# Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim
- **Tarih:** 24 Ocak 2006
- **Gündem:** KALKINMA AJANSLARININ KURULUŞU,KOORDİNASYONU VEGÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.920)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2006-01-24-kalkinma-ajanslarinin-kurulusu-koordinasyonu-vegorevleri-hakkinda-kan

> Ali Kemal Deveciler (CHP), 24 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KALKINMA AJANSLARININ KURULUŞU,KOORDİNASYONU VEGÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.920)); konuşma 1.413 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 28 inci maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Görüşmekte olduğumuz Kalkınma Ajansları Yasa Tasarısıyla, bölgesel farklılıkları azaltmayı amaçlayan bir ulusal ekonomik ve sosyal uyum politikası geliştirilmesi için bölgesel kalkınma ajanslarının kurulması -bu yasayla- öngörülmektedir. Tasarıya göre, kalkınma ajansları, Türkiye'nin istatistik bölge düzeyi esas alınmak suretiyle 26 bölgede kurulmaktadır. Böyle bir yapılanma, kamu yönetiminin yeniden yapılandırılması amacıyla hazırlanan reform paketinin bir ayağıdır; Türkiye'nin idarî yapısıyla bağdaşmamaktadır. Bu yeni idare biçimi, merkezin kamu gücü, kaynak ve yetkilerini kullanmasına rağmen merkezî değil; ama, yerel idare tanımına girmediği için yerel de değildir.

Tasarı ne diyor; "Kalkınma ajanslarının kuruluş amacı bölgesel farklılıkları gidermektir" diyor. Peki, soruyorum; bölgelerimiz bir yana, illerimiz arasında dahi sosyoekonomik bir uçurum varken, bu, nasıl bu yasayla sağlanacaktır? Gelişmiş bölgelerin proje yönetimi ve bazı kaynaklara daha kolay ulaşma yetileri bölgelerarası farklılıkların giderilmesine değil de daha da artmasına neden olmayacak mıdır?!

Ajanslararası dayanışmadan bahsediliyor. Ajanslararası dayanışma rekabet nedeniyle mümkün olmayacak, ayrı ayrı uluslararası tanıtım faaliyetlerinde bulunmaları nedeniyle kaynaklar israf edilecektir. Ayrıca, ajanslar siyasî mücadele alanı haline gelecek ve ajansların uygulayıcı kuruluş ve yerel aktörler arasında koordinatör, organizatör ve katalizör olması beklentileri de gerçekleşmeyecektir. Yerel yönetimler ve bölgeler, piyasa mekanizmaları olan rekabet ortamına, bu yasayla, sürüklenecektir.

Tasarıda, tek ilden oluşan, bölgede kurulacak olan kalkınma ajansının yönetim kurulu, vali, büyükşehir belediye başkanı, sanayi odası başkanı, ticaret odası başkanı ile kalkınma kurulu tarafından seçilecek 3 özel kesim veya sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşmaktadır. Valileri ve iş çevrelerini yapıya dahil eden tasarı, sendikaları ve çalışan kesimi zikretmediğinden, bu ajanslarda, ne yazık ki, sendikalara da yer verilmemiştir.

Bu tasarıyla, sendikalar, işyeri koşullarına göre değil de, bölge koşullarına göre pazarlık yapma zorunda bırakılacaktır. Yani, bu tasarıyla sendikaların pazarlık gücü, karşı çıkılamayacak talepler çerçevesinde sınırlandırılmış olacaktır. Asgarî ücret de dahil olmak üzere, ücret düzeyleri bölge koşullarına göre, bundan sonra, belirlenecektir.

Bölgelerde ve yerelde çok sıkı olan aile bağları, kültürel ve ideolojik bağlar, siyasî ilişkiler gibi faktörler sendikaların örgütlenmesine ve güçlenmesine engel olacaktır. Ayrıca, yerelde belirleyici güç olan ahbap çavuş ilişkileri daha da belirleyici hale gelecek, devlete olan güven ise altüst olacaktır.

Bölge kalkınma ajansları, kamu gücünü, kamu organ ve görevlerinden alıp özel sektör ve hükümetdışı örgütlere paylaştırmaktadır. Bu sistemle, yerel güç odakları, tarikatlar, aşiretler ve batı merkezli sivil toplum örgütleri karar mekanizmalarına dahil edilmekte, tarikatlar, iş ve sermaye çevreleri kamusal iktidara ortak edilmekte ve yerel iktidar haline getirilmektedir. Ayrıca, bölge kalkınma ajanslarının ulusal mı, yoksa uluslararası nitelikte mi olduğu da belirsizdir. İşlevlerine bakılınca, hem yerel hem de beynelmilel sermayenin taleplerine göre kuruldukları anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, karşımızda, hem yerel hem ulusal hem de uluslararası karman çorman bir yapı olacaktır.

