# Gecekondu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:1266)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim
- **Tarih:** 22 Mart 2007
- **Gündem:** GECEKONDU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:1266)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c150/b079/tbmm221500790573.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2007-03-22-gecekondu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-1

> Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 22 Mart 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GECEKONDU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:1266)); konuşma 1.750 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Gecekondu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasansı'nm 1'inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, tasarıyla, 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nda Bayındırlık ve İskân Bakanlığına verilen yetkiler TOKİ'ye devrediliyor.

775 sayılı Gecekondu Yasası ne diyor? 775 sayılı Gecekondu Yasası, esas itibarıyla gecekondulaşmayı engellemek ve dar gelirli vatandaşlarımıza ucuz konut edindirmek üzere hazırlanmış, oluşturulmuş bir düzenleme. Yani, Türkiye'nin ciddi bir gecekondu meselesi var, bu çok önceden bu yana fark edilmiş, bununla ilgili yasal düzenlemeler yapılmış ve bununla ilgili belirli bakanlıklara, belediyelere ve özellikle Bayındırlık ve İskân Bakanlığına belirli sorumluluklar verilmiş.

Önce şuradan bakalım: Bugün geldiğimiz noktada, bu problemi, ister Bayındırlık ve İskân Bakanlığıyla çözmek durumunda olan ister belediyeler aracılığıyla çözmek durumunda olan iktidar, Hükümet, gecekondu meselesine nasıl bakıyor?

En tepeden bakalım. Sayın Başbakan, gecekondular için "Bunlar büyük şehirlerin etrafındaki urdur." içerisinde yaşayanlar için de "Bunlar işgalcidir." diyor.

Değerli arkadaşlar, ben, buradan Sayın Bakana sormak istiyorum mesela, Hükümet adına burada bulunduğu için.

İSMET ATALAY (İstanbul) - Bakan dinlemiyor, Bakan telefonda!

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Şimdi, eğer bir Başbakan, yani bütün bu uygulamaların başında olan kişi, eğer gecekondular için "ur", gecekonduda yaşayanlar için de "işgalci" diye bir ifade kullanıyor ise, şimdi, bu anlayışın, ister TOKİ'ye devretsin ister Bayındırlık Bakanlığında kalsın ister Başbakanlığa bağlansın, gecekondu meselesine ilişkin, doğru, sağlıklı bir çözüm getirebilmesi, üretebilmesi mümkün müdür? Yani, gecekondu gerçeğini, sadece, gecekonducuları, işgalci, iştahı kabarmış, doymaz, bitmek tükenmek bilmez bir anlayışla arazilere saldıran insanlar olarak değerlendirip, bunları işgalci diye gören bir anlayışla eğer gecekondu meselesine Türkiye'de bir iktidar bakarsa, o iktidarın bu sorunu çözmesi mümkün müdür? Gerçi sıralarda kimse kalmamış, ama iktidar partisine mensup, çok sayıda, belediye başkanlığı yapmış, sosyal güvenlik kurumlarında çalışmış, valilik, kaymakamlık yapmış, şimdi de milletvekilliği yapan arkadaşlarımız var.

Şimdi, ben, buradan, daha sonraki konuşmalarda belki konuşacak olanlara da sormak isterim: Türkiye'de sanayileşmeyle birlikte, kırdan kente doğru yapılmak zorunda olan, çünkü, sanayinin işçi ihtiyacını karşılamak üzere yapılmak zorunda olan nüfus hareketini, nüfus göçünü, hâlâ devam etmekte olan nüfus göçünü karşılamak üzere sosyal konut üretmek, hiç olmazsa arsa üretmek anlamında iktidarların veya belediyelerin bir politikası olmuş mudur? Hayır. Ee, peki, büyük şehirlere, bu işçi ihtiyacını karşılamak üzere, tarımda istihdamın, artık, orada yaşayanları besleyemez hâle gelmesi nedeniyle de tetiklenen bu göç nedeniyle büyük şehirlere gelen insanlar nerelerde yaşayacaklar? Bir çözüm bulunmuş, gecekondularla insanlar bu işleri çözmüşler. Önce, birkaç briketle, eskicilerden aldıkları tahta kapılarla, pencerelerini naylonlarla kapattıkları gecekondularını yirmi yıl, otuz yıl boyunca dişinden tırnağından, çoluğunun çocuğunun rızkından, nafakasından kestikleriyle, her birisi belki de normal bir daireden daha pahalıya onlara mal olan, ama toplu olarak eline geçmediği için, ancak bir gecekonduyu ıslah ederek yapabildikleri binalarda bu insanlar yaşamaya çalışıyor. Milyonlarca insan ve bu milyonlarca insan için bir zorunluluktan ötürü, böyle bir konutta barınma zorunda bıraktığımız insanlarımız için bu ülkenin Başbakanı "Onlar işgalcidir. Oturdukları binalar da büyük kentlerin etrafındaki urlardır." diyor. Şimdi, biz, gecekondu meselesini TOKİ'ye devrediyoruz ve diyoruz ki: "TOKİ bu işleri halledecek."

