete görev vermiştir; ama ne yazık ki, bu konuda şimdiye kadarki yönetimlerin çok başarılı olduğunu, tüm yurttaşların eşit şekilde sağlığını koruyabildiğini söylemek oldukça zor. O açıdan, bir anayasal görevi de bugün bu yasayla kısmen düzeltmiş oluyoruz.

1992 yılında bu yeşilkart yasası çıkarılırken amaçlar bölümünde, genel sağlık sigortası çıkana kadar böyle idare edelim, yani sadece yatarak, hasta olan yeşilkartlıların sorunlarını çözelim; ama genel sağlık sigortası çıkınca da zaten herkes sağlık kapsamı içerisine alınmış olacağından bu yasaya gerek kalmaz; şimdilik böyle geçici bir çözümle idare edelim diye düşünülmüş; ama aradan oniki yıl geçmiş, genel sağlık sigortası, bırakın yasalaşmayı, hâlâ konuşuluyor. O açıdan oniki yıldan beri yurttaşlarımız büyük eziyet, büyük sıkıntı çekiyorlardı; bugün bu sıkıntıyı kısmen çözmüş olacağız. Kısmen diyorum, yani, bir muhalefet anlayışı içerisinde iyi yapılan bir şeye bir taraftan da muhalefet edelim anlayışıyla değil. Bakın, kazancı asgarî ücretin üçte 1'inin altında olan insanlar bu yasadan yararlanabiliyor.

Değerli arkadaşlarım, asgarî ücretin netinin üçte 1'i aylık 110 000 000 lira civarında günlük 3 500 000 lira civarında; yani, günde 3 500 000 liradan fazla para kazanıyorsanız bu yasadan yararlanamıyorsunuz, ancak 3 500 000 liradan daha az kazanıyorsanız bu yasadan yararlanabileceksiniz. Bence, bu, çok yeterli değil. Zaten o yasada, Bakanlar Kuruluna yetki verilmiş, bunu artırma yetkisi Bakanlar Kurulunun diye; ama, Bakanlar Kurulu, oniki yıldan beri bu yetkisini hiç kullanmamış, bu limiti yükseltme düşüncesi hiçbir zaman gerçekleşmemiş. Bu hüküm, yine, bu yasa tasarısında da aynen duruyor.

Değerli arkadaşlarım, hekim arkadaşlarım bilir, bizim, bazal kaloriyi karşılayacak bir diyetimiz vardır -şeker hastaları çok iyi bilir- 1 680 kalori diyet için; hastaya, en az yiyeceği şeyleri söyleriz; en az yiyeceği şeylerin sadece sabah kahvaltısında yenilenlerini, sabah, öğlen, akşam yeseler, bu 3 500 000 lira yetmiyor insanlara.

Biraz önce Sayın Varan söyledi, yeşilkarttan, aşağı yukarı 13 000 000-13 500 000 yurttaşımız yararlanmış; yani, aylık asgarî ücretin üçte 1'i kadar para kazanan yurttaş sayımız 13 500 000. Bence, bu, bu Meclisin çözmesi gereken bir sorun. Eğer 13 500 000 yurttaşımız, ayda, asgarî ücretin üçte 1'i kadar para kazanıyorsa, bu, gerçekten büyük bir sorun, en çok buraya eğilmemiz gerekiyor. Yurttaşlarımız, almaları gereken en düşük kaloriyi bile alamayacak kadar az para kazanıyorlarsa, aç yatıyorlar aç kalkıyorlar demektir. O açıdan, mutlaka, gelir dağılımındaki bu bozukluğun düzeltilmesi, bu hükümetin, bu Meclisin, bu devletin en önemli, en aslî görevidir diye düşünüyorum.

İnsan, bu 13 500 000 rakamı keşke doğru olmasa diye de dua ediyor. Bildiğiniz gibi, yeşilkartla ilgili birçok spekülasyon yapıldı; ilk çıktığı dönemlerde, siyasî parti ilçe başkanlarının -çok zengin olsalar bile- ya da akrabalarının, birtakım baskılarla yeşilkart sahibi oldukları, son model lüks arabalarla hastanelere gelip, yeşilkartla tedavilerini yaptırıp geri döndükleri şeklinde çok haber okuduk. 13 500 000 rakamının bir kısmını atın, gene de, nereden baksanız 10 000 000 civarında yeşilkartı hak eden, bu şekliyle hak eden; yani, asgarî ücretin üçte 1'inden daha az para kazanarak yeşilkart almaya hak kazanmış -ki, keşke böyle bir hakkı kazanmasalar; yani, daha çok kazansalar da yeşilkarta ihtiyaçları olmasa; ama- en az 10 000 000 civarında yoksul yurttaşımız var.

Bu tasarı yasalaştığında, bu suiistimalleri de engelleyeceğimiz inancındayım. Bu tasarıyla, hak etmediği halde yeşilkartı kullanıp da, hak ettiği halde yeşilkart alamayan yurttaşlarımızın hakkının yenilmesinin engellenmesi amaçlanmıştır. Dilerim, bu da başarılı bir sonuç verir ve yeşilkart, hakkaniyetle, gerçek sahiplerine ulaşır.

Değerli arkadaşlarım, yine, tasarının bir eksik tarafı -eksik demeyelim, belki, mutlaka öyle olması gerekiyor- bu, yılbaşına kadar sadece üç ilde uygulanacak. Dilerim ki, yılbaşına kadar olan uygulama son derece başarılı olur ve bu, bütün yurt sathına yayılır. Bir korkum var; yılbaşına kadar uyguladık, ama başaramadık; bu iş olmadı, vazgeçiyoruz denilmez inşallah.

Ben, bu yoksul yurttaşlarımızın sorunlarının -elbette bir tedbirdir ama, bunlar geçici tedbirlerdir- çözülmesi, gelir dağılımının mutlaka düzeltilmesi seçmene söz verdiğimiz gibi, kayıtdışı ekonominin mutlaka kayıt altına alınmasını diliyorum. Biliyorsunuz, bir yerde çalışıp da sosyal güvencesi olmayan çok yurttaşımız var. Ben, kayıtdışı ekonominin mutlaka kayda alınarak, hem gelirlerimizin artırılması hem de yurttaşlarımızın böyle bir düzenlemeye ihtiyaç kalmadan sosyal güvenceye kavuşabilmesi açısından yapılacak çok işimizin olduğunu düşünüyorum.

Anne ölümlerinin, bebek ölümlerinin, çağdaş OECD ülkeleri düzeyine düşürülebildiği bir ülkede, tüm yurttaşlarımızın tüm sağlık hizmetlerinden eşit şekilde yararlandığı günlerin yakın olacağı kanısındayım. Çok çalışmamız gerekiyor, bunu başarmamız gerekiyor; bu, temel görevimizdir.

Bu duygularla, Yüce Meclisi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Arslan (CHP, Muğla). “Ödeme gücü olmayan vatandaşların tedavi giderlerinin yeşil kart verilerek devlet tarafından karşılanması hk.kan.değ.yap.dair kan tas.(ss.642)”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 14 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-arslan-22-2004-07-14-odeme-gucu-olmayan-vatandaslarin-tedavi-giderlerinin-yesil-kart-verile (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
