# Merkezi finans ve ihale biriminin istihdam ve bütçe esasları hakkında (s.s.1428)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 26 Mayıs 2007
- **Gündem:** MERKEZİ FİNANS VE İHALE BİRİMİNİN İSTİHDAM VE BÜTÇE ESASLARI HAKKINDA (S.S.1428)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c159/b113/tbmm221591130226.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2007-05-26-merkezi-finans-ve-ihale-biriminin-istihdam-ve-butce-esaslari-hakkinda

> Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 26 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERKEZİ FİNANS VE İHALE BİRİMİNİN İSTİHDAM VE BÜTÇE ESASLARI HAKKINDA (S.S.1428)); konuşma 1.481 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının geçici 1'inci maddesi üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, seçime gitmek üzereyiz, ama uygulamalarınızda ve tavrınızda en küçük bir değişiklik yok.

AHMET YENİ (Samsun) - Onu da siz değiştirin yani!

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - Seksen yıldır değişmiyorsunuz ki, biz değişelim!

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Israrınız var, ama değişikliği hâlâ başkalarından bekliyorsunuz. Bu düzenlemede iki temel unsur var, hiçbir şekilde değiştirmediğiniz ve bu düzenlemeyle de hâlâ devam ettirdiğiniz: Bir, kurduğumuz bu kurum, her türlü denetimden muaf olsun. İki, kurduğumuz bu kurum, mutlaka bizim istediğimiz kadrolardan oluşsun.

Şimdi, arkadaşlarımız gerekçe söylüyorlar, bir şeylerin öyle olabileceği ihtimaliyle ilgili yorum yapıyorlar: Efendim, Hazine Müsteşarlığı zaten Sayıştay denetimine tabidir, dolayısıyla bu kurum da Hazine Müsteşarlığı aracılığıyla Sayıştay denetimine tabi olmak durumundadır, bunu buraya yazmaya gerek yoktur.

O zaman, şöyle söyleyelim değerli arkadaşlarım: Hazine Müsteşarlığı da bir şekilde Başbakanlığa bağlıdır, eğer biz, Başbakanlık Sayıştay denetimine tabidir dersek, o zaman başka hiçbir kurum, hiçbir bakanlık için bunun Sayıştay denetimine tabi olduğunu yazmaya gerek yoktur.

Bu mantıkla sizin şu söylediğiniz mantığın arasında ne fark var değerli arkadaşlarım? Peki, hiçbiriniz çıkıp "Evet bu doğru bir şey, Başbakanlık Sayıştay denetimine tabidir." dedikten sonra, herhangi bir kurumun veya bakanlığın ayrıca Sayıştay denetimine tabidir denmesine gerek yoktur diyebilir misiniz? Burada niye diyorsunuz? Yani, madem Sayıştay denetimine tabi olacaksa, bu kadar ısrara rağmen, buraya bir kelime ekleyerek "Bu kurum Sayıştay denetimine tabidir." demenin sizce nasıl bir mahzuru var?

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - Tasarruf yapılıyor.

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Yani, şeyden, evet kelimeden tasarruf yapıyoruz. Arkadaşım böyle söyledi. Hakikaten, çok gayriciddi bir davranış. Yani, bunu anlayabilmek, algılayabilmek mümkün değil değerli arkadaşlarım. Yani, şu ifade, aynı zamanda, bu iddianın veya bu eleştirinin bir şekilde kabulü anlamına gelir. Şu anlama gelir: "Evet, biz, bu kurumun Sayıştay tarafından veya herhangi bir birim tarafından denetlenmesini istemiyoruz."

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - O anlama gelmez o, sen okumasını bilmiyorsun!

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Peki niye istemiyorsunuz denetlenmesini, niye istemiyorsunuz değerli arkadaşlar? Yani bunun içerisine "Bu kurum Sayıştay denetimine tabidir." diye, eğer Sayıştay denetimine zaten tabi olacak ise, bunca ısrara rağmen, bunun içerisine, iki kelimeyle "Sayıştay denetimine tabidir." diye yazmanın nasıl bir mahzuru var? Şöyle bir mahzuru var: Siz, devletin her türlü denetim yapmasına... Sizin, bu kurumlarda istediğiniz gibi, böyle bakkal hesabı misali, "Biz iktidarız, biz nasıl istersek ona göre olsun, biz kime istersek ona göre verilsin..."

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - Bakkal hesabını CHP yapıyor!

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - ".. .öyle bir şekilde yapılsın ki, kimse bunlardan, kimse bu uygulamalardan bize hesap soramasın." Peki, bu kiminle yapılabilir?

ALİM TUNÇ (Uşak) - Bakkallara hakaret ediyorsun.

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Bu kiminle yapılabilir?

