# Uyuşmazlık mahkemesinin kuruluş ve işleyişi hakkında kanun ile hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:225)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim
- **Tarih:** 23 Temmuz 2008
- **Gündem:** UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN İLE HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:225)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2008-07-23-uyusmazlik-mahkemesinin-kurulus-ve-isleyisi-hakkinda-kanun-ile-hakimle

> Ali İhsan Köktürk (CHP), 23 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN İLE HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:225)); konuşma 826 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı’nın 4’üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Öncelikle, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, konunun içeriğine girmeden önce içinden geçtiğimiz haftanın tarihsel sürecimiz içerisinde anlam ifade eden son derece önemli günleri olması nedeniyle öncelikle bugünleri kısaca anmak istiyorum. Hepimizin bildiği gibi 23 Temmuz 1919 tarihi Kurtuluş Savaşı ve laik, demokratik cumhuriyetimizin kuruluş sürecinde en önemli mihenk taşlarından birisidir. Bu tarih, Erzurum Kongresi’nin Mustafa Kemal önderliğinde toplanmasının 89’uncu yıl dönümüdür. Bu Kongreyle, ulusal mücadelenin kayıtsız şartsız bağımsızlığa ve kayıtsız şartsız millî hâkimiyete dayalı programı netlik kazanmış, vatan sınırları belirtilip vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı ilan edilerek emperyalistlere Anadolu’nun işgal edilemeyeceği anlatılmak istenmiştir. Gerektiğinde bir hükûmet görevi üstlenebilecek bir temsil heyetinin oluşturulmasıyla yeni bir devlete doğru adım atılmış, mandacılığa karşı çıkılmıştır. Bugün içinden geçtiğimiz süreçte daha iyi anlamamız ve hiç unutmamamız gereken Erzurum Kongresi’ni, aynı bağımsızlık ve mücadele ruhuyla saygıyla bir kez daha anıyorum.

Sayın milletvekilleri, 24 Temmuz tarihi, yani yarın ise, cumhuriyetimizin kuruluş belgesi olan Lozan’ın 85’inci yıl dönümüdür. Tarihimizin abidesi olan Lozan, 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Anlaşması’yla, boğazları galip devletlere ardına kadar açan, sınır ve iç güvenlik dışındaki ordusu dağıtılan, tüm savaş gemileri ve tersaneleri işgal edilen, teslim alınan, haberleşme istasyonları bile yabancı güçlere bırakılan, ülke topraklarımızın emperyalistlerce işgali yaklaşımını kabullenen tam teslimiyetçi anlayışın yaptıklarından ders çıkartıp, farklı ve tam bağımsızlıkçı bir rotada durmanın adıdır. Korkuyu iliklerinde hissedenlere karşı ülkenin elden gitmesine göz yumulmasına hayır diyen bir ulusun, bir büyük kahraman Mustafa Kemal etrafında birleşerek, vatanın bütünlüğünün ve ulusun bağımsızlığının tüm dünyaya kabul ettirildiği tarihsel mutlak bir zaferin adıdır.

Sayın milletvekilleri, ayrıca, geride bıraktığımız 20 Temmuz tarihi ise, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 34’üncü yıl dönümüdür. Bugün Kıbrıs’ta kabul edilen tek devlet, tek egemenlik anlayışıyla, ülkemizin tarihsel iddialarından vazgeçtiği, Kıbrıs Türk halkının azınlık statüsüne dönüştürüldüğü, Londra ve Zürih Anlaşmalarının ülkemize tanıdığı hakların askıya alındığı süreç ile daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen yabancı sermayeli şirketlere herhangi bir sınırlama olmaksızın toprak satış yasasının Türkiye Büyük Millet Meclisinde tekrar yasalaştırıldığı, ulusal şirketlerimizin ve bankalarımızın büyük bir bölümünün yabancıların eline geçtiği bir süreçten geçerken, ülkemizi yöneten ve halkımızın büyük bölümünün oyunu almakla övünen siyasal anlayışı, Erzurum Kongresi’ni, Lozan Anlaşması’nı ve Kıbrıs Barış Harekâtı’nı bir kez daha anımsamaya davet ediyorum.

