# Zeytin ve zeytin üreticilerinin araştırılarak alınması gereken önlemler (10/41,170,177,263,295)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim
- **Tarih:** 3 Ocak 2006
- **Gündem:** ZEYTİN VE ZEYTİN ÜRETİCİLERİNİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER (10/41,170,177,263,295)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2006-01-03-zeytin-ve-zeytin-ureticilerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemle

> Ali Kemal Deveciler (CHP), 3 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZEYTİN VE ZEYTİN ÜRETİCİLERİNİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER (10/41,170,177,263,295)); konuşma 2.062 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunlarının araştırılması için verilen araştırma önergeleri hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım, tüm zeytin üreticilerini ve sizleri, saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.

Sayın Bakan az evvel konuştu, sözlerinin içerisinde, yapmış olduğu konuşmalarda, rakamları YTL olarak verdi ve de "biz YTL'ye geçtik, onu da eleştirirsiniz" dedi sözlerinde. Biliyoruz, 1.1.2006'dan itibaren, bir yıllık deneme süresinden sonra, tamamen YTL'ye geçildi.

Peki Sayın Bakan, YTL'ye geçtik de ne oldu; sadece paradan 6 sıfır atıldı; başkaca ne değişti, vatandaşın alım gücü mü değişti, yoksa zeytin üreticisi ile çiftçinin durumunda bir değişiklik mi oldu; daha da kötüye gitti, eskisinden daha da kötüye gitti. İşçi, memur, emekli, esnafın halinde bir iyileştirme mi oldu; hepsi perişan halde, zar zor hayatlarını idame ettiriyorlar, esnaf alabildiğine kepenk kapatmakta. Enflasyonun yüzde 5 olduğu 2006 yılında hâlâ yüzde 18 civarında, enflasyonun 3,5 katı üzerinde, esnaf, kredisinin faizini ödemekte; onu da ödeyemiyor, hepsi de icralara düşmüş vaziyette. TRT'nin...

MUSTAFA ILICALI (Erzurum) - Yüzde 18 değildi Kemal Bey. O, bütçeyle ilgili; konuyla ilgisi yok.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Hayır, yüzde 18. Siz payları hesaplamıyorsunuz herhalde. Konuyla ilgisi yok; ama, Sayın Bakan söylediği için ben de ona cevap veriyorum Sayın Ilıcalı.

Sayın milletvekilleri, zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunlarıyla ilgili Cumhuriyet Halk Partisinin araştırma önergesi 6 Ocak 2005 Salı günü

Meclis gündemine geldi. O günkü oturumda, Cumhuriyet Halk Partili üyelerin dışında, AKP'li milletvekili arkadaşlarımıza ait 3 adet araştırma önergesinin de bulunduğunu ve tüm bunların, birleştirilerek, birlikte gündeme alınarak, bir an evvel zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunlarının araştırılması gerektiğini söyledik; fakat, ne yazık ki, AKP'li saygıdeğer milletvekillerinin oylarıyla, tüm bu araştırma önergelerinin gündeme alınması reddedildi.

İktidar partisinin sayın milletvekilleri, bakınız, daha, üzerinden bir ay bile geçmedi; bugün 28 gün. O gün reddettiğiniz araştırma önergelerini, siz, tekrar, bugün gündeme getirdiniz. Bizim için, bu, memnuniyet verici bir gelişmedir; ama, soruyorum; peki, bir ayda ne değişti de, tekrar, aynı konuyu, bu sefer siz gündeme taşıyorsunuz? Peki, bir ay evvel neden reddettiniz madem taşıyacaktınız?! Bir cevabını söyleyin bakalım da, tüm vatandaşlarımız da bir duyuversinler. Buna, "geçti Bor'un pazarı sür eşeğini Niğde'ye" derler.

Arkadaşlar, bakınız, bir ay evvel bu konuyu gündeme getirdiğimizde, zeytinde kampanya dönemi devam ediyordu. Şimdi, kampanya döneminin sonuna geldik.

Yine, ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekilimiz Kemal Anadol'un başkanlığında, CHP'li 20 civarında milletvekilinden oluşan komisyon, kasım ayının son günlerinde, Bursa İlinden başlayarak, Çanakkale, Balıkesir, Körfez bölgesi, İzmir, Aydın, Muğla ve Manisa İllerinde zeytin ve zeytinyağı bölgelerini gezerek, bire bir, zeytin üreticilerinin, işletmecilerinin ve birliklerinin sorunlarını dinlediler.

