# Bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (ss.316)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim
- **Tarih:** 25 Aralık 2003
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (SS.316)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2003-12-25-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-tasarisi-ss-316

> Ali Kemal Deveciler (CHP), 25 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (SS.316)); konuşma 1.236 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 316 sıra sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının tümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Türk Milletini ve sizleri, sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Bugün görüşmekte olduğumuz bu tasarı, ekonomideki gelişmeler doğrultusunda vergi idaresince ihtiyaç duyulan çeşitli düzenlemelerin karşılanması, vergi sisteminde yer alan bazı istisnaların süresinin uzatılması, geçici teşvik düzenlemelerinden bir kısmının sürekli hale getirilmesinin yanında, Çevre Temizlik Vergisinin su faturalarıyla birlikte tahsil edilmesi, Motorlu Taşıt Vergisi uygulamasında ise, ağırlıktan silindir hacmi esasına geçilmesi ve süresi 31 Aralık 2003 tarihinde sona erecek olan Özel İşlem ve Özel İletişim Vergilerinin kalıcı hale getirilmesiyle ilgili düzenlemeleri kapsamaktadır.

Sayın milletvekilleri, bugün, burada görüşmekte olduğumuz 51 maddeden oluşan bu yasa tasarısının maddelerinin büyük bir kısmının, vatandaşımızın aleyhinde olduğu, bu hükümet döneminde ondört aydır yapılanlar gibi, yine, vatandaşa büyük bir vergi yükü getirdiği açık ve seçik görülmektedir.

Sayın Bakan, konuşmalarında, 2003 yılından 2004 yılına geçerken vergi yükünde bir azalma olduğunu sık sık söylemektedir; ama, 2001, 2002 ve 2003 vergilerini incelediğimizde, 2004 yılında vatandaşa getirilen vergi yükünde büyük bir artış olduğu gözlenmektedir.

Ayrıca, Adalet ve Kalkınma Partisi olarak iktidara gelirken, Kasım 2002'de yapılan seçimler öncesinde seçim meydanlarında AKP temsilcileri olarak yapmış olduğunuz konuşmalarda, vatandaşın üzerindeki vergi yükünün çok ağır olduğunu, iktidara geldiğinizde vatandaşın üzerindeki vergi yükünü kesinlikle azaltacağınızı sizler söylediniz; ama, iktidara geldiğinizde, her zaman, bugüne kadar yaptığınız gibi, seçimlerde halkımıza vaat ettiklerinizin tam tersini yaptığınız, vergi konusunda da açıkça görülmektedir. Vatandaştan aldığınız vergiyi düşüreceğiniz, azaltacağınız, hatta, kaldıracağınız yerde, geçici olanları dahi kalıcı hale getirerek, vatandaşın vergilerini duble olarak sizler artırdınız ve bugün de yapılacak olan düzenlemeyle, artırmaya da devam ediyorsunuz. Nerede kaldı Adalet ve Kalkınma Partisinin adaleti, nerede kaldı sizlerin seçim meydanlarında vermiş olduğunuz seçim öncesi sözleriniz?!

İktidarların, bütçe açıklarının kapatılmasında yeni gelir elde edebilecekleri unsur, hemen, halkımıza yeni vergiler salınması, mevcut vergilerin oranlarının artırılması olarak gelmektedir. Gerekçe de hemen hazırdır. Gerekçe olarak, gelir artırıcı tedbirlerin uygulanmasında vergi yükünün adil bir şekilde dağılımının sağlanması önem taşımaktadır denilmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti bugüne kadar ne krizler, ne felaketler yaşamıştır saymakla bitmez. Vatandaşın çilesi ise hiç bitmez, bitmeyecektir de. Devleti yönetenlerin başları ne zaman sıkışsa, iktidarların başları ne zaman sıkışsa, ellerini atacakları ilk yer, ilk adres vatandaşın cebidir; bu da, vergi, vergi, vergi olarak...

1999 yılında ülkemizi derinden sarsan Ağustos 1999 depremi felaketinden sonra, halkımıza, o günkü iktidarlar "deprem vergisi" adı altında Özel İşlem Vergisi ve Özel İletişim Vergisi gibi bazı vergileri saldılar.

