# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (milli eğitim, yüksek öğretim kredi ve yurtlür kurumu, öğrenci seçme ve yerleştirme, üniversiteler)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Aydın Dumanoğlu (AK Parti, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MİLLİ EĞİTİM, YÜKSEK ÖĞRETİM KREDİ VE YURTLÜR KURUMU, ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME, ÜNİVERSİTELER)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b041/tbmm221420410158.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-aydin-dumanoglu-22-2006-12-23-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-milli-egitim-yuksek

> Ali Aydın Dumanoğlu (AK Parti), 23 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MİLLİ EĞİTİM, YÜKSEK ÖĞRETİM KREDİ VE YURTLÜR KURUMU, ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME, ÜNİVERSİTELER)); konuşma 912 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA ALİ AYDIN DUMANOĞLU (Trabzon) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, bir yanlış anlamadan ötürü olayı açıkladığı için Sayın Muharrem İnce'ye ve daha sonra gelerek bu yanlış anlaması için özür dileyen Sayın Dursun Ak- demir'e, buradan, erdemlilikleri için gönülden teşekkür ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Bravo Hocam, bravo.

ALİ AYDIN DUMANOĞLU (Devamla) - Çok değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi, üniversiteler ve üniversite eğitimi sürekli olarak tartışılan bir olaydır ve de tartışılmaya devam edecektir. Sadece biz değil, dünyanın gelişmiş ülkeleri de kendi üniversite sistemlerini ve kendi üniversitelerinin performanslarını diğer gelişmiş ülkelerle karşılaştırıp, nerede yanıldıklarını, nerede hata yaptıklarını inceleyip, kendi performans çizgilerini sürekli olarak değerlendirip yükseltmektedirler. Bunu Amerika Birleşik Devletleri de yapmaktadır, Japonya da yapmaktadır, Avrupa ülkelerindeki bütün devletler de yapmaktadır. Çünkü, hepimizin açık olarak bu çağda bildiğimiz şu vardır: Kim bilgiyi elinde tutuyorsa yarınların sahipleri de onlardır. Bunu açık olarak benimseyen günümüzün dünyasının çağdaş düşünceleri, bilgiyi üreten kurumlar olarak üniversitelerine daima öncelik vermişlerdir ve de vermeye devam etmektedirler.

Üniversitelerin değerlendirmesini yaparken birkaç performansı göz önüne almak gerekiyor: Bunlardan birincisi, acaba ülke nüfusuna göre üniversitelerin sayıları nedir? İkincisi, bu üniversitelerde okuyan çağın üniversiteye gitmesi gereken insanlarının yüzde kaçı üniversiteye gidiyor? Üçüncüsü, bu üniversitelerde bilime katkı ne oluyor? Ve de dördüncüsü, üniversiter eğitim yapabilmek için vasıflı insan ne kadar yetiştiriliyor? Bu dört tane kriter, bugünümüzün de, dünümüzün de ve geleceğimizin de esas kriterleri olacaktır. Taa 1806 yılında toplanan ve üniversiteleşmenin kökü olan Balfour Deklarasyonu'nda da bu düşünceler açık olarak ortaya konulmuştur.

Değerli arkadaşlarım, bugün hepimizi biliyoruz ki, bilim ve bilim öğretmek, bütün dünyanın kendi nüfusunu önde tutmak için yapmış olduğu atılımlardan bir tanesidir. Bakın, bütün dünyadaki bilimin -ki bu, gelişmişliğin bir ölçüsüdür, yüzde 30'u Amerika Birleşik Devletleri'nde, yüzde 9'u İngiltere'de, yine yüzde 9'u Japonya'da, yüzde 6'sı Fransa'da, Türkiye'de de yüzde 1,5'u üretilmektedir. Bu da açık olarak gelişmişlik sırasını ortaya koymaktadır. Üniversitelerimizi tenkit etmeden önce bir değerlendirme yapmakta büyük fayda görüyorum. Bunlardan bir tanesi: Biliyorsunuz, Türkiye'deki ilk üniversite İstanbul Darülfünunun İstanbul Üniversitesine çevrilmesiyle olmuştur, bu da 1933'tür. Daha sonra 1946'da Ankara Üniversitesi, 1948'de İstanbul Üniversitesi kurulmuş ve 1950 yıllarına kadar bu üç üniversiteyle gelmişiz. Türkiye'mizde dördüncü üniversite 1955 yılında Trabzon'da kurulan Karadeniz Teknik Üniversitesidir ki, bu da 1963'te ancak eğitime öğretime başlamıştır.

Değerli arkadaşlarım, bu üniversiteler, bakın, Türkiye'de mevcut olan, şu andaki toplam üniversite 93 tanedir. Bunlardan 68 tanesi örgün devlet üniversitesidir, diğerleri vakıf üniversitesidir. Bu üniversitelerin kuruluşlarının hemen hepsi ve büyük çoğunluğu 1960'h yıllardan sonra olmuştur.

