# Bazı kanunlarda ve bayındırlık ve iskan bakanlığının teşkiiat ve görevleri hk. (s.s.244)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 30 Temmuz 2003
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA VE BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞININ TEŞKİİAT VE GÖREVLERİ HK. (S.S.244)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2003-07-30-bazi-kanunlarda-ve-bayindirlik-ve-iskan-bakanliginin-teskiiat-ve-gorev

> Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 30 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA VE BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞININ TEŞKİİAT VE GÖREVLERİ HK. (S.S.244)); konuşma 1.546 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlarım, görüşmekte olduğumuz Bazı Kanunlarda ve Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısıyla ilgili olarak, Partim adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu saatte 15 dakikalık konuşma süresi almış olmak, gerçekten, arkadaşlarımızı sıkacak, biliyorum; ama, konuştuğumuz konunun saatle ilgisi yok değerli arkadaşlarım; çünkü, Türkiye'nin başına gelmiş en büyük felaketlerden birisi, 17 Ağustosta, tam şu saatlerde olmuştu. Dolayısıyla, konuştuğumuz konunun, gerçekten, saatle, zaman kavramıyla çok fazla bir ilgisi yok.

Aslında, Türkiye'nin en temel sorunlarından bir tanesi olmasına rağmen, bu Parlamentoda bu denli yoğun tartışmaların yaşandığı bir süreçte, bu denli yoğun kanunların geçirilmeye çalışıldığı bu çalışma dönemi içerisinde, maalesef, Türkiye'nin bu kadar çok insanını ilgilendiren, ekonomisini, sanayiini, ticaretini, insan yaşamını bu denli yoğun biçimde ilgilendiren bir konuda, ancak son çalışma günümüzde, gece, saat 3'ü çeyrek geçe konuşma fırsatı bulduk, böyle bir madde nedeniyle.

AGÂH KAFKAS (Çorum) - Yarın...

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Evet, yarın da çalışacağız.

Değerli arkadaşlarım, 4 üncü madde, aslında, hükümetin, iktidar partimizin, hem değişik konulara yaklaşımına ilişkin olarak kendi çelişkilerini hem de akşamdan bu yana, hatta, saat 15.00'ten bu yana tartıştığımız konularda, toplumsal duyarlık gösterilmesi gereken konularda sırf kaynak yaratılabilir anlayışıyla ortaya koyduğu davranışı ile insan yaşamını birinci derecede ilgilendiren bir başka konuda ortaya koyduğu duyarsızlığı birlikte sergilediği bir gün yaşıyoruz, maalesef.

Arkadaşlarımızın dikkatini çekmek için, maddenin sadece iki bendini okumak istiyorum: "ı) Ferdî ve toplu konut kredisi vermek, köy mimarisinin geliştirilmesine, gecekondu alanlarının dönüşümüne, tarihî doku ve yöresel mimarinin korunup, yenilenmesine yönelik projeleri kredilendirmek ve gerektiğinde tüm bu kredilerde faiz sübvansiyonu yapmak,"

Bunlar, köyde konut yapacak, Toplu Konut İdaresinin gözetim ve denetimi altında, onunla işbirliği içerisinde kendisine konut yapabilecek yurttaşlarımıza sağladığımız kolaylıklar.

Şimdi, bir başka bende geçiyorum: "L) Doğal afet meydana gelen bölgelerde gerek görüldüğü takdirde konut ve sosyal donatıları, altyapıları ile birlikte inşa etmek, teşvik etmek ve desteklemek,"

Önce bir defa "gerek görüldüğü halde" deniliyor. Nerede; doğal afet meydana gelen bölgelerde..."

