# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420547.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka

> Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 24 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR); konuşma 2.073 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlarım, ben de önce hepinize günaydın diyerek sözlerime başlamak istiyorum.

Ancak, gerçekten anlamakta zorluk çektiğim bir şey var. Şu görüşeceğimiz madde, değerli arkadaşlarım, memur maaşlarının ve kat sayılarının belirlenmesiyle ilgili düzenleme. Dün sabah başlayan çalışma bu sabah devam ediyor. Herkes, sadece bir mecburiyet olduğu için, yani şurada ne konuşuldu, ne söylendi, kim ne söyleyecek, bunun şu anda bu salonda bulunan arkadaşlarımız için hiçbir anlamı yok. Hiçbir şekilde insani olmayan bir çalışma düzenini, hangi sebeple olduğunu bilemediğim nedenlerle... Bir yasal zorunluluk yok, yarın, bugün bitmek diye bir mecburiyeti yok. "Ya maddeler üzerinde konuşmayın ya da maddeler üzerinde konuşacaksanız, işte böyle, işinize gelirse." Bakan burada yok, memur maaşlarını konuşacağız, Bakan burada yok. Sorular soruluyor, ilgili bakan burada yok; sorular soruluyor, Sayın Bakan doğal olarak diyor ki: "Bu sorulara yazılı olarak cevap vereceğiz."

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Kumkumoğlu, sen yeni geldin, Bakan buradaydı, yeni gitti.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Efendim, biliyorum ben Sayın Bakanın burada olduğunu. Ben yeni gelmedim, ben akşamdan beri buradayım, dünden beri buradayım ben.

Şimdi, değerli arkadaşlarım... O zaman, çıkın, Sayın Başkan, lütfen bunu grubunuza bir sataşma diye alın; ben bunu, milletvekillerine yapılmış bir haksızlık, bütçe görüşmeleri üzerine düşürülmüş bir leke olarak görüyorum bütçe görüşmelerinin vatandaşın gözünden kaçırılabilmesi için. (CHP sıralarından alkışlar)

"Ya konuşmayacaksınız maddeler üzerinde ya da konuşacaksanız, yirmi dört saat boyunca hangi saate denk gelirse o saatte konuşacaksınız" yaklaşımı, kamuoyuna açık, vatandaşın bilgilendiği, bilgilenme hakkına saygı gösterilen bir bütçe görüşmesi olarak kabul edilemez. Çıkın o zaman gerekçesini buradan söyleyin. Niye bu bütçeyi bugün biz çıkarmak zorundayız? Bunu, lütfen... Bir milletvekili olarak ben de anlayabilmiş değilim.

MEHMET SOYDAN (Hatay) - Danışma Kurulu kararı.

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Allah'ın emri mi?

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Çıkar, onu burada açıklarsınız, Danışma Kurulu kararını.

Değerli arkadaşlarım, bakın, memur maaşlarını konuşacağız, memur maaşlarıyla ilgili artışları konuşacağız. Yüzde 2,5 artışı konuşalım mı? Yani...

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) - Değmez!

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Evet, değmez değil mi değerli arkadaşlar? Yüzde 2,5 artışı konuşalım mı?

Şimdi, dünden bu yana burada bir sürü rakamlar uçuştu; Türkiye şöyle büyüdü, şöyle gelişti, gayrisafı millî hasıla şöyle arttı, şöyle milyarlar dolarlar, şöyle katrilyonlar, bilmem ne falan. Peki kardeşim, memura ne veriyorsun? Yüzde 2,5. Hani büyüyorduk biz; hani o milyar dolarlar, hani o katrilyonlar? O milyar dolarlardan, o katrilyonlardan, o yüzde 100 büyümelerden, o 180 milyar dolardan 388 milyar dolara çıkan gayrisafi millî hasıladan memura düşe düşe yüzde 2,5 mu düşüyor değerli arkadaşlarım? Neye tekabül ediyor yüzde 2,5 hesap ettiniz mi hiç? Yani, bir öğretmen maaşında, Sayın Bakan, yüzde 2,5 neye tekabül eder bir söyleyebilir misiniz şimdi bulunduğunuz yerden, benim konuşmam bittikten sonra? Ve bu yüzde 2,5'un, yani bir öğretmen maaşına tekabül eden yüzde 2,5'un günlük yaşamımızda, mesela, sadece bir öğrencinin servis ücretine yapılan bu dönem başındaki zammı karşılayıp karşılamadığını bir Millî Eğitim Bakanı olarak söyleyebilir misiniz?

Değerli arkadaşlarım, bu sizi rahatsız etmiyor mu? Yani, bu rakamlara siz nasıl kendinizi inandırıyorsunuz. Eğer bu rakamlar doğruysa, bu haksızlığı nasıl kabul ediyorsunuz?

SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Son dört yılda yapılan değil bu.

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Evet, şimdi arkadaşlarımız diyor ki, boş...

MEHMET SOYDAN (Hatay) - Tümden batırmışlar, biz bu kadar iyileştirebildik.

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bakın, TRT 3, akşam bütçe görüşmeleriyle ilgili rakamları spota getiren görüntüler veriyor. TRT bile yüzde 2,5+2,5'u herhalde yani çok az görmüş ki, Hükümete katkı olsun diye, en düşük maaş alan memurlar için bu yıl yüzde 4+4, diğer memurlar için 3+3 zam yapılacağına dair spottan rakamlar verdiler.

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) - Enflasyon farkını niye söylemiyorsun?

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Allah Allah! Ben Plan Bütçe Komisyonu üyesiyim. Yani, acaba ben mi yanılıyorum, bu 2,5+2,5 değildi de 3+3 veya 3+3 değildi de 4+4 müydü diye, ben mi yanılıyorum diye düşündüm ve tekrar kendi bilgilerimi birkaç arkadaşımdan test etme gereği duydum. Öyle ya, koca TRT, yani, bu ekranlarda yanlış bilgiyi kolay kolay aktarabilir mi? Üstelik de, rakamsal bir bilgiyi kolay kolay aktarabilir mi?

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) - Ama, ilk defa memurlar enflasyonun üzerinde artış alıyorlar Kemal Bey, bunu niye söylemiyorsun?

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlarım, bakın, bir defa şunu kabul edin: En çok eleştirdiğiniz gün hangi gündür? Kendinizi hep mukayese ettiğiniz gün hangi gündür? 2002'nin sonu, değil mi? Peki, siz 2002'nin sonunda uygulanan politikada neyi değiştirdiniz? 2002'de neyin uygulanacağına kim karar veriyordu, 2002'den bu yana neyin uygulanacağına kim karar veriyor?

Değerli arkadaşlarım, memura yüzde 2,5 zam verilmesini, AKP İktidarı mı belirledi? Kim bu politikaları şekillendiriyor?

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Eskimolar mı belirliyor?

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - IMF belirliyor efendim. Peki, 2002'deki politikaları kim belirliyordu? Yine IMF belirtiyordu. Bana buradan Sayın Bakan, 2002'de iktidarı devraldıkları günden bu yana, IMF politikalarına karşı, "IMF önerdi ama, biz 'hayır bunu kabul edemeyiz' dedik ve onun karşısında kendi iddialarımızın gereği olanı yaptık." diyebileceği bir tek mali politika söyleyebilir mi? Herhangi bir bütçe döneminde bir tek...

ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - Söyler tabii.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Evet, çıkar söyler.

ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - Vergi barışı.

HASAN ÖREN (Manisa) - Onun dışındakilerin hepsini IMF mi yaptı?

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Bir tek mali politika çıkıp şuradan söyleyebilir mi, Hükümetin en önemli iddiası ve en çok övündüğü konuların başında, IMF'nin Türkiye için söylediklerini yaşama geçirmesi noktasındaki kararlı ve ısrarlı tavrıdır?

"Biz, söylenen politikalardan, istenen politikalardan hiçbir şart altında, toplum hangi zorlukları, hangi sıkıntıları çekiyor olursa olsun, hiçbir şart altında vazgeçmedik." iddiası, Hükümetin başarısının, kendisini başarılı gösterebilmesinin en önemli argümanlarından birisidir. Nedir bu mesela: Yüzde 6,5 faiz dışı fazlayı, hatta yüzde 6,5'u da aşarak veriyor olmak, Hükümet için en temel başarı noktalarından, referans noktalarından birisidir.

Değerli arkadaşlarım, daha çok faize para ödeyebilmek, bir iktidar için en önemli referans noktalarından birisi olabilir mi? Daha çok faiz öderken, memura daha az ücret vermek, bir iktidann en önemli referans noktalarından birisi olur mu?

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Enflasyon... Enflasyon...

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Bakın, tekrar bu yıla dönüyorum; tekrar, bu yıla dönüyorum değerli arkadaşlarım.

Şimdi, bu yıl, Hükümetin önerdiği enflasyon nedir?

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Yüzde 5.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Evet.

Peki, memura ne veriyoruz?

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) - Yüzde 10.

ALÎ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Peki, Türkiye...

Yüzde toplam 5, Beyefendi. Önce ne verdiğini öğren. Önce ne verdiğini öğren.

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) - Enflasyon farkıyla...