İşte, tüm bu sorunların tespiti neticesinde, 6 Aralık 2005 tarihinde, zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunlarını, daha evvel verilen araştırma önergeleri doğrultusunda, bir an evvel komisyon kurulması amacıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisine taşımıştık; ama, sizler reddettiniz. Neden; sadece ve sadece, bu araştırma önergesi Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri tarafından gündeme getirildiği için. Bugün de siz getiriyorsunuz.

Tabiî ki, hep birlikte, bu araştırma önergelerini gündeme alıp, araştırma komisyonunu geç de olsa kuracağız; ama, ne yazık ki, geç kalındı. Zeytinde kampanya dönemi bitiyor, bayramda sona eriyor. Kuracağımız araştırma komisyonu raporu neticesinde, zeytinciliğin sorunları, ne yazık ki, önümüzdeki kampanya dönemine kalacaktır. Çok yazık arkadaşlar, çok yazık! Zeytin üreticisini de siyaset alet ettiniz; çok yazık!

Bakınız, bu 20'ye yakın Cumhuriyet Halk Partili milletvekili bir haftalık bir çalışma yaptılar ve zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunlarını araştırarak, bununla ilgili 64 sayfalık bir komisyon raporu haline getirdiler. İsteyen AKP'li milletvekili arkadaşlarımıza yararlanmaları için bu komisyon raporlarından verebiliriz ve tavsiye ederiz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; dünyada yaklaşık 10 000 000 hektar alanda 900 000 000 kadar zeytin ağacı bulunmaktadır. Dünyadaki zeytin ağacı varlığının yüzde 98'si Akdeniz çanağında yer alan ülkelerde bulunmaktadır.

Türkiye, Akdeniz iklimi özelliklerini taşıması nedeniyle, dünyanın önemli zeytin ve zeytinyağı üreticisi ülkeleri İspanya, İtalya, Yunanistan, Portekiz, Tunus, Fas, Cezayir arasında yer almaktadır. Yaklaşık 500 000 ailenin geçimini zeytincilikten sağladığı Türkiye'de, yaklaşık 645 000 hektarda 107 000 000 zeytin ağacı bulunmaktadır. Bunun 95 000 000'u meyve veren, 12 000 000'u da henüz meyve verme safhasına gelmeyen yaştaki ağaçlardan oluşmaktadır. Bu zeytin ağaçlarının yaklaşık 11 000 000'luk kısmı seçim bölgem olan Balıkesir İlinin Körfez bölgesi ile Güney Marmara, Erdek, Edincik bölgesinde bulunmaktadır.

Ülkemiz zeytinciliği ve zeytinyağı sektörü, tarımdan sanayie ve pazarlamaya kadar bir zincir içerisinde, ana ve yan ürünleriyle birlikte, doğrudan veya dolaylı olarak yaklaşık 9 000 000 kişinin geçimine katkıda bulunan önemli bir tarım, sanayi, ticaret ve istihdam alanıdır.

Türkiye, dünya sofralık zeytin üretiminde yüzde 12-13 payla ikinci sırada, yağlık zeytin ve zeytinyağı üretiminde ise yüzde 6 payla dördüncü sırada bulunmaktadır. Ülkemizin zeytin üretiminde yüzde 80,5'le Ege Bölgesi ilk sırayı alırken, bunu yüzde 11,8'le Akdeniz, yüzde 6,1'le Marmara Bölgesi izlemektedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise Kilis ve Nizip yörelerinde, Kuzeydoğu Anadolu'da ise Artvin Yusufeli İlçesi ve diğer birkaç ilçede zeytin üretimi yapılmaktadır.

