# Bankacılık kanunu ve cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss.997)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim
- **Tarih:** 19 Ekim 2005
- **Gündem:** BANKACILIK KANUNU VE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ (SS.997)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2005-10-19-bankacilik-kanunu-ve-cumhurbaskaninca-bir-daha-gorusulmek-uzere-geri-g

> Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 19 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BANKACILIK KANUNU VE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ (SS.997)); konuşma 1.456 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Bankacılık Yasasının Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderilen geçici 23 üncü maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.

Önce, Cumhuriyet Halk Partisine dönük yapılan bir haksızlıkla ilgili, bir Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak, kanaatimi ifade etmek isterim. Yeni bir grubumuz kuruldu Meclisimizde, hayırlı olsun. Arkadaşlarımızın Meclis çalışmalarına katkı yapacaklarına inanıyorum; ama, varlık gerekçelerini ortaya koymak için Meclisin mevcut çalışma düzenine, özellikle Cumhuriyet Halk Partisinin muhalefet anlayışına dönük yapılan eleştirilerin, gerçekten Cumhuriyet Halk Partisine yapılmış bir haksızlık olduğuna inanıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi, hiçbir şekilde, İktidar Partisiyle, bugüne kadar, al gülüm ver gülüm biçimindeki bir anlayış içerisine girmemiştir.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - RTÜK'te ne oldu, RTÜK'te?!

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Sayın Sarıbaş uzun deneyimleri olan bir arkadaşımız.

Anavatan Partisi Grubu içerisinde, siyasette yıllarını geçirmiş, bu Parlamentoda yıllarını geçirmiş arkadaşlarımız da var. Biraz derinlemesine düşünürlerse, Cumhuriyet Halk Partisinin, tam da kendi söylediği anlamda, halkın yararına, ülkenin geleceği açısından doğru olduğuna inandığı her şeyin, gelecek tepkilerin hiçbirini önemsemeden yanında olduğunu; ama, halkın aleyhine, ülkenin geleceğiyle ilgili tehlikeli gördüğü her anda, İktidar Partisine içeriden, dışarıdan birtakım etkili çevrelerin yaptırtmak istediği her şeye, o çevrelerin her türlü tepkisini üzerine çekme, üzerine alma pahasına karşı çıktığını da sayısız örnekleriyle görecektir.

Değerli arkadaşlarım, şimdi konuştuğumuz madde, tam da böyle bir maddedir. Sayın Sarıbaş eğer biraz dikkatle dinlerse, bu örnekten yola çıkarak, Cumhuriyet Halk Partisinin muhalefet etme anlayışı noktasındaki çıkış noktasını, muhalefet yaklaşımını çok açıklıkla görecektir.

Değerli arkadaşlarım, Bankacılık Yasası Meclisimizden temel yasa olarak geçirilmiş ve Cumhuriyet Halk Partisinin bu yaklaşıma karşı çıkması nedeniyle Genel Kurul salonunda yer almayacağını ifade etmesinden sonra, İktidar Partisinin "şu bölümün 1 inci maddesini, şu bölümün 2 nci maddesini kabul edenler… Etmeyenler…" diye geçiştirdiği ve dolayısıyla, İktidar Partisine mensup milletvekillerinin bile ne yaptıklarını yeterince bilemediği bir anlayışla, bu Meclisten, maalesef, geçirilmiştir.

Değerli arkadaşlarım, Bankacılık Yasasının geçici 23 üncü maddesi de bunlardan bir tanesidir. Bir defa, geçici madde ne demek? Bir madde niye geçici madde olarak bir düzenlemenin en arkasına eklenir? Bir taraf eksik kalmıştır, gözden kaçırılmıştır; dolayısıyla, o düzenleme geçtikten sonra onu yeniden telafi edebilme imkânı yoktur, o düzenleme yapıldıktan sonra, o tasarı kanunlaştıktan, Meclisten geçtikten sonra ortaya çıkabilecek boşluklar o kanunun işlemesi noktasında önemli birtakım sıkıntılara yol açabilir; o sebeple, kanunun arkasına geçici madde ekleme ihtiyacı doğabilir.

Peki, bu geçici madde böyle bir madde midir? Daha önce düşünülmemiş midir? Hayır, daha önce düşünülmüştür, daha önce vardır. Meclisimizin gündemine gelecek olan Sosyal Sigortalar Yasa Tasarısı, Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı içerisinde var olan bir düzenlemedir bu; ama, Bankacılık Yasası komisyonda görüşüldüğünde, çok uzun süren görüşmelerin ardından, sabaha karşı saat 6'da, ısmarlama bir düzenleme olarak, Bankacılık Yasasına geçici madde olarak eklenmiştir.