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Peki, bu yıl Türkiye ne kadar büyüyecek? Enflasyona rağmen ayrıca ne kadar büyüyecek? Yani, hani gayrisafi millî hasılamız var ya, hani kişi başına düşen millî gelirimiz var ya, bu ne kadar artacak? Yüzde 5.

Peki, bu refah artışından, bu Türkiye'nin büyümesinden memura ne veriyorsunuz? Hiçbir şey. Niye? Sayın Bakan, niye? Niye, öğretmeninize, Türkiye'nin bu doğal büyümesinden, yani hepimi- zin birlikte yarattığı bu değer artışından öğretmene hiçbir şey vermeyi düşünmüyorsunuz? Bunun gerekçesi nedir değerli arkadaşlarım, kime anlatacak bunu?

Peki, hiçbirinizin aklına, iktidarınıza, Hükümetinize, Hükümetinizi oluşturan bakanlarınıza böyle bir soru sormayı...

MEHMET SOYDAN (Hatay) - Onu düzeltiyoruz.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Hani, çok bilen arkadaşlar var ya: Mesela Mustafa, sen bunu sorabilirsin. Çok bilen arkadaşlarınız var ya, bunun gerekçesini hiç olmazsa... Yahu arkadaş, biz bunu öğretmene nasıl açıklayacağız? Hiç mi içinizde ailesinde, anneniz, kardeşiniz, yakın komşunuz, arkadaşınız, memur olan kimse yok mu?

MEHMET SOYDAN (Hatay) - Millet farkında.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Gelip size, "Yahu arkadaş, bak milletvekilisiniz, Türkiye'nin zorlukları olduğunu da anlıyorum. Ama, bu Türkiye bu yıl yüzde 5 büyüyecek. Buradan niye bize '0' veriyorsunuz?" dediği zaman, bu sorunun cevabını nasıl vermeyi düşünüyorsunuz? Yoksa, size göre böyle bir soru yok mudur?

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Yanlış şeyler söylemişler.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, şimdi bakın, bir öğretmenin şimdi geldiğimiz gündeki maaşı, TÜİK rakamlarına göre 9'un 1 'indeki bir öğretmenin maaşı 804 milyon lira, yirmi yıllık bir öğretmenin maaşı 900 milyon lira civarındadır. TÜİK'in rakamlarına göre, sadece mesela İstanbul'da yirmi yıllık bir öğretmenseniz şayet, İstanbul'da kira ortalaması TÜİK'in rakamlarına göre 451 milyon...

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Yirmi yıllık öğretmenin maaşı nasıl 900 milyon oluyormuş?

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Onu çıkar söylersin... Çıkar söylersin... Çıkar söylersin. Yani ne kadar beceriklisin! Nereden bileceksin?

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Nereden, nereden biliyorsun yirmi yıllık öğretmenin maaşının 900 milyon olduğunu? Hayret bir şey!

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Şimdi, bu laf atmalarla bu gerçekleri kamuoyunun gözünden kaçırmak mümkün değildir. Yani, doğru bir şey yapmayı öğrenememişsiniz ama, vallahi, maşallah, şu konuşmacının insicamını bozma noktasında ve o konuşmanın etkisini kırma noktasında ne zaman bu kadar işi öğrendiniz... Bak hiç laf atmıyor. Çünkü, konudan uzaklaştım ya, işine gelmiyor. Hiç laf atmıyor.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - O sana mahsus! O sana mahsus!

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, TÜİK'in rakamlarına göre, İstanbul'da kira bedeli 451 milyon TL'dir, TÜİK'in rakamlarına göre ortalama. Şu sizin iktidarınız döneminde... Yani ortalaması bu. Sizin iktidarınızda, en acil şeyleri söylüyorum: Zeytinin fiyatı yüzde 74,5; çayın fiyatı yüzde 94,5; patatesin fiyatı yüzde 88,8; kuru soğanın fiyatı yüzde 74,7; kira ücretlerinin artış oranı yüzde 90,9; 12 kilogramlık tüpün artışı yüzde 70, kömürde artış yüzde 109, ulaşımda artış yüzde 84.

Şimdi sizin...

ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - Enflasyonu söylesene, enflasyonu. Niye onu söylemiyorsun?

