# Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 28 Mart 2006
- **Gündem:** GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2006-03-28-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk

> Ali Kemal Deveciler (CHP), 28 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)); konuşma 1.269 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gelir Vergisi Kanunu ile 6183 sayılı Kanunda değişiklik yapılmasıyla ilgili 1081 sıra sayılı kanun teklifinin 1 inci maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz bu yasayla, beyanname vermekte olan, bilanço usulü defter tutan, işletme defteri tutan Gelir Vergisi mükelleflerinin, yine, serbest meslek kazançlarından, aynı zamanda gayrimenkul sermaye iradı ve menkul sermaye iradı üzerinden kazancı olan Gelir Vergisi mükelleflerinin, yürürlükteki mevcut listedeki tarifedeki gelirleri üzerinden yüzde 5 indirim yapılmaktadır; ama, bunun yanında, mevcut Gelir Vergisi tarifesinde bulunan -ne yazık ki- ücretlilerden vergi indirimi yapılmamaktadır. Ücretliler lehine yüzde 5'lik -mevcut tarifede olan- vergi indirimi de burada kaldırılmaktadır; âdeta, AKP Hükümeti tarafından, ücretlilerin bu yüzde 5'lik vergi indirimi gasp edilmektedir bu maddeyle.

Hükümet, ücretiyle çalışan, emeğiyle çalışan, alınteriyle kazanıp vergisini ödeyen, vergi kaçırma gücü olmayan, vergisi maaş bordrosundan, peşin olarak kaynağından kesilen ücretliye gücünü göstererek, sadece ücretlinin, emekçinin vergisinde indirim yapmamakta; ama, diğer tüm kesimlerin vergilerindeyse yüzde 5'lik indirim yapmaktadır.

Maliye biliminde "ayırma kuramı" denilen bir şey vardır. Emek gelirleri korunur, ücretiyle geçinenler korunur; ama, siz, AKP İktidarı olarak, bunun, şu yasayla tamamen tersini yapmaktasınız.

Hani, zaman zaman Sayın Başbakanımız söylüyor, "biz, fakir fukarayı, garip gurebayı koruyoruz" diye. Bu fakir fukara, garip gureba doğru; yani, Kurumlar Vergisi sahibi olanlar fakir fukara oluyor sizin anlayışınıza göre, ticarî kazanç sahipleri fakir fukara, garip gureba oluyor; ücretliler, emekliler, emekçiler ise herhalde varlıklı kesim oluyor; çünkü, onlar, sizin anlayışınıza göre garip gureba, fakir fukara olmadığından, onların vergilerinde indirim yapılmıyor; hatta, mevcut tarifede, şu anda kullanılan tarifedeki yüzde 5'lik -bunların lehine olan- vergi indirimini de yok ediyorsunuz. Şimdi, bu mantık bunu getirmiyor mu?!

Yapılan bu düzenlemede, milyonlarca asgarî ücretli çalışanlar ve bordrolu memurlarımız, emekçilerimiz, âdeta unutularak bir kenara itilmiştir. Asgarî ücretliler, bu yasada yok sayılmıştır. Bu yapılan düzenlemeyle, mevcut yasadaki yüzde 5'lik -çalışanlar lehine olan- vergi avantajı da, âdeta AKP Hükümeti tarafından ellerinden alınmıştır.

Sayın Bakan, Maliye Bakanımız, Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerde, Kurumlar Vergisinde yapılan indirimler -yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürüldüğünde- ve bu yasayla ilgili yaptığımız görüşmelerde de, "Gelir Vergisi mükelleflerine ait tüm tarife dilimlerinde yüzde 5'lik indirim, -ilgili görüşmelerde- ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde tarifedeki vergi oranlarını 5 puan indirmek suretiyle uygulanır" diye bir önerge verdik; ama, ne yazık ki, Sayın Maliye Bakanımızın ve İktidar Partisi milletvekillerinin oylarıyla, bu önerge reddedildi.

Sayın Maliye Bakanımız her defasında, asgarî ücretlinin ve normal ücret geliriyle geçinenlerin, memurlarımızın maaşlarından kesilen verginin yüzde 15 olmadığını, bunun yüzde 7-8 civarında olduğunu söylemektedir ve söylemeye de devam etmektedir. Sebebine gelince; çünkü, asgarî ücretli ve memurlarımızın yüzde 6-7 civarında bir vergi iadesi aldıklarını, bunu da 15'ten düştüğümüz takdirde, bunların da vergi ödemelerinin yüzde 7-8 civarında olduğunu söylemektedir.

