# Türkiye radyo ve televizyon kanununda değişiklik yapılması hakkında, (s.s.219)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Koçal (CHP, Zonguldak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim
- **Tarih:** 5 Haziran 2008
- **Gündem:** TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA, (S.S.219)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kocal-23-2008-06-05-turkiye-radyo-ve-televizyon-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-3

> Ali Koçal (CHP), 5 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA, (S.S.219)); konuşma 939 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ KOÇAL (Zonguldak) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın geçici 12’nci maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizin kamu yayıncılığı yapmakla görevli tek kuruluşu olan TRT, 1990’lı yılların başında ilk özel televizyon kanalı ve özel radyo kanalı yayına girinceye kadar Türkiye’de radyo-televizyon yayıncılığı yapan tek kurum olarak hizmet vermiştir. Bugün TRT yirmi dört saat yedi ayrı kanaldan televizyon yayınını gerçekleştirmekte, ek olarak GAP TV kanalıyla da Güneydoğu illerine özel yayın yapmaktadır. Radyo yayıncılığı olarak altı ayrı kanaldan izleyicilerine ulaşmakta, yine yirmi yedi ayrı dilde dış ülkelerdeki izleyicilerine yönelmektedir.

Ulusumuzun gözü, kulağı, dili olan TRT’nin yayın politikalarının hükûmet tarafından yönlendirildiği bilinmektedir. Oysa kamu hizmeti yayıncılığı, demokratik bir kamuoyu oluşturulması, kitlelerin doğru bilgi almasının sağlanması, halkın etik ve estetik değerlerinin geliştirilmesi ve toplumun tüm renklerinin, seslerinin, farklı görüşlerinin duyurulmasını sağlamak olmalıdır. TRT’deki işleyişe baktığımızda, bugün yapılan yayının kamu hizmeti yayıncılığı değil siyasi iktidarın güdümündeki kamu yayıncılığı olduğu gayet net olarak görülmektedir.

Değerli milletvekilleri, Türkiye’de siyasal ve sosyal yapı bir süredir hızla muhafazakâr çizgiye doğru kaymakta ve bu durum TRT’nin yayın politikasında da gözlenmektedir. Bu durumu görmek için son birkaç yılın basına yansıyan TRT haberlerine göz atmak bile yeterli olacaktır diye düşünüyorum.

Bilindiği kadarıyla bazı programların sunucuları zaman zaman istifa etmiş, Uğur Mumcu’nun sözleri, Aziz Nesin’in öyküleri, muhalif gazetecilerin TRT’ye konuk olmaları engellenmiştir. Nükleer santrale karşı demeç veren profesörün beyanatı kesilmiş, çekimi tamamlanmış olan bazı belgeler rafa kaldırılmıştır.

İşin habercilik boyutunda da bir dizi sorun yaşandı, yaşanıyor. Örneğin, Başbakan Sayın Erdoğan’ın Mersin’de “Kemal Öncel” adlı çiftçiye “Hadi ananı da al git.” çıkışı, TRT Genel Müdür Vekilinin tabiriyle haber değeri taşımadığından yayımlanmadı.

Sözü edilen gelişmeler birçok TRT çalışanını rahatsız etti ve bunun üzerine TRT çalışanları sansür ve propagandaya karşı eylem yaptılar biliyorsunuz. TRT yönetimi, eylemi elektrikleri keserek sansürlemeye çalışmış ve görüşmekte olduğumuz TRT Yasası’na karşı direnen emekçilerin eylemleri yine kendi televizyon ve radyo kanallarında sansürlenmeye devam etmektedir.

TRT ekranlarında muhafazakâr kanallardan, gazetelerden transfer edilen isimler boy gösteriyor, bildiğiniz gibi. Siyasi yorumlardan eğlence programlarına kadar çok sayıda programı hazırlayıp sunuyorlar bu arkadaşlarımız. Programcılar arasında Fethullah Gülen’in şiirlerini ve metinlerini seslendirenlerin yanı sıra, daha önce Samanyolu ve Kanal 7 gibi televizyonlarda görev yapan isimler de yer alıyor. Bu programların yapımcı ve sunucularının daha fazla ücret aldığı haberleri basında yer buldu ve bulmaya devam ediyor. Ancak, TRT’nin üst kademe yöneticileri tüm bu iddiaları reddetmekle kalıyorlar.