Değerli arkadaşlarım, öncelikle, bu zihniyet değişmeden Türkiye'de gecekondu meselesi çözülemez.

ALG AN HACALOĞLU (İstanbul) - Sayın Bakan dinlemiyor seni!

NURETTİN SÖZEN (Sivas) - Sayın Bakan, sohbeti bırak da, dinle!

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlarım, peki, sadece meseleye böyle mi bakılıyor? Yani, gecekondu meselesini çözüp çözememek biçiminde mi soruna yaklaşılıyor? Hayır. Tam tersine, gecekondulardan ne alabiliriz, ne çıkarabiliriz, buraları yeniden rant alanları hâline, o insanların yirmi yıl, otuz yıl süresince yaşam alanı hâline dönüştürdüğü ve şimdi kent merkezlerine yaklaşmış olan, dolayısıyla, getirişi, rantı yükselmiş olan bu bölgelerden bu insanları nasıl atarız, bunların yerine, artık, rantı yükselmiş olan bu bölgelere, Toplu Konut İdaresinin bugüne kadarki uygulamalarında olduğu gibi, şimdi, bu alanlara yeniden lüks konutlar nasıl yapa- bilirizin arayışı içindeler.

Nedir bunlar mesela? Şimdi, deniliyor ki: "Biz, kira öder gibi, yoksul vatandaşlarımıza ev vereceğiz." Biraz önce tümü üzerinde burada konuşan arkadaşım böyle bir ifade kullandı. Başbakan da kullanıyor bu ifadeyi. Şimdi, ben arkadaşıma soruyorum. Bakın, değerli arkadaşlarım, bu, bir gecekonduya gelmiş olan ecri misil, on yıllık ecri misil, 8 milyar 353 milyon. Bu da bir ecri misil, Er- tuğrulgazi Mahallesi'ne gelmiş -Pendik-Ertuğrulgazi Mahallesi'nde bunlar- 10 milyar 940 milyon. Bu da bir ecri misil, 11 milyar 338 milyon. Bu da bir ecri misil, 10 milyar 198 milyon. Burada yüzlercesi var bunun değerli arkadaşım. Siz, 100 milyon liraya, kira öder gibi ucuz konutu kime vereceksiniz? Siz, gecekonduda oturan vatandaştan, 11 milyar liralık ecri misli bir ay içerisinde ödemesini istiyorsunuz. 11 milyar liralık ecri misli gecekonduda oturandan bir defada ödemesini talep edi- yorsan, sen, kira öder gibi konutu kime vereceksin? Bir onu söyle bakayım bana. Gecekonduda oturandan daha yoksul kimi bulacaksın ki, ona vereceksin? Eğer ona onu vereceksen, bunu niye talep ediyorsun? Yani, 100 YTL'ye konut vermek durumunda olduğunu düşündüğün insandan, 10 milyar lirayı bir ayda hangi yüzle istiyorsun? Nedir bu yalan? Bunların hangisi doğru? Doğru olan ne? Doğru olan, gerçek olan bu, değerli arkadaşlar. Niye? Çünkü, devletin resmî belgesi bu. Ne diyor resmî belgede? "10 milyar lirayı -Ertuğrulgazi'deki, Sülüntepe'deki vatandaşımdan- 10 milyar lirayı bir ay içerisinde ödeyeceksin."

