# Bağkur primlerinin yeniden yapılanmasıyla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Coşkun (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim
- **Tarih:** 22 Mart 2005
- **Gündem:** BAĞKUR PRİMLERİNİN YENİDEN YAPILANMASIYLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-coskun-22-2005-03-22-bagkur-primlerinin-yeniden-yapilanmasiyla-ilgili

> Ali Coşkun (AK Parti), 22 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAĞKUR PRİMLERİNİN YENİDEN YAPILANMASIYLA İLGİLİ); konuşma 760 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; aslında ben, bütün suallere çok etraflı olarak cevap verdiğime inanıyorum; ama, tekrar, kısa kısa hatırlatmada bulunacağım.

Çanakkale, benim meslek hayatımda, otuzbeş yıl hizmet ettiğim bir bölge; dolayısıyla, detaylı bilgiyi, arkadaşıma sonra da verebilirim. Çanakkale'de, uzun yıllar, 2 trilyon lira ödenek bile kullandırılmamış ve gecikmiştir; bu gecikmeden dolayı çok kimse vazgeçmiştir. Zaten, Çanakkale, maalesef, teşvik bölgesine de alınmadığından, bildiğiniz gibi, kalkınmada öncelikli yörelerde de sadece Bozcaada ve Gökçeada teşvikte; o bakımdan, tabiî, tespitleriniz doğrudur; ama, şu anda, fazla yapacak bir şey yok. Biz, Bakanlık olarak, üzerimize ne görev düşüyorsa fazlasıyla yapmaya hazırız

Kantarlar konusu, tartışma konusu tabiî; ama, Mevlüt arkadaşımızın belirttiği gibi, sadece, bir iki yerde veyahut onlarca yerde meydana gelmiş usulsüzlük, yolsuzluk dolayısıyla değil. Bizden önceki hükümet tarafından, Dünya Bankası ve IMF'yle yapılan anlaşmalar çerçevesinde, aslında, biz iktidara geldiğimizde ve görevi devraldığımda, 7 fabrikanın kapatılması kararlaştırılmıştı ve 1 000 000 tonun üzerinde şeker vardı; kiralık depolarda, bunlar, terk edilmiş vaziyetteydi. İhraç edilen şeker de, 700 dolar civarında maliyete karşılık, 230-250 dolara ihraç edildiği takdirde, aradaki fark Hazine tarafından ödeniyordu. Biz iktidara geldiğimiz tarihten itibaren bu ödeme de durdurulmuştur; yani, üç yıllık sürede, sadece yüzde 11 -geçen sene yapılan- şekere zammın dışında bir zam yapılmadan, pancar fiyatında çok daha yüksek oranlarda, enflasyonun üzerinde artış olmasına, toplusözleşmeler dolayısıyla işçilere ödenen ücretlerde artış olmasına rağmen, Hazineye, üç senedir, yani üç dönem hiçbir yük götürmeden bu şirketler kâra geçirilmiştir. Sloganımız şudur: Alınan kararlar özelleştirilmesi doğrultusundadır, önce güzelleştirelim, sonra özelleştirelim. Çünkü, bizden önce, KİT'lerin özelleştirme havuzuna atılmasında şunu gördük: “Dur bakalım ne olacak” düşüncesiyle iyice çöküyor ve satış fiyatları da aşağı doğru iniyor. Biz şeker fabrikalarını güzelleştirdikçe, iyileştirdikçe, verimini artırıp kâra geçirdikçe, satış fiyatları da yükselmeye başladı. 5 şeker fabrikasını özelleştirmeye sunduk; 3 tanesinde, daha önce PANKOBİRLİK'le ortak olduğumuz fabrikaların hisse senetlerini devrettik ve deprem dolayısıyla çalışmayan ve 144 trilyon lira borca giren Adapazarı Şeker Fabrikasının da borcu bu kârdan düşülerek, şu anda özelleştirme için Kurula sunulmuş durumdadır.

Şunu söylemek istiyorum: Bu kapsamda şeker fabrikalarının atıl durumda olan varlıkları ve iştirakleri... Maalesef, siyasî kadrolar, çeşitli talepleri tatmin etmek için, kömür ocaklarından tutun da çeşitli kuruluşlara şeker fabrikalarını ortak etmişler. Bütün bunları ayıkladık, atıl durumdaki arazilerini sattık, sermayeye kattık ve kâra geçirdik.