Yaşanan deprem nedeniyle, deprem bölgeleri dışında konulan, deprem bölgelerine katkı yapmak için çıkarılan, deprem bölgelerinin yaralarını sarmak için konulan, 31.12.2000 tarihinde sona ermesi gereken deprem vergileri, devletimize ve iktidarlarımıza öyle tatlı geldi ki, her dönem, her dönem uzatıldı.

Deprem bölgelerinde açılmış olan yaraları sarmak için konulmuş olan bu vergilerin çok büyük bir çoğunluğunun, o bölgelerde, geçmiş dönemlerde ve geçtiğimiz yılda da harcanmadığını, yerinde kullanılmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz.

Şimdi, o deprem bölgelerinin yaralarını sarmak için konulmuş olan, o bölge insanlarının muaf olduğu, ödemediği vergiler, o bölge insanlarının da ödeyebileceği, oraların deprem yaraları sarılmamışken, o kaynaklardan deprem bölgelerine ciddî kaynak ayrılmamışken, şimdi o bölge insanını da içine alacak bir şekilde "Türkiye'nin sorunlarını çözmek için kullanılacaktır" denilmektedir.

Deprem bölgesinde felaketi yaşamış olan yurttaşlarımız, kendi yaralarının sarılması için konulmuş olan bu vergilerin altında şimdi kendileri ezileceklerdir. AKP İktidarının vergi anlayışı, maalesef, bu tür çarpıklıkları da içinde barındıran, içinde taşıyan bir anlayışla en adaletsiz vergi biçimi olmaya devam etmektedir; bu anlayışla vergi toplamaya devam edilmektedir ve devam edilecektir; öyle gözüküyor.

Kasım 2002'de iktidara gelen AKP İktidarı, daha geçen yıl 2003 yılı için yaptığımız ekbütçe ve 2003 yılı bütçe görüşmelerinde, eskiden beri süregelen bu deprem vergilerinin uzatılmasını son defa, bir yıl daha 31 Aralık 2003 tarihine kadar uzatılmasını talep etti ve özellikle biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak bu uygulamayı, bu uzatmayı komisyonumuzda tenkit ettik. Maliye Bakanı, bizlerden, komisyondan, son kez bir yıl daha uzatılmasını talep etti. Tüm komisyon üyeleri olarak, son olmak koşuluyla, bunu kabul etmiştik; ama, bakıyoruz ki, şu anda görüşmekte olduğumuz bu yasa tasarısıyla bu deprem vergileri kalıcı hale getirilmektedir. Bu tasarıyla sadece uçak biletlerinden alınan Özel İşlem Vergisi ile cep telefonlarından alınan Özel İşlem Vergisi kaldırılmaktadır. Bunların kaldırılması, geçimini zor temin etmekte olan, uçağı rüyasında dahi göremeyen vatandaşlarımıza hiçbir şey getirmemektedir.

Yine, getirilen bu kanun tasarısıyla Taşıt Vergisi artık, ağırlık değil, yaş ve silindir hacmine göre alınacaktır. Hükümet, Anayasa Mahkemesince iptal edilen Ek Motorlu Taşıtlar Vergisinin intikamını vatandaştan bu yasayla almaktadır. Sayın Unakıtan "lüks arabanın vergisini de artırıyoruz" diyor; ama, motor hacmi 1300 cc olan araçlara bile çok yüksek vergi gelmektedir. Emektar wolkswagen gibi bedeli 2 milyar lirayı dahi bulamayan, silindir hacmi yüksek sayılan eski otomobillerin vergisi yüzde 200 artırılmaktadır.

Hükümetin getirdiği bu yeni uygulamayla, ithal araçlar ödüllendirilirken, yerli araçlar ise cezalandırılmaktadır. Örnek verecek olursak, 1600 cc'lik ithal ve yerli bir araç, yaşlarının aynı olması durumunda her ikisi de aynı miktarda vergi ödeyecektir. İthal aracın değeri -belki aynı vergi alınacak; ama- yerli aracın kat kat üzerindedir. Yeni yapılan bu düzenlemeyle, bu yönde yanlış yapılarak, vatandaşın haksızlığa uğratıldığı görülmektedir. Burada yapılacak en adaletli seçim, en adaletli hesaplama, araçların kasko değerlerine göre yapılacak olan bir düzenlemedir.

