# Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim
- **Tarih:** 4 Kasım 2009
- **Gündem:** TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2009-11-04-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321-2

> Ali İhsan Köktürk (CHP), 4 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 561 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın 35’inci maddesine yönelik değişiklik önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum.

Bu maddede, kusuruyla yanılan kişinin sözleşmeyi bu nedenle iptal etmesi hükme bağlanmaktadır. Maddenin kenar başlığına baktığımızda ise “yanılmada kusur” ibaresini görüyoruz. Oysaki maddenin kenar başlığının bu içeriğe uygun olarak “yanılanın sorumluluğu” şeklinde olması gerekir. Bu nedenle Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın 35’inci maddesinin “yanılmada kusur” şeklindeki kenar başlığının “yanılanın sorumluluğu” şeklindeki değişiklik önergemizin kabulünü arz ve teklif ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, birkaç saattir burada Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nı normatif kurallar hâline getirerek, yasal düzenleme hâline getirerek piyasa ilişkilerini, piyasadaki temel borç ilişkilerini bir kalıba sokmaya, düzeltmeye çalışıyoruz. Bütün çabamız, burada Türk Borçlar Kanunu’nun değişen yaşam koşullarına, sosyal ve ekonomik şartlara uygun olarak sözleşmenin taraflarını, yani temel borç ilişkisinin taraflarını rahatlatacak, onların sorunlarını çözecek bir düzenleme gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ancak değerli milletvekilleri, olayın normatif yanı, olayın yasal tarafı maalesef olayın ekonomik ve reel yanıyla örtüşmemektedir. Bugün, piyasa ilişkilerine baktığımızda temel borç ilişkileri maalesef kilitlenmiş durumdadır. Bugün sözleşmelerin taraflarının büyük bir çoğunluğu maalesef edimlerini yerine getirememektedir. Piyasadaki bu temel borç ilişkilerindeki kilitlenmeler maalesef pek çok istatistik rakamlara olumsuz olarak yansımakta, çok olumsuz rakamlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu rakamlara baktığımızda, kapanan iş yerleri sayısının, maalesef, neredeyse cumhuriyet tarihi rekorları kırdığını görüyoruz. Bu rakamlara baktığımızda, maalesef, karşılığı olmayan çek oranlarında istatistik olarak bugüne kadar hiç ulaşılmadığı rakamlara ulaşıldığını görüyoruz. Yine bu rakamlara baktığımızda, maalesef intihar olaylarına bu rakamların çok acı bir şekilde yansıdığını görüyoruz ve yine bu rakamlara baktığımızda, cumhuriyet tarihinin son kırk yılın tutuklu ve hükümlü sayısındaki rekor artış olarak karşımıza çıktığını görüyoruz.

Ben buradan Sayın Bakana sormak istiyorum: Sayın Bakanım, Sayın Başbakan ve Hükûmetinizin sözcüleri, halka, ulusa sesleniş konuşmalarında her çıktığında birtakım rakamlarla övünerek, bu rakamlarla övünerek cumhuriyet tarihi rekorları kırdığını söylüyorsunuz. Yani bu rakamlarla övünüyorsunuz, halkımıza bu rakamları övünerek sunuyorsunuz. Şimdi ben o zaman size sormak istiyorum: Sayın Bakanım, Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana intihar oranlarındaki artış oranı yüzde 300’leri aşmış durumda. Hükûmetiniz, Sayın Başbakan ve sizler Hükûmet sözcüsü olarak, intihar oranlarındaki yüzde 300 artışla övünüyor musunuz?

Evet, başka bir soruyu sormak istiyorum: Sayın Bakanım, Sayın Hükûmet Sözcüsü, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 114 binlere ulaşmış durumda. Cezaevlerinin kapasitesi ise 70 bin. Bu rakam, son kırk yılın rekoru. Hepimiz biliyoruz ki suçun ve suçluluğun kökeninde, sosyal, ekonomik ve toplumsal bozulmalar yatar. Bu yansımalar maalesef bu suçluluk oranını artırıyor. Şimdi size soruyorum: Son otuz dokuz yılın tutuklu ve hükümlü sayısı rekorlarını kırmaktan övünüyor musunuz? (CHP ve MHP sıralarından alkışlar) Evet, Sayın Bakanım, rakamlar o kadar kötü ki, kapanan iş yerleri sayısı rakamlarını vereceğim, onları soracağım bunlarla övünüyor musunuz diye. Rakamlara baktığımızda, iç borcumuza, dış borcumuza, cari açığımıza, maalesef karşımızda övünülecek rakamlar yok.

Bir de bir soruyu daha sormak istiyorum: Sayın Bakanım, geçtiğimiz günlerde ulusal basına bir haber yansıdı. İmralı’daki hükümlü ve yanına gönderilen 8 arkadaş için 5 milyon dolar harcanarak cezaevi yaptırılmış. İçinde buzdolabı, televizyon olan odalar yaptırılmış. Bugün 70 bin tutuklu ve hükümlü kapasitesi olan, cezaevlerindeki 114 bin sayıya ulaşan…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Köktürk, konuşmanızı tamamlayınız.

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Devamla) - …tutuklu ve hükümlünün yaklaşık 40 bini, 45 bini beton zeminlerde yatıyor veya yatak nöbeti tutuyor. Şimdi, ben size sormak istiyorum: İmralı’da yaptırdığınız, o içinde buzdolabı, televizyonu olan odalardan, o yatak nöbeti tutan veya beton zeminlerde yatan diğer hükümlü ve tutuklular için de yaptırmayı düşünüyor musunuz?

Hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2009-11-04-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
