# Zeytin ve zeytinyağı üretimiyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Aydınlıoğlu (AK Parti, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 14 Aralık 2004
- **Gündem:** ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI ÜRETİMİYLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-aydinlioglu-22-2004-12-14-zeytin-ve-zeytinyagi-uretimiyle-ilgili

> Ali Aydınlıoğlu (AK Parti), 14 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI ÜRETİMİYLE İLGİLİ); konuşma 1.028 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ AYDINLIOĞLU (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bugün, ülkemizdeki 400 000 civarında aileyi yakından ilgilendiren, yarattığı istihdamla 1 000 000 tarım işçisine iş, sanayiden pazarlamaya kadar alanları da toplarsak 8 000 000'a yakın kişinin geçimine katkı sağlayan, ülkemiz ekonomisinde önemli bir yer sahibi olan zeytin ve zeytinyağı sektörünün sorunlarını gündeme getirmek için gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, hepimizin sofrasından eksik olmayan, sağlığımızın bir numaralı dostu zeytin ve zeytinyağı; anavatanı olan Anadolu'dan misafir gittiği İspanya, İtalya, Yunanistan gibi ülkelerde baş tacı edilen; ancak, ülkemizde, yani kendi evinde korunmaya muhtaç duruma düşen zeytin ağacı, binlerce yıldan bu yana üretmiş olduğu zeytin, zeytinyağı ve yan ürünleriyle Akdeniz ülkeleri insanının temel geçim kaynağı ve yaşam biçimi olmuştur.

Ege, Marmara ve Akdeniz Bölgeleri başta olmak üzere, 90 000 000 zeytin ağacına sahibiz. 2003 yılında, 140 000 ton olan üretimimizin ancak 30 000-35 000 tonu ülkemizde tüketilmekte olup, geçen yıldan, 110 000 ton civarında ihtiyaç fazlası yağımız bulunmaktadır. Dünya tüketimi 2 100 000 ton olup, zeytinyağı ihracat ve pazarlamasında yapacağımız atılımla bu yağları satmamız hiç de zor olmayacaktır. Örnek verecek olursak, 2002 yılında, İspanya 750 000 ton, Yunanistan 320 000 ton, İtalya 250 000 ton, Türkiye 185 000 ton, Suriye 150 000 ton, Portekiz 40 000 ton, Tunus 40 000 ton zeytinyağı üretimi gerçekleştirmiştir.

Zeytin ağacının anavatanı Anadolu'dur; yani, bizimdir. Akdeniz ve Kıbrıs üzerinden Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'ya yayılarak, bugün, yüzde 98'i Akdeniz ülkelerinde olan, yaklaşık 900 000 000 adede ulaşmıştır. Ancak ne hazindir ki, otuzdokuzbin yıl önce Anadolu'dan ilk olarak gittiği komşumuz Yunanistan yaklaşık 200 000 000, İspanya 400 000 000 ağaç sayısına ulaşılırken, yurdumuz, sadece 90 000 000 zeytin ağacı varlığıyla, önce Yunanistan'ın, sonra Tunus'un gerisine düşmüştür, şimdi de, her yıl 10 000 000 zeytin ağacı diken Suriye'nin gerisine düşmek üzeredir.

Zeytinyağı, öncelikle hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmadan yenilebilen tek bitkisel yağ; âdeta bir meyve suyu, özelliğinden kaynaklanan doğal ve içeriğinde bulunan birçok vitamin ve koruyucu maddeleriyle sağlıklı beslenmede çok çok önemlidir.

Değerli arkadaşlarım, petrolden sonra en önemli döviz ödemesinin gerçekleştirildiği bitkisel yağ ithalatı gözönünde tutulmak suretiyle, özkaynaklarımızın, hem de dünyanın en sağlıklı yağı olan zeytinyağı üretiminin teşvik edilmesi ve ülke insanımızın mucizevî zeytinyağıyla beslenmesinin sağlanması ulusal bir görev sayılmalıdır.

Değerli milletvekilleri, zeytin üreticisi olan ülkemizde ve özellikle zeytinyağının yüzde 95'ini üreten Balıkesir'in Havran, Edremit, Burhaniye, Gömeç ve Ayvalık İlçelerinde yaşayan halkımızın çoğunluğu, geçimini zeytin ve zeytinyağı üretimiyle sürdürmekte olup, zeytin ve zeytinyağı üretiminden pazarlanmasına kadar önemli sorunlar bulunmakta ve bu sorunlar acil çözüm beklemektedir.

1- Ülke olarak bu konudaki hedefimiz ne olmalıdır? Bu konuda ulusal bir strateji belirlenmeli. Biz, yağımızı içpiyasada mı değerlendirmeliyiz? Tüketimini teşvik mi etmeliyiz? Yurtdışına ambalajlı zeytinyağı mı satmalıyız? Yurtdışına dökme olarak zeytinyağı mı ihraç etmeliyiz? Fiyat dışındaki faktörleri mi tespit etmeliyiz, yoksa, üretimin kalitesini mi artırmalıyız.

2- Üreticinin korunması ve gelir düzeyinin artırılması için, mutlak surette, Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi, sağlıklı ve istikrarlı bir üretimin sigortası olan, ayrıca ürüne iç ve dışpiyasalarda rekabet ve satış imkânı sağlanması açısından da büyük önem taşıyan zeytinyağı destekleme primlerinin en geç ekim ayında açıklanması ve 60 sent olarak ödenmesi gerekmektedir. Ayrıca, primin kaynağı, Tarım Bakanlığının yaptığı hesaba göre, yüzde 80 kayıtdışı ekonominin kayıt içine alınmasıyla, kendi içinden sağlanmaktadır. Ayrıca, prim faturaya verildiğinden, üreticiye, ürününü sattığı yaz aylarında; yani, eylül, ekim aylarında ödeneceğinden, acilen kaynak ihtiyacı duyulmamaktadır.

