# İl özel idareleri kanunu tasarısı ile içişleri avrupa birliği uyum ve plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.583)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim
- **Tarih:** 23 Haziran 2004
- **Gündem:** İL ÖZEL İDARELERİ KANUNU TASARISI İLE İÇİŞLERİ AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.583)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2004-06-23-il-ozel-idareleri-kanunu-tasarisi-ile-icisleri-avrupa-birligi-uyum-ve

> Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 23 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİ KANUNU TASARISI İLE İÇİŞLERİ AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.583)); konuşma 1.455 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İl Özel İdareleri Kanunu Tasarısının 6 ncı maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına, söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, aslında, tartıştığımız konu yeni bir konu değil. Kamu Yönetimi Temel Yasası Tasarısını tartıştığımız süreçte bu düzenlemelerin önümüze geleceğini kısmen biliyor idik ve Kamu Yönetimi Temel Yasası Tasarısı tartışıldığı süreç içerisinde, bugün konuşmaya çalıştığımız konuların veya kendimize açıklamaya çalıştığımız konuların, bu tür düzenlemeler halinde Parlamentonun gündemine geleceğini, çok önceden, hep birlikte, bilir noktadaydık. Ancak, sanıyorum şu soruyu kendimize sormak durumundayız: Gerçekten, yaptığımız düzenlemelerin tam olarak ne anlama geldiğini biliyor muyuz?

Ben, bir milletvekili olarak, şöyle düşünüyorum: Bize, körlerin fili tarif ettiği gibi, tek tek değişik kanun tasarıları getiriliyor; aslında, belki birilerinin kafasında bir fil var; ama, milletvekillerinin, bunun bütününü görebildikleri kanaatini taşımıyorum. Hangi noktada bir itiraz yükseltseniz; bu, burada böyle olur mu, bu, boşlukta kalmış, bunun devamı olması gerekir sorularını, bir şekilde, konuyla ilgili olan arkadaşlarımıza yönelttiğinizde; biz, filanca kanunla şöyle bir şeyi daha getireceğiz; dolayısıyla, o onunla tamamlanacak gibi bir yaklaşım ileri sürülüyor. Ona ilişkin bir şey sorduğunuzda da; ondan sonra, şöyle bir şey daha getireceğiz, o kanun tasarısıyla da, bu boşluğu düzelteceğiz noktasında bir yaklaşımla -değerli arkadaşlarım, bütün samimiyetimle ifade etmek isterim- tam, körlerin fili tarif etmeye çalıştığı mantığa uygun bir anlayışla kanun tasarıları gündemimize getiriliyor ve Yüce Meclisimizden, bu tasarıların, -sanki dört başı mamur, her şeyi milletvekilleri tarafından bilinip, algılanmış düzenlemeler gibi düşünülerek, varsayılarak- çıkarılmasını istiyorlar.

Değerli arkadaşlarım, bakın, bir sihirli ifade var. Ben, Plan ve Bütçe Komisyonu üyesiyim; bu ara Plan ve Bütçe Komisyonunda, büyükşehir belediyeleri ve belediyeler kanunu tasarılarıı görüşülüyor. Şu anda, burada, İl Özel İdareleri Kanunu Tasarısı görüşülürken, yukarıda, Plan ve Bütçe Komisyonunda Belediyeler Kanunu Tasarısı görüşülüyor; hafta içerisinde de, Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısı gelecek. Görev ve sorumluluklar tanımlamasının altında, bu, ister İl Özel İdareleri Kanunu Tasarısı olsun, ister Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısı olsun, ister Belediyeler Kanunu Tasarısı olsun, hemen birinci fıkra olarak şu geliyor; burada"il özel idaresi" denilmiş, yakında gündemimize Belediyeler Kanunu Tasarısı geldiğinde orada "belediyeler" ibaresi "il özel idaresinin" yerine geçecek, Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısı geldiğinde "büyükşehir" ibaresi sadece orada bu ibarenin yerine geçecek ve devamında aynı şeyleri okuyacaksınız: "Kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki her türlü görev ve hizmeti yapar, gerekli kararları alır, uygular ve denetler."

NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Ne var bunda?

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Bir şey yok. Devam edeceğiz şimdi, ne olduğunu biraz sonra göreceksiniz.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakanın,"yani, bu nasıl bir formül; her şeyin başında, her kapıyı açan bir anahtar gibi; sizin bunu düşünmenizi ve bunu bu madde içerisine, bu kanun metni içerisine koymanızı gerektiren yaklaşım nedir" sorusuna -burada komisyon üyesi arkadaşlarımız var- verdiği cevap "bu, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartıdır, dolayısıyla biz bu düzenlemeyi bu tasarıların, bu kanun maddelerinin, bu tanımlamaların başlangıcına koymak zorundayız" şeklinde.

