# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Er (AK Parti, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim
- **Tarih:** 13 Mayıs 2009
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-er-23-2009-05-13-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> Ali Er (AK Parti), 13 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.077 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ ER (Mersin) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Yüce heyetimizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. MHP’den bir grup arkadaşımızın vermiş olduğu araştırma önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlar, tabii ki Türkiye’de yaş sebze meyve dendiği zaman çok geniş bir kapsama alanı var. Türkiye’de yaş meyve sebze dendiği zaman bütün bölgeleri ve çiftçiyi ilgilendiren bir alan. Onun için, uzun yıllardır Parlamentoda bulunan bir arkadaşınız olarak, en önemsediğim konulardan bir tanesi.

Bu konuyla ilgili daha önce bir araştırma önergesi verilmişti. Yani bundan iki yıl önce 15/3/2006 tarihinde ve Türkiye’de, Türkiye Büyük Millet Meclisinde ilk kez bir araştırma önergesi verilmiş ve kabul edilmiş, arkasından da bu konunun araştırılması için bir araştırma komisyonu oluşturulmuştu. Araştırma Komisyonuna seçilen arkadaşlarımızın destekleriyle de o Komisyonun Başkanlığını o dönemde ben yapmıştım. O gün de beraber çalıştığımız arkadaşlarla birlikte Türkiye'nin yaş meyve sebzeyle ilgili bütün problemleri hakkında önce Ankara’da kurum ve kuruluşlarda, daha sonra da Anadolu’nun birçok iline giderek mahallinde üreticilerle ve ihracatçılarla görüşmeler, konuşmalar yapmıştık ve o konuda geniş kapsamlı bir araştırma bu heyet tarafından yapıldı ve yıl sonuna doğru da Türkiye Büyük Millet Meclisine bu heyetin yaptığı araştırma netice olarak, rapor olarak takdim edildi.

Tabii o Araştırma Komisyonu Raporu’nu Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli üyeleri alırlar okurlarsa bugün Türk çiftçisinin içinde bulunduğu, özellikle yaş meyve ve sebze üreticilerinin içinde bulunduğu ve hâlâ da bulunmakta devam ettiği birçok problemden orada uzun uzadıya bahsediliyor.

Bu araştırmanın üzerinden çok zaman geçmedi. Ben burada şunu söylüyorum: Bu Araştırma Komisyonunun Raporu gerçekten hem Hükûmet tarafından hem bütün milletvekilleri tarafından okunur anlaşılırsa Türkiye’de yaş meyve sebze üreticilerinin problemleri anlaşılmış olur ve bu yoldan hareketle de çözüm noktasına doğru gideriz.

Değerli arkadaşlar, tabii ki Türkiye Büyük Millet Meclisinde böyle bir konunun gündeme gelmesi hep beraber hepimizi memnun eder ama biraz önce arkadaşlarımızın söylediği gibi, uzun yıllardır Türkiye Büyük Millet Meclisinde böyle şeyler gündeme geldiği hâlde hiç gündeme alınmazken geçen dönem Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarının desteğiyle bu konu gündeme alınmış ve uzun bir araştırmanın neticesinde rapora bağlanmıştı. Ben bu rapora bağlandıktan sonra ve evvel Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti Türk çiftçileriyle ilgili neler yapabildi, neler yaptı, onları birazcık şöyle, bu konuyu görüşmek üzere görevlendirildiğim andan itibaren araştırdım, ne yapılabildi, ne yapıldı, bununla ilgili hangi gelişmeler oldu, onlara şöyle bir baktım. Tabii bizim için bunları araştırmaktan çok, bu araştırılıp getirildikten sonra neticeye müteallik neler yaptık onları takip etmemiz gerekli. Yoksa Türkiye Büyük Millet Meclisine araştırma yapılır getirilir, başka bir şey de yapılmazsa neticede hiç başarıya ulaşmamız mümkün değil.

Tabii bu Hükûmet gerçekten, Adalet ve Kalkınma Partisi Hükûmeti, Türk çiftçisinin geçmişte özlemini çektiği birçok meseleleri gündeme getirdi ve yürürlüğe koydu. Şöyle kısa kısa bunlara değinmek isterim: Kredi faizlerinin düşürülmesi, kredi borçlarının yeniden yapılandırılması, enerji borçlarının yeniden yapılandırılması, mazot desteği, gübre desteği, efendim, sertifikalı tohum desteği, toprak analizine destek, tarım sigortasına devlet desteği, damlama sulamayla ilgili, efendim, yüzde 50 hibe desteği, beş yıl, efendim, sıfır faizli destekler, ilk defa kuraklığa, efendim, nakit para olarak destek verilmesi konusu gerçekten Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetinin geçmişte yapılmayanın yapıldığının anlatılır bir şeklidir.

Diğer taraftan KDV oranlarının düşürülmesi yüzde 18’den yüzde 8’e, sertifikalı tohumda da yüzde 8’den yüzde 1’e düşürülmesi gerçekten bu Hükûmetin takdire şayan yanıdır.

Diğer taraftan -narenciye konusu özellikle benim bölgemi çok ilgilendiriyor- narenciyeye ilk kez Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ton başına 125 dolar destek verilmiştir, üzüme 50 dolar verilmiştir, domatese 50 dolar verilmiştir. Bu da bizim yıllardır özlemini çektiğimiz konulardır. Bunun için Hükûmete gerçekten teşekkür ediyorum.