Değerli arkadaşlarım, ısmarlama yasa ne demek? Hiç tepki göstermiyor AKP milletvekili arkadaşlarım artık "ısmarlama yasa" deyince! O kadar alışıldı ki!.. Yani, nokta atışı gibi. Yani -içinizde birçok belediye başkanı arkadaşımız var, belediyeciliği hepimiz biliyoruz- parsel düzeyinde imar değişikliği yapmak gibi bir şey. Sayın başkanlar, parsel düzeyinde imar değişikliği doğru bir davranış mıdır? Bu tür uygulamalar, hep, ya acaba burada ne var, kim kayırılıyor, kime ne sağlanıyor noktasında birtakım kaygılar yaratmamış mıdır? Birileri "böyle bir metnin bu tasarıya mutlaka eklenmesi gerekir" diyor, "ben falanca bankayı alacağım; ama, o bankayı almadan önce mutlaka bu düzenlemenin yapılması gerekir diyor" ve -Mecliste başka örneklerinde de görüldüğü gibi, günlerdir burada tartışıyoruz; son zamanlarda çok tartışılan konularımızın başında olmaya başladı bu ısmarlama düzenlemeler. -komisyona sabaha karşı, saat 06.00'da gelip, komisyon metninin içerisine giriyor, buradan da kanunlaşıp çıkıyor.

Nedir olay?.. 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre kurulmuş, sadece bankaları ilgilendiren değil, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar ve bunların teşkil ettikleri birliklerin personelleri için kurulmuş, kanunla kurulmuş sandıkların, orada çalışanlara, oranın emeklilerine sağlamış olduğu hakları, Sosyal Sigortalar seviyesinin üstündeki kısmıyla iptal ediyoruz ve diyoruz ki: Bundan sonra, siz de, Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladıkları haklarla sınırlı haklara sahipsiniz. Yani, değerli arkadaşlarım, kanunla, insanların kanunla sağlamış olduğu hakları, yıllarca vermiş oldukları emeklerinin sonucunda elde edeceklerini umdukları gelirlerini gaspediyoruz.

Değerli arkadaşlarım, bu düzenleme, geçici 23 üncü maddeyle yapılan düzenleme, çalışanların kanunla sağlamış oldukları haklarının, kanunla ellerinden alınmasıdır, âdeta kanunla yapılan bir gasptır. Tekrar ediyorum: Bu düzenleme, 506 sayılı Yasanın geçici 20 nci maddesiyle banka çalışanlarına sağlanmış olan hakların, onların yıllarca vermiş oldukları, yatırmış oldukları birikimlerin, işverenlerin onlar adına yıllarca yatırmış oldukları birikimlerin, bir düzenlemeyle, geçici bir maddeyle gaspedilmesidir.

Değerli arkadaşlarım, sadece bir bankayla ilgili bu rakamın, söz konusu banka alışverişinin taraflarının ifade ettikleri biçimiyle 500 000 000 euro ile 700 000 000 euro arasında bir rakam olduğu ifade edilmektedir. Bugün, bütün bu sayılan bankalar, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar vesairenin çalışanlarının oluşturmuş oldukları sandıklarla, bu düzenlemeyle bu çalışanların elinden alınan hakkın rakamının ne olduğu belli değildir. Sayın Bakan, Komisyon çalışmaları esnasında komisyon üyelerinin bu konuda istedikleri rakamlarla ilgili olarak kendisi bir açıklama yapamamıştır, bürokratları, ilgili bürokratlar bir açıklama yapamamıştır ve komisyonumuzda bir karar alınmıştır. Konu, Meclisin gündemine gelmeden, Genel Kurulun gündemine gelmeden bununla ilgili rakamların ortaya çıkarılması, buradan kim ne kaybediyor kim ne kazanıyor, bunun Meclis tarafından ve ilgililer tarafından bilinebilmesinin sağlanması ve buradan ortaya çıkan yükün kimin üzerine yüklendiğinin bu yasa Meclisten yeniden geçmeden Meclis tarafından ve kamuoyu tarafından bilinebilmesi için komisyon üyelerine bilgi verilmesini, bizzat Sayın Bakanın kendisi talep etmiştir.

Değerli arkadaşlarım, ben Plan ve Bütçe Komisyonu üyesiyim ve bu konuyla, bu maddeyle, bu düzenlemeyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi adına konuşma yapan bir arkadaşınızım; ama, bu konuda henüz bir bilgi bize ulaşmamıştır.

Sayın Bakan, size bir bilgi ulaştı mı bu konuda?

Değerli arkadaşlarım, bize ulaşmadığına göre, büyük bir ihtimalle Sayın Bakana da ulaşmamıştır.

Sayın ilgililer, Sayın Bakana ve sayın milletvekillerine, yani, bize ulaşmayan bu bilgi şu anda sizin elinizde var mıdır?

Bize ulaşmadığına göre, en azından, ben, böyle bir talimatın yerine getirilmemiş olmasının tek sebebinin, bu bilginin ilgililerin de elinde olmadığı biçiminde bir yorumla değerlendirebiliyorum. Aksi halde, Bakanın talimatına rağmen, Genel Kurulun ve ilgili milletvekillerinin bu bilgiden mahrum bırakılması, yoksun bırakılması biçiminde hiç kabul edilemeyecek bir başka yoruma gitmek durumuyla karşı karşıya kalırız.

