# Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin mali sektöre olan borçlarının yeniden yapılandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.1312)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2006
- **Gündem:** KÜÇÜK VE ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ İŞLETMELERİN MALİ SEKTÖRE OLAN BORÇLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.1312)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c143/b044/tbmm221430440044.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2006-12-26-kucuk-ve-orta-buyuklukteki-isletmelerin-mali-sektore-olan-borclarinin

> Ali Kemal Deveciler (CHP), 26 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜÇÜK VE ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ İŞLETMELERİN MALİ SEKTÖRE OLAN BORÇLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.1312)); konuşma 1.209 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ'lerin) Malî Sektöre Olan Borçlarının Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın 1'inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşma yapmak üzere buradayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Değerli milletvekilleri, KOBI'ler, Türk ekonomisi içinde önemli bir yere sahip, önemli bir işleve sahiptirler. Nitekim, KOBİ Stratejisi Eylem Planı'ndaki veriler ışığında biliyoruz ki KOBI'ler, hizmet sektörü de dâhil olmak üzere tüm işletme sayısının yüzde 99,8'ini, toplam istihdamın yüzde 76,7'sini ve toplam katma değerin de yüzde 26,5'ini oluşturmaktadır. Bu kapsamda bakıldığında KOBİ'lerin istihdam ve üretim açısından taşımakta oldukları önem daha da iyi anlaşılmaktadır.

Ekonomik ve sosyal açıdan bu denli önemli olan KOBI'ler, gerçekte günümüzde birçok sorunla boğuşmaktadırlar. Bu firmalar geleneksel üretim metotlarıyla üretim yapmakta, fakat birçok alanda yabancı firmalarla rekabet etmek durumunda bırakılmaktadırlar.

Nitekim, AKP Hükümetinin uyguladığı YTL'nin aşırı değerlenmesine yönelik politikalar sonucunda ve gerekli yapısal önlemlerin alınmaması sonucu rekorlar kıran ithalat karşısında, bu rekabet Türk KOBİ'leri açısından daha da yoğun, hatta aksak bir hâle gelmiştir.

Her ülke kendi KOBİ'lerini korur ama, AKP İktidarı, maalesef, buna yönelik iş ortamını ülkemizde sağlamaktan çok uzak kalmıştır. Bu yapı içinde Türkiye'de KOBI'ler, genelde verimsiz üretim metotları ve eski makine, ekipman kullanarak katma değeri düşük olan alt kalitede ürünlerin üretimiyle meşgul olmaktadırlar. Bu işletmelerin teknolojik seviyelerinin yükseltilmesinde yeterince başarılı olunamamıştır. Yeterli kamu mali imkânlarından yararlanamayan KOBI'ler, aynı zamanda AB tüketicisine yeterince hitap edecek biçimde üretim içinde olamamaktadırlar. Bu şartlar altında Şubat 2001 krizinin getirdiği kur avantajı KOBI'ler tarafından yeterince kullanılmadığı gibi, kriz koşullarına dayanamadığı için çok sayıda işletme, söz konusu krizle birlikte, 2001 yılında kapanmak durumunda kalmıştır.

AKP İktidarında reel faizler hâlâ yüksek düzeylerdedir. KOBİ'lere hizmet verecek sermaye piyasası imkânları da yeterince geliştirilememiştir. Her ne kadar KOBİ'lere yönelik kredi garantisi, risk sermayesi, yatırım ortaklığı, gayrimenkul yatırım ortaklığı, KOBİ finans şirketleri, KOBİ'lere yönelik factoring, leasing şirketleri var olsa da, bunlar sembolik düzeylerde kalmıştır maalesef. Tabii ki, 2007 bütçesinin hâlen yüksek oranda açık vermesinin beklendiği bir ortamda, zaten özel işletmelerin piyasadan fon bulma imkânı yetersiz kalacaktır. Buna bir de, bu konuda gereken uzun vadeli perspektiften yoksun günlük politikalar eklenince, durum, baskılar ve aksak rekabet ortamı altında yaşamını sürdürmeye çalışan koskocaman bir KOBİ sektörü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Türkiye'deki KOBİ'lerin durumu ve finansman olanaksızlıkları yoğunken, bugün üzerinde çalıştığımız kanun tasarısı da, finansal yapıları bozulmuş olan KOBİ'lerin mali yapılarını güçlendire- bilmek amacıyla bugün getirilmektedir.

