# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2005-03-09-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i

> Ali Kemal Deveciler (CHP), 9 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.691 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 827 sıra sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 9 uncu maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bugün, ülkemizde, 35 000'i köy, 17 000'i mahalle muhtarlığı olmak üzere, toplam 52 000 muhtarlık bulunmaktadır.

Köycülüğün varlığıyla birlikte doğan, cumhuriyet yıllarında büyük görevler ifa eden muhtarlarımız, demokratik rejime geçtikten sonra daha ağır sosyal ve siyasal görevler üstlenmişlerdir. Cumhuriyetin kuruluşuyla devrimlerin gerçekleştirilmesinde devlet sorumlularıyla omuz omuza çalışmışlardır. Köylerde yasalarla verilmiş yüzlerce görevi ifa eden muhtarlar, aynı zamanda, köylünün yöneticisi ve lideri olmuş, hatta, Köy Yasasının ilk şekliyle, komşular arasındaki hukuksal anlaşmazlıkları çözmüş, sulh ve tahkim işleriyle uğraşmışlardır.

Muhtarlar, çokpartili siyasî yaşama geçtikten sonra daha farklı nitelikler kazanmışlardır. Kalkınmanın öncüleri olarak, köylüyü hizmete özendirici rol oynamış, ayrıca, Türk demokrasisinin oluşum sürecine şevk ve heyecanla katılmışlardır.

442 sayılı Köy Kanununun 10 uncu maddesinde "muhtar köyün başıdır. Köy işlerinde söz söylemek, emir vermek ve emrini yaptırmak" ibaresiyle tanımlanmaktadırlar. Aynı maddenin ikinci fıkrası "devlet memuru" statüsü getirmiştir. Ancak, devlet memurlarının yasal durumlarını, ücret ve sosyal durumlarını düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda ise hiçbir şekilde muhtarlara yer verilmemiştir.

Muhtarlar, yönetim birimlerinin en uç noktasında, devletin temsilcisi olarak, olanaksızlıklar içerisinde ve çok zor koşullar altında, günde 24 saat mesai yapmaktadırlar.

Muhtarlarımız seçimlerin ilk halkası olup, devletimizin vatandaşa dönük en üst noktasındaki hizmet birimleridir. Demokrasinin tabanını oluşturan seçilmiş muhtarlarımız, yöresindeki sorunlarda akla gelen ilk ve değişmez adrestirler.

Muhtarlar, mahallî idare birimi olan köy idaresinin başı olup, aynı zamanda partilerüstü konumdadırlar. Köydeki ve mahalledeki her şeyin hesabının sorulduğu tek adrestirler.

Peki, muhtarlara ne verdik de ne istiyoruz? Peki, yetkisi var mı, olanağı var mı? Her şeyin sorumlusu olarak muhtarları görüyoruz. Üzülerek belirteyim ki, bugün, muhtarların sahibi yoktur. Muhtarlar, ne yazıktır ki, kaderleriyle baş başa bırakılmışlardır AKP İktidarı döneminde.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; muhtarlarımızın sorunu çoktur. Köyün yolu olmaz, bozuktur, muhtarlar suçlanır; suyu, elektriği ve telefonu olmaz, arıza yapar, yine muhtarlar eleştirilir.

Nüfus işlerinden ikamet senedine, asker kaçağından sınır davasına kadar tüm işlemlerin çözüm yeri muhtarlıktır, muhtarlardır.

Bakaya kalan ve asker kaçağı olan birisinin bulunması için hesap, o köyün muhtarından sorulmaktadır.

Muhtarlar, köyde, evlendirme memurluğu yaparlar.

Küçük bir yanlışlık yapsa, muhtarın yakasına yapışılır; ormanda yangın çıkar "yangın çıkaranı bul" diye muhtara fatura kesilir; köye yanlışlıkla bir kaçakçı girer, hesabı yine o köyün muhtarından sorulur.

Bir tebligat yasası vardır; evlere şenlik. Sanki muhtarın başka işi yok da durmadan o köyde postacılık yapmaktadır.

Vatandaşın, doğumundan başlayarak, evlenmesinde, askerliğinde, yaşamının her alanında, hatta ölümünde, muhtarların görev ve sorumlulukları çok büyüktür.

