# Büyükşehir belediyeleri kanunutasarısı (s.s.619)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Dinçer (CHP, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 9 Temmuz 2004
- **Gündem:** BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KANUNUTASARISI (S.S.619)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-dincer-22-2004-07-09-buyuksehir-belediyeleri-kanunutasarisi-s-s-619-4

> Ali Dinçer (CHP), 9 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KANUNUTASARISI (S.S.619)); konuşma 691 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ DİNÇER (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına bir kez daha saygılarımı sunuyorum ve 16 ncı madde üzerindeki görüşlerimizi aktaracağım.

Belediye encümeni, merkezî hükümetle benzetme yaparsak, hükümet gibidir, kabine gibidir, icra organıdır ve mümkün olduğu kadar, merkezî hükümetin kabinesinde olduğu gibi, seçilmiş insanlardan oluşması gerekir; ama, bu maddeye göre, 5 belediye meclisi üyesi oluyor, 5 de belediye görevlisi; birisi malî işlerden sorumlu, örneğin hesap işleri müdürü oluyor, diğerlerini de belediye başkanı belirliyor. Zaten, onlar, belediye başkanının tayin ettiği bürokratlar veya teknokratlar. Belediye başkanı da encümene başkanlık ediyor.

Görülüyor ki, burada, belediye başkanı ve belediye başkanının atadığı bürokratlar ağırlıkta. Bunun, temsilî demokrasi açısından doğru olduğunu kabul etmek, Avrupa Birliği standardı olan yerinden yönetim anlayışına uygun olduğunu kabul etmek mümkün değil. 1580 sayılı Kanunda bile böylesi yok. 1580 sayılı Kanun bile, daha denetime açık, daha katılımcı, hem de 1930'larda hazırlanmış; o sırada tek parti hükümeti varken; ama, o zamanlar, amaç, çağdaş Batı uygarlığının üzerine çıkmak ve ona göre de, demokratik yapıdaki belediyelerle, Türkiye'de, çoğulcu, özgürlükçü demokrasinin temel taşlarını yerine yerleştirmek. Böyle olunca, öyle bir yasa çıkmış; ama, şimdi, demokratiklik açısından, katılım açısından, yönetenlerin, seçilmişlerin seçenler adına denetimi açısından daha da ileri gitmemiz gerekiyorken, geri gidiyoruz.

Bakın "belediye başkanının katılamadığı toplantılarda, encümen toplantılarına genel sekreter başkanlık eder" deniliyor. Genel sekreter de atamayla gelmiştir; kamu görevlisidir, belediye başkanı getiriyor. Bir belediye başkanlığı makamı var, başkanvekilliği makamı var; başkan olmadığı zaman, başkanvekili, belediye meclisinin seçilmiş üyelerinden biri olarak, halk tarafından seçilmiş bir kişi olarak, halkın adına başkanlığa vekâlet edecek. Niye 1580'de olduğu gibi, belediye başkanvekili başkanlık etmez bu encümene, belediyenin hükümetine, belediyenin kabinesine?! Düşünebiliyor musunuz, Başbakan olmadığı zaman, Kabineye, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer başkanlık edecek, başbakan yardımcılarından herhangi biri başbakan vekilliği yapamayacak!

Daha uzun anlatmaya gerek var mı, izah etmeye gerek var mı buradaki garabetleri ortaya koymak için?!

Değerli arkadaşlarım, bundan sonraki maddelerde -bundan önceki maddelerde de vardı- göreceğiz ki, biz, büyükşehir belediye başkanlığını -daha önce belediye başkanlığında da vardı- önemli ölçüde, seçilmiş padişah haline getiriyoruz; hem de, bazen, son derece düşük oy yüzdeleriyle seçim kazanabilen, bazen yönetme durumunda oldukları belde halkının yüzde 70'inden fazlasının oy vermediği insanlara bu yetkiyi veriyoruz ve denetim hakkı vermeden veriyoruz, demokratik katılım hakkı vermeden veriyoruz, encümeni istediği gibi yönetme yetkisi veriyoruz.

Encümen, en hayatî konularda, sık sık toplanıp, karar alan, icra yetkisine sahip bir kurum. Bunu, neredeyse, tümüyle, tam anlamıyla, bir kişinin eline veriyoruz. Tabiî, bu böyle olunca, açık söyleyeyim, başkanların megalomanileri kabarıyor. Aslında, onlara da iyilik etmiyoruz; onlar da "ben neymişim be abi" pozisyonuna geliyorlar. Başkanlık tapulu mülkleri değil, mahkeme kadıya mülk değil. Bu adamların, bu şekilde yetkilerle başkanlık yapanların, başkanlıktan ayrıldıktan sonra benzer yetkilere sahip olan bir yere gelmedikleri zaman içine düşecekleri psikolojik boşluğu düşünün, ruhsal bunalımı düşünün. Aslında, özellikle büyük kentlerde, çok büyük kentlerde, milyonlarca insanın yaşadığı yerlerde, olağanüstü derecede ciddî işlerin yapılması gereken yerlerde, bir kişiye bu kadar yük de yüklenmez, doğru değildir. Yani, görev bölümü esastır, takım çalışması esastır; ama, kişilikli insanlarla. Birinin tayiniyle gelmiş, sonra onunla beraber çalışacak; o, onu istediği zaman görevden alabilecek ve siz, orada, o, atamayla gelip encümende yer alan insanların, özgür iradeleriyle davranıp davranamayacaklarını bir düşünün. Onların da kişilikleri ezilecek. Bir yanda, seçilmiş belediye meclisi üyeleri encümen üyesi, diğer yanda, belediye başkanının atadığı, kaderi belediye başkanının iki dudağı arasında olan bir başka encümen üyesi, bürokrat, teknokrat; birlikte karar verme durumunda; onlar, kendilerini atayan başkanla birlikte çoğunluktalar. Belediye meclisi üyesi olan encümen üyesi, kendini seçenlerin denetimini düşünecek, onlara hesap vermeyi düşünecek, tekrar seçilmek isteyecek; zaman zaman seçmenleriyle bir araya gelecek, seçmenlerinin onun üzerinde denetimi olacak, onun üzerinde talepleri olacak; o, seçmenin, hemşerinin taleplerini yansıtma durumunda olacak. Konuşur; müdanası yok, sırtında yumurta küfesi de yok, eğer kişilikli bir belediye meclisi üyesiyse; ama, öbürü, çoluk çocuk sahibi, eve nafaka götürmesi lazım; onu birisi tayin etmiş ve onunla birlikte oy kullanma durumunda, bazen ona karşı olabilecek; mümkün mü?!

Olacak iş değil bu. Daha uzun uzun anlatmanın da pek anlamı yok. Konuyu takdirlerinize bırakıyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi adına, Türkiye'ye çokpartili özgürlükçü, çoğulcu, demokratik rejimi tek parti iktidarındayken dahi getirme olgunluğunu gösteren Cumhuriyet Halk Partisi adına saygılarımı sunarken, gelişmesi gereken demokrasimizin böylesine yasa maddeleriyle daraltılması beni üzüyor; sizleri de üzüyor diye varsayıyorum.

Tekrar tekrar sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Dinçer (CHP, Bursa). “Büyükşehir belediyeleri kanunutasarısı (s.s.619)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-dincer-22-2004-07-09-buyuksehir-belediyeleri-kanunutasarisi-s-s-619-4 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
