# Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Koçal (CHP, Zonguldak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim
- **Tarih:** 9 Temmuz 2008
- **Gündem:** ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:249)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kocal-23-2008-07-09-elektrik-piyasasi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai-2

> Ali Koçal (CHP), 9 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:249)); konuşma 549 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ KOÇAL (Zonguldak) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Elektrik Piyasası kanununun 2’nci maddesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına vermiş olduğumuz önerge hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce bugün sabah Zonguldak Kozlu Maden İşletmesinde 1 madencimiz kaza sonucu şehit olmuş, 2 madencimiz ise yaralanmıştır. Şehit olan madencimize rahmet diliyorum ve yaralılara da sağlık ve şifa diliyorum.

Değerli milletvekilleri, biraz önce Sayın Bakan cevap vermek üzere söz aldığında 2002 yılında termik elektrik santrallerinin kapasitesinin yüzde 30 civarında olduğunu ama kendi Hükûmetleri döneminde bu kapasiteyi yüzde 70’lerin üzerine çıkardıklarını ifade ettiler. Oysaki durum böyle değildir. Yine, Enerji Bakanlığının resmî kayıtlarına göre, örneğin, Zonguldak Çatalağzı Termik Elektrik Santralinin kapasitesi yüzde 33’tür, yüzde 33 kapasiteyle çalışmaktadır. Bunu bilgilerinize sunarak sözlerime başlamak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bu kanun tasarısının 2’nci maddesi daha önce EPDK kararıyla yıllık ortalama elektrik üretimlerinin yüzde 20’sine kadar çıkarılabilen piyasaya elektrik satış olanağı bu kez doğrudan, yasayla, yüzde 20 olarak belirlenirken EPDK’ya da bu oranı sınırsız artırma yetkisi vermektedir.

Bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak 2’nci maddedeki değişiklik önergesindeki amacımız, yüzde 20’lik oranın yüzde 10’a indirilmesi ve sektörde kartel oluşmasını engellemektir. Ayrıca, bu maddede EÜAŞ’la ilgili yeniden düzenlemelere gidilmektedir. İkinci AKP Hükûmetinin 2006 yılında yaptıklarını bu Hükûmet bozmakta, maddeyi eski hâline dönüştürmektedir. Bu değişiklikleri yapan bakan aynı bakandır. Oysaki yasalar yazboz tahtasına dönüştürülmemelidir. Önemli olan çok yasa çıkarmak değil, sağlıklı yasa çıkarmaktır. Hükûmetin bu hatası basit bir hata değildir. Bu hata devlet ciddiyetiyle de bağdaşmamaktadır.

Elektrik alanında bugüne kadar sürdürülen özelleştirme ve serbest piyasa uygulamaları, ülkemizi enerji sıkıntısı ve pahalı elektrik fiyatlarıyla karşı karşıya bırakmıştır. Elektrikte piyasacı mantığın iflas ettiği ülkemizde, yüzde 22 zammın üstüne tekrar zam yapılacağı ve zam oranının yüzde 50’lileri bulacağı konuşulmaktadır. Öyle anlaşılıyor ki, önümüzdeki günlerde her bölgede elektrik kesintileri yapılacak ama kimsenin kendi bölgesi dışındaki kesintiden haberi olmayacak ve bu kesintilerin adı da “arıza” olacak. Belki de hastanelere elektrik verilemeyecek, sanayi tümüyle sekteye uğrayacak ve bu zam yaşamın tüm alanını ve Türkiye ekonomisini etkileyerek telafisi imkânsız sonuçlara neden olabilecektir.

Altı yedi yıl önce elektrik fazlası olan ülkemiz bu noktaya nasıl gelmiştir? Herkesin bu soruya gerçekçi bir yanıt vermesi gerekmektedir. İşin esası kendi kaynaklarımıza yönelmektir. Linyit kaynaklarımızın yüzde 60’ı, hidroelektrik kaynaklarımızın yüzde 70’i ve rüzgâr ve jeotermal kaynaklarımızın da neredeyse tamamı kullanılmamaktadır. Elektrik Piyasası Yasası’nda değişiklikler öngören tasarı ne serbest piyasa mantığı içerisinde ne de kamu eliyle yatırım yapma anlayışı kapsamında değerlendirilebilir. Ülkemizde enerji açısından gelinen nokta ne yazık ki çok iç açıcı değildir.

Değerli milletvekilleri, enerjiyle ilgili kurumların birbirlerinden olan borç ve alacaklarının takip ve tahsili kurumların mali yapılarını olumsuz yönde etkilemiş, eş güdüm eksikliği nedeniyle de bu kurumlar arasındaki borç-alacak ilişkileri iyice bozulmuştur. KİT’lere verilen elektrik satışından doğan alacaklar her yıl artarak devam etmektedir. Alacaklar tahsil edilememektedir. Hazinenin KİT’lere olan borcunu zamanında ödememesi kurumların mali yapısını bozmakta, bankalardan kredi alma zorunda bırakmaktadır. Abonelerden olan enerji alacaklarının tahsilinde ise gecikmeler yaşanmaktadır. 2007 yılı başı itibarıyla tahsilde bekleyen alacaklar toplamı 7 milyar YTL civarındadır. Alacakların bir önceki yıla göre artış oranı da yüzde 40 dolaylarındadır.

Bugüne kadar yapılan tüm özelleştirmeler kamu vicdanında rahatsızlık ve güvensizlik yaratmıştır.

Elektrik dağıtım bölgelerindeki özelleştirmelerde ortak amaç, kayıp kaçağın önlenmesi ve verimliliğin artırılmasıdır. Ancak özelleştirmeyle özel şirketlere devredilmesi planlanan beş bölge, Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ’nin elektrik satışının dörtte 1’ini oluşturmaktadır. Bu beş bölgenin kayıp kaçak içindeki payı ise yüzde 14 dolayındadır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Koçal (CHP, Zonguldak). “Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)”. TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kocal-23-2008-07-09-elektrik-piyasasi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