Değerli arkadaşlarım, ben, zaman zaman Karadeniz fıkralarını anlatıyorum. Bir oyun vardı, Karadenizliler orada taklit ediliyordu. Karadenizli bir külhanbeyi diyordu ki: "Ne zaman ki onlar sizi öldürdü, siz de vurun onları!" Şimdi, siz burada, doğal afet meydana geldikten ve bütün bu söz konusu kayıplar, başta can kayıpları olmak üzere bu kayıplar ortaya çıktıktan sonra bile, gerek görülmesi halinde... Yani, köyde bir vatandaşa, bir konut yapacağı zaman elbette küçümsenecek bir şey değil, o da bir ihtiyaç, o da önemli- Anadolu'nun herhangi bir köyünde bir konut yapma talebinde bulunan yurttaşımıza sağladığımız imkânı, ona sağladığımız fırsatı, bu yasayla, bu getirdiğimiz düzenlemelerle, ne konutu yıkılmış olan vatandaşlarımıza ne de konutu yıkılma riski altında olan vatandaşlarımıza sağlıyoruz.

Değerli arkadaşlar, geçmişte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış bir arkadaşımız, şimdi Başbakanımız. Belki, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında başladığı siyasette, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından aldığı güçle, Türkiye'nin Başbakanlığına geldi.

AHMET YENİ (Samsun) - Çok küçük yaşlarda başladı siyasete.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Şimdi, ben size, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının, İstanbul'la ilgili, bir deprem konusunda, hazırladığı senaryolardan parçalar sunmak istiyorum.

İstanbul'da, dört ayrı senaryo üzerinde çalışma yapılmış. Ben, bunların ikisini sizlere sunacağım. 7,5 ve 7,7 şiddetinde iki ayrı deprem olması halinde, sadece İstanbul'da meydana gelebilecek kayıplardan ve hasarlardan parçalar sunmak istiyorum size.

7,5 şiddetinde bir depremde 51 000 bina ağır hasar görecek. 216 000 hane var bu 51 000 binanın içerisinde ve 216 000 hane hasar görecek.

ÜNAL KACIR (İstanbul) ) - Ağzını hayra aç.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Yani "hayra açalım" demekle olmuyor; bilim "bu iş olacak" diyor. İnşallah olmaz; ama, bilim böyle söylüyor. Biz, tedbirlerimizi, önlemimizi buna göre almak zorundayız.

AGAH KAFKAS (Çorum) - Doğru söylüyorsun, alalım.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Evet, maalesef.

Ağır, orta ve az hasarlı 250 000 bina, 1 116 000 konut olacak.

7,7 şiddetinde bir depremde 59 000 bina, 268 000 konut, ağır, orta ve az hasar; 300 000 bina, 1 300 000 konut az, orta ve ağır hasar görecek. 7,5 şiddetinde bir depremde 73 000 can kaybının olabileceğini, 120 000 ağır yaralının olabileceğini, 7,7 şiddetinde bir depremde 87 000 can kaybının, 135 000 ağır yaralının olabileceğini, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu çalışmadan aldım. Ben, bugün, bu konuşmaya hazırlanırken, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin konuyla ilgili biriminden aldığım bilgilerden arkadaşlarıma aktarmaya çalışıyorum.

Okullar üzerinde örnek alınan, İstanbul'un ortalama okulları diye örnek alınan Üsküdar Ticaret Meslek Lisesi ve Hezarfen Ahmet Çelebi İlköğretim Okulundan yola çıkılarak, 1992 yılında Erzincan'da meydana gelen deprem ölçeğinde bir depremin olması halinde, İstanbul'daki bütün okulların ağır hasar göreceği ifadesi var bu bilgilerin içerisinde.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ(Elazığ) - Sadede gel, sadede...

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - İstanbul'da, itfaiye tesisleri hariç, bütün kamu binalarının, hastanelerin, devlet dairelerinin, adliyelerin ağır hasar görebileceği, yine, bu ifadelerin içerisinde yer alıyor. 480 geçit ve köprünün, böyle bir depremde İstanbul'da yıkılabileceği ifade ediliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin konuyla ilgili olan birimi, yapılması gerekenleri sıralıyor: Hastaneler güçlendirilmeli, okul binaları güçlendirilmeli, kamu tesisleri ve resmî binalar güçlendirilmeli, köprüler güçlendirilmeli, limanlar güçlendirilmeli, altyapılar güçlendirilmeli; depreme dayanıklı kent hedef alınarak, kentsel dönüşüm planı formüle edilmeli; depreme dayanıklı binalar için araştırma teşvik edilmeli; depreme dayanıklı konut için kredi sistemi oluşturulmalı; afet yönetimi hususunda kurumsal sistem geliştirilmeli.