Zeytin, ülke ekonomisine katkısı ve halkımızın beslenmesi yönünden önemi büyük olan tarımsal bir ürünümüzdür. Ülkemizde mevcut tarım alanlarının yaklaşık yüzde 2'si zeytinlerden oluşmaktadır. Yaklaşık 200 000 hektarlık alanda sofralık zeytin yetiştirilmekte, 657 000 hektarlık alanda ise yağlık zeytin yetiştirilmektedir. Marmara Bölgesinde üretilen zeytinin yüzde 80'inden fazlası siyah sofralık, Ege Bölgesinde yetiştirilen zeytinin ise yüzde 80'e yakını yağlıktan oluşmaktadır. Ülkemizde genellikle sofralık zeytinlerde Marmarabirlik, zeytinyağında ise Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği piyasayı elinde ve kontrolünde tutmaktadır. Her iki birlik de ülkemiz sofralık zeytin ve zeytinyağı piyasasında düzenleyici, fiyat belirleyici, piyasa oluşumlarını yönlendiricidir, aynı zamanda, yeniliklere öncülük yapmakta ve rol oynamaktadırlar.

Ülkemizde üretimde belirli mesafeler alınmasına rağmen, zeytinyağı tüketiminin hâlâ istenilen düzeyde olmadığı ve kısa vadede ihracatın fazla artırılamayacağı da düşünülürse, yurtiçi talebin artırılmasının gerekliliği ayrı bir önem kazanmaktadır.

Türkiye, dünyanın en büyük dördüncü zeytinyağı üreticisi olmasına rağmen, toprakları bizimkinin beşte 1'i kadar bile olmayan Yunanistan ve Suriye, zeytinyağı üretiminde bizden, ne yazık ki, öndedir şu anda.

Bilim çevreleri tarafından uzun ömrün iksiri olarak sayılan bu muhteşem mayii biz pek kullanamıyoruz. Yunanistan'da kişi başına yıllık tüketim 20 litreyi aşarken, İspanya ve İtalya'da 10-12 litre, ülkemizde ise bu oran 1 litreyi bile bulmamaktadır. Bizim önce Türkiye'de insanlarımıza zeytinyağını tanıtmamız ve yenmesini sağlamamız gerekmektedir. Zeytinyağının önemini anlatmamız, iç piyasayı genişletmemiz gerekiyor. Bunun yanında, bir yandan ambalajlı olarak, bir yandan da dökme olarak yaptığımız ihracata, hangi sistemin daha yararlı olduğu üzerinde düşünüp, o alanda daha geniş piyasalar yaratmamız gerekmektedir.

Türkiye, dünyanın önde gelen zeytin ve zeytinyağı üreticisi ülkeler arasında yer almasına ve son beş yıllık dönemde zeytinyağı üretiminde önemli artışlar kaydetmesine karşın, zeytinin doğasından ileri gelen periyodisitenin (üretimin bir yıl fazla bir yıl az olması) etkisi halen azalmış değildir. Oysa, zeytinciliği gelişmiş ülkelerin çoğunda, periyodisitenin etkisi gereken bakım işlemlerinin yapılmasıyla çok düşük düzeylere indirilmiş durumdadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemizde zeytincilikte sorun çok büyük, üreticinin üretim sorunları da çok fazladır. Üretici, mücadelede devlet tarafından yalnız bırakılmış olduğundan mücadeleyi yapmakta zorlanmaktadır. Üretici, üretimde bakımı, budamayı, gübrelemeyi, sulamayı ve ilaçlamayı yerine getirmekte zorluklar yaşıyor. Kooperatifler, özellikle tarım satış kooperatifleri, birlikler, Marmarabirlik, Tariş, 57 nci hükümet zamanında çıkarılan yasadan dolayı çok büyük maddî zorluklarla karşı karşıyadır. O yasalarla, üretici lehine, kooperatifler lehine değişikliklerin, acilen Meclisimize getirilip, yapılması gerekmektedir.

Zeytinlik alanlarının, mutlaka, konut, turizm, sanayi olarak kullanılmasının önüne geçilmesi gerekiyor.

Ülkemizde, zeytin hasadında hangi makinelerin kullanılacağına, hâlâ, net olarak karar verilememiş; bir an evvel buna karar verilmesi gerekiyor. Hâlâ, çuvallarla, oradan oraya zeytin naklediliyor. Bunun önüne geçilmesi lazım.

Zeytinliklere hayvan sokulmasının getirdiği büyük sorunlar var. Bu konuda Çiftçi Mallarını Koruma Kanununun, mutlaka, günün koşullarına göre tekrar değiştirilmesi gerekiyor. Eğer, gerekiyorsa, Zeytin Yasasına da, bu konuda var olan maddeyi güçlendirici eklemeler yapmamız gerekiyor.