ALİM TUNÇ (Uşak) - Bakkallara hakaret ediyor.

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - Bak gözüme, bak da konuş!

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Bu, ancak, her anlamda sizin denetiminizde olan, her şekliyle sizin arzularınızı yerine getirebilecek özel seçilmiş bir personelle yapılabilir.

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - Bakkal hesabını CHP yapıyor, CHP!

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Dolayısıyla, personelin de herhangi bir sınava tabi tutulmadan, sadece yabancı dili varsa, sizin herhangi bir kurumdan alıp getireceğiniz bir personel aracılığıyla yapılması lazım. Aksi halde, vicdan sahibi, aksi halde, sizin söylediğiniz her şeyi kendisi için talimat olarak algılamayacak, kendisini devletin memuru olarak sayan vicdan sahibi personelin aracılığıyla bu işlemleri bu şekilde yaptırabilmeniz mümkün değildir.

Yani, dört buçuk yıldan bu yana uyguladığınız her türlü denetimden muaf ve uzak, sizin her talimatınızı yerine getirebilecek kadrolar aracılığıyla oluşturulabilecek bir kurum daha oluşturma çabası ve gayreti içerisindesiniz. Bunun başka hiçbir izahı olamaz.

Değerli arkadaşlarım, devletin kurumlarını bu anlamda öyle bir güvenilmez hâle getirdiniz ki, biraz önce buradan, iktidar partisine mensup bir milletvekili arkadaşım birtakım rakamlar telaffuz ederek, AKP İktidarı döneminde Türkiye'nin nasıl bir gelişme seyri izlediğini bize ifade etmeye çalıştı. Değerli arkadaşlarım, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nı hazırlayan devlet kurumları ortaya bir rakam çıkardılar, dediler ki: "2013 yılında kişi başına düşen millî gelir 9 bin dolar olacak." Başbakan itiraz etti, talimat verdi: "Olmaz, kabul etmiyorum, geri gönderin. Gidin 10 bin doların üzerine çıkarın, gelin." İki gün sonra, aynı kurum, kişi başına düşen millî geliri 10.500 dolar olarak ilan etti, 2013 yılıyla ilgili olarak,

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) - Hedef, hedef...

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - Hedef gösteriyor. Muasır medeniyetler hedefini gösteriyor Başbakan. Siz CHP'siniz, bunu bile gösteremiyorsunuz.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Şimdi, bu nasıl bir anlayış? Yani, öbür kurumun kendisinin belirlediği şey hedef değil miydi? Devletin bütün rakamlarını elinde bulunduran devletin bu konudaki en önemli kuruluşu, hiçbir şeye bakmadan, hiçbir veriye bakmadan mı bunları yaptı? Başbakan neye bakarak 10 bin doların üzerinde olacağını söyledi?

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - Siz, ancak seksen yıl öncesinin hedefini gösterirsiniz, seksen yıl.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Şimdi bakın arkadaşlar, hangi noktaya geldiniz biliyor musunuz?

ALİ RIZA ALABOYUN (Aksaray) - Büyük liderler büyük hedefler koyar.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Hangi noktaya geldiniz biliyor musunuz? Maliye Bakanı dün bir açıklama yapıyor, diyor ki: "TÜİK'in açıkladığı rakamlar yanlıştır. Türkiye'de satın alma paritesi açısından kişi başına düşen millî gelir 9 bin doların üzerine çıkmıştır."

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - Tabii.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Maliye Bakanı, ilgili kurumun açıkladığı rakamları yeterli görmüyor, diyor ki: "Yanlış." İlgili kurum da açıklama yapıyor: "Henüz, Sayın Bakanın söylediği konularla ilgili olarak bu artışı ortaya çıkaracak uygulamalara kurumumuz geçmediği için, henüz kişi başına düşen millî geliri oraya çıkaramadık." Ya arkadaşlar, siz 19 bin dolar bile deseniz, yani buğdayın fiyatı değişmiş mi olacak? Sen beş yılda buğdayın fiyatını 1 lira yukarı çıkarmazsan, sen beş yılda pamuğun fiyatını yarı yarıya indirirsen, sen kişi başına düşen millî gelir 9 bin dolar oldu desen ne olur, 19 bin dolar oldu desen ne olur? Sen kimi kandırıyorsun değerli arkadaşım?

ALİM TUNÇ (Uşak) - Sen kimi kandırıyorsun?

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) -Bakın, değerli arkadaşlar, şimdi size bir soru soruyorum: Ben, son bir yılda, en az, siyasetin tartışıldığı, köylünün, esnafın, işçinin, diğer siyasi parti temsilcilerinin bulunduğu elli tane televizyon programına katıldım. İçinizde, son bir yılda -grup başkan vekilleriniz dahil- Türkiye'nin ekonomisine ilişkin sorunların, çiftçinin, sanayicinin, işçinin, emeklinin, memurun problemlerinin, turizmcinin problemlerinin, tekstilcinin problemlerinin tartışıldığı bir televizyon programına bir muhalefet partisinin sözcüsüyle birlikte çıkmış kim var? Kim var kim?

