# Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim
- **Tarih:** 10 Aralık 2010
- **Gündem:** HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2010-12-10-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574-2

> Ali İhsan Köktürk (CHP), 10 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 471 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 36’ncı maddesine yönelik önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Bir kez daha yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, önerge konusunu oluşturan tasarının 36’ncı maddesinin 1’inci fıkrası, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna seçimle gelen üyelerin disiplin soruşturması ve kovuşturmasının Genel Kurulca gerçekleştirileceğini ifade etmektedir. Tasarının diğer fıkraları da bu prosedürün hangi hukuki düzenlemelere uygun gerçekleştirileceğini ifade etmektedir.

Değerli arkadaşlar, aslında bu madde, tasarının 36’ncı maddesi, tasarının 7’nci maddesindeki Genel Kurulun oluşumu ve görevlerini düzenleyen maddeyle direkt olarak bağlantılıdır. O maddedeki çekincelerimiz, eleştiri ve önerilerimiz aslında tasarının bu maddesiyle de yakından ilgilidir. Ancak gerek tasarının 7’nci maddesinin gerekse tasarının 36’ncı maddesinin açıkça Anayasa’ya aykırılık oluşturması nedeniyle ben bu eleştiri ve önerilerimizi bir kez daha Genel Kurulda tekrarlamayı bir görev sayıyorum.

Değerli arkadaşlar, Kurulun seçimle gelen üyelerinin bir bölümü birinci sınıf hâkim ve savcılar arasından seçimle gelen üyelerdir, bir kısmı Danıştaydan ve Yargıtaydan seçimle gelen üyelerdir. Genel Kurulun disiplin soruşturması ve kovuşturmasının bu üyelerle ilgili gerçekleştirileceğine yönelik düzenlemesi maalesef, Anayasa’nın 154’üncü ve 155’inci maddelerine açıkça aykırıdır. Çünkü Danıştaydan ve Yargıtaydan seçimle gelen üyelerle ilgili olarak, Anayasa’nın ilgili maddelerinde özel düzenlemeler gerçekleştirilmiş, özel statüler öngörülmüştür. Yine Danıştaydan ve Yargıtaydan gelen üyelerle ilgili olarak, Anayasa’nın ilgili maddelerine paralel olarak çıkartılan Danıştay ve Yargıtay Kanunu’nda yüksek yargıçlar için özel güvenceler getirilmiştir. Yine, birinci sınıf hâkim ve savcılar arasından seçilen üyeler için de 2802 sayılı Yasa’nın 98’inci maddesi özel güvenceler öngörmüştür. Ancak tasarının bu maddesiyle gerek Danıştaydan gerek Yargıtaydan seçimle gelen gerekse birinci sınıf hâkim ve savcılar arasından seçilerek gelen üyelerin güvenceleri açıkça ortadan kaldırılmaktadır. Bu da Anayasa’nın ilgili hükümlerine açıkça aykırılık oluşturmaktadır.

Değerli arkadaşlar, bunun dışında, bu tasarı maddesinde “seçimle gelen üyeler” ifadesi kullanılmak suretiyle, Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı bu düzenlemenin dışında tutulmuştur. Sayın Bakanın Anayasa’da tarif edilen özel konumu nedeniyle ayrıcalıklı olması, yani bu düzenlemenin dışında tutulması makuldür, doğaldır. Ancak, değerli arkadaşlar, Adalet Bakanlığı Müsteşarının seçimle gelen üyelerden ayrılarak ayrıcalıklı bir statüye tabi kılınmasını anlamak mümkün değildir.

Ben şimdi burada Sayın Bakana sormak istiyorum: Sayın Bakanım, bu tasarıda Adalet Bakanlığı Müsteşarını seçimle gelen üyelerden niye ayrı tuttunuz? Adalet Bakanlığı Müsteşarı acaba Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulunda Adalet Bakanlığının altın hissesi midir? Yani Adalet Bakanının Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulunu kontrol etmek amacıyla elinde tuttuğu ayrıcalıklı bir kişi midir? Ancak burada şunu belirtmekte fayda var: Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu maalesef bir ticari şirket değildir, Adalet Bakanı Müsteşarı da Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu Adalet Bakanlığının elinde tutması için öngördüğü bir altın hisse değildir çünkü burada yargı bağımsızlığı, yargıç bağımsızlığı ve bunların da üzerinde hukuk devletinin temel ve genel ilkeleri söz konusudur.

Değerli arkadaşlar, dolayısıyla bu düzenlemelerin yargıç güvencesini ortadan kaldırdığı, yargıçlarla ilgili özel görev ve yetkileri bulunan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin teminatlarını elinden aldığı çok açıkça görülmektedir.

Biz bu nedenlerden ötürü önergemizin kabulünü diliyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyoruz. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2010-12-10-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