Ülkemizde zeytin ve zeytinyağı üreticileri devletimiz tarafından yeteri kadar desteklenmemektedir. Oysa, AB ülkelerinde zeytinyağı üreticileri tamamen devlet desteğiyle desteklenmekte, teşvik edilmektedir. Ülkemizde zeytinyağına verilen destekler ile AB'de de verilen destekleri karşılaştıracak olursak, Avrupa Birliği ülkelerinde zeytinyağı üretimi fiyat garantisi altındadır. Zeytinyağı üreticisi, Ortak Pazar tarım politikasıyla desteklenmekte ve zeytinyağı üreticisine kilo başına 1,32 euroya varan yardımlarda bulunularak, ürünün pazar şansı artırılmakta, tarımsal üretimde süreklilik sağlanmaktadır.

Avrupa Birliği ülkelerinde ve Tunus'ta, arz fazlası yaşanan dönemlerde, ayrıca üreticiye, stoklama yardımı verilmektedir. Verilen son yardımın tutarı ton başına 1,22 eurodur.

AB ülkelerinde zeytinyağı dışticareti kesinlikle herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmamaktadır. Avrupa Birliği, hem kutulu hem dökme zeytinyağı ihraç ve ithal etmektedir. Dünya fiyatlarına göre zeytinyağı ihracatçılarına da iade verilmektedir. En son verilen tutar, kutulu naturel sızma için ton başına 60, kutulu riviera için ton başına 55 eurodur. Yine, konservelerinde zeytinyağı kullanan imalatçılara, ton başına 440 euro destekleme primi, Avrupa Birliği ülkelerinde verilmektedir.

Avrupa Birliği ve Tunus'tan sonra en büyük zeytinyağı üretici olan ülkemizde ise, ürünün stratejisine uygun bir politika bulunmaması, ürünün iç ve dış satış şansını sınırlamaktadır.

Ülkemiz, kişi başına yıllık zeytinyağı tüketimi açısından tüm üretici ülkelerin gerisinde kalmakta ve katmadeğeri yüksek kutulu ihracat istenilen seviyelere ulaşamamaktadır.

Dünyanın en önemli zeytinyağı üreticisi Avrupa Birliğinde, zeytinyağı, tüm özelliklerine bağlı olarak Ortak Pazar politikası dahilinde kapsamlı olarak desteklenmekte ve zeytinyağı üreticisine, ton başına, yaklaşık 1 300- 1 400 dolara yakın yardımda bulunulmaktadır.

Bunun yanı sıra zeytinyağı üretiminin kalitesini geliştirmek için ziraî ve sınaî önlemler içeren programlar uygulanmaktadır. Her yıl bu tür programlara 30 000 000 euro, Avrupa Birliğinde, ayrılmaktadır. Yine, Avrupa Birliği, zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren üretici birliklerini de unutmamaktadır. Bunların idarî ve teknik masraflarının karşılanması için 30 000 000 euro, yılda, bu birliklere tahsis edilmektedir. Avrupa Birliğinde kayıtlı zeytinyağı üreticilerinin toplam sayısı 2 800 000'dir. Bunların her yıl 2 200 000'i üretim yardımı almaktadırlar. Avrupa Birliğinde zeytinyağı üretimine büyük destek verilmektedir. Her yıl zeytinyağı için Avrupa Birliği bütçesinden toplam 2 500 000 000 euro ayrılmaktadır. Bu tutarın yaklaşık yüzde 90'ı üretim yardımlarında kullanılmaktadır.

Türkiye'nin de AB'deki politikaları benimsemesi, hem AB'ye uyumu hem de Türk zeytinciliğinin refahı açısından büyük öneme sahiptir. Ne yazık ki, Türkiye'de bugüne kadar yapılan uygulamalar, zeytincilik sektörünün ihtiyaçlarına cevap verememiştir. Ülkemiz açısından stratejik bir değere sahip olan zeytinyağı üretimi, sistemli olarak desteklenmemiştir. 1998 ve 1999 yıllarından günümüze kadar çeşitli defalar prim verilmiş, ne yazık ki, verilen primler her defasında gerilemek durumunda kalmıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi, iktidara gelmeden evvel, 57 nci hükümet döneminde, zeytinyağına 40 sent ve 28 sent prim verilmiş olup, AKP İktidarı döneminde 175 000, 200 000 ve 250 000 Türk Lirası olarak bu primler gerçekleştirilmiştir. 2006 yılı için bütçeye konulan prim miktarı ise, geçen yıl uygulanan primin yüzde 60 eksiğidir. Verilecek prim miktarı 2006 yılı için 100 000 TL, yani, 10 kuruştur. Arkadaşlar, 2006 yılında bütçeye konulan bu 100 000 liralık, 10 kuruşluk prim zeytinciye reva mıdır?!