Bununla birlikte, anlaşılamayan diğer bir husus da, ekonominin çok iyi durumda olmasıyla övünen AKP İktidarında bu tür bir yeniden yapılanmaya gereksinim duyulunmasıdır. Bilindiği gibi, İstanbul Yaklaşımı gibi finansal yeniden yapılanma girişimleri ağır krizler sonrasında gerek duyulan finansal yeniden yapılanma yöntemleridir ve Türkiye'de de bu amaca yönelik olarak uygulanmıştır daha evvel. Buna mukabil, önümüzdeki kanun tasarısı KOBİ'lerin borçlarının yeniden yapılanmasını konu almaktadır. Bu şartlar altında, AKP Hükümetinin, ekonominin herkes için iyi olduğu övünmelerine en iyi cevap yine AKP Hükümetinizce bugün önümüze getirilen bu kanun tasarısıdır.

Şartlar bu iktidarın söylediği gibi iyi olsaydı bu tür bir yeniden yapılandırmaya ihtiyaç da olmazdı. Zaten AKP sözcüleri ne derlerse desinler, rakamlar, bize, ekonominin gerçek durumunu vermektedir. Bütçede AKP sözcüleri çok iyimser rakamlar verdiler.

Kriz nedeniyle 2001 ve 2002 yıllarında protesto edilen senet miktarı 12,1 milyon adet ve 38 milyar YTL iken, AKP İktidarının tamamında bu miktarlar sırasıyla 10,3 milyon adet ve 33,6 milyar YTL'dir. Bu son rakamlar, daha henüz 2006 yılının ekim ayına kadar olan rakamlardır ve AKP İktidarının tamamının bu çerçevede Türkiye'nin yaşadığı en derin kriz döneminde yaşanan protestolu senet seviyesine hem miktar hem de tutar olarak ulaşmasına çok az bir zaman kalmıştır. Piyasada küçük ölçekli işletmelerin yaşayabilmesi için durum bu denli zorken, kanun tasarısının genel gerekçe kısmında, tasarının amacının artık çok gerilerde kalmış olan "2000 Kasım ve 2001 Şubat aylarında yaşanan krizler sonrasında işletme sermayesi yetersizliği çeken KOBİ'lerin ekonomiye kazandırılması" olarak ifade edilmesi oldukça dikkat çekici bir gerekçedir.

Sayın milletvekilleri, iki ay sonra krizin altıncı senesini bitireceğiz. Bu krizden etkilenen KO- Bİ'leri düşünmek AKP İktidarının yeni mi aklına geldi? Altı yıldan beri aklınız neredeydi arkadaşlar? Altı yıl evvel çekilen bir kriz, dört buçuk yıldır iktidardasınız, hadi ilk bir buçuk yıl olmadı, siz geldiniz iktidara, neden dört buçuk yıldan beri aklınıza gelmedi? Altı yıl oldu bu krizi yaşayalı.