Değerli arkadaşlarım, bu düzenlemeleri kim yapacak, kimin görevi bu? Ben, Plan ve Bütçe Komisyonuyla ilgili...

HALİL AYDOĞAN (Afyon) - Kaynak var da yapmıyor muyuz?

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Candan daha önemli ne var da, biz "kaynak var da mı yapmıyoruz" diyoruz? Kaynakları nereye harcıyoruz? Canımızdan daha kıymetli ne var?! Yani, insanlar öldükten sonra, ne yapacağız ki o insanları bir daha geri getirebilelim?! Önemli olan, bir defa önce insanı yaşatmak. Bu da çok somut, açık, yakın bir tehlike; ölecek insanlar, başka çaresi yok! Ha, kim ölecek?.. O da şansa kalmış bir şey; ama, büyük bir ihtimalle, daha yoksul insanlarımızın yaşadığı, daha sıkıntılı insanlarımızın yaşadığı bölgelerde daha yoğun hasar olacak, oradaki yurttaşlarımızdan daha fazla can kaybı olacak; bu kadar açık.

Kim yapacak bunu; Afet İşleri Genel Müdürlüğü. Bütün bu hazırlıkları yapacak olan kurum, Afet İşleri Genel Müdürlüğü. Ben, bütçe görüşmeleri sırasında konuyla ilgili olabileceğini düşündüğüm bütün bakanlara "sizin bu bütçenizin içerisinde İstanbul depremi, İzmir depremi, her gün sallanan Denizli depremiyle ilgili hiçbir şey yok" dediğimde "biz bunun sorumlusu değiliz.." En son, bu işle ilgili sorumlu olan kurumun Afet İşleri Genel Müdürlüğü olduğu ifade edildi.

Değerli arkadaşlarım, sadece İstanbul'da bu kadar hizmeti yapmakla, İstanbul'u bilinen bu gerçeğe hazırlamakla görevli olan Afet İşleri Genel Müdürlüğünün 2003 yılı bütçesindeki payı, maalesef, sadece 10 trilyon liradan ibaret!

Şimdi gece saat 03.30 olmasa, hiç olmazsa İstanbulluların bir kısmı şu konuşmayı dinliyor olsa...

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Dinlemesinler, moralleri bozulur.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)- ...ve burada iktidar partisine mensup bir arkadaşımın ben bunları söylerken "kaynak var da mı yapmıyoruz, nereden kaynak bulacağız" diye soru sorduğunu duysa...

HALİL AYDOĞAN (Afyon)- Doğru.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)- ...herhalde bunu söyleyen arkadaşım, İstanbullu yurttaşlarımızın özel gayretiyle bulacakları telefonlarından bir bombardımana tutulurdu.

Değerli arkadaşlarım, burada bir düzenleme yapmaya çalışıyoruz. Aslında, bu düzenlemede de, konuyla ne kadar uzaktan ilgili olduğumuzu, konuyu ne kadar dikkate almadığımızı, önemsemediğimizi gösteriyoruz. Yani, köyünde kendisine bir konut yapmak üzere, devletten kredi talebinde bulunan yurttaşa sağladığımız imkanı, "ben, konutumu depreme karşı güçlendirmek istiyorum" diyen yurttaşa sağlamıyoruz. Bunun kaynakla vesaireyle nasıl bir alakası var?! Eğer, kaynaksa, kaynak sorunu varsa, bunu, köyünde konutunu yenilemek isteyen yurttaşa değil, fiilen deprem riskiyle karşı karşıya olduğunu bilimin söylediği, kanıtladığı, ispat ettiği ve her gün vatandaşımızın bu telaşla yaşadığı bölgelerimize aktarmak durumundayız; ama, biz, burada, bu kaynaklarımızı, konuyu önemsemediğimiz için, konuyu dikkate almadığımız için, konuyu sadece...