Sayın milletvekilleri, Anayasa’mızın 158’inci maddesinde düzenlenen bir büyük mahkemeyi, yani Uyuşmazlık Mahkemesini ve dolayısıyla yargımızın sorunlarını konuşuyoruz. Hepimizin bildiği gibi yargı yetkisi Anayasa’mızın 9’uncu maddesi gereğince Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılmaktadır. İçeriden, dışarıdan hiçbir kişi veya kurumun yargıya müdahalesi kabullenilemeyeceği gibi yargının böyle bir müdahaleyi olanaklı kılması ve müsamaha göstermesi de kabullenilemez.

Buna karşın Türk milleti adına yargı yetkisini bağımsız bir şekilde kullanan Türk yargısına karşı AB ve ABD komiserlerinin müstemleke valisi edasıyla yapmış olduğu tehditkâr açıklamalar, hedef göstermeler, içinden geçtiğimiz süreçte ulusumuzca esefle izlenmektedir. Daha önceki ilerleme raporlarında mahkemeler üzerindeki siyasal iktidarın gölgesinin uzaklaştırılmasını, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulundaki Adalet Bakanı ve Müsteşarın konumunun yargı bağımsızlığını gölgelediğini, Kurulun sekreteryasının dahi Adalet Bakanlığı bünyesinde konuşlandırılmasının kabullenilemeyeceğini raporlaştıran AB temsilcilerinin, Kıbrıs ve diğer pek çok konuda üzerinde etkinlik kurdukları siyasal iktidarın yargıya müdahale eden yaklaşımlarına nasıl destek çıktıklarını görüyoruz, izliyoruz.

Büyük bir çifte standart içeren teslimiyetçi bir iç, dış politikanın sürdürülmesi gayesine yönelik bu açıklama ve müdahaleler hiçbir şekilde kabul edilemez. Ayrıca dışarıdan yapılan bu müdahalelere içeriden sahip çıkan anlayışın yayın sahip ve kalemlerinin, tarihsel süreç içerisinde bugün ibretle andığımız iş birlikçi mütareke basını ve anlayışından hiçbir farkı yoktur.

Diğer taraftan da Anayasa ve yasalarla bağımsızlığı güvence altına alınan yargı faaliyetlerinin sanki cumhuriyetin üzerinde yükseldiği temel ilke ve değerlere karşı topyekûn bir saldırı ile birlikte gelişiyor düşüncesinin yaygınlaştırılması ve toplumsal kabule zorlanması da son derece tehlikeli bir gelişmedir. Anayasa’mızda güvence altına alınan bağımsız Türk yargısı, Anayasa’mızın başlangıç metninde açıkça ifade edilen yürütme, yargı ve yasama erklerinin birbirinden bağımsızlığına karşın kendisini savcı ilan eden, hazırladığı anayasa taslağını halkımızın görüş ve onayına sunmadan Atlantik ötesindeki gücün görüş ve onayına sunan siyasal iktidarın başının ve destekçilerinin gösterdiği yol ve hedefte yürüyemez.

Yaşam hakkının ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesinde ifade edilen adil yargılama hakkının somut olaylarda ihlal ediliyor noktasına gelinmesi ise yargının bağımsızlığını gölgeleyen gelişmelerdir. 6’ncı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan her sanığın kendisine yöneltilen suçlamanın niteliğini ve sebebini en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek, iddia tanıklarını sorguya çekmek ve çektirmek, açık, aleni mahkemelerde en kısa süre içerisinde makul bir şekilde yargılanabilmek hakkı elinden alınamaz. Cumhuriyetimizin varlık sebebi ve Anayasa’mızın üstün kuralları buna hiçbir şekilde müsaade etmez, edemez.

Anayasa’mızın ruhunda ve tarihsel köklerimizde yer alan ve bugün her zamankinden daha fazla sahip çıkmamız gereken ulusalcı anlayış ve Atatürkçü ilke ve değerlerin ulusal bir tehdit olarak tehdit noktasına taşınması çabaları ise hiçbir şekilde başarıya ulaşamayacaktır. Cumhuriyetin kurulmasıyla giydiğimiz Atatürkçü gömlek sonsuza kadar ulusumuzca taşınacak ve buna karşı çabalar tarihsel süreç içerisinde hak ettiği yanıtı en sert biçimiyle alacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Uyuşmazlık mahkemesinin kuruluş ve işleyişi hakkında kanun ile hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:225)”. TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim tutanağı, 23 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2008-07-23-uyusmazlik-mahkemesinin-kurulus-ve-isleyisi-hakkinda-kanun-ile-hakimle (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