Bununla birlikte, bu bizim raporumuzdan önce ve sonra birçok hukuki düzenleme yapmıştır. Türk çiftçisinin gerçekten özlemini çektiği Tarım Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi Kanunu, Organik Tarım Kanunu, Tarım Sigortası Kanunu, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kanunu, Ziraat Odaları Birliği Kanunu gibi birçok da hukuki düzenlemeler yapmıştır.

Değerli arkadaşlar, şimdi bu kürsülerde hepimiz her zaman konuşuyoruz. Tabii ki kürsülerde konuşurken, yapılması gerekeni hep beraber söylerken iktidar olduğunuz zaman da bunları yapmanız gerekli. Ben bu Parlamentoda tam yirmi iki yılı bitirdim, yirmi üçüncü yıla döndüm.

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) – Ben sizi yeni görüyorum.

ALİ ER (Devamla) – İnanın yirmi iki yıldır hep bu kürsüden Türk çiftçisini savunduk, tarım kesimini savunduk. Söyledik ama yapılmadı bir şey, söyledik ama yapılmadı bir şey, söyledik ama yapılmadı bir şey. Ama şimdi, peki, bu Hükûmetin eksiği yok mu, bu Hükûmetin yapamadığı yok mu? Var. Ama inanın samimiyetimle söylüyorum, yani bu Hükûmetin Türk çiftçisinin desteklenmesiyle ilgili çok yaptığı şeyler de var. Bunu evvela takdir etmemiz lazım. Benim Parlamentoda eksiğini gördüğüm bir şey var…

OSMAN KAPTAN (Antalya) – Ali Ağabey, sen Hükûmeti desteklemekten başka bir şey yapmıyorsun.

ALİ ER (Devamla) – Arkadaşlar, şimdi, bakın, zabıtlara bakın, ben hayatımda yerimden hiç kimseye laf atmadım. Samimi söylüyorum. Çünkü biz çocuk değiliz, ilkokul öğrencileri değiliz, milletin seçtiği seçkin insanlar olmamız lazım, birbirimizi dinlememiz lazım. Ben sizi nasıl dinliyorsam -benim sizden ricam- bizi de dinleyin, sonra söyleyeceğiniz bir şey varsa söyleyin. Yani oradan buraya, buradan oraya laf atmanın hiçbir anlamı, manası yok.

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Seviyoruz seni.

ALİ ER (Devamla) – Şimdi, değerli arkadaşlar -Türk çiftçisi- iştigal ettiği alan itibarıyla, yaptığı iş itibarıyla gerçekten çiftçilik olayı dünyanın en zor mesleği. Benim kendim mecrefe yaparak, limon keserek, çapa sallayarak geldim. Bunu birçok arkadaşım biliyor burada. Dünyada benim gördüğüm üç tane zor meslek var: Birisi çiftçilik, birisi çobanlık, birisi de kamyon şoförlüğü. Çünkü koyunu sabaha kadar güdersin. O soğukta koyunu gütmek kolay değil. Akşama kadar çapa sallarsın, insanın otuz iki kemiği birden sızlar çapayı sallarken, kolay değil. Yaz kış, efendim, yolda kamyon sürersin, kışın soğukta donarsın, yazın sıcakta terlersin. Yani bunlar kolay meslekler değil. Burada konuşmayla değil, bunu yaşayarak bir yere varılır.

Ben şahsen bir milletvekili olarak, geçmişte bunları yaşadım ve gururla yaşadım, gururla da yaşadığım için Yüce Allah’a hamdediyorum. Ama burada gördüğüm uzun yıllardır: İktidar olursan, muhalefetin söylediğine “Hayır, bu olmaz.”; muhalefet olursan, iktidarın söylediğine “Hayır, bunların her yaptığı kötü.” Bu âdetten Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir defa kurtulması lazım.

Evet, bu İktidarın yaptıklarını söyleyeceksiniz evvela. Ben, bu İktidara, Türk çiftçisi adına, yaptıklarından dolayı teşekkür ediyorum. Açıkça söylüyorum, bunda bir şey yok. Ama yapamadıkları için de eleştiririm, kendi partim de olsa eleştiririm. Benim bütün partilerden ricam bu.

OSMAN KAPTAN (Antalya) – Çiftçi “Külahıma anlat.” diyor Ali Ağabey.

ALİ ER (Devamla) - Yani sayarsınız, biraz önce benim saydıklarımı sayarsınız “Arkadaşlar, bunlardan dolayı teşekkür ederiz.” dersiniz. Ama “Şunları yapamadınız, bunları niçin yapmıyorsunuz?” derseniz, bizim o raporumuzda bunların hepsi var. Orada anlatmışız, demişiz ki: “Türk çiftçisinin ihtiyacı, muhtaç olduğu hukuki düzenlemeler, idari düzenlemeler bunlar. Efendim, bunları yerine getirirseniz Türk çiftçisi rahat eder, iyi noktaya doğru gelir.” İşte o raporun içinde hepsi var. Araştırma yapmaya falan gerek yok, samimi söylüyorum, bu raporun içinde hepsi var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Er (AK Parti, Mersin). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 13 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-er-23-2009-05-13-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