Peki, bu vatandaşı buradan kovaladığın zaman, çıkarmak istediğin zaman, ona enkaz bedeli olarak ne veriyorsun? 6 milyar lira, 7 milyar lira, 8 milyar lira. 7 milyar lira adamın oturduğu binanın tamamına veriyorsun, 7 milyar lira binasına verdiğin adamdan, 10 milyar lira bir ay içerisinde ecri misil olarak para talep ediyorsun. Buraya çıkmış milletvekili arkadaşım da diyor ki: "Biz, vatandaşa, kira öder gibi, konut yapıp, konut vereceğiz." Kime inandıracaksınız bunu?

Bak, başka ne örnekler vereceğim değerli arkadaşlarım. Şimdi, bir kentsel dönüşüm işi çıktı piyasaya. Herkes kentsel dönüşümle uğraşıyor. Büyükşehir kentsel dönüşümle uğraşıyor, TOKİ kentsel dönüşümle uğraşıyor, belediyeler kentsel dönüşümle uğraşıyor. Geliyor müteahhit. Mesela, 1.000 gecekondu var bir bölgede. Örneklerini verebilirim eğer isteyenler varsa. 20 tanesinin yerini beğeniyor. Bir hafta sonra o 1.000 gecekondunun olduğu bölgedeki 20 gecekonduya, içinde oturanlara bir yazı geliyor, diyor ki: "Sizin oturduğunuz yer kentsel dönüşüm alanı ilan edilmiştir. Belediyenin Emlak İstimlak Müdürlüğüne veya Gecekondu Önleme Müdürlüğüne müracaat edin." Gidiyor vatandaş oraya. Diyorlar ki: "Sizin burası gecekondu önleme bölgesi ilan edildi. Size falan yerde, falan dağın başında bir şey var, Toplu Konut İdaresi bir şey yapmıştı, oradan 40 metrekare bir yer verelim. 15'ini enkazınıza, 10'unu enkazınıza sayarız, 25-30 da sizi borçlandırırız, ara ara ödersiniz." Böyle ödeniyor bunlar. Vatandaşı mahkûm ediyorlar. Vatandaş yirmi gecekonduyu boşaltıyor. Vatandaş gecekonduyu boşalttığında o gecekondu binalarını yıkmaya, değerli arkadaşlarım, müteahhidin araçları geliyor, müteahhidin araçları. Hemen daha gecekondu yıkılmadan oraya müteahhitlik tabelası dikiliyor: "Falan inşaat, satılık lüks binalar, lüks daireler, lüks konutlar." Bunun adı ne? Bunun adı "kentsel dönüşüm projesi." Değerli arkadaşlarım, herkes kentsel dönüşümle uğraşıyor. İstanbul'da Maltepe'ye bağlı Başıbüyük diye bir mahallemiz var, koca bir mahalle. "Burayı kentsel dönüşüm alanı ilan ettim." diyor belediye.

ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) - Kaç yıllık mahalle?

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Vallahi ben tarihini bilmiyorum, tarihi çok eski, köy burası.

ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) - İki yüz-üç yüz yıllık.

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Peki, nasıl olacak? Benim yetkim var, ben burayı kentsel dönüşüm alanı ilan ettim! Peki, bizim hakkımız ne olacak kardeşim? Ben vatandaşım. Burada benim evim var, tapum var, beş katlı, on katlı binam var. Burası mahalle, muhtarı var, elektriği var, suyu var, yolu var, burada 80 bin nüfus var. Benim hakkım ne olacak? Benim evimi benden alıyorsun, benim tapumu benden alıyorsun. Benim tapumun yerine bana ne vereceksin, o belli değil. Bir "kentsel dönüşüm" diye bir şey uydurmuşuz...

ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) - Bana sordun mu!

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - .. .bir tek, vatandaşın hakları belli değil...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Herkesin yetkisi belli. Belediye yetkili, TOKİ yetkili, Turizm Bakanlığı yetkili, büyükşehir belediyesi yetkili. Herkes kentsel dönüşümle ilgili yetkilendirilmiş, herkes istediği alanı kentsel dönüşüm alanı olarak ilan etme hakkına, yetkisine sahip, fakat, orada yaşayan vatandaşın hakkı nedir, o hakkı hangi yasaya dayanarak koruyacak, bu hukuku hangi yasaya dayanarak koruyacak, bunlar belli değil.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, böyle bir anlayışla kentsel dönüşümü çözmek, halletmek hiçbir şekilde mümkün değil. TOKİ'nin de bunları yapması mümkün değil. Çünkü, ben, bu olay Komisyonda konuşulurken söylemiştim, bir Karadeniz türküsünde deniyor ki: "Kızılağaç fidanı tepeden budanır mı?" Kızılağaç fidanını tepeden budamaya kalkarsan kızılağaç fidanı anında kurur. Şimdi, siz "kentsel dönüşüm" diye bir şey ortaya atmışsınız, asıl işin esası... Yani, niye kentleri dönüştürmeye çalışıyoruz? Kentler orada yaşayanlarındır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Efendim, arkadaşlarımıza tanıdığınız hak kadarını verin, yeter.

