# Turizm şirketlerince ödenen vergilerin yerel yönetim paylarına ilişkin (6/45)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Coşkun (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim
- **Tarih:** 28 Ocak 2003
- **Gündem:** TURİZM ŞİRKETLERİNCE ÖDENEN VERGİLERİN YEREL YÖNETİM PAYLARINA İLİŞKİN (6/45)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-coskun-22-2003-01-28-turizm-sirketlerince-odenen-vergilerin-yerel-yonetim-paylarina-iliskin

> Ali Coşkun (AK Parti), 28 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TURİZM ŞİRKETLERİNCE ÖDENEN VERGİLERİN YEREL YÖNETİM PAYLARINA İLİŞKİN (6/45)); konuşma 867 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Antalya Milletvekili Sayın Feridun Fikret Baloğlu tarafından sorulan sualleri, Sayın Maliye Bakanımıza vekâleten cevaplamak üzere huzurunuza çıkmış bulunuyorum.

Birinci sorunun cevabı: Belediyelere vergi gelirlerinden pay verilmesi sorununun çözümü için ilk akla gelen yollardan birisi olarak, kurumun kanunî veya iş merkezine bakılmaksızın işletme veya tesisin bulunduğu yerdeki vergi dairesine mükellefiyet kaydının yapılması önerilmektedir. 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 21 inci maddesinde, kurumun kanunî veya iş merkezinin bulunduğu yerdeki vergi dairesine mükellefiyet tesis edileceği belirtilmekle birlikte, Maliye Bakanlığına, mükellefin, kanunî veya iş merkezine bağlı kalmaksızın ilgili vergi dairesini belirleyebilme yetkisi verilmiş bulunmaktadır. Ancak, Vergi Usul Kanununun 8 inci maddesi ve 4358 sayılı Kanun hükümleri gereğince, her gerçek ve tüzelkişi için, merkezî mükellef sicil kütüğünden vergi kimlik numarası verilmekte olup, mükelleflerin faaliyetlerinin bulunduğu yerlerde vergilendirilmesi amacıyla her bir işletme için ayrı sicil numarası verilmesine kanunen imkân bulunmamaktadır.

Diğer yandan, Maliye Bakanlığının, firmaların ticarî tercihlerini yönlendirmeleri hukukî olmadığı gibi doğru da değildir; çünkü, kanunî şirket merkezi, pazarlama, finans, muhasebe ve yönetim faaliyetlerinin icra edildiği yer olduğundan, şirket merkezinin nerede olacağına şirket sahipleri karar vermelidir. Çağdaş bazı kurumların uluslararası çapta örgütlendikleri gerçeği de dikkate alınırsa, farklı yerlerde bulunan işletmeler için ayrı muhasebe tutulması ve kâr-zarar hesaplanması hususlarında güçlükler ve sorunlar ortaya çıkabilecektir.

İkinci sorunun cevabını arz ediyorum: Bilindiği üzere, büyükşehir belediyelerine 3030 sayılı Kanun hükümlerine göre, belediyeler ve il özel idarelerine ise 2380 sayılı Kanun hükümlerine göre vergi gelirlerinden pay verilmektedir. 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında, genel bütçeli vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden belediyelere yüzde 6, il özel idarelerine yüzde 1,12 nispetinde pay verileceği belirtilmiş ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında da, İller Bankasında her ay sonuna kadar toplanan belediyeler payının, banka tarafından İçişleri Bakanlığınca bildirilecek son genel nüfus sayımı sonuçlarına göre büyükşehir belediyeleri dışındaki belediyelere dağıtılacağı hükme bağlanmıştır.

Söz konusu hükmün incelenmesinden de görüleceği üzere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden yüzde 6 oranında belediyelere ayrılan pay İller Bankasına yatırılmakta ve banka tarafından nüfuslarına göre belediyelere dağıtılmaktadır. Dolayısıyla, belediyelere dağıtılan paylarda ilgili belediyelerin bulunduğu her bir il, ilçe veya beldede yapılan faaliyetlerden elde edilen ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine beyan edilen gelirlerin doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Zira, her bir ilde toplanan vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden, o ilde bulunan belediyeye doğrudan pay verilmesi söz konusu değildir.

