# Necip fazıl kısakürek'in doğum yıldönümü münasebetiyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Aydınlıoğlu (AK Parti, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 25 Mayıs 2005
- **Gündem:** NECİP FAZIL KISAKÜREK'İN DOĞUM YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-aydinlioglu-22-2005-05-25-necip-fazil-kisakurek-in-dogum-yildonumu-munasebetiyle-ilgili

> Ali Aydınlıoğlu (AK Parti), 25 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NECİP FAZIL KISAKÜREK'İN DOĞUM YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE İLGİLİ); konuşma 708 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ AYDINLIOĞLU (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, Türk edebiyatımızın önemli mütefekkirlerinden üstat Necip Fazıl Kısakürek'in doğumunun 100 üncü yılı münasebetiyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

26 Mayıs 1905 Perşembe sabahı dünyaya gelen Necip Fazıl Kısakürek, 25 Mayıs 1983 tarihinde de Hakka yürümüştür. Bu nedenle, Türk şiirinin yol açıcılarından ve Türkçenin büyük üstatlarından Necip Fazıl'ı, doğumunun 100 üncü yıldönümünde, hem de ölümünün 22 nci yılında rahmet ve minnetle anıyoruz.

Geride bıraktığımız yüzyılın kültür, sanat, edebiyat, tefekkür ve aksiyon açısından olduğu kadar siyasî ve edebî polemikleri, ruhî arayışları, davası uğruna çektikleri, çileleri ve pervasız duruşuyla Necip Fazıl Kısakürek, anılmaktan ziyade anlaşılması gereken en önemli şahsiyetlerden biridir. Onu anlamak ve özümsemekle, bir yandan üstada karşı vefa borcumuzu öderken, diğer yandan da kültür mirasımızın çok kıymetli bir değerine sahip çıkmış olacağız; ancak, üzülerek ifade etmek gerekir ki, birçok alanda olduğu gibi kültür adamlarımıza da yeteri kadar değer vermiyoruz yahut onları ideolojik perspektiften yaklaşarak anlamaya çalışıyoruz. Roman, hikâye, deneme, şiir, piyes ve tiyatrolarıyla 100 civarında eser vermiş olan üstat hakkında yapılan ciddî bir çalışma ve araştırmalara baktığımızda, bunların çok az olduğunu görüyoruz. Halbuki, günümüzde en üst düzeydeki siyasîlerden yeni yetişen gençlere kadar herkesin, onun şiir ve görüşlerini çeşitli şekillerde ve ortamlarda dillendirdiğini görüyoruz. Hatta, o savunduğu fikirlerin sembol ismi olduğunu görüyoruz.

Necip Fazıl, kendi dünya görüşü çevresinde toplumsal bir oluşumu temellendirmeye çalışan bir devlet adamı, bir hareket adamı ve aksiyoncu, ülkeyi baştan başa dolaşarak çeşitli konularda konferanslar veren usta bir hatip, dergi ve gazeteler çıkaran bir gazeteci ve yayıncı olarak, kelimenin tam anlamıyla fırtınalı bir hayat sürmüş ve bu aksiyonu içinde her zaman ilgi merkezi olmuş ilginç bir şahsiyettir.

O, ilk şiirlerini Yeni Mecmua'da yayımladı. Millî Mecmua ve Yeni Hayat dergilerinde çıkan şiirleriyle kendinden söz ettirdikten sonra, Paris dönüşü yayımladığı "Örümcek Ağı" ve "Kaldırımlar" adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta diğer şairlerin önüne çıkararak, edebiyat çevrelerinde büyük bir hayranlık ve heyecan uyandırdı.

Üstat, "Kaldırımlar" şiirinde "Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;/Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!/Aman, sabah olmasın bu karanlık sokakta;/ Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!" diyerek, onun hayatında bir dönüm noktası olan "Kaldırımlar" bazılarının zannettiği gibi, kaldırımlarda geceleyen evsiz barksız, sefil bir sınıfın değil, ruhunu ve gayesini yitirmiş bir cemiyette bunalımlar yaşayan, bu yanlış gidişi değiştirmeye gücü yetmediği için mutsuz ve çilekeş entelektüelin şiiridir.

Yine "Renk renk hatıralarım oda oda silindi./ Anne kokan bir Türkçem vardı, o da silindi" diyerek, Türkçeyi en güzel, en anlaşılır biçimde kullanılmasını isteyen, zengin, doyuran ve dolduran bir biçimde Necip Fazıl kullanmaya çalışmıştır. O, Türkçeyi, büyük bir dehanın kullanması gerektiği biçimde kullanmıştır. O, büyükleri, kahramanları sorgulayan, asla yağcılık sevmeyen biriydi. Fikir ve tefekkür adına, herkesin övdüğü ve eksik yönlerini, görmediği yönleri görür ve eleştirirdi. Birçok önde gelen devlet adamını, aydın ve politikacıyı yaptığı yanlış bir hareketten sonra arayıp ikaz eden, kanaat önderlerine tesir eden bir şahsiyetti. Decartes, Sokrat, Raimbaut, Butler gibi dünya şairlerine eşdeğer bir bakış açısı vardı onun. O, pozitif ideolojiye, materyalizme karşı, İslama dayalı bir hayatı anlatmaya hayatını adayan bir kişilikti. Şöhretinin zirvesindeyken felsefî arayışlarını sürdüren Necip Fazıl, 33 yaşında Abdülhakim Arvasi'yle tanışır ve bir daha da ondan kopmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ALİ AYDINLIOĞLU (Devamla) - "Tam otuz yıldır saatim işlemiş, ben durmuşum/Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum" diyerek hayatında yeni bir dönem başlar ve Necip Fazıl'ın bundan sonraki eserlerinin hemen hemen tümünde üstün bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması da bu döneme rastlamıştır. "Tohum", "Para", "Bir Adam Yaratmak" gibi piyesleri büyük ilgi görmüştür. Bunlardan "Bir Adam Yaratmak" Türk tiyatrosunun en güçlü oyunlarındandır.

Ayrıca, onun şair ve yazarlığı kadar önemli yönü, çıkardığı dergiler ve sürdürdüğü mücadeledir. Haftalık çıkardığı Ağaç Dergisi, dönemin ünlü edebiyatçılarının toplandığı bir okul olmuştur âdeta. Yüksek tahsili, engin dehası ve kültürüyle, cumhuriyet tarihini ele almıştır. Ankara yakınlarına kadar gelen Yunanlar, Sakarya Savaşında hedefe ulaşamaz ve İstiklal Savaşının hedefi belirlenmiş olur. Askerî zaferleri ekonomik, politik ve kültürel zaferler takip etmeyince, Necip Fazıl, 1949'da, meşhur "Sakarya Türküsü" şiirini yazar:

"İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;

Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;

Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Eyvah, eyvah Sakaryam, sana mı düştü bu yük?

Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!.."

Diyen Necip Fazıl'ı, bir kez daha, rahmet ve minnetle anıyor; hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Aydınlıoğlu (AK Parti, Balıkesir). “Necip fazıl kısakürek'in doğum yıldönümü münasebetiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-aydinlioglu-22-2005-05-25-necip-fazil-kisakurek-in-dogum-yildonumu-munasebetiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