Değerli arkadaşlarım, sadece bize, körlerin, filleri tarif ettiği anlayışla, mantıkla kanun yaptırmıyorlar, bizatihi bu kanunları hazırlayanlara da, bu anlayış gösteriyor ki, körlerin, fil tarif ettiği gibi kanun metni sunup, hazır reçete sunup, bunu, bütün bu düzenlemelerinizin başına, başucuna yerleştireceksiniz biçiminde bir talimat veriyorlar. Bu, fiilen, bizatihi Sayın Bakanın ifadesidir, tutanaklardan çıkarılabilir. Bu, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının bir gereği olarak bütün bu düzenlemelerin başına konulmuştur.

Peki, bize bunu öneren Avrupa'da il özel idaresi diye bir düzenleme var mı; hayır, orada böyle bir düzenleme yok. Orada yerel yönetimler tek yapı biçiminde şekillendiriliyorlar; bir genel yönetim biçimi var, bir de yerel yönetim var. Özel idareler, bize mahsus, Türkiye'ye has, ara sistem gibi bir şey. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı olarak, her düzenlemenin başına koymak durumunda olduğumuz, koymaya mecbur olduğumuz bu düzenlemeyi bize öneren Avrupa'da, özel idare diye bir yapılanma yok.

Şimdi, sanıyorum, Sayın Milletvekili, sadece bize değil, bu kanunları düzenleyen, bu sorumluluğu yüklenmiş olan arkadaşlarımıza da, nasıl, körlerin fil tarif etmeye çalıştığı gibi kanun yaptırmaya çalıştıklarını, bu örneklerle, biraz da olsa algılamış olursunuz diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, 6 ncı maddenin ilk paragrafında "kanunlarla başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek" deniliyor. Şimdi, bu, sınırlayan bir düzenleme midir, namütenahi, ucu açık bir düzenleme midir, hiçbir yorum yok. Yani "biz, yerel yönetimlerin önünü namütenahi olarak açmak istiyoruz, bu düzenleme o sebeple bu haliyle buraya konulmuştur" da denilemiyor, "bu, sınırlayıcı bir düzenlemedir, yerel yönetimlerin yetkilerini belirli oranlar içerisinde merkezî idarenin karşısında sınırlandırmak durumundayız, o nedenle böyle bir düzenlemeyi koyduk" da denilemiyor. Neresinden, nasıl anlamak isterseniz... Yani, eğer "namütenahi, ucu açık bir düzenlemedir" biçiminde anlamak istiyorsanız, yazılış biçimi ona da uygun, öyle bir anlayış da var; ama "bu, sınırlayıcı bir şeydir, merkezî idarenin yetkileri içerisinde olan alanlara yerel yönetimlerin müdahil olmasını, yerel yönetimlerin o alanlar içerisine girmesini engelleyici bir anlayışla düzenlenmiştir" dediğinizde, öyle, daraltan, sınırlayan bir anlayışı da var. Böyle bir kanun metni olabilir mi değerli arkadaşlar?! Ve bunu biz, il özel idaresinin görev ve sorumluluklarının en başına; yani, görev ve sorumluluklarını tanımlayan en geniş çerçeve olarak düzenlemenin en başına koyuyoruz. Buna itiraz ettiğinizde, bu itiraza, şu şu sebeplerle sizin söylediğiniz doğru değildir, biz şuna inanıyoruz, buna inandığımız için de bu düzenlemeyi buraya bu haliyle, bu şekliyle koyduk biçiminde bir cevap alamıyorsunuz. Cevap şu: Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı nedeniyle, içerisinden geçmekte olduğumuz sürecin bir gereği olarak, biz, bu düzenlemeyi bu metnin başına koymak zorundayız.

Değerli arkadaşlarım, elbette, görev ve sorumluluk tanımını başlangıç anlamında çizilen çerçeve itibariyle böyle düzenleyen bir yasa tasarısının devamında gelecek şeylerin birbiriyle çelişmemesi, olağanüstü sıkıntıları kendi içerisinde taşımaması diye bir şey düşünülemez ve gerçekten, düzenlemenin devamı olağanüstü çelişkilerle dolu. Arkadaşlarımızın bir kısmı ifade etmeye çalıştılar.

Mesela, bir vali var. Kanun tasarısının ismi İl Özel İdareleri Kanunu Tasarısı. Vali tanımlanırken deniliyor ki: Vali özel idarenin başıdır. Vali özel idarenin başıdır; ama, o nasıl baştır ki, karar mekanizmasının içerisinde yoktur. Karar mekanizmasının içerisinde yoktur; ama, karar mekanizmasının içerisinde olanların ne konuşacağına vali karar verir.

Değerli arkadaşlarım, içinizde belediye başkanlığı yapmış, il genel meclisi üyeliği yapmış, valilik yapmış veya bu hizmetlerin ne anlama geldiğini bilen çok sayıda arkadaşımız var. Böyle bir vali ve böyle bir özel idare nasıl hizmet taşıyacak; yani, bunu, biz, hangi anlayışla bir reform olarak Türkiye toplumuna sunacağız? Biz, bir valiye görevlerini anlatırken, İl genel meclisi üyelerine yetki ve sorumluluklarını anlatırken, böyle bir anlayışla, bu kadar birbiriyle çelişkili, bu kadar birbirinin içerisine geçmiş, kimin elinin kimin cebinde olduğunun belli olmadığı böyle bir anlayışla, bu hizmetler nasıl yürütülecek?