Sayın Bakan, sayın milletvekilleri; bu ülkede ulusal planlama olmadan bölgesel kalkınma ve planlama asla olamaz. Konu, öncelikle, eğer bölgelerarası kalkınmayı sağlamaksa, o zaman, konu, özünde, bir, GAP'ta olduğu gibi yeni bölgesel planların uygulanmaya konmasıdır ve GAP'ı kalkınma ajansları çerçevesi içerisinde bölmeye çalışmak yerine, adam gibi uygulama yapmaya çalışmak gerekir. Halbuki -Türkiye'nin en önemli projesi olan GAP- o projenin ekonomik, sosyal, mühendislik birsürü boyutu var; o boyutlarıyla ilgili ciddî çalışma yapmak, onu koordine etmek lazım. Gerçekten, doğunun, güneydoğunun, Şanlıurfa'nın, bölgenin sizden beklediği budur; ama, bir başka şey var. Doğu ve güneydoğuya, kalkınmada geri yörelere devlet eğer yatırım elini uzatmazsa, tüm bu diğer teşviklerden sonuç alması da mümkün değildir.

Tasarı bu biçimde yasalaşırsa, kalkınma ajansları, Avrupa Birliği ve diğer uluslararası fonlardan sağlanacak kaynaklarla ülkemizin merkezî ve yerel kamusal kaynaklarını dar bir zümrenin yatırım finansmanına aktaran bir organ haline ne yazık ki dönüşecektir.

Genel bütçe vergi gelirlerinin binde 5'i ile il özel idareleri toplam bütçe gelirlerinin yüzde 1'i ve belediyelerin toplam bütçe gelirlerinin yüzde 1'i kalkınma ajanslarına aktarılacak, sanayi ve ticaret odaları bütçe gelirlerinin sadece yüzde 1'i bu kalkınma ajanslarına aktarılacak; ama, bundan, ne yazık ki, sadece, yararlanan, oda üyeleri olmayacaktır.

Buna karşılık, yerel yönetimlerin, yeni gelirler sağlamadan 2005'ten itibaren çok geniş bir hizmet alanı aktarıldığı halde, şimdi de gelirleri bu yasayla ne yazık ki yüzde 1 olarak törpülenmiş olacaktır. Bu durum, mahallî idare birlikleri kuruluşunu ve bunlara yerel yönetimlerden aktarılacak kaynakları da etkileyecek, esasen çok önemli işlevlere sahip olabilen mahallî idare birliklerinin varlık nedeni de kalkınma ajanslarından sonra sorgulanmaya başlanacaktır. Ayrıca, bölgelerde devlet bütçesi dışında AB kaynaklı bütçeler oluşturulmaktadır. Bölgesel kalkınma ajansları, AB'nin Türkiye'ye nüfuz etmek için kullandığı en önemli araç haline gelmektedir.

Sayın milletvekilleri, dikkatinizi çekmek istediğim bir konu daha var. Bölge kalkınma ajanslarının gündeme getirildiği şu günlerde, Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planının hazırlanması da ertelenmiştir; yani, ulusal planlamadan da neredeyse vazgeçilmektedir. Bölgesel kalkınma ajanslarının böyle bir dönemde gündeme gelmesi de bir hayli enteresandır.

Tasarının gerekçesi, KOBİ'lere dayalı bir yerleşme modeli öngörmektedir. KOBİ'lerin Türkiye ekonomisi için önemi, muhakkak ki, tartışılmazdır; ancak, tüm yükün KOBİ'lere yüklenmesi, bir anlamda, küçük ölçeğe, düşük sermaye yoğunluğuna, düşük teknolojiye ve düşük ücrete dayalı bağımlı bir taşeron sanayileşme modeli benimsenmesi demektir. Bu, uluslararası ekonominin hızla büyüdüğü bir ortamda atılım yapma iddiasında olan Türkiye'ye uluslararası iş bölümünde biçilen rolle uyumlu olabilir; ancak, Türkiye merkezli düşünenler açısından uzun vadeli bir kalkınma stratejisi bu tercih üzerine oturtulamaz, oturtulmamalıdır.

Ayrıca, tasarıda bölge kalkınma ajansları tüzelkişiliğe sahip olarak tasarlanmaktadır. Bunun bir kamu tüzelkişiliği çağrıştırdığı çok açıktır; ama, ajanslar, ne hikmetse, özel hukuk hükümlerine tabi olarak sisteme sokulmaktadır bu yasayla. Bu durumda, ajanslar, tüzelkişilik midir değil midir; bunun da tartışılması gerekir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sonuç olarak, bölge kalkınma ajanslarının kuruluşu, toplum tarafından da reddedilen ve yasalaşamayan Kamu Yönetimi Temel Kanununun halkalarından birisidir.

Kamusal yerel hizmetler ile çevre ve altyapı yatırımlarında özelleştirme, taşeronlaşma süreçleri bölge kalkınma ajanslarıyla yaygınlaştırılacaktır.

Ajansların kurulmasıyla kullanılacağı varsayılan Avrupa Birliği fonları Türkiye'nin kazancı değil, Türkiye'nin kaybı olacaktır.

