# Vergi kanunlarının yeni türk lirasına uyumu ile bazı kan.değ.yap.hak.kan.(ss.725)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim
- **Tarih:** 29 Aralık 2004
- **Gündem:** VERGİ KANUNLARININ YENİ TÜRK LİRASINA UYUMU İLE BAZI KAN.DEĞ.YAP.HAK.KAN.(SS.725)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2004-12-29-vergi-kanunlarinin-yeni-turk-lirasina-uyumu-ile-bazi-kan-deg-yap-hak-k

> Ali Kemal Deveciler (CHP), 29 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ KANUNLARININ YENİ TÜRK LİRASINA UYUMU İLE BAZI KAN.DEĞ.YAP.HAK.KAN.(SS.725)); konuşma 1.147 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; şu anda görüşmekte olduğumuz 725 sıra sayılı Vergi Kanunlarının Yeni Türk Lirasına Uyumu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının tümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Son günlerde, Sayın Başbakanımızın yapmış olduğu açıklamalarda, sanki, vergide devrim niteliğinde düzenlemeler yapıldığı söylenmektedir. Sayın Başbakan hangi devrimden bahsetmektedir? Başbakanın "vergide indirim" olarak açıkladığı paketten, dargelirliler için vergi yükü, vergi artışı çıkmıştır. Pakette getirdiği düzenlemelerde hükümetin kurduğu formül, üst gelir gruplarının yükünü aşağı çekerken, geniş tüketici kesimleri ile ücretlilerin ve maaşlıların yükünü göreceli olarak ağırlaştırmaktadır.

Gelir Vergisi oranının yüzde 5 düşürüldüğü söylenerek, vatandaş resmen kandırılmaktadır. Bu indirimle, sadece beyannameli Gelir Vergisinde şu anda uygulanmakta olan 6 dilimden altıncısı olan yüzde 45'lik dilim tamamen kaldırılıp yüzde 40'a çekilerek, Gelir Vergisi, beyannameli mükelleflerde, bundan sonra 5 dilim üzerinden vergilendirilecektir.

Bundan sonra yüzde 45'lik vergi yok, en yüksek kazancın vergisi yüzde 5 indirilmektedir; yani, aylık gelirleri 11 666 000 000 liradan daha fazla olanlardan, bugüne kadar, hükümetimiz, yüzde 45 oranında vergi alıyordu, bundan sonra, bu oran, yüzde 45'ten yüzde 40'a düşürülüyor; yapılan indirim budur. Yani, bu yüzde 5'lik indirimden, toplam Gelir Vergisi mükelleflerinin onbinde 1'ini teşkil eden bu mutlu azınlık istifade edecektir.

Burada vergi indirimi adı altında yapılan, yüksek kazançlar elde eden büyük patronların vergi yükünü azaltmaktır. Yani, Başbakanın devrim olarak nitelediği, gazetelerimizin ve medyamızın, abartarak vergide büyük indirim olarak göstermeye çalıştıkları yüzde 5'lik indirim budur. Bu indirimin içinde, ne yazık ki, dargelirliler yoktur.

Yine, ücret gelirleri elde edenlerin en yukarıdaki yüzde 40'lık oranı ise yüzde 35'e inmektedir. Yani, yıllık 78 milyar liranın üzerinde maaş almakta olan holdinglerin genel müdürlerinin, yönetim kurulu üyelerinin, bazı KİT'lerin genel müdürlerinin yüzde 40 olan Gelir Vergisi dilimi, bu tasarıyla yüzde 35'e indirilmektedir. Bu indirimlerin, belki, Sayın Başbakan tümünü açıklıyor; ama, bunun kamuoyuna devrim olarak açıklanmasını, sadece Gelir Vergisinin üst dilimindeki yüzde 5'lik bu indirimin, sanki tüm dilimlerin tamamında yüzde 5'lik indirim yapılıyormuş gibi açıklanmasını şahsen yadırgıyorum.