BAŞKAN - Efendim, buyurun. Ben size süre değil, konuşmanızı bitirmenizi rica ediyorum.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Orada yaşayan insanlar daha çağdaş kentlerde yaşasınlar diye, daha insanca koşullarda yaşayabilsinler diye biz bunu yapıyoruz. Yani, söylerken bunları söylüyoruz. Uygulamaya geldiğimizde, TOKİ'nin yetkisi belli, oradaki vatandaşın hakkı belli değil. Vatandaş ne olacak, nereye gidecek, belli değil. Kartal Belediyesi 5 milyon 200 bin metre karelik bir alanı kentsel dönüşüm alanı ilan etmiş.

Değerli arkadaşlarım, 5 milyon 200 bin metre karelik bir alan, 150 bin insan yaşıyor bu bölgede. 150 bin insanın yaşadığı bir bölge kaç yılda dönüşüme tabi tutulabilir? Orada imarlı binadan, imarlı küçük sanayi sitesinden gecekonduya kadar 150 bin yurttaşımızın yaşadığı 5 milyon 200 bin metre karelik alan var. Esnaf diyor ki: "Ya benim dükkanım ne olacak?" Sanayici, küçük sanayici diyor ki: "Ya ben burada 50 tane işçi çalıştırıyorum. Ben bu işi nerede yapacağım?" Vatandaş diyor ki: "Benim evimi benim elimden alacaklar. 150 bin insan! Bu nereye götürülür, nereye yerleştirilir, biz nereye gidip nereye yerleşeceğiz? Hiçbir şey belli değil."

Şimdi, bu Hükümet, aslında hepsini "işgalci" ve yaşadıkları alanların hepsini "ur" diye gören bu Hükümet, vatandaşları, yılların biriktirdiği, emekleriyle, güçleriyle, alın terleriyle oluşturdukları bu yaşam alanlarını, biraz rantları yükseldi diye onların elinden alabilip TOKİ'nin şimdiye kadar yaptığı gibi, kentin en değerli arsalarını müteahhitlere değerinin çok altında birtakım rakamlara peşkeş çeken birtakım anlayışlarla yaptığı gibi, şimdi farklı müteahhitlere, farklı -belki- uluslararası çevrelere, ilişkilere peşkeş çekmek üzere böyle bir düzenlemenin içerisine girmektedir.

BAŞKAN - Sayın Kumkumoğlu, lütfen konuşmanızı bitirin efendim.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

Ben, bunun özellikle asıl sorumluluğu hem kentlerimizde daha sağlıklı bir yaşam biçimini oluşturabilmek hem ondan daha önemlisi özellikle Marmara Bölgesi'ndeki kentlerimizi Marmara Bölgesi'ni bekleyen deprem tehlikesine karşı hazırlamak sorumluluğuyla karşı karşıya olan, hem Bayındırlık Bakanlığını hem Toplu Konut İdaresini, dolayısıyla da Parlamentomuzu, Meclisimizi, bu tür ayak oyunlarından vazgeçip, vatandaşın birikimlerini nasıl onun elinden alırız anlayışından vazgeçip, toplumun kendi gerçeklerine dönüp, toplumu bekleyen tehlikelere karşı...

BAŞKAN - Sayın Kumkumoğlu, dört dakika oldu.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - ...kentlerimizi bekleyen tehlikelere karşı birlikte ortak bir sorumluluk anlayışıyla, kızılağaç fidanını tepeden değil, kızılağaç fidanını olması gereken yerden budayan bir anlayışla, ortak bir sorumluluk içerisinde, bu kentlerimizi bekleyen bu büyük problemlere karşı ortak bir davranışın içerisine girmeye davet ediyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum, Sayın Başkan size de teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “Gecekondu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:1266)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2007-03-22-gecekondu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-1 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c150/b079/tbmm221500790573.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
