# 2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(başbakanlık,mit müsteşarlığı,mgk genel sekreterliği,atatürk kültür,dil ve tarih yüksek kurumu başkanlığı)ikinci tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 15 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(BAŞBAKANLIK,MİT MÜSTEŞARLIĞI,MGK GENEL SEKRETERLİĞİ,ATATÜRK KÜLTÜR,DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI)İKİNCİ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-basbakanlik-mit-mustesarligi-mgk-g

> Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 15 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(BAŞBAKANLIK,MİT MÜSTEŞARLIĞI,MGK GENEL SEKRETERLİĞİ,ATATÜRK KÜLTÜR,DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI)İKİNCİ TUR); konuşma 1.680 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlarım, Başbakanlık bütçesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım; hepinizi, saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu yasada, Başbakan, bakanlar arasında işbirliğini sağlamak, hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetmek, Anayasa ve kanunlarla verilen hizmetleri yerine getirmek maksadıyla yürütmeden sorumlu tutulmuş kişidir. Hiç kimsenin, üstlendiği görevi, yasaların kendisine verdiği görevin dışında değerlendirme, yorumlama gibi bir hakkı olmamalıdır diye düşünüyorum.

Buradan bakınca, Başbakan, bu tanımlamalarla ne kadar ilgilidir? Bütün bakanlar, şu geçtiğimiz iki aya yakın süreç içerisinde, 2006 yılı bütçesiyle ilgili çalışmalar içerisindedir.

Meclisimizin en önemli komisyonu olan Plan ve Bütçe Komisyonu, bir ayı aşkın bir süre, gece-gündüz 2006 yılı bütçesiyle ilgilenmiştir, o bütçenin rakamlarını oluşturmaya çalışmıştır; ama, bu düzenlemelerin yapıldığı süreç içerisinde, Sayın Başbakanın bu gündemlerle fazla ilgili olduğunu söylemek, doğrusu pek mümkün değildir.

Sayın Başbakan, Türkiye'nin bu gündemlerle ilgili olduğu süreçte, aslında, Türkiye'nin çok da alışkın olmadığı, alışık olmadığı, ayrı, apayrı, Bakanlar Kurulunun çalışmalarından, 2006 yılı bütçesiyle ilgili görüşmelerden bağımsız, farklı bir gündem oluşturmaya çalışmıştır.

Bir Türkiye'nin gündemi var, bir Sayın Başbakanın gündemi. Ne var Türkiye'nin gündeminde; Bakanlar Kurulunun gündemini ve Meclisin gündemini biraz önce saymaya çalıştım. Türkiye'nin gündeminde ne var; İktidar Partisine mensup kaynaklardan geldiği söylenilen kamuoyu araştırmalarında, vatandaşın gündeminde açlık, yoksulluk, işsizlik, önemli ölçüde yolsuzluklarla ilgili mücadele vatandaşın gündeminin esasını oluşturuyor ve bu İktidar Partisi kaynaklarının oluşturduğu veya sipariş ettiği kamuoyu araştırmalarının sonucu olarak Türkiye'nin gündemine geliyor. Yani, vatandaş, sadece muhalefet partilerinin veya iktidara muhalefet etmeye çalışan çevrelerin anlayışından etkilenerek değil, kendi yaşadıklarını da bire bir seslendirerek, yoksulluğun, işsizliğin, açlığın ve yolsuzlukların, hâlâ, Türkiye'nin en temel sorunu olduğunu ifade ediyor.

Sayın Başbakan bu gündemlerle ne kadar ilgili; yani, bu ülkenin işsizleriyle, bu ülkenin yoksullarıyla, bu ülkede yaşanan yolsuzluklarla, bu ülkenin üreticilerinin problemleriyle, şu geçtiğimiz iki ay içerisinde ne kadar ilgili oldu değerli arkadaşlarım?! Dün, burada, Sayın Başbakan, ifadelerinde, mesela "15 000 000 ton pancar aldık" diyerek, aslında, üreticiyle ne kadar ilgili olduğunu bir şekilde yansıtmıştır.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Başbakana birisinin söylemesi lazım; Türkiye'de, bu iktidar döneminde pancar kotası 21,5 milyon tondan 9,7 milyon tona indirilmiştir. Sayın Başbakan, siz, 9,7 milyon tonun üzerinde pancar aldıysanız, bunu nasıl aldınız; (C) kotasından. (C) kotası nedir; pancarın tabanfiyatı 100 000 liraysa, (C) kotasından pancara verilen fiyat 25 000 liradır. Siz, 25 000 liradan pancar alıp, vatandaşın pancarını aldığınızı mı söylemeye çalışıyorsunuz?! Açlıkla, yoksullukla ne kadar ilgilidir Sayın Başbakan?!