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Sayın Kumkumoğlu, moral ver ya!..

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Moral bununla verilir. Moral, her gün deprem riski yaşayan vatandaşa, onun sıkıntısını yaşayan vatandaşa, hastanede yatarken, çocuğunu okula gönderirken, şimdi bir deprem olsa, acaba, ben, çoluğumu çocuğumu bir araya nasıl toplarım telaşıyla yaşayan yurttaşlarımıza, depreme dayanıklı konutlar edinebilme, yaşadığı konutları, okulları, depreme dayanıklı hale getirebilme noktasında, onlara destek verip, güçlendirilmiş konutlarda yaşatabilme şansını, fırsatını onlara verdiğimizde ancak onlara moral vermiş olabiliriz; yoksa, biz buradan ne söylemiş olursak olalım, sonuçta, başta İstanbullu olmak üzere, Ege Bölgesinin önemli bir kısmı ve Marmara Bölgesinin önemli bir kısmı deprem riskiyle karşı karşıyadır ve vatandaş, her gün, bununla yatıp, bununla kalkmaktadır. Hiçbir hafta yoktur ki, televizyonlarda, konuyla ilgili olan bilim adamları, İstanbul depremiyle ilgili senaryoları konuşmasınlar. Daha onbeş gün önce, bütün İstanbullular sokaklardaydılar. Bir söylenti nedeniyle bütün İstanbullular sokaklara döküldüler.

Değerli arkadaşlarım, Parlamentomuzun en temel görevlerinden bir tanesi budur. Ben, geçen gün, Ordu İlinde, karakolda mağduriyete uğramış bir yurttaşımızın şikâyetini İçişleri Bakanına ilettiğinde, Sayın İçişleri Bakanı, kendisi bizzat konuyla ilgilenerek, sorumlular hakkında soruşturma açtırdığını söyledi. Şimdi, bir yurttaşımızın, Ordu'nun bir ilçesinde bir karakolda uğradığı mağduriyetle ilgilenmeyi bir sorumluluk olarak görüp, şimdi, burada, büyükşehir belediyesinin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Kumkumoğlu; konuşmanızı toparlayabilir misiniz.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 100 000 insanın ölümünden bahsettiği, 1 000 000 konutun yıkılmasından bahsettiği bir olay karşısında "kaynak yok, kaynağımız eksik" demenin, diyebilmenin bir mantığı olabilir mi değerli arkadaşlar?!

AGÂH KAFKAS (Çorum) - Yok, yok; düzelteceğiz, yapacağız hepsini.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Şimdi, burada, konuyla ilgili bir önerge de hazırladık. Ben, bütün arkadaşlarımdan, bu konudaki kaynak vesaire noktasındaki duyarlılıkları bir tarafa bırakarak, insanımızın canına dönük duyarlılıklarımızı yoğun biçimde öne çıkararak, başta İstanbul olmak üzere, deprem riski altında olan bütün bölgelerimizde yurttaşlarımızın konutlarını depreme karşı güçlendirmelerine, konutlarını yıkıp yeniden yapabilmelerine fırsat verebilecek kredilendirmeleri sağlamak göreviyle, sorumluluğuyla karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum ve bu konuda vereceğimiz önergeye de arkadaşlarımızdan destek bekliyorum; hepinize saygılar sunuyorum, teşekkür ederim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “Bazı kanunlarda ve bayındırlık ve iskan bakanlığının teşkiiat ve görevleri hk. (s.s.244)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 30 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2003-07-30-bazi-kanunlarda-ve-bayindirlik-ve-iskan-bakanliginin-teskiiat-ve-gorev (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