Değerli milletvekilleri, TRT yönetiminin kamuya verdiği rahatsızlığı ifade etmek için farklı bir örnek daha vermek istiyorum. Örneğin, 22’nci Dönem milletvekillerimiz TRT hakkında 148 yazılı, 10 sözlü olmak üzere toplam 158 önerge vermişler, tabii bu önergelerde yüzlerce soru var. Bu dönemde ise, 23’üncü Dönemdeki milletvekilleri ise sekiz aylık dilimde 45 adet yazılı, 8 adet sözlü olmak üzere 53 önergeyle toplam 310 soru sormuşlardır. Demek oluyor ki, ateş yanmayan yerden duman tütmez. Bu tablo, TRT’nin tartışılır duruma geldiğinin somut göstergesidir diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; radyo televizyon yayınlarını denetleyen RTÜK, ne yazık ki tarafsız olma ilkesini sıkça ihlal etmekte, iktidarı eleştiren kanalların üzerinde Demoklesin kılıcı gibi sallanmaktadır. Bu kurumumuz âdeta Hükûmetin sansür makamı gibi görev yapmaktadır.

Bakınız, özel kanallara ceza yağdıran Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, TRT’de laik düzene, cumhuriyet değerlerine karşı yapılan yayınlara âdeta gözlerini kapamaktadır, görmezden gelmektedir. Bir taraftan özel kanallardaki spor programlarına bile müdahale edeceksiniz, öte yandan cumhuriyetin temel niteliklerini eleştiren programlara dokunmayacaksınız.

Şimdi, bunlar yetmezmiş gibi, yeni yasa tasarısıyla da TRT’nin okul olma özelliğini de yok etmeye çalışacaksınız.

Getirdiğiniz yasayla TRT emekçileri zor duruma düşürülüyor, tasfiye süreci başlatılmış oluyor. Kamu yayıncılığını propaganda zincirinden kurtarmak daha özgür, daha duyarlı, daha kaliteli yayınlar izlemek için hep birlikte elimizi taşın altına koyup TRT emekçilerinin sorunlarını da çözme çalışmaları içerisinde olmamız gerekmektedir.

Söz almış olduğum geçici 12’nci maddede de yer alan işçi sayılmayan geçici personelin durumuna baktığımızda, 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Kanunu’nun 49’uncu maddesine dayanılarak hazırlanan İşçi Sayılmayan Geçici Personel Yönetmeliği 27 Nisan 2001 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanmış, bu tarihten itibaren daha önce hiçbir sosyal güvenliği olmayan personelin bir kısmı sosyal güvenlik mevzuatı yönünden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine tabi kılınmıştır.

Şu anda TRT’de işçi sayılmayan geçici personel statüsünde ise 500 civarında personel olduğu söylenmektedir. Bu statüdekiler arasında on yılı aşkın bir süreden beri çalışanların olduğu da bilinmektedir. İşçi sayılmayan geçici personel, Kurumun kadrolu personeliyle birlikte gece-gündüz, bayram, tatil demeden çalışmakta, Kurum mevzuatında kadrolu personel tarafından yürütülmesi gereken işlerin de önemli bir bölümünü yerine getirmektedirler. Ancak bu statüdeki personel ne memur ne de işçi olarak kabul edilmektedir. Düşük maaş ve iş güvencesi olmaksızın çalıştırılmalarının yanı sıra Kurumdaki kadrolu personelin sahip olduğu birçok haktan da yararlanamamaktadırlar. İşçi sayılmayan geçici personel yılda on bir ay çalıştırılmakta, kıdem tazminatına hak kazanmamaları için sözleşmeleri bir ay feshedilmekte ve yeni sözleşmeleri bir ay sonra yapılmaktadır. Bu bir aylık sürede kimi zorunlu olarak kimi de işimizi kaybederiz korkusuyla gönüllü olarak ücret almadan çalışmaktadırlar. Söz konusu personel çalıştığı her dört ay için en fazla üç gün ücretli izin kullanabilmekte, yılda on bir ay çalıştığı için de birim amirlerinin inisiyatifi ile yılda en fazla altı gün izin kullanabilmektedirler.

Değerli milletvekilleri, eğer Kurumun personel ihtiyacı karşılanmak isteniyorsa Kurumda yıllardır yayında çalışan, hazır yetişmiş, işçi sayılmayan geçici personel kadroya alınmalı ve TRT Yasası’nın 49’uncu maddesindeki geçici personel düzenlemesi kaldırılmalı. Bunun yerine “Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun hizmetleri memurlar, kadro karşılığı sözleşmeli personel ve sözleşmeli personel eliyle gördürülür.” şeklinde düzenlenmelidir diye düşünüyoruz. 2007 yılında, toplam 245 kişiyi sınavla almak için Hazine Müsteşarlığından alınan izin kullanılarak sınav açılmalı ve kadrolu personel alınmalıdır diye düşünüyoruz.

Değerli milletvekilleri, yayıncılık ilkeleri, tarafsızlığı, deneyimiyle ülkemizin göz bebeği olan bir kurum âdeta bize göre bu yasayla yok ediliyor. Bu koca çınar yıllarca halkımızın gözü, kulağı ve yüreği olmuştur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Koçal (CHP, Zonguldak). “Türkiye radyo ve televizyon kanununda değişiklik yapılması hakkında, (s.s.219)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 5 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kocal-23-2008-06-05-turkiye-radyo-ve-televizyon-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