Muhtarlar, hem köyün seçilmiş temsilcileri hem de devletin görevlileri durumundadır. Köye gelen herkes, önce muhtarlarla muhatap olmak ister. Kendisine muhtar tarafından rehberlik yapılır, muhtarlarca konuk edilir.

Köyün işlerini takip için sık sık kaymakama, o ilçedeki, o ildeki daire müdürlerine, askerlik şubesine, jandarma komutanına uğrarlar. Vatandaşın yapılması gereken işlemlerinde de onlar da onlar ile devlet görevlileri arasında koşturur dururlar.

Mahalle muhtarlarımız da gelişen şehirleşme ile birlikte, nüfusu bazen onbinleri bulan mahalle halkının sorunlarıyla uğraşmak zorundadır. Mahallenin, su, otobüs, elektrik, kanalizasyon, sağlıkocağı gibi ihtiyaçlarıyla ilgili, kaymakamlık, belde belediyesi, ilçe belediyesi, büyükşehir belediyesi arasında âdeta mekik dokurlar.

Köy Yasasında muhtarların çalışma saatleriyle ilgili bir bölüm yoktur, bir hüküm yoktur. Köy muhtarlarıdır, ama, devlet memurudur; çalışmanın bu bakımdan bir olması gerekmektedir. Köy muhtarları her ne kadar kanun karşısında bir devlet memuruysa da, aslında, o da bir köylüdür. Çalışma saatlerinin sınırlandırılmamış olması, muhtarın köy için yapması gereken işlerin çokluğundan da olabilmektedir.

Köy Kanununda, köy muhtarına izin hakkına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır; ancak, muhtarlar, bazı devlet görevlerini üstlenmiş olmalarından, biraz devlet memuruna, biraz da -seçimle hizmete gelmesinden- belediye başkanlarına benzemektedirler. Oysa, devlet memuruna kanun hükmü olarak, belediye başkanlarına da yerleşmiş içtihatlarla izin hakkı tanınmaktadır. Köy muhtarlarına, özellikle mazeretleri halinde izin verilebilir; başka izin hakları yoktur. Köy ve mahalle muhtarlarına yasal düzenlemeyle, diğer kamu görevlileri gibi, izin haklarının kanunla belirtilmesi kesinlikle gerekmektedir.

Yine, köy kanunlarında, muhtarların yolluk alabileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Uygulamada, birçok köy muhtarı, köy işleriyle ilgili göreceği işlerde, harcamaları genellikle kendi ceplerinden yapmaktadırlar. Bazı köy muhtarları, yaptıkları bu harcamaları, belgelendirmek suretiyle, köy sandığından alabilmektedirler. Yapılan bu harcamaların hangi usullere göre yapılacağı esası hakkında, 6425 sayılı Kanunun, köy bütçesinden yapılan ödemeleri kapsamadığı görülmekte olup, bu konuya yasal bir hüküm getirilmesi kesinlikle gerekmektedir.

Muhtarların, hukukî durumlarıyla ilgili en son kurum 442 sayılı Köy Kanununda bulunmayan, Anayasa ve 657 sayılı Devlet Memurları Yasasında memurlar için düzenlenen haklardan yaralanabilmeleri anayasal hakları olmalıdır.

Muhtarların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunuyla tüm memurlara tanınan hükümlerin uygulanmasını isteme hakkı, güvenlik, şikâyet ve dava açma, isnat ve iftiralara karşı korunma haklarından kesinlikle yararlandırılmaları gerekmektedir.

Köyün mahallî idare organı olmasından dolayı, muhtarların devlet personel rejimi içerisinde düşünülmesi engellenmektedir. Köy, Anayasamıza, kanunlarımıza göre bir mahallî idare kuruluşu olmakla birlikte, tarihî gelenek, sosyal şartlarımızın bir gereği olarak, muhtarın, hem mahallî hem de merkezî idarenin bazı görevlerini birlikte yürütmesi kaçınılmaz olmaktadır; ancak, muhtarlarımız, yürüttükleri devlet işleri karşılığında, bugüne kadar, çok az miktarda, yok denilecek derecede ödenek almaktadırlar.