Son iki yılda, Türkiye'deki en önemli işyerleri nerelerdir değerli arkadaşlarım hiç düşündünüz mü?! Bakın, ben, bir gözlemimi sizinle paylaşayım: Son iki yılda, Türkiye'de en fazla yeni işsiz istihdam eden alanlar, kırmızı ışıklar ve çöpler olmuştur. 7 yaşında, 8 yaşında çocuklar, gece yarılarına kadar kırmızı ışıklarda bekleyip, o ışıklarda bekleyen arabaların, araçların içerisindeki insanların zaman zaman tacizine uğrayarak, zaman zaman hakaretine uğrayarak, gece yarılarında döndükleri evde kendilerinden evin nafakasını bekleyen aile büyükleri tarafından karşılanmaktadır.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - Onların çoğu ihtiyaç sahibi değil!

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - İnsanların, sabahın karanlığında yola çıkarak, yarı gecelere kadar birbiri ardına takip ettikleri, oralardan geçimini sağlamaya çalıştıkları sizin iktidarınız dönemindeki en önemli iş alanlarından birisi de çöplerdir. Bu ülkenin bugün en çok insan istihdam eden alanları, kırmızı ışıklar ve çöplerdir değerli arkadaşlarım. Sizin yarattığınız, Sayın Başbakanın yarattığı Türkiye budur ve İktidar Partisinin kendi yaptırdığı kamuoyu araştırmalarında da bunun sonuçları açıkça görülmektedir. Sayın Başbakan, burada, bize neyi anlatmaya çalışıyor; aslında, benim yaptırdığım araştırmada bile bu sonuçlar çıkmış olsa da, vatandaş böyle düşünüyor olsa da, vatandaş böyle yaşıyor olsa da, aslında, vatandaş doğruyu göremiyor, Türk vatandaşı çok mutlu, çok memnun… Sayın Başbakan, onbinlerce kilometre uzaklardan, Türkiye'de yaşayan 70 000 000 yurttaşımızın sorunuyla ancak bu kadar ilgilenebilir!

Devamındakiler neyle ilgilidir; Sayın Başbakan, burada, dün "benimle beraber İzmir'e gelin, hangi yatırımları yaptığımızı orada görürsünüz" diye, buradan, muhalefete, kendisine muhalefet eden milletvekillerine seslendi. Bir de Maliye Bakanına soralım. Sayın Başbakan Yardımcısı aracılığıyla, Maliye Bakanına soruyorum. Burada, Maliye Bakanının bu ifadelerine defalarca tanık olmuş Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi arkadaşlarım var. Maliye Bakanına sorarsanız, devletin hiçbir şekilde yatırım yapmaması lazım; devletin yaptığı her türlü yatırım anlamsızdır, gerici bir iştir ve yatırım olarak sayılmamalıdır.

HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Kamu yatırımları hariç…

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Ama, Başbakan, muhalefet milletvekillerini, kendisiyle birlikte, yapılmış olan yatırımların açılışına çağırmaktadır. Hangisi doğrudur bunların?!

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - Kamu yatırımları hariç yalnız…

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Hangisi doğrudur bunların?! Devlet yatırım yapmalı mıdır, yapmamalı mıdır?! Hangisi doğrudur bunların?! Ben, buna benzer birçok soru sorduğumu düşünüyorum şu kürsüden.

Bir belediye -ismini de vermekte bir mahzur yok- İstanbul'da Pendik Belediyesi, çöplerden bir şeyler toplayarak geçimlerini sağlamaya çalışanlara 5 milyar lira ceza verme kararı almış değerli arkadaşlar. Sonra, komisyon, kısmen, bunu çok abartılı bulmuş, sağ olsunlar, cezayı 1 milyar liraya indirmişler. İstanbul'un Pendik'inde çöplerden çöp toplamanın cezası 1 milyar lira değerli arkadaşlarım! İnsanları önce çöpten çöp toplamaya mahkûm ediyorsunuz…

HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Biz etmedik…

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - …sonra, aynı insanların, o çöpe mahkûm ettiğiniz insanların çöpten çöp toplamasını cezalandırmaya çalışıyorsunuz...

