# Grup önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim
- **Tarih:** 3 Şubat 2011
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2011-02-03-grup-onerisi

> Ali İhsan Köktürk (CHP), 3 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ); konuşma 875 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TRT araştırma önergemizin gündeme alınmasına yönelik Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisi üzerinde söz almış bulunuyorum. Öncelikle, bugün OSTİM’de meydana gelen iş kazasında ve dün Zonguldak Devrek’te meydana gelen otobüs kazasında yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi, TRT, Anayasa’mızın 133’üncü maddesine göre kamu tüzel kişiliği olarak kurulan, özerk, tarafsız bir yayın kuruluşudur. Haberlerin toplanması, seçilmesi ve yayınlanmasında tarafsızlık, doğruluk ilkelerine göre hareket etmesi, tek yönlü yayın yapmaması, bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevrelerinin, herhangi bir inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmaması zorunluluğundadır. 3093 sayılı TRT Gelirleri Kanunu’na göre de TRT, gelirlerinin yaklaşık yüzde 80’ini denetim pulu ve elektrik faturaları aracılığıyla halktan toplanan paralar oluşturmaktadır.

Bu nedenlerden ötürü TRT, kamu hizmeti yapmakla yükümlüdür ve bu hizmetini Anayasa ve yasaların belirlediği çerçevede yerine getirmek zorundadır. Ancak özellikle 2004 yılından itibaren TRT Anayasa ve yasalarla belirlenen görev tanımından oldukça uzaklaşmıştır. Haber bültenlerinde ve programlarında toplumun farklı kesimlerinin görüş ve anlayışlarına yer vermediği gibi iktidara muhalif tüm kesimlere âdeta sansür uygulamaktadır. Yasa ve yönetmelik değişiklikleriyle de TRT’de büyük bir kadrolaşma yaşanmıştır. Liyakatsiz kişiler göreve getirilmiş, mevzuata aykırı atamalar yapılmıştır. Sözleşmeli personel olarak transfer edilenlere verilen yüksek ücretler nedeniyle Kurumun eski personeliyle yeni personeli arasında büyük ücret adaletsizlikleri yaşanır hâle gelmiştir.

Değerli milletvekilleri, bunların yanı sıra tüm devlet kurumlarında kadrolaşan Adalet ve Kalkınma Partisinin 2008 yılında gerçekleştirdiği yasa değişikliği sonucu TRT’nin Genel Müdürü dâhil, Yönetim Kurulunun 7 üyesi bugün Bakanlar Kurulu tarafından atanmaktadır. Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı danışmanları sanki kadrolu personeli gibi TRT’de program yapmaktadır. Özerk ve tarafsız olması gereken TRT siyasal iktidar yanlılarınca parsellenmiş, son altı yedi yıldır âdeta Adalet ve Kalkınma Partisinin kadrolu ideolojik bir propaganda aracına dönüşmüştür ve bugün TRT’nin özerkliği ve tarafsızlığı sadece kâğıt üzerinde kalmıştır.

Değerli milletvekilleri, iktidar yarattığı yandaş medyayla da yetinmeyerek yandaş medyanın yöneticilerine, yazarlarına, çizerlerine, TRT’nin kurumsal olanaklarını âdeta peşkeş çekmektedir. TRT bu gazeteci ve yazarların finanse edildiği bir çiftlik konumuna dönüştürülmüştür. TRT’nin radyo ve televizyon kanalları yandaş gazeteci ve yazarların ikinci gelir kapısı hâline gelmiştir. Bu yazarlara, gazetecilere ödendiği belirtilen rakamlar âdeta dudak uçuklatmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bu kişilere ödenen uçuk, ölçüsüz rakamlar, asgari ücretli çalışanımızın, yüzde 90’ı asgari ücretin altında gelir sahibi olan emeklimizin, BAĞ-KUR prim borçlarını ödeyemeyen, kepenk kapatmak zorunda kalan esnafımızın cebinden çıkıyor. Milyonlarca insanımızın elektrik faturalarından tahsil ve tahsis edilen paralarla oluşan TRT bütçesinden yapılan ödemelerle bu yazarlar, gazeteciler yalılarda, köşklerde yaşıyor, Sayın Cumhurbaşkanının katıldığı fasıllar düzenliyor, âdeta Lale Devri yaşanıyor.