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Ha, enflasyon. Değerli arkadaşlarım, enflasyonun o sizin söylediğiniz rakamlarına daha sıra gelmeden, yani, bir öğretmenin maaşı, kira, ulaşım, yakıt, elektrik, su, eğer iki öğrenci varsa o ailede, iki öğrencinin servis parasında zaten para bitiyor. Ondan sonra enflasyon ne olur, nasıl harcarsın, artık, var sen onu düşün. Şimdi, bunlarla bu rakam bittiğine göre, bir öğretmenin, yani yirmi yıl boyunca bu ülkeye hizmet etmiş, yirmi yıl boyunca bu ülkeye yararlı gençler, yararlı bir nesil yetiştirebilmek için dişini tırnağına katıp mücadele etmiş, Anadolu'nun en ücra köşelerinden başladığı öğretmenlik mesleğine yirmi yıl sonra İstanbul'da devam etmeye çalışan bir öğretmenin kira, ulaşım, yakıt, elektrik, su, iki öğrencinin servis ücretinin ötesindeki harcamalarını neyle, nasıl yapacağının cevabını vermesi gereken, muhalefet partisinin milletvekili, muhalefet partisinin bu kürsüdeki sözcüsü değildir, şurada oturan Sayın Bakandır. Eğer bir arkadaşım bana doğru bir soru soruyorsa, onu bana değil, lütfen, oraya diyecek ki: "Sayın Bakanım, bak arkadaş böyle bir şey söyledi. Burada yemeğe içmeye hiçbir şey kalmamış. Bunlar nur mu yiyecekler?" Hani bizde "nur yemek" diye bir ifade vardır. Bu insanlar nur mu yiyecekler?

Ha, şimdi mesele nedir biliyor musunuz değerli arkadaşlarım, hani bir zamanlar "Benim memurum işini bilir." diye bir anlayış vardı. Sizin anlayışınız aslında bundan farklı değil. Yani, şu ücreti verdiğin bir memurdan nasıl yaşamasını bekliyorsun? Ne yapacak bu memur kardeşim, söyler misiniz, bunun cevabını kim verecek? Bu memur ne yapacak?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Kumkumoğlu, konuşmanızı tamamlayınız, buyurun.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Maaşı içerisinden mutfağına bir tek kuruş ayıramadan, maaşı zorunlu harcamaları nedeniyle biten bir öğretmene, iktidar partisi milletvekilleri, Sayın Bakan, sayın bakanlar ne önerirler, ne öne- riyorsunuz?

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Ev alsınlar, araba alsınlar.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Yani, insanda biraz sıkılma olur tabii; eğer, bu şartlarda... Dalga geçiyor arkadaşımız "Ev alsınlar, araba alsınlar." artanıyla.

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Alıyorlar.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Yani, evet, alıyorlardır herhalde. Bilemiyorum, size yakın olan memurlar herhalde işini bilen memurlardan, onlar alıyor olabilir de, buna bir itirazım yok. Size yakındırlar, işlerini de biliyorlardır. O bilinen, bildik, sizin aşina olduğunuz yöntemlerle, işte şu maaşla ev de alabiliyorlardır kendilerine göre. Neyle aldın? İşte bu maaşla aldım. Ama, benim bildiğim, namuslu, dürüst bir memurun, yaşamı boyunca harama el uzatmamış bir memurun bu maaşla değil ev almak, çoluğunun çocuğunun günlük nafakasını, günlük mutfak ihtiyacını bile karşılayabilme imkânı yoktur. Hiç olmazsa, bu acı gerçeği kabul edin. Evet, memura veremedik...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Birazdan cevabı gelecek, gelecek!

BAŞKAN - Sayın Kumkumoğlu, on altı dakika oldu bakınız, konuşuyorsunuz.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Toparlama diye bir şey yok, teşekkür için mikrofonunuzu açacağım, teşekkür ederseniz tamam, yoksa kapatacağım.

Buyurun, teşekkür ediniz efendim.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Teşekkür ederim.

BAŞKAN - Bana değil Genel Kurula teşekkür edeceksiniz.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Evet, teşekkür ederim. Bir cümle söylüyorum Sayın Başkanım.

Değerli arkadaşlarım, aslında sorun şudur: Hani sizin o "İki koyun güdemez." filan dedikleriniz var ya, bunları diyerek aslında kastettiğiniz asıl kesim memurlardır. Dolayısıyla, size göre memurlar, zaten olmaması gereken, memurlar, zaten hiçbir iş yapmayan çevrelerdir...

BAŞKAN - Sayın Kumkumoğlu, lütfen Genel Kurula teşekkür eder misiniz.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - ...dolayısıyla, bunlara bu bütçelerden herhangi bir artı vermenin bir anlamı yoktur. Ben, memurlarımızın hak ettiği, insanca yaşayabilecekleri bir ücreti alabilecekleri günlerin uzak olmadığına inanıyorum ve bu inançla, memurlarımıza en azından şu aşamada sabır dilemekten başka bir fırsatımız, imkânımız maalesef yoktur.

Sizin ve tüm yurttaşlarımızın gelecek Kurban Bayramı'm ve yeni yılını kutluyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420547.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