Bu arada, verimsiz çalışan kantarlar... Maalesef, yüzlerce kantar, sırf o köyde 5 kişi, 15 kişi çalışsın diye açılmış, hiçbir özelliği yok, kuru bir kantar ve gelen pancarın içinde yüzde 18 ile 37 oranında taş toprak. Fabrikaya yıkamaya geldikten sonra da bunu düzeltmek mümkün değil. Benim söylediğim olay, jandarmaya kadar intikal eden, karakollarda biten ve kanlı kavgalara sebebiyet veren olaylardır. Dolayısıyla, bütün bunları ele alarak, verimli çalışmayan kantarları, çok düşük miktarlarla pancar teslimatı yapılan kantarları kapatma mecburiyetinde kaldık. Kaldı ki, biliyorsunuz, yönetim kurulu, özerk olarak çalışan bir yönetim kuruludur, Bakanlığımızla ilgilidir. Bu yönetim kurulunda bizim Bakanlığımızı temsilen üye bulunduğu gibi, Hazineden, Maliyeden, diğer kuruluşlardan temsilciler vardır ve hür düşünceyle bunlar kararlarını alıp ve kapatmışlardır, biz de, Bakanlık olarak bunları kabul etmişizdir. Aksi takdirde, bu düzenlemeleri yapmasaydık... Bakın, iki sene biz yeni kota getirmedik pancara. Şeker ihtiyacından geri gelerek, pancar kotasını belirliyoruz ve bunu şahıslara, müstahsillere dağıtıyor fabrikalar.

Mevlüt Bey, bir yanlışlık var; fabrikalar, müstahsile ektirdiği pancarı müstahsilden alıyor, aracı kişilerin pancar toplayıp -eğer müstahsil değilse- satması mümkün değil; ama, kendisi az ekmişse, kendisine verilen kotayı dolduracak kadar pancar toplayanları tespit ettik. Yoksa, kota almayan şahsın pancar toplayıp satması mümkün değil. Yani, bunu bilgilerinize sunmak istiyorum.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - 25 000 liraya alıyor.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla) - Efendim, nerede varsa lütfen bize tespit edin, müfettişleri yollayayım, ilgileneyim; çünkü, pancar ekme yetkisi olmayan müstahsilin pancar getirip satması mümkün değil.

Mevlüt Beyin haklı olduğu iki konu var; birisi, tarım sigortası konusu. Cumhuriyet tarihinde bu bir türlü ele alınmamıştır. Şu anda Büyük Millet Meclisine sunulmuş durumda. Biz de, tarım satış kooperatiflerinden sorumlu olduğum için -tabanda tarım var tabiî- ve tarıma dayalı sanayiden sorumlu olduğum için, Bakanlık olarak arzu ediyoruz, Tarım Bakanlığımız da bunun üzerinde duruyor. İnşallah, bu yoğun trafikte yasaya bir yön vermeye gayret sarf ederiz.

Şeker Kurumu ve Şeker Kurulu arasındaki hataya sebebiyet veren durumun düzeltilmesi için, hem Bakanlar Kuruluna yeni kararname sevk edilmiştir hem de bu kurum bağımsız kurum olmaktan çıkarılıp Bakanlığımla ilişkili, ilgili bir kurum halinde ve personel durumunda da Bakanlık personelinden istifade edilerek çalışılması yönünden yasada değişiklik yapılmış; o da şu anda bakanlıkların görüşüne açılmıştır. Biz de bundan müştekiyiz, bir an önce bu durumu düzelteceğiz ve arada fırsatçılık yapanları da teftiş kurulu incelemeye aldı; bu fırsatı da kendilerine sağlamayacağız.

Ayrıca, tatmin edilmeyen hususlar varsa, lütfen, müracaat etsinler; arkadaşlara yazılı olarak cevap veririm.

Saygılarımla. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Coşkun (AK Parti, İstanbul). “Bağkur primlerinin yeniden yapılanmasıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-coskun-22-2005-03-22-bagkur-primlerinin-yeniden-yapilanmasiyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