Değerli milletvekilleri, halkımızın temsilcileri olarak bu yağma düzenine göz yumabilir miyiz? Çocuğunun cebine 1,5 milyon lira harçlık koyamayan insanlarımızın cebinden tahsil edilen paraların, tek meziyetleri iktidarın gözüne girmek olan bir avuç insana oluk oluk akıtılmasına seyirci kalabilir miyiz? İşçi, memur, emekli, zengin, fakir ayrımı yapmadan her ay TRT’ye para veren yurttaşlarımızın her kuruşunun hesabını sormak, yasama görevinin yanında denetim görevini de yapmak zorunda olan Parlamentonun, yani biz milletvekillerinin görevi değil midir? Hiç kuşkunuz olmasın, iktidar sahipleri gözlerini kapatsa da, Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz hesap sormak kararından hiçbir şart ve koşulda vazgeçmeyeceğiz.

Değerli milletvekilleri, TRT Yasası’nın 5’inci maddesindeki yayın esaslarına göre, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü, millî egemenliği, cumhuriyeti korumak ve kollamak zorunda olan TRT’nin televizyonlarında, radyolarında, geride bıraktığımız dönemde, artık, 23 Nisanda, 29 Ekimde, 19 Mayısta özel yayın yapılmadığına tanık olduk. Maalesef geçmiş yıllarda uygulanan prototipler kaldırılarak, özel, ulusal günlerde yapılacak yayınlar yapımcıların inisiyatifine bırakılmış durumda.

Yine, bunların yanı sıra, özellikle son iki yıldır TRT’nin bir kısım özel operasyonların aracısı hâline dönüştürüldüğünü görüyoruz, izliyoruz. İnsanlar artık evinin aranacağını, gözaltına alınacağını ya da tutuklanacağını TRT haberlerinden öğreniyor.

Terör örgütünün üstlendiği bir saldırı, TRT’nin haber bültenlerinde, doğum yerleri nedeniyle bağ kurulmak suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin mensuplarıyla irtibatlandırılmaya çalışılıyor.

Ne olduğu belirsiz bir meczubun canlı yayında ana muhalefet partisinin Genel Başkanına saldırısına çanak tutuluyor.

Saygın bir gazetecinin katili konuk edilerek, örtülü amaçlara devletin televizyonu alet edilebiliyor.

Yine, bunların yanı sıra, daha geçtiğimiz hafta, Adalet Komisyonunda söz ve önerge süresi kısıtlanan yani söz süresi beş dakikayla, önerge hakkı bir önergeyle sınırlanan Cumhuriyet Halk Partili üyelerin istifası TRT’de, devletin televizyonunda, utanmaksızın ve yüzleri kızarmaksızın “Hafta sonu çalışma programına tepki gösterdikleri gerekçesiyle Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri Adalet Komisyonundan istifa etti.” şeklinde verilebiliyor.

Değerli arkadaşlar, bütün bunlar ulusumuzun gözleri önünde cereyan ediyor.

Değerli milletvekilleri, TRT’nin tek taraflı, yandaş yayıncılık anlayışının en bariz örneklerini en son referandum sürecinde de yaşadık. Biliyorsunuz, Yüksek Seçim Kurulunca referandum sürecinde seçim yasakları konuldu ancak Yüksek Seçim Kurulunun almış olduğu 31 Mayıs tarihli seçim yasaklarını ilk önce devletin televizyonu olan TRT ihlal etti. Suç duyurumuz üzerine cumhuriyet savcılığı bir iddianame düzenleyerek, TRT 1’in, TRT 6’nın ve TRT Haber’in yayın koordinatörleri, yöneticileri hakkında, halk oylaması sürecindeki yayınlarda ağırlıklı olarak Anayasa değişikliğinin lehindeki görüşlere yer vererek görevlerini kötüye kullandıkları gerekçesiyle dava açtı. TRT yöneticileri hakkında hazırlanan iddianame ile açılan kamu davası, özerk ve tarafsız bir kurum olması gereken TRT’nin nasıl yandaş bir kuruma dönüştürüldüğünün açık ispatıdır, açık kanıtıdır.

Değerli milletvekilleri, dünkü Sözcü gazetesinde, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in İçişleri ve Adalet Bakanının önünde diz çöktüğü fotoğraf, TRT’nin içine düştüğü durumun utanç fotoğrafıdır. Halkın parasıyla finanse edilen TRT’yi bu duruma düşürmeye Genel Müdür dâhil hiç kimsenin hakkı yoktur. Tüm bu nedenlerle, TRT Yasası’nın 13’üncü maddesinde düzenlenen Genel Müdürün görevden alınma koşulları oluşmuştur, TRT Genel Müdürü derhâl görevinden alınmalıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle önerimizin kabulünü diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Grup önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 3 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2011-02-03-grup-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