Tasarıda ajansların amacı, yabancı yatırımcıların sınırsızca önünü açmak olarak görülmektedir. Tasarı dışkaynaklı bir yapılanmadır. Bölge kalkınma ajanslarının kurulmasının, Avrupa Birliği tarafından dayatıldığı açık ve net olarak görülmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bakınız, bu yasayla, biz, bir yandan bölgesel farklılıkların giderilmesini amaçlıyoruz; ama, bir de bakıyoruz ki, şu anda bazı bölgelerde, bazı illerde, iller arasında, ilçeler arasında farklılaşmalar olmaktadır. Kasım ayı başında Cumhuriyet Halk Partilisinin 50 milletvekiliyle birlikte Kayseri'ye gittik. Kalkınma ajanslarının kurulmasından sonra, inşallah, buraya, bu yöreye… Şimdi, sizlere arz edeceğim konunun sağlanmasının gerçekleşmesi amacıyla söylüyorum. Kayseri'de Felahiye İlçesi var. Kayseri ve Felahiye İlçesi arasında 9 kilometrelik yol, daha evvel Yamula Barajı yapıldığından baraj altında kalmış ve üç yıldan beri de Felahiye İlçesiyle Kayseri'nin arasındaki irtibat kesilmiştir ve 9 kilometrelik yol çok bozuk bir vaziyettir. Normal şartlarda bile bu ulaşımla Felahiye'ye ulaşılması mümkün değildir; gittik, gördük, gezdik ve sadece bu yol yapılsın diye oradaki vatandaşlar, ki, istimlak parası almamışlar, çok az, yüzde 3, 4 civarında vatandaş istimlak parası istemiş, Felahiye Belediye Başkanı Gürsel Kısır da, bu istimlaklerle ilgili, bir maaşını bu istimlaklere bağışlamıştır; ama, istimlakler, kuruşsuz, parasız, hiçbir kuruş, devlete, getirmeden yapılmasına rağmen ne yazık ki, üç yıldan beri bu yolda hiçbir şey yapılmadığı gözler önünde görülmektedir.

Şimdi, bakınız, Kayseri'den 8 milletvekili var. Kayserili bir Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı var, Meclis Başkanvekili var, yine Grup Başkanvekili Salih Kapusuz da Kayseri'nin çocuğu. Ben üzüldüm; ama, yaptığım araştırmada Kayseri'de 16 tane ilçe var; 15 tane ilçede AKP belediye başkanlığını almış, 1 ilçede Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanlığı almış; bu da Felahiye Belediye Başkanı ve yine, Felahiye'nin büyük bir beldesi var, Büyüktoraman beldesi.

Sayın Kapusuz, dinliyor musunuz, Kayseri'yle ilgili konuşuyorum?

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Kayserili vekiller var orada.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Tamam ama, siz de Kayserilisiniz.

Büyüktoraman beldesinde de MHP kazanmış. Onun için herhalde, o bölgedeki vatandaşlar diyorlar ki: "Biz Cumhuriyet Halk Partisine destek verdik, Cumhuriyet Halk Partisini, MHP'yi kazandırdığımız için bize burada üvey evlat muamelesi görülüyor ve biz, hastalarımızı Felahiye-Özvatan-Çandır-Çayırova-Boğazlıyan üzerinden 120 kilometre olarak göndermeye, götürmeye çalışıyoruz; 50 kilometre dururken, 120 kilometre uzatıyoruz." Ama, bakıyoruz, bu yol yapılmıyor. Sayın Başbakan da diyor ki: "Yol çağdaşlıktır, yol uygarlıktır, yol medeniyettir." Ama, ne yazık ki, kendilerinden olmayan ilçe ve beldelere Kayseri merkeze bağlayan yolu yapmamakta direniyorsunuz.

Hükümetin, burada yaşayanları, bu çağdaşlıktan, bu uygarlıktan ve bu medeniyetten mahrum koymamaları gerektiğini, Başbakanın... Madem oradaki milletvekilleri, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, Grup Başkanvekili, Meclis Başkanvekili ve milletvekilleri sahip çıkmıyorsa Başbakanın bu konuya el atmasını istiyorum; çünkü, geçen yıl bu yolda 3 vatandaşımız kalp krizi geçirmesi neticesi hastaneye kaldırılamadan vefat etmiştir; ama, ne yazık ki, 10 kilometre uzaklıktaki Özvatan İlçesinin bu 120 kilometrelik yolu yapılmış ve oraya da yine, 4 000 nüfuslu Özvatan'a, bir kapalı spor salonu inşaatına başlanmıştır.

Ben Sayın Bakanımdan, ne kadar adaletli olduğunu, Sayın Bakanımın, biliyorum -Abdüllatif Bey gitti herhalde, Abdüllatif Şener- ve bu Felahiye yoluna Kayseri milletvekillerinden önce Başbakanın sahip çıkacağını, bu yolun en kısa zamanda yapılacağını ve 2006 programına alınacağını ümit ediyorum.

Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 24 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2006-01-24-kalkinma-ajanslarinin-kurulusu-koordinasyonu-vegorevleri-hakkinda-kan (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