Bu kriz nedeniyle batan KOBİ'lerin derdine derman oluyor mu bu tasarı? Zaten çoğu tasfiye oldu, kapattılar. Peki, şimdi ne olacak? Zaten finansman açısından göreli olarak güçsüz olan KOBİ'lerin, söz konusu kriz ardından AKP İktidarının son yılına girilirken hatırlanması manidardır. Halk Bankasını satacak olmanın mahcubiyetiyle mi bu girişimde bulunuyorsunuz? Peki, ya krizde batmış olan KOBİ'lere ne yapacaksınız? Onların, batan KOBİ'lerin durumu ne olacak, onlara ne yapacağız? Giden gitti diyemezsiniz. AKP İktidarı döneminde kriz benzeri koşulların yaşandığının bir ikrarı olsa da, bu tasarıyla KOBİ'lere sağlanacak fınansal nefes almaya destek olunmalıdır. Biz de, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bu yasayı destekliyoruz. Bununla beraber asıl yapılması gereken, borçların yeniden yapılandırılması yoluyla değil, yatırım ortamının KOBİ'lerin yararına olabilecek biçimde düzenlenerek güçlü bir girişimcilik altyapısının yaratılması olmalıdır. Fakat, bu durum, Türkiye'yi pazarlayarak avantajın yabancı girişim ve şirketlere geçtiği bir noktada oldukça zor görülmektedir. Tabii durum böyle olunca da, Hükümetin biriken tansiyonun boşaltılması için başvuracağı en iyi yol, periyodik olarak fınansal yeniden yapılanma hamleleridir. Yalnız, Hükümet şunu iyi bilmelidir ki: Bu tür hamlelere bir süre sonra büyük bir bölümü yabancılaştırılacak olan bankacılık sisteminden de karşı sesler gelmeye başlayacaktır. Türkiye ekonomisinde bu tür riskler birikirken önümüzdeki kanun tasarısı genel hatları itibarıyla, 4743 sayılı Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki Kanun'un bir benzeridir. Bu kapsamda, İstanbul Yaklaşımının uygulamalarından edinilen tecrübeleri içermektedir. Bu kapsamda KOBİ'lerin borçlarının yeniden yapılandırılması günümüz şartlarında önem arz etmektedir. Bununla birlikte, Hükümetin dikkat etmesi gereken husus, bu tür yeniden yapılandırmaların bir kez daha gerekmemesi için yeterli önlemlerin alınması, yatırım ortamının iyileştirilmesi yönünde adımlar atmasıdır. Nitekim, daha önce de söylemiş olduğum gibi önemli olan, KOBİ'lerin rekabet güçlerinin geliştirilebilmesi amacıyla kapsamlı ve stratejik bir yaklaşıma sahip olmasıdır.

Şimdi, bu yasa neler getiriyor, bir de ona bakalım, hangileri giriyor, neler girmiyor. Bu yasadan, küçük ve orta boy büyüklükteki işletmeler, KOBİ'lerin tanımını bu yasa maddesiyle de değiştirdik. 250 kişiden az -yıllık- istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı 25 trilyon lirayı aşmayan işletmeleri kapsamaktadır. Yani, yaklaşık 33 bin firmayı kapsamaktadır.

2002 Ocak ayında çıkarılan İstanbul Yaklaşımı'na girmeyen, yeniden yapılandırılan 318 firma burada girmemektedir. Peki, 250 kişiden az olan istihdamı bu KOBİ'lere sokuyoruz, bu yeniden yapılandırmaya sokuyoruz, 25 trilyon lirayı aşmayan işletmeleri sokuyoruz. Peki, size soruyorum: 250 işçinin üstünde olan veya cirosu 25 trilyonun üzerinde olan ve 2001 yılında bu krizi yaşamış olan diğer KOBİ'ler, diğer işletmeler ne olacak arkadaşlar? Yani, bunları da bir şekilde buna dâhil etmemiz lazım.

Yine, bu yasayla, bu 250 kişinin üzerindeki işletmeler, vergi dairelerine ödenmeyen, 31/10/2006 tarihine kadar -vadesi geldiği hâlde- ödenmemiş bulunan elektrik borçlarına, doğal gaz, telefon, su kullanımından kaynaklanan borçları ile Maliye Bakanlığına ait vergi daireleri ile sosyal güvenlik kurumlarına olan borçlarına...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) - ...6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulüne tabi olan mevzuat hükümlerine göre yüzde 9 faiz uygulaması yapılacak ve yirmi dört ay taksitlendirme yapılacaktır. Olumlu bir düzenlemedir, ama, burada, bankalara bir keyfiyet getirilmektedir. Yaklaşık bu 33 bin firmayı ilgilendiren KOBİ'lerle, banka yönetimleri, istediğiyle, istediği şekilde faizle anlaşarak, indirim yaparak anlaşma cihetine gidecektir, istedikleriyle de anlaşmayacaktır. Bankalara keyfiyet getirmektedir.

Bu düşünceler ışığı altında, bu kanunun KOBİ'lerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, her ne kadar eksikleri de olsa, bu yasaya KOBİ'ler açısından destek vereceğimizi söylüyorum.

Hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin mali sektöre olan borçlarının yeniden yapılandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.1312)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2006-12-26-kucuk-ve-orta-buyuklukteki-isletmelerin-mali-sektore-olan-borclarinin (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c143/b044/tbmm221430440044.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