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - Boş konuşuyorsun, boş...

AHMET YENİ (Samsun) - İş yapıyoruz burada iş... Problemleri çözüyoruz burada.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bir yılı aşkın bir süredir, şu söylediğiniz konuları bir muhalefet partisinin sözcüsüyle, bir televizyonun programına çıkıp konuşmaya cesaretiniz yok. İlgililerin bulunduğu bir ortamda -muhalefet sözcüsü olmasın- mesela bir çiftçiyle, mesela bir çiftçi odasının temsilcisiyle, mesela bir sendika temsilcisiyle, mesela sanayicilerin temsilcisiyle çıkıp, bir televizyon programında kim varsa parmak kaldırsın.

AHMET YENİ (Samsun) - İş yapıyoruz iş, laf değil.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - "Son bir yılda, ben şu programa çıktım ve şu muhalefet partisinin sözcüsüyle, Türkiye'nin şu sorununu konuştum." diyecek kim varsa, parmağını kaldırsın. Nelerle ilgili tartışıyorsunuz? (AK Parti sıralarından gürültüler) Var olan parmağını kaldırsın, laf atmak yok. Herkes düşünüyor ki, herhalde ben çıkmadım, ama birileri çıkmıştır canım. Bir çıkan vardır. Televizyon kameraları çekiyor. Kim çıktıysa bir parmak kaldırsın, desin ki, ben şu televizyon programına çıktım.

Değerli arkadaşlarım, ana muhalefet partisinin genel başkanı çıkıp diyor ki: "Sayın Başbakan ile Türkiye'nin meselelerini konuşalım." Sayın Başbakan diyor ki: "Konuşmayız." Konuşamayız diyemiyor tabii!

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - Siz önce TÜSİAD'ın önüne çıkın bakalım. Ekonomi öğrenin!

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, biz, toplumun bütün kesimlerinin önüne çıkıyoruz, hiç öyle bir sorunumuz yok. Hiç öyle bir sorunumuz yok.

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - TÜSİAD'ın karşısına çıkamıyorsunuz, halkın karşısına nasıl çıkacaksınız?

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bir hatırlayın, şu geçmişe dönüp bir bakın: Bu ülkede, en az üç ayda bir defa, Başbakan ile ana muhalefet partisinin de, muhalefet partilerinin genel başkanları çıkar...

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - Hangi çözümünüz var sizin?

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - ...Türkiye'nin problemlerini bir şekilde tartışırlardı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Kumkumoğlu, lütfen toparlayınız.

Buyurun.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Başbakan, sorunlara dönük ne tür çözümler ürettiklerini anlatırdı, ana muhalefet partisi ve muhalefet partilerinin sözcüleri de, genel başkanları da kendi iddialarını ve eksik olduğunu, eksik kaldığını düşündüğü yanları açıklarlardı. İktidar partilerinin sözcüleri ile muhalefet partilerinin sözcüleri her gün televizyonlardaydılar. Televizyonlarda, siyaset meydanlarında onlarca siyasetçi, iktidarından, muhalefetinden çıkar, Türkiye'nin problemlerini, Türkiye'nin sorunlarını, iktidarıyla, muhalefetiyle, ilgilileriyle birlikte tartışır, birlikte konuşurdular. (AK Parti sıralarından gürültüler) Bir yıldan bu yana, ne Başbakanınız ne bakanlarınız ne mil- letvekilleriniz...

AHMET YENİ (Samsun) - İş yapıyoruz, iş...

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - ...Türkiye'nin hiçbir problemini muhalefet söz- cüleriyle tartışamıyorlar.

HAKAN TAŞÇI (Manisa) - Siz neyi düzelteceksiniz?

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Şimdi buradan açıkça söylüyorum: Hangi iktidar partisi milletvekili veya bakanı, en iddialı olduğu konu hangisiyse, ben sıradan bir Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak, en iddialı olduğunuz konuyu, onunla, istediği televizyonda tartışmaya davet ediyorum; buyurun gelin. (AK Parti sıralarından gürültüler)

İSMAİL SOYLU (Hatay) - Ben gelirim!

CEVDET ERDÖL (Trabzon) - Ben varım!

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) - Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından gürültüler)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “Merkezi finans ve ihale biriminin istihdam ve bütçe esasları hakkında (s.s.1428)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 26 Mayıs 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2007-05-26-merkezi-finans-ve-ihale-biriminin-istihdam-ve-butce-esaslari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c159/b113/tbmm221591130226.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