2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasası kapsamında muhtarlara ödenek olarak verilen ücretlerin yükseltilmesi ve muhtar sosyal güvenlik kuruluşu olan 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamında yeniden değerlendirilmesi, günümüz koşullarına uygun hale getirilmesi gerekmektedir.

2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvelik Yasası, köy ve mahalle muhtarlarının aylık ücretleri ile sosyal güvenliklerini düzenleyen, köy ve mahalle yöneticilerinin personel rejimini oluşturan bir yasa olarak tanımlanmalıdır.

Köy ve mahalle muhtarlığı genel devlet hizmetinin bir kademesidir. Muhtarların, köylerde, mahallelerde yaptıkları çeşitli çalışmalar, birer devlet ve hükümet hizmetidir. Bu hizmetlerin başarısı, muhtarın, kendi şahsî işi dışında, zaman, emek, maharet harcamasıyla mümkün olmaktadır.

442 sayılı Yasanın 10 uncu maddesinde muhtarlar devlet memuru olup, kanun gereğince de aylık, maaş verilmesi hukukî bir hak sayılmaktadır. Hal böyleyken, Anayasanın, çalışma hayatını düzenleyen 49 uncu maddesi hükümleri gereği, muhtarlara verilen ödeneğin diğer devlet çalışanlarına verilen ölçülerde olması gerekmektedir; ama, ne yazık ki, şu anda, günümüzde, bu, bu şekilde değildir.

Yine, aynı yasanın 55 inci maddesindeki "ücrette adaleti sağlama" hükmü gözönüne alındığında, kamu hizmeti yapan muhtarların ödenek veya maaşlarının artırılması zorunluluğu, bir kez daha, acil olarak görülmektedir.

Muhtarlarımız, günün 24 saatinde, köy adına, mahalle adına mesai harcamakta, hizmet vermektedirler. Tüm bu gayret ve çabalarının ve hizmetlerinin karşılığını alamadıkları gibi, yanlışlıkla yapmış oldukları uygulamalardan, yanlışlıkla yapılan bazı işlerden sorumlu tutularak cezalandırılmaları dahi söz konusu olmaktadır.

Tasarının bu maddesinde, muhtarlarımıza, yerleşim birimlerinin idarî yapısı ve nüfus kriterleri dikkate alınarak, muhtar ödeneklerinin 1 katına kadar artırılması için Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir.

Sayın milletvekilleri, şu anda, muhtarlarımız, 3 000 gösterge rakamı üzerinden, aylık, net 120 000 000 lira muhtar maaşı almaktadır. Bu reva mıdır muhtarlarımıza?!

Bu maddeyle getirilmek istenen, bazı muhtarlara -o da Bakanlar Kurulu kararıyla- 1 kat daha maaş artırımı yapılsa bile, bu, 240 000 000 lirayı geçmeyecektir. Bu rakam dahi, kesinlikle ve kesinlikle yeterli değildir. Bunlar da, 52 000 muhtarımız içerisinde istisnai bir durumda olacaktır. 52 000 muhtarımız var. Bakanlar Kurulu karar verecek, 2 000 muhtarın maaşını artıracak. Bu, 52 000 muhtar içerisinde hakikaten istisnai bir durum oluşturacaktır.

Muhtarlar, seçildikten sonra doğrudan Bağ-Kurla ilişkilendirildiklerinden, Bağ-Kur primi, 6 ncı basamak gözönüne alındığında, 183 000 000 Türk Lirası... Aldıkları maaş 120 000 000 Türk Lirası, Bağ-Kura sosyal güvenlik primi olarak ödedikleri tutar 183 000 000 Türk Lirası. Hele hele, bir de 6 ncı basamağın üzerindeyse, 12 nci basamakta ise 183 000 000 lira ile 230 000 000 lira arasında, sosyal güvenlik primi olarak Bağ-Kura prim yatıracaklardır. Muhtar seçildiklerine pişman ediyoruz bu muhtarları; 120 000 000 lira maaş veriyoruz, 183 000 000 lira ile 230 000 000 lira arasında, bunlardan, sosyal güvenlik primi alıyoruz. Adalet mi bu arkadaşlar?! Hiç, Adalet ve Kalkınma Partisinin adaletine... Oluyor mu bu, adaletli oluyor mu arkadaşlar?! Uyuyor mu adaletine?! (CHP sıralarından alkışlar)

Bu kadar cefa çeken, 24 saatinin 24 saatini köyün, mahallenin sorunlarına, hizmetine endeksleyen muhtarlara bu reva mıdır?! Soruyorum sizlere; bilhassa AKP milletvekilleri, sizlere soruyorum; reva mıdır?! Kendi mahallelerinize, kendi köylerinize gittiğiniz zaman, bunun cevabını nasıl vereceksiniz?!

AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) - Genel Kurula hitap et!

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Aldıkları 120 000 000 liralık maaşın... En alt basamağın primi olan 183 000 000 Türk Lirasının dahi, bu para çok altında kalmaktadır. Aldıkları maaşın daha yüzde 50'sine yakın bir parayı, ceplerinden, muhtar olduklarından dolayı, cezalandırılarak, devlete sosyal güvenlik primi olarak ödeyeceklerdir. Muhtarlarımızın bu sorunlarının kesinlikle çözümlenmesi bu Mecliste gerekmektedir.

Bu madde doğrultusunda, istisnaî, bazı muhtarların ödeneklerinin 1 kat artırılması, bu sorunu kesinlikle çözmez. Gelin, bundan vazgeçelim; gelin, buraya kalıcı bir çözüm önerelim. Meclis olarak yapacağımız bir düzenlemeyle, yasadaki muhtar ödeneğinin asgarî ücret seviyesine veya 2108 sayılı Yasanın 1 inci maddesindeki gösterge rakamının, şu anda uygulanan 3 000 göstergenin, 12 000 gösterge olarak düzenlendiği takdirde, en düşük devlet memuru maaşı seviyesine getirmiş olacağız.

Bizim, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerimiz Mevlüt Aslanoğlu ve Antalya Milletvekilimiz Osman Kaptan'ın, Büyük Millet Meclisine vermiş olduğumuz kanun teklifleri var. Hele, Mevlüt Aslanoğlu'nun vermiş olduğu kanun teklifi, şu anda, Meclisimizde görüşülerek doğrudan gündeme alındı. Gelin, bunları değerlendirelim veya bu arada bir önerge vererek bu düzenlemeyi yapalım. En doğru olanı da bu olacaktır. Mademki, muhtarlar kanun karşısında nasıl devlet memuru olarak kabul ediliyorsa, bu yasada muhtarlar devlet memuru olarak kabul ediliyor; ama, maaşları devlet memuru olarak kabul edilmiyor. Böyle çifte standart olabilir mi arkadaşlar?! Nasıl kabul ediliyorsa, o zaman, maaşları da ya asgarî ücret seviyesine getirelim, 350 000 000 lira maaş verelim ya da madem devlet memuru olarak kabul ediyorsak, o zaman, maaşları da en düşük devlet memuru seviyesine getirerek 448 000 000 liraya getirelim, burada bu sorunu çözelim. Zaten, 200 000 000 liranın üzerinde prim ödüyorlar veya bırakalım; bunları da yapamıyorsanız, bırakın, hiç olmazsa, maaş vermekten vazgeçin, burada yüzde 100 artırarak 52 000 muhtarın 1 000 ile, 2 000 ile artırım yapacağımıza, gelin, hiç olmazsa, devlet desin ki: "Biz size maaş veremiyoruz, vermeyeceğiz; ama, Bağ-Kur primlerini ödeyeceğiz." Bu muhtarlar buna da razı; hiç olmazsa, sosyal güvenlik primlerini ödeyelim arkadaşlar; bunu buraya getirelim. Maaşlarını artırmasak da sosyal güvenlik primlerini cebinden ödemesinler ve şu anda, binlerce muhtarımız, onbinlerce muhtarımız sosyal güvenlik primlerini ödeyemediği için icraya düşmüş vaziyetteler. Gelin, bunu burada getirelim. Böyle olduğunda, her şeyini köyüne veren, cefasını çeken, günün 24 saatinin 24 saatini köyüne, mahallesine veren muhtarlarımız hem muhtar Bağ-Kur primlerini rahatlıkla ödeyecekler hem de psikolojik yönden huzura kavuşup köylerine, mahallelerine daha iyi hizmet etmeye çalışacaklardır.

Hepinize saygılar ve sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2005-03-09-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