Değerli arkadaşlarım, söz konusu rakamın 5 milyar euronun üzerinde bir rakam olduğu ifade edilmektedir; sadece ifade edilmektedir. Bu 5 milyar euroluk yükün kimin üzerinde kaldığı, bu yükü kime yükleyeceğimiz milletvekilleri tarafından, en azından Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri tarafından bilinmemektedir; ama, bilinen bir tek gerçek vardır: Çalışanlar, yani, yıllarca önce, daha genç bir elemanken, iş arayan bir yurttaşken o bankalara girip o sigorta şirketlerine girip "biz şu kadar maaş veriyoruz, şu kadar ücret veriyoruz; belki bizim ücretimiz falanca bankadan, falanca sigorta şirketinden daha azdır; ama, bizim emeklilik şartlarımız, bizim çalışanlarımıza sağladığımız sağlık olanaklarımız, sağlık imkânlarımız, diğer bankalardan, diğer sigorta şirketlerinden daha fazladır" dedikleri için, çalışma yaşamının tamamını orada harcayanlar, çalışma yaşamı boyunca maaşından muadillerinden fazla rakam kesilerek, para kesilerek o sandıklarda emekliliğinde daha rahat olabilmek için, belki sağlık problemleri yaşadığında, ailesi sağlık problemi yaşadığında, o sağlık problemlerini daha rahat, daha iyi koşullarda aşabilmek için kendilerine verilen sözler ve o sözler sonucunda birikmiş olan rakamlar ve onların sağladığı o imkânlar, bugün, o çalışanların elinden alınmaktadır. Bir şey daha var ki, bu yük bu şirketlerin, bankaların, sigorta şirketlerinin, borsaların vesaire biçiminde sayılan şirketlerin üzerinden alınmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, şöyle bir geriye doğru dönün, düşünün bakalım. Bu Mecliste bu İktidar Partisi "yahu, biz şu çalıştıranlardan bir şey alıp da, acaba, şu çalışanların yaşamını rahatlatabilecek ne yapabiliriz" diye önünüze tek bir öneri getirmiş midir?! Ben, bilen bir tek İktidar Partisi milletvekili varsa veya benden sonra İktidar Partisi adına konuşacak milletvekili arkadaşlarım, "haksızlık yapma değerli milletvekili, bak, biz şu düzenlemeyle, çalıştıranların şu imkânlarını alıp, çalışanlara şu şekilde sunduk" diyebileceği bir örneği, şu Meclis kürsüsünden sunmasını isterim.

Değerli arkadaşlarım, bugüne kadar getirdiğiniz bütün düzenlemeler, biz, acaba, bu çalışanların elinden, çalışanların bugüne kadar hak ettiklerinden ne alıp çalıştıranlara, işverenlere, sermaye gruplarına ne verebiliriz biçiminde bir anlayışı yansıtıyor.

Tabiî, bunun bir karşılığı da var. Nedir bunun karşılığı? Bu düzenlemenin yarattığı sonuçlardan birisi de o. İktidar Partisi ne yapmış olursa olsun, İktidar Partisi Türkiye'nin hangi meselesiyle ilgili olarak ne tür bir eksiklik, ne tür bir yanlışlık içerisinde olursa olsun, İktidar Partisi kendisi inanmasa da, muhalefet partisine ve kamuoyunda çok geniş kesimlere göre Türkiye'nin en hayatî, en ulusal sorunları konusunda önemli yanlışlıklar, önemli eksiklikler içerisinde olsa bile, yaptığı her şeyin doğru olduğunu kamuoyuna anlatmak, kamuoyunu bu yönde şekillendirebilmek adına arkasında bu çevrelerin yönlendirdiği televizyonların ve gazetelerin olağanüstü desteğini ve gücünü buluyor.

Sayın Sarıbaş, işte, al gülüm ver gülüm budur.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - RTÜK'ü söyle… RTÜK'ü anlat…

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Al gülüm ver gülüm siyaseti, İktidar Partisinin Türkiye'deki hâkim çevrelerle kurmuş olduğu âdeta bir tahterevalli biçimindedir ve bu şekilde işlemektedir.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Ben RTÜK'ten bahsettim, RTÜK'ten.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bilesiniz ki, Türkiye'nin gerçeği, sizin ilişki içerisinde olduğunuz çevrelerle birlikte yaratmaya çalıştığınız, tozpembe göstermeye çalıştığınız şekilde, biçimde değildir. Sadece şu düzenleme nedeniyle mağdur ettiğiniz…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “Bankacılık kanunu ve cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss.997)”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 19 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2005-10-19-bankacilik-kanunu-ve-cumhurbaskaninca-bir-daha-gorusulmek-uzere-geri-g (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