Bir üniversitenin geleceğinde akademik olgunluk için hiç değilse bir nesil geçmesi gerektiği, artık, bu, dünyada kabul edilmiş olan bir ölçüdür. Bu ölçü içinde hareket ettiğimiz zaman, Türkiye'deki üniversitelerin fevkalade yeni olduğunu görmekteyiz ve bu üniversitelerde okuyan... 93 tane üniversitenin de 17 tanesinin son dört senede açıldığını düşünürsek, bu üniversitelerin ne kadar yeni olduğunu da apaçık ortaya koymuş oluruz.

Ancak, bütün bu değerlendirmemize rağmen, bugün ve 2007 bütçesi içerisinde üniversitelere ayrılan payın 6,6 milyar yeni Türk lirası olduğunu düşündüğümüz zaman, bu da Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir rekordur. Bundan daha dört beş sene kadar önce ayrılmış olan rakam, bugünle hiç de kıyas da edilecek düzeyde değildi.

Diğer yandan, üniversitelerimizde bugün okuyan Türkiye nüfusu açısından, demek ki, 93 tane üniversitemizde, her 800 bin kişiye 1 üniversite düşmektedir. Hâlbuki bu rakam, bakın, dünya ortalamasında 500 bin, Avrupa Birliği ülkelerinde 250 bindir. Demek ki, Türkiye'mizin daha katedecek olduğu, açık olarak pek çok mesafelerimiz vardır.

Yine, son beş yıl içerisinde açılmış olan 17 tane üniversite, var olan üniversitelerin de yüzde 22'sini oluşturmaktadır. Hâlbuki, 1992'de de açılmış olan yeni 22 tane üniversite o günün rakamlarıyla, hemen hemen, Türkiye'deki açılmış olan üniversitelerin yüzde 50'sini oluşturmaktaydı ki, bu da tüm üniversitelerimizin çok yeni olduğunu gösterir.

Bu yeniliklerine rağmen, ülkemizdeki üniversiteleşme oranı, yani, çağ nüfusunun üniversiteye gidenlerinin sayısının, açık öğretimle birlikte yüzde 38, örgün öğretimde yüzde 25 olduğunu görüyoruz. Bu da Amerika'da yüzde 80, Avrupa Birliği ülkelerinde de yüzde 50'nin üzerindedir.

Bu noktadan değerlendirme yaptığımız zaman, demek ki, Türkiye'miz, üniversiteler açısından, dünya standartlarının hemen hemen yüzde 30'ları civarındadır.

Araştırma bakımından üniversitelerimizi incelersek, bu noktada ve 2005 yılında üretilmiş olan 19 bin yayınla Türkiye'deki üniversiteler dünya sıralamasında on dokuzuncu sıraya düşmüşlerdir; ancak, daha önceden, dört yıl öncesiyle karşılaştırdığımız zaman, bu rakam 15 bindi ve Türkiye'nin dünyadaki bilim üretmedeki sıralaması ise yüzde 25'lerdeydi. Bu artımın kökünde yatan özellik, son beş yıl içerisinde, Türkiye'de, araştırma-geliştirmeye ayrılan payın beş yıl öncesine nazaran yüzde 40 daha, daha doğrusu 40 misli daha fazla olmasından kaynaklanmaktadır.

Sadece başlıklar hâlinde geçiyorum değerli arkadaşlarım, sözlerimi çok fazla uzatmamak için. Sonuç olarak değerlendirme yapmak istersek, mutlaka, Türkiye'de, YÖK'ün üniversitelerin bir planlamasını yapması ve performans değerlendirmelerini ortaya koyması gerekir. Bu, hem üniversitenin bütçelerinin artırılmasında hem de akademik yapının geliştirilmesi için mutlaka geçerlidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Dumanoğlu, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

ALİ AYDIN DUMANOĞLU (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; YÖK'ün değerlendirmesi akademik olarak da fevkalade önemlidir. Öğretim üyelerini basanlarına göre değerlendirip ve bu başarılarına göre, araştırma fonlarından yararlanmalarını temin etmek mutlaka gereklidir.

Her yıl üniversitelerin önünde biriken 1,5 milyondan fazla insanın üniversiteye girişini temin edebilmek ve dünya standartlarına üniversiteleşme bakımından ulaşabilmek için üniversitelerin sayısının mutlaka artırılması gerekiyor. Diğer bir sözüm de, üniversite rektörlerinin seçilmesinde, üniversite içerisinde bilimi yüksek olan insanlar arasından yönetim kabiliyeti en çok olanları ataması gerekir. Aksi hâlde, eğer basından öğrendiğimiz bilgiler yanlış değilse, bugün on dokuz tane üniversite rektörü atayan ve bunun da Anayasa'ya ve üniversitedeki özerklik sistemine uygun olduğunu söyleyen YÖK'ün bu kararının, bu insanların hiçbirinin uluslararası düzeyde bir yayının olmadığını bize söylüyor eğer, bu, tekzip edilmemiş bir konuysa.

Diğer bir nokta da değerli milletvekilleri, üniversiteler toplumun...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Aydın Dumanoğlu (AK Parti, Trabzon). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (milli eğitim, yüksek öğretim kredi ve yurtlür kurumu, öğrenci seçme ve yerleştirme, üniversiteler)”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-aydin-dumanoglu-22-2006-12-23-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-milli-egitim-yuksek (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b041/tbmm221420410158.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