Sayın milletvekilleri, vergi iadesi sanki AKP İktidarı döneminde getirilmiş bir uygulamaymış gibi göstermektedir Maliye Bakanı. 1985 yılındaki, o günkü hükümetler döneminde getirilen bir uygulamadır. Yirmi yılı aşkın bir zamandır, ücretliler, her ay yüzde 6-7 civarında bir vergi iadesi almaktadır; ama, Sayın Maliye Bakanı, gözünü, ücretlilerin almış olduğu bu vergi iadesine dikmiş durumdadır. Sanki, bu vergi iadesi uygulamasının, AKP İktidarı döneminde, kendi Maliye Bakanlığı döneminde bunlara verilmiş bir hak olduğunu iddia etmektedir.

Sayın Bakan -komisyonda söylediği gibi- bunun, ücretlilerin bu yüzde 5'lik yok edilen tarifenin gerekçesini vergi iadesi olarak gösteremezsiniz Sayın Bakan. Gerçi, kendisi burada yok, ama…

Yine, ayrıca, ücretlilerde aynı vergi diliminin uygulanacak olması, ücretlilere indirim değil, ayrıca yük getirmektedir. Görüşmekte olduğumuz vergi dilimleri aynen kabul edildiğinde, mevcut tarifede ücretlilere uygulanan 15 000 ile 30 000 YTL arasındaki gelirler için yüzde 25'lik vergi dilimi, bugün değiştirmek istediğimiz tarifeyle yüzde 27'ye çıkarılmaktadır. Yani, 15 000 ile 20 000 arasında -15 milyar ile 20 milyar arasında- bir ücret geliri almakta olan ücretlinin mevcut tarifedeki indirim… İndirim değil, yüzde 2 daha, vergisi yükseltilmektedir.

Yine, 30 000 ile 78 000 arası mevcut tarifedeki bir yüzde 30'luk vergi dilimi, 40 000 üzerindeki maaşlar için yüzde 35'e artırılmakta olup, yüksek ücret alanlara da yüzde 2 ile 7 arasında ilave vergi yükü getirilmektedir. Yani, bu yasanın, ücretlilerden yapılan, tahsil edilen vergi kesintilerini düşüreceği yerde, vergi yükünü daha da artırdığı açık ve net olarak görülmektedir.

Bugüne kadar, Türk vergi sisteminde, diğer ülkelerin vergi sistemlerine paralel olarak, çalışanların gelirleri daha koruyucu bir yaklaşımla ele alınmıştır. Daima ya düşük oranlı olarak vergilendirilmişlerdir ya da bu gelirlere ayrıca bir indirim uygulanmak suretiyle, daha düşük oranda vergilendirilmesi sağlanmıştır. Bunun araçları neydi; özel indirimdi, düşük tarifeli vergilendirmeydi; ama, hükümet, işbaşına gelir gelmez, özel indirimi de kaldırdı. Aslında, seçim meydanlarında ve seçim beyannamesinde ve iktidara geldikten sonra açıklamış olduğunuz acil eylem planında, özel indirimin artırılarak, asgarî ücret seviyesine çıkaracağınızı ve asgarî ücretliden vergi almayacağınızı söylemiştiniz. Bırakınız özel indirimi asgarî ücret seviyesine çıkarmasını, siz, özel indirimi tamamen kaldırdınız.

Yılda 540 000 000 liralık bir indirim vardı, kalkınmada öncelikli illerde ise toplam 756 000 000 liralık bir indirim vardı, bu indirimi de yok ettiniz. Şimdi de, tüm ücretin, gelirin tamamını vergi haline getirdiniz ve şu anda, bir asgarî ücretliden 82 000 000 lira bir Gelir Vergisi almaktasınız. AKP iktidara gelmeden evvel, iktidar döneminde yayınlamış olduğu acil eylem planında da bunu açık olarak söylemişti.

