# Grup önerisi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Er (AK Parti, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim
- **Tarih:** 30 Kasım 2010
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-er-23-2010-11-30-grup-onerisi-hk

> Ali Er (AK Parti), 30 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 1.075 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ ER (Mersin) – Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Narenciyeyle ilgili verilen araştırma önergesiyle ilgili AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinize teşekkür ediyorum.

Muhterem arkadaşlar, tabii, narenciye de dâhil, yaş meyve sebze ve bununla ilgili ürünü üreten insanlarımızın sıkıntılarını hep beraber biliyoruz. Aslında bakarsanız sıkıntı bugün değil, dün de vardı, evvelki gün de vardı, daha evvelki gün de vardı. Çiftçilik öyle kolay bir meslek değil, çiftçilik meşakkatli bir meslek. Çiftçilikle ilgili meşakkati anlayabilmek için çiftçiliği yapmak lazım. Onun için tabii, ben bir üretici olarak, çiftçi olarak da çiftçinin nerede, nasıl zorluklar çektiğini iyi bildiğim kanaatindeyim. Bununla ilgili görüşlerimi açıklayacağım.

Şimdi, muhterem arkadaşlar, efendim, geçen dönem yaş sebze meyveyle ilgili, narenciyeyle ilgili bir araştırma komisyonu kurmuştuk Türkiye Büyük Millet Meclisinde, daha yeni. Bu konularla ilgili uzun uzun araştırmalar yaptık. Narenciyeyle de ilgili ne problemleri var, hangi çözümlerin getirilmesi lazım; bunlarla ilgili araştırmalarımızı yaptık, Türkiye Büyük Millet Meclisine de teslim ettik. Bugün o raporu açar okursanız, narenciyeyle ilgili bütün problemleri orada görebilirsiniz ama ondan sonra bir şeyi daha takip etmeniz gerekli; peki, bu raporun arkasından, narenciyeyle ilgili bu rapor düzenlendikten sonra neler yapılabildi, ne yapıldı yaş sebze meyveyle ilgili derseniz, onu da eğer Meclis gündemini takip ettiğiniz takdirde, üreticiyle görüştüğünüz takdirde, onunla ilgili de neler yapıldığını hep beraber görürüz.

Bir kere, muhterem arkadaşlar, şunu söyleyeyim: O raporda bizim belirlediğimiz birkaç ana konu var idi. Bir tanesi mutlaka ne yapıp yapıp narenciyeyle ilgili çiftçinin yahut sebze meyveyle ilgili, yahut hangi üretim olursa olsun çiftçinin eğitilmesi gerekliydi, onunla ilgili Türkiye'de eğitimler hızla devam ediyor. Bununla ilgili, devamında neydi? Mutlaka ne yapıp edip, cumhuriyet kurulduğundan bu yana getirilemeyen Sigorta Kanunu’nun çıkarılması gerekliydi, bu da çıkarıldı. Bununla birlikte, arazilerin bütünleşmesi konusunda da hukuki düzenlemeler yapıldı. Ama en önemlisi, yıllardır çiftçiye Türkiye Cumhuriyeti hükûmetleri istenilen desteği maalesef, üzülerek söyleyeyim ki verememişti. Şunu hepimiz biliyoruz ki AK PARTİ İktidarıyla birlikte çiftçiye gerçekten çok destek verilmeye başlandı. Ben, bundan dolayı da, evet, AK PARTİ Hükûmetine çiftçilerimiz adına teşekkür ediyorum. Şimdi mazota destek veriliyor, gübreye destek veriliyor, ihracata destek veriliyor, fidana destek veriliyor ve çiftçinin kullandığı kredi faizleri de bugün yüzde 8’in altında, hatta yüzde 5 faizle kredi kullanan çiftçiler var.

Şimdi, bunu yaşayanlar biliyor ama ben asıl meseleye geleceğim, narenciyeye geleceğim.

Muhterem arkadaşlar, tabii, narenciye de dâhil çiftçinin ürettiği her ürün mutlaka arz ve talebe, ihracata, üretime bağlı bir mesele. Yani eğer dünyada üretim az oluyorsa bütün ürünler para ediyor, dünyada arz ve talep fazla oluyorsa bütün ürünler para ediyor; üretim fazla oluyorsa, arz ve talep az oluyorsa da -üzülerek söyleyeyim ki- ürünler geçmişte de bugün de fiyatlarını bulamıyor. Narenciye, evet, yazın iyi gitti, onu söyleyeyim yani mesela yatak limon 40 bin liraya kadar çıktı ama sonradan belli bir düşüş yaşandı. Bu sene domates altın yılını yaşadı, şeftali altın yılını yaşadı, sebzeler gerçekten altın yılını yaşadı ama narenciyede gerçekten bugünlerde bir problem var, narenciyenin fiyatı sıkıntılı. Bunun giderilmesi için de ihracata destek primi verilmesi konusunda bizim talebimiz oldu. 75 dolarlık bir destek biliyorsunuz daha önce verildi. Biz bu konunun yetmediğini, narenciyeyi ayağa kaldırmayacağını Hükûmetimize ilettik. Pazar günü Sayın Bakanımız Zafer Çağlayan beni aradı “50 dolar daha yazdık, 125 dolara çıkardık.” dedi. Buradan narenciye üreticilerine hayırlı olsun diyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, muhterem arkadaşlar, bu 50 dolar, yani 125 dolar, ihracata destek narenciyeyi istediğimiz noktaya getirecek mi, önümüzdeki günlerde mutlaka göreceğiz, hep beraber göreceğiz. Ama muhterem arkadaşlar, burada şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Bakın, AK PARTİ İktidarıyla beraber -biraz önce söyledim- Türk çiftçisine tarihinin en büyük desteklerini verdik yani bundan daha fazla vermemiz lazım biliyorum çünkü Türkiye'nin nüfusunun yüzde 30’u çiftçi, daha fazla destek verilmesi lazım ama muhterem arkadaşlar, bunun hepsi de aniden olmuyor.