Yine bu yasayla, ödenecek Motorlu Taşıtlar Vergisinden 2003 yılında ödenmiş olan Ek Motorlu Taşıtlar Vergisinin indirilmesi öngörülmektedir. Yani, 2004 yılında, vatandaştan -tüm Cumhuriyet Halk Partililer olarak Anayasaya aykırı olduğunu uyarmamıza rağmen- duble olarak alınan vergilerin mahsubu yapılmak istenmektedir.

3 Nisan 2003 tarihinde Meclisimizce bu düzenleme yapılırken, kürsüye çıkarak, Cumhuriyet Halk Partisi temsilcileri olarak, bu ekverginin Anayasaya aykırı olduğunu söylememize rağmen, çoğunluğunuza güvenerek Anayasayı dinlemez tavırlarınızla kabul ettiğiniz yasa neticesi, hatta Cumhurbaşkanımızca veto edilmesine rağmen tekrar kabul ettiğiniz ve Cumhuriyet Halk Partisinin Anayasa Mahkemesine başvurarak iptal ettirdiği Ek Motorlu Taşıtlar Vergilerinin şimdi iade edileceğini söylüyorsunuz; ama, sizler vatandaştan bu vergileri 3 Mayıs 2003 tarihinde tahsil ettiniz, dokuz ay sonra "iade edeceğiz" diyorsunuz. Tabiî ki iade edeceksiniz, geç bile kaldınız. Anayasa Mahkemesi kaç ay evvel yasayı iptal etti, şimdiye kadar aklınız neredeydi?! Bu vatandaşlarımızdan duble olarak aldığınız bu vergiyi şimdiye kadar niye iade etmediniz?! Şimdi ise "2004 yılı Motorlu Taşıtlar Vergisinden geçen yıl ödenen Ek Motorlu Taşıtlar Vergisini mahsup edeceğiz" diyorsunuz. Hiç vatandaşı kandırmayınız "geriye ödüyoruz, mahsup yapıyoruz" diye. 2003 yılı enflasyonu TEFE yüzde 12,6; açıklanan yeniden değerleme oranı yüzde 28,5; 2004 yılında diğer tüm vergileri ve harçları yeniden değerleme oranı olan yüzde 28,5 artırıyorsunuz; Emlak Vergilerinde ise, yeniden değerleme oranının yarısı kadar, yani, yüzde 14,5 civarında artış yapıyorsunuz. Peki, neden, Motorlu Taşıtlar Vergisini yüzde 40 civarında artırıyorsunuz? Önce, bunun cevabını veriniz, önce, bu artırımın hesabını veriniz; ondan sonra da, yasaya bir madde koyarak, vatandaştan geçen yıl aldığımız duble Ek Motorlu Taşıtlar Vergilerini iade edeceğiz demeyiniz.

Sizler, Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarının adaletine sığınarak, zaten, iade edeceğiniz Ek Motorlu Taşıtlar Vergisinin de iadesini düşünerek, yeniden değerleme oranı yüzde 28,5 iken yüzde 40'lara kadar artırdınız. Aradaki fark olan yüzde 11,5'i ise, geçen yıl duble olarak alınan ve iade edeceğiz diye övündüğünüz Motorlu Taşıtlar Vergisi miktarıyla kapatıyorsunuz.

AKP olarak, hiç takiyye yapmayınız arkadaşlar; her zaman yapıyorsunuz. Vatandaşa iade edeceğiniz vergiyi, yine, vatandaştan alıyorsunuz. Yani, resmen hilei şer yapıyorsunuz; burada açıkça görülmektedir. Sayın Bakanım, hukuka uygun davranmıyorsunuz; Anayasa Mahkemesi kararını hiçe sayıyorsunuz. O kadar artırıp, artırdığınız miktarı mahsup edeceksiniz; ayrıca, yeniden değerleme oranı tutarı kadar vergiyi de vatandaştan almış olacaksınız.

Yine, bugün görüşmekte olduğumuz yasa tasarısında, repo gelirleri, mevduat faizi gelirleri, devlet içborçlanma senetlerinden sıfır vergi alınıyor; diğerlerinden ise 315 milyara kadar alınacak Gelir Vergisi bir yıl ertelenmektedir. Bu, kesinlikle yanlıştır.

Başbakan, asgarî ücretin 350 000 000 liraya çıkarılacağını iddia ediyor. Bırakın asgarî ücreti artırmayı, bugün, 226 000 000 lira asgarî ücret alan bir işçiden yüzde 15 vergi alacaksınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (ss.316)”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2003-12-25-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-tasarisi-ss-316 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