Diğer taraftan 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 18 inci maddesine göre, büyükşehir belediyelerinin bulunduğu il merkezlerinde yapılan genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden, gelir saymanlıklarınca hesaplanıp büyükşehir belediyelerine yüzde 4,1 oranında pay ayrılmaktadır. Ayrıca, aynı maddenin son fıkrasında, 4736 sayılı Kanunla yapılan değişiklik çerçevesinde ayrılan payın yüzde 40'ı, ilgili büyükşehir belediyesi hesabına doğrudan yatırılmakta, kalan yüzde 60'ı ise İller Bankası nezdinde büyükşehir belediyeleri hesabına aktarılarak, bu payların büyükşehir belediyelerine nüfuslarına göre yeniden dağıtımı yapılmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı.)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakan.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla) - Yapılan bu dağıtım sonucu, Antalya İlinde yapılan faaliyetlerden elde edilen gelirler üzerinden, Antalya dışındaki büyükşehir belediyelerine ödenmekte olan vergiler üzerinden de Antalya Büyükşehir Belediyesi nüfusa göre ayrıca bir pay alabilmektedir.

Örneğin, Antalya Büyükşehir Belediyesine 2000-2002 yıllarında verilen paylar ve değişim oranları aşağıdadır:

Büyükşehir belediye payı ve önceki yıla göre artış oranı 2000 yılında 7 953 000 000 lira, 2001 yılında 12 614 000 000 lira -ki, yüzde 58,60 artış var- 2002 yılında 26 374 000 000 lira -yüzde l09,08 artış olmuştur- düzeyindedir.

Mevcut uygulama nedeniyle bazı belediyelerin vergi kaybına ve bazı belediyelerin de haksız yere vergi kazancına sahip oldukları düşünülmemektedir ve bu konuda bir inceleme yapılmamıştır. Ancak, Antalya İli merkez ilçe ve diğer ilçelerde faaliyet gösteren turistik belgeli konaklama hizmet işletmelerinin bir bölümünün Kurumlar Vergisi Kanununun 21 inci maddesi gereğince, bazı firmaların faaliyetlerinin münhasıran Antalya İlinde kurulu işletmelerden ibaret olduğu ya da faaliyetlerini ağırlıklı olarak bu işletmelerin oluşturduğu gözlenerek, Antalya Defterdarlığınca 1996 yılında yapılan bir araştırma sonucunda düzenlenen ve 17.5.1996 tarih, 8256 sayılı yazı ekinde Bakanlığımıza sunulan öneri raporunda, Antalya merkez ve ilçelerinde faaliyet gösteren 454 adet turistik belgeli konaklama hizmeti veren firmaların 320 adedinin Antalya, 134 adedinin ise Antalya dışındaki il vergi daireleri mükellefi olduğu anlaşılmıştır. Doğal olarak bazı şirketlerin kanunî merkezleri Antalya olmakla birlikte diğer illerde işletmeleri bulunmaktadır.

Bu kurumların 2001 yılına ait beyan ettikleri Kurumlar Vergisi toplamının, vergi dairelerince 13.1.2003 tarihinde yapılan sorgulama soncunda 5 218 469 407 000 Türk Lirası olduğu belirlenmiştir. Ancak, beyan edilen bu gelirin ne kadarlık bölümünün işletme faaliyetine ait olduğu konusunda herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Örneğin, şirket merkezi dışında olmakla birlikte elde edilen gelirin kaynağı, menkul sermaye iratları veya başka kaynaklar da olabilecektir. Bu konuda yapılacak şirket incelemeleri için çok fazla süreye ihtiyaç duyulacağı aşikârdır.

Üçüncü sorunun cevabı: Antalya İlinin yüksek göç alması nedeniyle nüfusunun artması halinde, yukarıdaki cevaplarda belirtildiği üzere, vergi gelirlerinden daha fazla pay alacaktır. Yasal uygulamalarda, belediyelerin, önceden belli olmayan geçici ve her yıl değişen turistik nüfus artışları dikkate alınamaz. Bu nedenle, turistik belediyelerin ikamet esasına dayanmayan nüfuslarına göre vergi gelirlerinden pay almaları için yasal düzenleme yapılması mümkün değildir; ancak, turistik yörelerin ekonomik gelişme ve faaliyetlerinin artması ve bunun sonucunda vergi gelirlerinden ayrılan paylarının artırılması için Maliye Bakanlığınca gerekli her türlü çaba gösterilmeye devam edecektir.

Bilgilerinize arz olunur.

Saygılarımla. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Coşkun (AK Parti, İstanbul). “Turizm şirketlerince ödenen vergilerin yerel yönetim paylarına ilişkin (6/45)”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-coskun-22-2003-01-28-turizm-sirketlerince-odenen-vergilerin-yerel-yonetim-paylarina-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