3- Primler zamanında ödenmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Aydınlıoğlu.

ALİ AYDINLIOĞLU (Devamla) - Ayrıca, zeytine de, mutlaka, kilogram başına prim ödenmeli ve zeytin de kayıt altına alınmalıdır.

4- "Ulusal Zeytinyağı Konseyi" mutlaka kurulmalı ve bu amaçla hazırlanan kanun teklifi bir an önce Meclise sevk edilmelidir.

5- Uluslararası alanda belirlenen fiyat politikalarında ve pazarlamada söz sahibi olabilmemiz için, mutlaka, tekrar, Uluslararası Zeytinyağı Konseyine aktif üye olunmalıdır. Bu konuda sevindirici bir gelişme olarak, 29 Kasım 2004'te, Tarım Bakanlığı mensupları, zeytinyağı ve zeytin birliklerimizin de katıldığı Madrid Uluslararası Zeytin Konseyinde tekrar Uluslararası Zeytin Konseyine üyeliğimiz kabul edilmiş olup, şimdi, biz de, bu konuda üzerimize düşeni mutlaka yapmalıyız.

6- Dökme (ham) zeytinyağı ihracatı mutlaka serbest bırakılmalı, üreticinin elinde kalan ve düşük fiyat politikasından dolayı bekletilen zeytinyağlarımız değerini bularak satılmalı, bir taraftan da, ambalajlı zeytinyağı ihracatı teşvik edilmeli ve zaman içerisinde bu oran dengelenmelidir.

7- Özellikle her türlü kalp ve damar hastalıklarını önleyerek, insan sağlığı için son derece önemli bir yeri olan zeytinyağı tüketimimiz içpiyasada özendirilmeli ve mutlak surette teşvik edilmelidir.

8- Zeytin ve zeytinyağının, üretiminden satışına kadar, her yönden üreticiye destek olan modern pazarlama ve üretim teknikleriyle de adından söz ettiren ve dünyanın ünlü mağaza ve otellerinde çok zarif ve şık ambalajlar içinde zeytinyağlarımızı satışa sunan, son olarak da Türk Hava Yollarıyla anlaşarak, uluslararası uçuşlarda Türk Hava Yolları uçaklarında, yemeklerin yanında küçük 15'er gramlık ambalajlar içinde Tariş zeytinyağı sunarak zeytinyağımızın pazarlanmasında büyük bir gayretin içinde olan Tariş Zeytinyağı Birliği her zaman desteklenmelidir.

2004 Aralık ayında 10 trilyon, 2005 Ocak ayında 10 trilyon ve 2005 Şubat ayında 10 trilyon olmak üzere, toplam 30 trilyon liralık DFİF kredisinin Tariş Zeytinyağı Birliğine ödenmek üzere Hazine tarafından imzalanmış olması da sevindirici bir gelişmedir.

9- Özellikle, Avrupa Birliği müzakere sürecinde, zeytinyağımız, tıpkı İtalya, Yunanistan ve İspanya'nın yaptığı gibi, müzakerelerde pazarlık için mutlaka masaya konulmalı ve satışı sağlanmalıdır.

Bakanlığın Dış Ticaret Müsteşarlığıyla yaptığı çalışmalarla, Türkiye-Avrupa Birliği Gümrük Birliği Anlaşmasında tarım ürünü olarak kabul edilen zeytinyağının, sanayi ürünü olarak düzeltilmesi ve bu kapsama alınması için ortak tarım politikaları mekanizmalarına uyum çalışmaları hızlandırılmalıdır.

10- 2003 yılı kış sezonunda 17 derece soğuklara dayanamayarak bir kısmı kuruyan zeytin ve mandalina ağaçlarının tekrar kazanılması için, üreticilere, mutlaka Tarım Bakanlığımız tarafından destek verilmeli, ilçe tarım müdürlüklerinin yapacağı tespitler doğrultusunda ücretsiz zeytin ve mandalina fidanı dağıtılmalıdır.

Zeytin ağaçlarında görülen zeytin solgunluğu ve zeytin kanseri gibi hastalıklarla ilgili olarak Bakanlığın yaptığı çalışma bir an önce sonuçlandırılıp gerekli tedbirler mutlaka alınmalıdır.

Her yıl Edremit Körfezinin bir ilçesinde yapılan ve 16 Ağustos 2003 tarihinde de Burhaniye İlçemizde düzenlenen 2003 Yılı Zeytin ve Zeytinyağı Paneliyle de gündeme getirilen bahsettiğim konulardaki Bakanlığımızın desteklerini bekliyoruz.

9 Aralık 2004 Perşembe günü İzmir'de düzenlenen zeytin ve zeytinyağıyla ilgili panel büyük bir ilgi görmüş olup, Sayın Tarım Bakanımız, bürokratlarıyla birlikte bu panelde başlangıcından sonuna kadar bulunmuş ve üreticilerin ve birliklerin büyük takdirini kazanmıştır.

Sayın Bakanımıza ben de teşekkürlerimi arz ederken, kalp-damar hastalıklarından uzak kalmak ve sağlıklı yaşamak için zeytinyağı yiyelim diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Aydınlıoğlu (AK Parti, Balıkesir). “Zeytin ve zeytinyağı üretimiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 14 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-aydinlioglu-22-2004-12-14-zeytin-ve-zeytinyagi-uretimiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