Bakınız, 2002 seçimleri kampanyalarında, iktidara gelmeden önce, sizler değil miydiniz, AKP'nin iktidara gelmeden evvelki, o günkü hükümetlerin vermiş olduğu 40 sentlik, 28 sentlik zeytinyağı priminin çok az olduğunu, iktidara gelirsek -bizler de söyledik, Cumhuriyet Halk Partililer olarak- AKP iktidarında, CHP iktidarında, zeytinciye, kilo başına 60 sent prim vereceğini söyleyen,oy isteyen bizlerdik, AKP'lilerdi. Değil miydiniz arkadaşlar?!

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) - Biz söylemedik.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Bakınız, Balıkesir'deki temsilcileriniz var! Sayın Başbakanımız bunu mitinglerinde söyledi. Peki ne oldu; biz muhalefet olduk, AKP iktidar oldu. Bize 60 senti vermek nasip olmadı. İnşallah, önümüzdeki yıl yapılacak olan seçimlerden sonra bu 60 senti vermek Cumhuriyet Halk Partisi İktidarına nasip olacaktır.

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Şu an zeytinciler bayram yapıyor.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Vermiş olduğunuz her vaadinizde olduğu gibi, zeytinciyi de o tatlı vaatlerinizle kandırarak oyları aldınız, iktidar oldunuz. Nerede kaldı?!.. Sayın Balıkesir milletvekilleri, Sayın Bakan, nerede kaldı o 60 sent?!.

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Ne 60 senti?!

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Nerede kaldı?!. Bırakın 60 senti vermeyi, eski hükümetler döneminde verilen 40 sentin, 28 sentin yarısını dahi bu zeytinciye reva görmediniz arkadaşlar, vermediniz.

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Hayır; bayram yapıyor zeytinci.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Bakınız, geçen yıl 250 000 lirayken, 2006 yılı için 100 000 lira (10 kuruş) Sayın Bakan… Lütfen, bu zeytincinin primini, hiç olmazsa, geçen yılın altına düşürmeyiniz. Çok ayıptır! Nereden karşılayacaksanız karşılayınız. 2006 bütçesine koymadınız; ama, Maliye Bakanlığının yedek ödeneğinden bunu pekala karşılayabilirsiniz. Bu zeytinciye, lütfen, sözünüzü tutunuz.

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Ayvalık'a gidelim mi beraber?.. Ayvalık'a gidelim mi?..

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Bırakın şimdi onu, yüzde 60 eksiğiyle 100 000 lira. Çünkü zeytin üreticimiz bu primi almak için, prim dosyasını tekabül ettirmek için ilçe tarım müdürlüklerine müracaat ediyor. Prim dosyasını tekabül ettirirken, çiftçi mallarına, ziraat odasına, Zeytin Zararlılarıyla Mücadele Birliğine belirli bir para ödüyor. Bir yandan peşin para ödüyor; ama, primini almak için ise iki yıla yakın zaman bekliyor.

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Ayvalık'a gidelim beraber..

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Hiçbir şey yapmayacaksanız bile, hiç olmazsa, geçen yılki primi veriniz. Tekrar söylüyorum.

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Doğru konuş!

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - 100 kuruş. Doğru konuşuyorum… Hemşerim, doğru konuşuyorum…

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Beraber gidelim Havran'a…

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - 100 kuruş artırıyor musunuz, artırmıyorsunuz; onu söyle önce sen. Ne Havran'ı?

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Zeytin ve zeytin üreticilerinin araştırılarak alınması gereken önlemler (10/41,170,177,263,295)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 3 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2006-01-03-zeytin-ve-zeytin-ureticilerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