Şimdi görüşmekte olduğumuz bu yasayla, maalesef, kazanandan beyanname veren mükelleflere uyguladığımız yüzde 5'lik vergi indirimi, ücretlilerin aleyhine çalışmaktadır. Anayasamızın 73 üncü maddesi "herkes, malî gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür" demektedir; ama, ne yazık ki, AKP İktidarı döneminde bu tamamen tersine dönmüştür. AKP İktidarı döneminde, az kazanandan çok, çok kazanandan az alma dönemi -ne yazık ki, sizin döneminizde- başlamıştır.

Artan oranlı tarifenin temel amacı, gelirlerin yeniden dağıtımıdır; ekonomide oluşan, yaratılan gelirin artan oranlı tarife aracıyla yeniden dağıtılmasıdır ve vergide eşitlik ilkesi de, vergide adalet ilkesi de budur. Herkesi malî gücüne göre vergi ödemekle yükümlü kıldığı Anayasanın 73 üncü maddesinin vergi kanunlarında uyarlaması, artan oranlı tarifedir. Artan oranlı tarife, geliri az olanların daha düşük oranda, geliri yüksek olanların ise daha yüksek oranda vergilendirilmesini sağlar.

İstihdamdaki vergi yükü 1999 yılında yüzde 30,3 iken, 2000 yılında, IMF programlarıyla, yüzde 40,4'e çıkmış, AKP Hükümeti döneminde ise yüzde 42,7 ile hükümetimiz, OECD ülkeleri içerisinde rekora imza atmıştır. Diğer ülkelere baktığımızda, ABD'de bu oran yüzde 15,5; İngiltere'de yüzde 18,8; Japonya'da yüzde 23,2… Ülkemizden daha yüksek oranda kesinti yapan başkaca da bir ülke dünyada yoktur. İstihdamdan en fazla vergi alan, prim alan ülke Türkiye'dir. Yani bu programların, kısa dönemde gelir yaratma amaçlı IMF programlarının Türk ekonomisinde, Türk vergi sisteminde yarattığı sonuç, kayıtdışının körüklenmesi olmuştur. Bizim şu anda birinci önceliğimiz, kayıtdışını kayda alacak tedbirleri uygulamaya koymak olması gerekmektedir; ama, tersini yapıyoruz. Yine, Kurumlar Vergisinin oranını 10 puan indirdik. Gelir Vergisi tarifesinden 5 puan indirmekle, kayıtdışını kayıt altına alacağız demek bir hayaldir.

Şimdi, bu indirimler karşılığı, 3,5 katrilyon lira civarında bir gelir kaybı var, vergi kaybı var. Bunu da, ÖTV ve KDV olarak tüketicilerin omuzlarına, o asgarî ücretlinin, o bordrodan maaş alan ücretlinin omuzlarına yükleyeceğiz; çünkü, şu anda dolaylı vergilerin oranı yüzde 73 civarında rekora doğru gitmektedir. Bu da, AKP Hükümeti dönemindedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - Şimdi, bakınız, Kurumlar Vergisi 10 puan indirildi. 2005 yılında 9,5 katrilyon lira civarında bir Kurumlar Vergisi geliri varken, bunun üçte 1'ini indirim yaptık. Bu da aşağı yukarı 3,5 katrilyon lira civarındadır. Ama, şimdi, şöyle bir şey söyleyeyim size: Özelleştirme yoluyla -bir örnek vermek istiyorum- Telekom 6,5 milyar dolara Hariri'ye satıldı ve bunun 2005 yılı için ödeyeceği Kurumlar Vergisi 1 katrilyon 200 milyar lira iken, ihale şartnamesinde Kurumlar Vergisi yüzde 30 kabul edilerek bu vatandaş özelleştirme ihalesine katılmışken, ne yazık ki, özelleştirme ihalesinden sonra yapılan bu yüzde 10'luk, sizin yapacağınız yüzde 10'luk indirimden 400 trilyon lirayı, Hariri'nin cebine, vatandaşlarımızın cebinden alarak, AKP İktidarı döneminde koymuş oluyoruz. Eğer, yüzde 20'lik bir avantaj sağlanacak idiyse, üçte 1'lik bir Kurumlar Vergisi oranı düşürülecek idiyse, o zaman bunun şartnamede konması gerekmez miydi arkadaşlar?

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 28 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2006-03-28-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
