# Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mart 2011
- **Gündem:** YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2011-03-30-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli

> Ali İhsan Köktürk (CHP), 30 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)); konuşma 435 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 725 sıra sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısı’nın 14’üncü maddesiyle Noterlik Kanunu’na eklenen 71/A maddesinin tasarı metninden çıkartılmasına yönelik önergem üzerine söz almış bulunuyorum. Öncelikle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, tasarının bu maddesiyle, terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi ve mirasçılık belgesinin verilmesi noterlerin yapabilecekleri işler arasına alınmaktadır ancak bu düzenlemeyi sağlıklı değerlendirebilmek için hukuk sistemimizin içerisindeki yerini irdelemek gerekir.

Hepimizin bildiği gibi Anayasa’nın 9’uncu maddesi uyarınca yargı yetkisi Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılmaktadır yani yargı yetkisi yalnızca yargı organları tarafından kullanılabilecek, münhasır, mutlak bir yetkidir. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin doğal sonucu olarak bu yetkinin başka bir organ, kişi veya kurum tarafından kullanılması mümkün değildir. Yine Anayasa’mızın 142’nci maddesine göre de mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri de kanunla düzenlenir.

Değerli milletvekilleri, bu düzenlemeler ışığında baktığımızda mirasçılık belgesinin verilmesi faaliyeti yargı faaliyeti kapsamında olan bir işlemdir. Türk Medeni Kanunu’na göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na göre de mirasçılık belgesi verilmesi işinin bir çekişmesiz yargı yani nizasız kaza faaliyeti olduğu konusunda da herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Dolayısıyla bir yargı faaliyetinin isteğe bağlı olarak, yargılama makamı olmayan noterlerce de kullanılmasının öngörülmesi hukuk devletimizin temelini oluşturan kuvvetler ayrılığı ilkesiyle de, yine Anayasa’mızda yargı yetkisinin bağımsız mahkemelerce kullanılacağına dair 9’uncu maddesiyle de, yine Anayasa’mızın mahkemelerin kuruluşuna dair 142’nci maddesiyle de bağdaşmadığı, çeliştiği son derece açıktır. Ayrıca, yargılama faaliyetini gerektiren mirasçılık durumunun saptanması kararının noterlere de tanınması, yukarıda belirttiğimiz Anayasa hükümleriyle açıkça çeliştiği gibi, yargı güvenliği ilkesiyle ve hukuki güvenlik ilkesiyle de açıkça çelişmektedir.

Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi, referandum sürecinden sonra Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulunun Adalet Bakanlığının blok listesiyle oluşturularak, Adalet Bakanlığının âdeta ikinci müsteşarlığına dönüştürülmesi, akabinde Danıştay ve Yargıtay dairelerinin görevlerinin kanunla belirleneceğine dair hükmün torba yasayla değiştirilerek doğal hâkim ilkesinin bertaraf edilmesi ve bunların sonucu olarak tıpkı birinci derece özel yetkili mahkemelerde olduğu gibi Yargıtayda da özel yetkili dairelerin oluşturulması örneklerinde görüldüğü üzere, bu tasarıyla da mirasçılık belgesi için öngörülen bir işin hem yargı organı tarafından hem de isteğe bağlı olarak başka bir organ tarafından görülebileceği anlayışı ülkemizde son dönemlerdeki hukuk devletinden, hukukun temel ilkelerinden sapışın kabul edilemez bir sonucudur.

Değerli milletvekilleri, sonuç olarak, bahsettiğimiz düzenlemeler hukuk devleti açısından kabul edilemez. Bir yargılama faaliyetinin, bir yargılama makamı olmayan, mahkeme olmayan bir başka organa, bir başka kuruma tanınıyor olması peşinen başka gelişmeleri de beraberinde getirecek, âdeta “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.” sözünü anımsatan ve belleklerimize özel mahkemeleri anımsatan, özel mahkemeleri getiren, yargılama faaliyetinin bir kamusal faaliyet olmaktan çıkarıla-bileceği tehdidini yine belleklerimize getiren bir sürecin aşamalarıdır.

Bu nedenle, bu kabul edilemez maddenin tasarı metninden çıkarılmasını diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2011-03-30-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