ALİM TUNÇ (Uşak) - Yeni bir şey mi?!

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Niye; çünkü, o çöplerin tümünden çöplenen başkaları var; onlar, size yakın unsurlar!.. Bütün bunlar varken, Sayın Başbakan Türkiye'yi nasıl bir gündeme taşıyor değerli arkadaşlarım...

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - En iyi çevreci onlar…

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Bizim etnik kökenimiz nedir, biz hangi etnik kökendeniz...

RECEP KORAL (İstanbul) - Başbakan değil, onu sizin Genel Başkanınız yapıyor.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - O konuda gereken dersi verdi Başbakan.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, Başbakan, Türkiye'nin gündemine böyle bir etnik köken tartışması taşıma gereğini ve ihtiyacını hangi sebeple duymuştur?! Bu, bizim hangi sorunumuzun çözümü olarak, Sayın Başbakanın Türkiye gündemine taşıdığı bir öneridir?!

ALİM TUNÇ (Uşak) - Konuşamama sorunu!..

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Bu sorunu, muhalefet partisi veya muhalefet milletvekilleri veya Türkiye'nin herhangi bir yasal, siyasal muhalefet kurumu Türkiye'nin gündemine taşımamıştır. Elbette, Türkiye'nin gündemine bu tür problemler taşımak isteyen iç ve dış güçler vardır. Onların belli amaçları, belli hedefleri de vardır. Peki, Sayın Başbakanın amacı nedir?! Sayın Başbakan, hangi anlayışla, Türkiye'nin bunca problemi varken, 1924 Anayasasından bu yana oluşturulmuş olan bütün anayasalarda var olan ve Türkiye'nin hiçbir şekilde tartışma konusu olmayan, artık, Türkiye'nin aştığını düşündüğümüz bir konuyu, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı olarak Türkiye'nin gündemine taşımıştır?!

Değerli arkadaşlarım, bu tartışmanın yararını, gerekliliğini bilen, böyle bir tartışmanın Türkiye'de şu ihtiyaç nedeniyle açıldığını kendisiyle tartıştığı bir tek İktidar Partisi milletvekili, bir tek Bakanlar Kurulu üyesi var mıdır?!

Şimdi ben buradan, Başbakan adına burada bulunan Sayın Başbakan Yardımcısına sormak istiyorum: Sayın Başbakan Yardımcım, bu ihtiyaç nereden doğmuştur? Sayın Başbakan, Türkiye'nin gündemine böyle bir tartışmayı, seksen yıldan bu yana aştığımızı düşündüğümüz bir tartışmayı, üstelik de içerisinde yer aldığımız coğrafyada, devletlerin, ulusların, ülkelerin, bu tür farklılıklar yaratılarak, bu tür ayrışmalar yaratılarak paramparça edildiği bir süreçte, insanların etnik farklılıklarına dayalı olarak, insanların inanç farklılıklarına dayalı olarak yıllardır kendi ayakları üzerinde duran ülkelerin, ulus devletlerin paramparça edilerek, onların yerine belli, güçlü, organize olmuş devletlerin uydusu haline dönüşebilecek devletlerin kurulmaya çalışıldığı böyle bir süreçte, Başbakan Türkiye'nin gündemine böyle bir tartışmayı hangi sebeple getirmiştir?

RECEP KORAL (İstanbul) - Dün yok muydunuz, burada söyledi onu.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - Raporunuz var.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, hiç bu soruların cevabı yoktur. Ben, soruyu muhatabına sordum. Sayın Başbakan, burada böyle bir tartışmayı hangi sebeple açtığına ilişkin hiçbir şey söylememiştir, böyle bir şey yoktur.

RECEP KORAL (İstanbul) - Amma yaptın ha!

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Şimdi, Sayın Başbakanın asıl hedefi nedir…

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Dün dersini verdi.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - Kim kimin dersini verecek, göreceğiz onu.

Sayın Başbakanın asıl hedefi nedir?! Sayın Başbakan, Türkiye'deki bu ulus devlet anlayışını sıkıntıya sokabilecek tartışmaları açtıktan sonra "elbette bunun yerine bir şey koymak lazım" anlayışını mı acaba devamında getirmek istemektedir?! Sayın Başbakanın, bu anlamda, şuradan buradan, zaman zaman mehter takımı gibi, iki ileri bir geri mesafe katetmeye çalışarak, mesafe almaya çalışarak, bu ulus kavramının yerine yerleştirmeye çalıştığı, bizi bütünleştirmeye çalışıldığı söylenilen o öğelerin, o unsurların, acaba, bir başka biçimini, bir başka şeklini biz daha önce hiç duymuş muyduk?!