Benim ilimde bu yıl 5 tane uygulamanın arkasından 73-74 tane proje uygulaması yapıldı. Yani bunlar nedir? Paketleme fabrikaları, soğuk hava depoları. Sadece Mersin’de, 73 tane, bu sene, programda, çiftçiyle ilgili destek alabilecek tesisler yapıldı, bunun 56 tanesi de tamamlandı. Allah’ın izniyle, inşallah, diğerlerini de, kalanlarını da tamamlayacağız. Bu nedir peki? Diyorsunuz ki çiftçiye: “Yap kardeşim narenciye paketleme fabrikanı. Yap kardeşim soğuk hava deponu. Yarısı senden yarısı benden.” Muhterem arkadaşlar, bunlar öyle kolay olmadı, bunlar kolaylıkla elde edilmedi.

Onun için, tabii ki burada zaman kaybetmemize gerek yok arkadaşlar. Narenciyenin de dâhil Türk çiftçisinin bütün problemlerini, artık, Türkiye Büyük Millet Meclisi de, milletvekilleri de, milletimiz de biliyor. Hele hele yaş sebzeyle, meyveyle ilgili geçen dönem yaptığımız araştırmada da bunların hepsini bir bir bir tespit ettik. Şimdi, merak eden arkadaşlarımız o raporu açarlar, okurlar; ne varmış yaş sebzeyle, meyveyle ilgili problem, ne varmış narenciyeyle ilgili problem? Onun uygulamasını, gelirler, buradan, Hükûmetten isterler, biz de uygulamak için elimizden geleni yaparız. Ve o rapor çıktıktan sonra da -ben o komisyonun başkanlığını yaptığım için de sürekli takip ediyorum, gerçekten Hükûmete teşekkür ediyorum- bu konularla ilgili problemlerin çözülmesi için birçok hukuki düzenleme yapıldı ve bunun arkasından çeşitli destekler verildi. Ama muhterem arkadaşlar, dünyada bir üretim var, bizdeki üretim var. Dünyanın üretiminin girdileri, doğrudur, daha ucuzdur, daha ucuza mal ediliyor; bizdeki girdiler daha fazladır, bu da bir doğrudur. Biz de o çerçevede onlarla yarışmak mecburiyetinde kalıyoruz. Bunlar bir yılda, iki yılda, üç yılda, beş yılda çözülecek meseleler değil. Gönlümüz isterdi ki AK PARTİ Hükûmetinden önceki birçok hükûmet de AK PARTİ kadar hızlı hareket etseydi, Türk çiftçisinin problemlerinin çözülmesiyle ilgili konuları daha hızlı hareket ederek çözüme kavuşturmaya kalksalardı, samimi söylüyorum ki bugün bu problemlerin hiçbirini konuşmazdık ve konuşamazdık da çünkü birçok problem de çözülmüş olurdu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) İşte, o hıza uyamadığımız için de bugün, AK PARTİ, o kalan yılların gerilemişliğini, o kalan yılların durağanlığını, daha ileriye götürmek için hızla koşturuyor.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Kaç yıl gerekiyor Ali Bey?

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – ANAP milletvekiliyken de aynı şeyleri söylüyordun, hâlâ aynı şeyleri söylüyorsun!

ALİ ER (Devamla) – Arkadaşlar, bakın, ben size bir şey söyleyeyim.

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – Doğruyu söyle.

ALİ ER (Devamla) – Ben üreticiyim. Ben bu kürsülerde doğruyu söyleyecek kadar da cesur bir milletvekiliyim. Yirmi üç yıldır bu kürsülerdeyim ben, her şeyi söylerim, açık söyleyeyim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Başaramadınız ama.

ALİ ER (Devamla) – Ama arkadaşlar, bakın, çiftçinin hâlini anlayabilmeniz için, bir defa bugünkü problem narenciye mi? Narenciye. Elinize makası alıp eğer ağacın arasında kuru aldıysanız, makasla limon kestiyseniz, tezgâhta limonu boy boy seçtiyseniz…

KADİR URAL (Mersin) – Ben yaptım, ben yaptım. Ali Ağabey, ben yaptım onu.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Bu limon göstermeye benzemez!

ALİ ER (Devamla) – …sandıkladıysanız, çaktıysanız anlarsanız yoksa anlayamazsınız.

Onun için, ben çiftçinin hâlini bilen insanım, dününü de biliyorum, bugününü de biliyorum, yarınını da kestirecek kadar onların içinde yaşıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Ali Er (AK Parti, Mersin). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-er-23-2010-11-30-grup-onerisi-hk (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