Siz, yerel yönetimler, Belediyeler Kanunu Tasarısının başına da, İl Özel İdareleri Yasası Tasarısının başına da, Büyükşehir Belediyeleri Yasası Tasarısının başına da koyuyorsunuz; kanunlarla başka bir kurum ve kuruluşa verilmemiş her türlü mahallî müşterekler konusunda, bütün bu kurumlara yetki veriyorsunuz. Peki, kim, nerede, ne iş yapacak?

Şimdi, Büyükşehir Belediyeleri Yasasası Tasarısı geldiğinde, komisyonda bu hafta içerisinde görüşülecek, arkadaşlarımız bir önerge getirecekler ve birkısım büyükşehir belediyelerimizin sınırlarını il sınırlarıyla çakıştıran bir modele geçilecek. Peki, büyükşehir belediyesinin sınırlarının il sınırlarıyla çakıştığı bir model içerisinde, bu söylediğimiz anlayış çerçevesinde, il özel idaresi ile büyükşehir belediyesinin hizmet alanlarını, hizmet yöntemlerini birbirinden kim ayıracak? Nasıl ayrılacak bunlar?

ŞÜKRÜ ÖNDER (Yalova) - Özel idare köylerde.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Köy diye bir şey olmayacak; çünkü, o sınırların hepsi büyükşehir belediyesinin sınırları içerisinde olacak, büyükşehir belediyesinin sınırları ilin sınırlarıyla çakışacak, o zaman köy statüsünde bir yer kalmayacak, her yer büyükşehir belediyesinin sınırlarının içerisinde olacak.

Buradaki düzenlemede deniliyor ki, büyükşehrin yetkileri büyükşehir sınırları içerisindedir, özel idarenin yetkileri ilin sınırları içerisindedir, belediyenin sınırları ilçe belediyesinin sınırları içerisindedir. Siz, eğer büyükşehir ile ilin sınırlarını birbiriyle çakıştırırsanız, ortada, il özel idaresi ile büyükşehir belediyesinin yetkilerinin ve sorumluluklarının nerede başlayıp nerede bittiğine dair hiçbir ayırım yapma şansınız kalmayacaktır.

Kaldı ki, bunun olmadığı yerlerde de, birçok konuda, hem il özel idaresi hem büyükşehir belediyesi hem de ilçe belediyeleri aynı konularla ilgili olarak yetkili kılınmıştır. Belli konularda bu sınırlar birbirinden ayrılmıştır belki; ama, birçok konuda, mesela millî eğitim konusunda, millî eğitim hizmetlerinin yapılması, binalarının yapılması, binalarının yenilenmesi konusunda, sağlık hizmetlerinin sunulması, sağlık hizmetlerinin yapılması konusunda bütün bu birimler yetkilidir.

Tabiî "yetkilidir" demek, yetkilidir anlamına gelmiyor. "Yetkilidir" aynı zamanda "yetkisizdir" anlamını da taşıyor değerli arkadaşlar. "Yani, ne kötülüğü var bunun; bir hizmeti birden fazla kurum yapmaya çalışsın, bunun ne mahzuru var; biri bir okul yapıyorsa, öbürü de gitsin bir okul daha yapsın; biri bir hastane yapıyorsa, öbürü de gitsin bir hastane yapsın" denilebilir; ama, bu, aynı zamanda, hiç kimseyi, hiçbir şeyden, tam anlamıyla sorumlu kılmadığımız için, ne, kimin görevidir tam olarak belirlenmediği için "benim imkânlarım bu işe elvermiyor, o zaman öbürü yapsın; benim imkânlarım da bu işe elvermiyor, o zaman öbürü yapar herhalde" demek oluyor. Hani, bazı esnafın dükkânının duvarında, böyle "bir işi nasıl olsa bir yapan bulunur denildi de, sonunda o işi hiç kimse yapmadı" diye bir dörtlük asılıdır ya; biz, bu çerçevede, belediyelerimizi, il genel meclisimizi ve büyükşehir belediyelerimizi, böyle bir anlayışın, böyle bir kendiliğindenciliğin hâkim olduğu, kimin, nerede, ne kadar, hangi anlayışla, hangi sorumluluk çerçevesinde görev yapacağının belli olmadığı, bilinmediği bir kanunî düzenlemeye tabi tutuyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “İl özel idareleri kanunu tasarısı ile içişleri avrupa birliği uyum ve plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.583)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2004-06-23-il-ozel-idareleri-kanunu-tasarisi-ile-icisleri-avrupa-birligi-uyum-ve (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