Değerli arkadaşlarım, bakın, ben bu kürsüden defalarca gündeme getirdim, taşıdım, komisyonda rica ettim. Bir milletvekili var, bir Anamuhalefet Partisi var, Anamuhalefet Partisini geçtim, bir milletvekili var, Başbakanlık Müsteşarı için, hepimizin bildiği malum belgenin arkasında olduğunu söyleyen Başbakanlık Müsteşarı için "cumhuriyet düşmanı" diyor; beni mahkemeye versin. Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasında Sayın Başbakan Yardımcısından rica ettim, sizden rica ediyorum Sayın Başbakan Yardımcısı, gidin söyleyin kendisine, hiçbirinizin arkasında duramadığı bu belgenin arkasında olduğunu söyleyen Başbakanlık Müsteşarı beni mahkemeye versin dedim. Veremiyor. Niye; şöyle söylemiş: "Böylece, Türkiye Cumhuriyetinin başlangıçta ortaya koyduğu bütün temel ilkelerin laiklik, cumhuriyet ve milliyetçilik gibi birçok temel ilkenin yerini, daha çok katılımcı, daha ademi merkezî, daha Müslüman bir yapıya devretmesi zorunluluğu ve artık bunun zamanının geldiği düşüncesini taşıyorum".

Değerli arkadaşlarım, bu ifadeler size bir şeyi çağrıştırıyor mu? Bu ifadeler, Sayın Başbakanın Türkiye'yi taşımaya çalıştığı yer ile Sayın Başbakanlık Müsteşarının on yıl önce Türkiye için gördüğünü söylediği ve inandığını söylediği bu düşüncelerle çakıştığını, acaba içinizde düşünen arkadaşlarımız yavaş yavaş oluşmaya başladı mı? (AK Parti sıralarından gürültüler)

Değerli arkadaşlarım, bakın, şimdi, bir başka şey söylüyorum. Bakın, şimdi bir başka şey söylüyorum.

RECEP KORAL (İstanbul) - Ülkeyi geriden takip etme özelliğini bırak!

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Ülkeyi geriden değil…

Bu sorun çözülmüş müdür? Bu ifadeleri kullanan Başbakanlık Müsteşarının arkasında duran kimse olamadığına göre -bakanlar duramıyor, milletvekilleri duramıyor- bu ifadelere kimse katılamadığına göre, hangi sebeple, hangi münasebetle, bu Başbakanlık Müsteşarı hâlâ o görevde duruyor?

Şimdi, yavaş yavaş bu sırrın ne olduğu herkes tarafından görülmeye ve anlaşılmaya başlanmıştır.

TANER YILDIZ (Kayseri) - Kaç defa konuştuk bunları!..

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, sizin bir şeyleri unutuyor olmanız, herkesin o şeyleri unuttuğu anlamına gelmez. Bizim bir konuda ısrarlı oluşumuz, ya, amma adam kardeşim, temcit pilavı gibi her defasında aynı şeyi gündeme getiriyor anlayışıyla değerlendirilebilecek bir şey değildir. Siz, bir cumhuriyet düşmanını, orada, Başbakanlık Müsteşarı olarak tutmayı temcit pilavı gibi algılamıyorsunuz, buna karşı direnen bir milletvekilinin söylediklerini temcit pilavı diye düşünüyorsunuz; bu nasıl bir anlayıştır, nasıl bir yaklaşımdır? Daha ne olabilir! (AK Parti sıralarından gürültüler)

O zaman mahkemeye ver! Başbakanlık Müsteşarı için böyle ifadeler kullandı diye beni mahkemeye ver, varsa yüreğin! O zaman... Verilemiyor…

ALİM TUNÇ (Uşak) - Sen ver mahkemeye!

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Benim mahkemeye vermem diye bir şey yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(başbakanlık,mit müsteşarlığı,mgk genel sekreterliği,atatürk kültür,dil ve tarih yüksek kurumu başkanlığı)ikinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 15 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-basbakanlik-mit-mustesarligi-mgk-g (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