Gelir Vergisinde yapılan bu yüzde 5'lik indirimin vatandaşa açık ve net olarak açıklanması gerekmektedir. Hükümet açıklamıyor, bari, ben, bir örnekle halkımıza bunu açıklayayım. Ne oluyor bu yüzde 5'lik indirimle; 2004 yılında 5 trilyon lira kazanan bir vatandaşımızın, uygulamaya göre, ödeyeceği vergi 2 trilyon 237 milyar liradır. Vergi oranının 5 puan, çekilmesiyle, şimdi, bu mükellef, 240 milyar lira daha aşağı vergi ödeyecektir. Bu rakam, bu 240 milyar lira, 750 asgarî ücretlinin maaşına, 5 000 asgarî ücretli işçinin sadaka düzeyindeki ücretinden kesilen Gelir Vergisine eşittir. Asgarî ücretli 5 000 emekçinin vergisini yarı yarıya azaltmak yerine, bir patronun vergisini azaltmak bu AKP Hükümetinin tercihidir.

Diğer ülkelerin vergi uygulamalarına bakıldığında; Fransa'da -önemli bir rakam- Yüzde 0 ilâ 11 gibi bir oran vergilenirken, yüksek kazançlar üzerinden alınan vergi oranı yüzde 54'tür. Belçika'da yüksek kazançlardan alınan vergi oranı yüzde 55, İspanya'da 47,6; İrlanda'da yüzde 48, Hollanda'da yüzde 60, Almanya'da ise yüzde 53'tür.

Başbakan ve Maliye Bakanı vergide indirimlere devam edeceklerini söylemektedirler. Vergi indirimleri, ne yazık ki, emekçilerin yükünü artıran, asıl vergi alınması gerekenlerin vergi yükünü azaltan bir süreç izlemektedir. Ülkemizde asgarî ücretli 318 000 000 lira net maaş almaktadır. Tarımdışı çalışan 10 000 000 insanın büyük bölümünün ücreti, asgarî ücret düzeyindedir. Asgarî ücretin düzeyi, kayıtdışı çalışan 4 000 000-5 000 000'un ücretini bir biçimde etkilemektedir. Milyonlarca insan asgarî ücretle çalışmaktadır; vergisi, kesintileri de cabasıdır. Bu da yetmiyor; ekmeğe, kibrite, şekere bile KDV ödemektedirler. Asgarî ücretlinin yıllık geliri 3 500 000 000 düzeyindedir. Başbakanın vergi indirimi müjdesi, yıllık geliri 78 milyarın üzerindeki bordrolularadır, asgarî ücretlinin yakınından bile geçmemektedir.

Milyonlar, aylık gıda masrafının yüzde 60'ını bile karşılayamayan bir gelirle, KDV'sini ödediği ekmekle, yarı aç yarı tok yaşamaktadır. Milyonların sürprizi, 318 000 000'la ölmeden yaşamaktır. Günlerdir basında gelişen haberlere göre, Başbakanın sürpriz yapacağı söylenmekteydi. Koskoca başbakan dediyse, sürprizi yapar, yapmalıdır diye bekliyorduk; ama, bugün, bu bahsedilen sürpriz açıklandı. Aman, ne sürpriz, ne sürpriz!.. Koskoca balon bugün patladı ve asgarî ücret yüzde 10 düzeyinde artırılarak, net 350 000 000 lira olarak belirlendi.

Yine, asgarî ücretlinin beklentisi ve Başbakanın bu güzel sürprizi, herhalde 2006 yılına kaldı. Yine, asgarî ücretli, tam bir yıl boyunca açlık sınırının altında yaşayacak, yine, kuru ekmeğe talim etmeye devam edecek.

Bakınız, Türk-İşin Aralık ayında yaptığı araştırmayı sizlere aktarmak istiyorum. 2004 Aralık ayında Türk-İşin yaptığı açıklamaya göre, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 513 931 000 liraya, yoksulluk sınırı ise 1 562 101 000 liraya yükseldi. Araştırmaya göre, açlık sınırı, 4 kişilik bir ailenin aylık zorunlu gıda harcaması tutarı, Aralık 2004'te bir önceki aya göre yüzde 3,5 oranında arttı. Aylık zorunlu gıda harcamasının yanı sıra, ulaşım, giyim, kira, elektrik, su, sağlık ve eğitim gibi harcamalardan oluşan yoksulluk sınırında son oniki ayda yüzde 11,7 artış oldu.

