# 14 mart tıp bayramı nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Arslan (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mart 2005
- **Gündem:** 14 MART TIP BAYRAMI NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-arslan-22-2005-03-15-14-mart-tip-bayrami-nedeniyle

> Ali Arslan (CHP), 15 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 14 MART TIP BAYRAMI NEDENİYLE); konuşma 476 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ ARSLAN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 14 Mart Tıp Bayramı ve Sağlık Haftası nedeniyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; konuşmama başlamadan önce Yüce Meclisi saygıyla selamlarken, ben de, Bingöl depreminde acı çeken, canı yanan yurttaşlarımıza geçmiş olsun diyorum, yaralı yurttaşlarımıza da acil şifalar diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, 14 Mart, 1935'li yıllardan beri adı bayram olarak kutlanılmaya çalışılıyor; ancak, son yıllarda sağlıkta yaşadığımız olumsuz gelişmeler nedeniyle, gerek meslek örgütleri gerek üniversiteler tarafından, tıp fakülteleri tarafından, bir bayramdan daha çok, Türkiye'nin sağlık sorunlarının tartışıldığı, çözümlerinin önerildiği bir platform haline dönüştü 14 Martlar.

Sağlık sektöründe çalışanlar mutsuz, sağlıktan yararlanan yurttaşlarımız mutsuz. O açıdan, 14 Martlar artık bir bayram değil, bir feryat, bir haykırış haline dönüştü; tıp öğrencileri feryat ediyor, TUS sınavını bekleyen doktor meslektaşlarımız feryat ediyor, çalışan pratisyen hekimlerimiz, uzman hekimlerimiz feryat ediyor, asistanlarımız feryat ediyor, öğretim üyelerimiz feryat ediyor, tıp fakülteleri feryat ediyor. Yurttaşlarımızın hastane kapılarında çektiği çileyi, hastane kuyruklarında beklerken vefat eden, hastane kuyruklarında acı çeken yurttaşlarımızın feryatlarını zaten her gün duyuyoruz. Buna bir de, 14 Mart günlerinde, sağlık çalışanlarının feryatları ekleniyor.

Bu niye böyle değerli arkadaşlarım? Biliyorsunuz, Dünya Bankası, bizim gibi ülkelere, Avrupa'nın periferinde yaşayan ülkelere, Latin Amerika ülkelerine, bir süreden beri, sağlıkta dönüşüm projeleri adı altında projeler sunuyor. Bu projenin temelinde, sağlığın finansmanının ve sunumunun ayrılması var. Ama, görünen o ki, Dünya Bankasının önerdiği bu model, Türkiye'ye uymadı. Uymadığını nereden biliyoruz, kanıtı ne; biliyorsunuz çok kısa bir zaman önce, Sosyal Sigortalar Kurumu hastanelerini Sağlık Bakanlığına devrettik. Ne kadar hazır olmadığımız ortaya çıktı. Kuyrukları çözmeyi beklerken, sağlık sorunlarımızın çözülmesini beklerken, tam tersi sonuçlar ortaya çıktı.

Yine, biliyorsunuz, bu projenin bir temel ayağı da aile hekimliğiydi. Geçtiğimiz günlerde acele bir yasa çıkardık Düzce'de pilot uygulama başlatılmasıyla ilgili. 1 Ocakta başlanacaktı; henüz, aile hekimliğini de, Düzce'de, pilot uygulama olarak başlatabilmiş değiliz. İthal projelerdi, bize uymuyor, sorunlarımızı çözmüyor, hastalarımızın sorunlarını çözmüyor, hekimlerimizin sorunlarını çözmüyor.

Değerli arkadaşlarım, sağlık sorununun çözümü basit. Bakın, Dünya Sağlık Örgütü, bizim gibi ülkelerde, bütçeden sağlığa ayrılan payın yüzde 10'lar civarında olmasını öneriyor. Bizse, maalesef, adını bile bilmediğimiz, haritada yerini bile bilmediğimiz ülkelerden daha az pay ayırıyoruz; yüzde 3, yüzde 4 civarında sağlığa pay ayırabiliyoruz. Tabiî, sağlığın finansmanına yeterince pay ayıramadığımız için de, sağlık göstergelerimiz yüz kızartıcı boyutlarda. Bebeklerimiz, komşularımızdaki ülkelerden daha çok ölüyor, annelerimizin ölüm oranı yüz kızartıcı boyutlarda, tüm diğer sağlık göstergelerimizin hepsi bozuk. Bunun tek sebebi var; sağlığı, kamunun yükü gibi görüyoruz; sağlığı, devletin bir görevi gibi değil, kâr edilmesi gereken bir hizmetmiş gibi görüyoruz ve sağlığı kamudan çektik.

Değerli arkadaşlarım, her yıl, bu 14 Martlarda, işte, önümüzdeki 14 Martlarda daha iyi olur inşallah dilekleri oluyor. Çok iyi hatırlıyorum, geçtiğimiz iki yıl öncesinde, AKP'li bir milletvekili arkadaşım aynen şöyle söylemiş; çok uzun, son satırını okuyacağım -kendisine, gerçekten saygı duyuyorum fikirlerine; o zaman, umutla söylemiş bunları- olumsuzlukları saydıktan sonra: "Ama, inanın" diyor "gelecek yıl bu kürsüde, 14 Mart Tıp Bayramı konuşmasının çok daha farklı duygularla yapıldığını hepiniz göreceksiniz."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Arslan (CHP, Muğla). “14 mart tıp bayramı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 15 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-arslan-22-2005-03-15-14-mart-tip-bayrami-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