Bir de, ülkemizde, asgarî ücretlinin aylık bordrosundan 55 000 000 lira, yıllık 650 000 000 lira doğrudan Gelir Vergisi olarak kesilmekte. Ayrıca, 65 000 000 lira da dolaylı vergilerden kesilmektedir. Böylece, asgarî ücretli bir kişinin, yaklaşık 120 000 000 lirasını devlete vergi olarak ödediği görülmektedir. Asgarî ücretli bir kişi günde 4 000 000 lira, 9 uncu derecedeki bir memur günde 8 000 000 lira devlete vergi olarak ödemektedir. Asgarî ücretli, toplam yıllık gelirinin, dolaylı ve dolaysız vergi olarak yüzde 40'ını, yani yıllık 1 450 000 000 lirasını, kamuda çalışan 9 uncu derecenin birinci kademesindeki bir memur yılda toplam 2 300 000 000 lirasını, bir öğretmen yaklaşık 3 500 000 000 lirasını, bir hemşire ise yaklaşık 3 200 000 000 lirasını vergi olarak devlete ödemektedir.

AKP İktidarı olarak, şu anda yapmakta olduğunuz yüzde 5'lik vergi indirimini bordroluya, asgarî ücretliye ve memura neden yapmıyorsunuz ve bunu da neden halkımıza açıklamıyorsunuz? Açıklayın ki tam olarak bu indirimleri, halkımız iyice bilgilensin, kendine bir indirim yapılıp yapılmadığının kararına da varsın.

Tüm bordrolularımızın tamamı, kendi vergi dilimlerinde de indirim yapıldığını zannediyor; çünkü, iktidar olarak, sizin anlatış tarzınız bu şekilde. Bırakın vergiyi yüzde 5 düşürmeyi, işçimize, memurumuza vergi yasalarıyla tanınan tek vergi istisnası olan özel indirimi dahi, 2004 yılı başından itibaren kaldırarak, emekçilerimizin vergi yükünü sizler artırdınız.

Şimdi, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu madde geldiği zaman önergemiz olacak; sizler tarafından kaldırılan bu özel indirimi, lütfen, burada vereceğiniz oylarla kabul ediniz ki, bu asgarî ücretlimize bir nebze faydanız olsun arkadaşlar.

Adaleti partinin adı olarak seçmiş bir iktidarın, iki yılı geride bırakan iktidar sürecinde, vergi yasalarında yapmış olduğu değişikliklerin büyük çoğunluğu vergi adaletsizliğini daha da derinleştiren yasalardan oluşmuş bulunmaktadır. Yapılanlar vergi adaletiyle bağdaşmamaktadır. Gelir Vergisinde yapılan bu indirim topluma bir yenilik olarak sunulamaz.

Hükümet, gerçekten eşit davranmak istiyorsa, başta ücretlilerin Gelir Vergisi tarifesinin yığılma olan ilk diliminde, yani yüzde 15'lik diliminde ve diğer tüm dilimlerinin tamamında yüzde 5'er puanlık bir indirime gitmesi gerekmektedir. Yine, aynı şekilde, beyanname veren mükelleflerimizin gelirlerinden alınan vergi dilimlerinin de, aynı şekilde, yüzde 5 indirilmesi cihetine gitmesi gerekmektedir. Şayet, iktidarınız olarak, bu Gelir Vergisi indiriminde samimiyseniz, tüm dilimlerde bu yüzde 5'lik indirimi gerçekleştirmek için, 29 uncu maddede, Cumhuriyet Halk Partisinin, bu oranlarda yüzde 5'lik indirimle ilgili bir önergesi olacaktır; lütfen, bu düzenlemeyi de kabul edelim. Bu düzenlemeyi kabul edecek olursak, yapılan bu adaletsizliğin önüne geçmiş olacağız.

Yüce Meclise sevgi ve saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Vergi kanunlarının yeni türk lirasına uyumu ile bazı kan.değ.yap.hak.kan.(ss.725)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2004-12-29-vergi-kanunlarinin-yeni-turk-lirasina-uyumu-ile-bazi-kan-deg-yap-hak-k (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
