# Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunda değişiklik (mit,emniyet, jandarma da telefon dinlenmesi) (s.s. 1070)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Küçükaydın (AK Parti, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim
- **Tarih:** 1 Şubat 2006
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK (MİT,EMNİYET, JANDARMA DA TELEFON DİNLENMESİ) (S.S. 1070)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-kucukaydin-22-2006-02-01-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanunda-degisiklik-mit-em

> Ali Küçükaydın (AK Parti), 1 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK (MİT,EMNİYET, JANDARMA DA TELEFON DİNLENMESİ) (S.S. 1070)); konuşma 998 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ KÜÇÜKAYDIN (Adana) - Değerli Başkan, çok değerli arkadaşlarım; Kırşehir Milletvekili Sayın Hacı Turan tarafından verilen, 1070 sıra sayılı bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair teklif üzerinde söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, daha önce, bu teklife esas olan kanun, 3.7.2005 tarihinde, 5397 sayılı Bazı Kanunların Değiştirilmesine Dair Kanunla değiştirilmişti ve Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun ek 7 nci maddesinde değişiklikler yapılmıştı. Bu değişiklik, gerçekten, ülkemiz açısından çok önemli değişiklikti; çünkü, bir ülke için istihbarat kurumlarının önemi çok büyüktür; ama, bu çok önemli kuruluşlara görev verirken de bireylerin temel hak ve özgürlüklerine müdahalenin olmamasının esas alınması gerekerek, bütün ayrıntılarıyla bu yasal düzenleme yapılmış; üç istihbarat birimimize -ki, bunlar, Emniyet İstihbarat Teşkilatı, Jandarma İstihbarat Teşkilatı ve Millî İstihbarat Teşkilatımız olmak üzere- bu üç istihbarat teşkilatına görevler verilmişti. Bu görev verilirken, tabiî, dinlemenin bir sınırı olacaktı; o da Ceza Muhakemeleri Kanununun 250 nci maddesindeki hangi kurumların, hangi örgütlerin, örgütsel faaliyetlerin nasıl denetleneceğine, dinleneceğine dair kriterler getirilmişti. Ayrıca, bu dinlemelerin hangi bölgelerde kurulan ağır ceza mahkemelerinin hâkimleri tarafından, onların emirleri doğrultusunda dinlenmesi de birtakım kurallara bağlandı; yani, dinleme baştan sona birtakım kurallara bağlandı.

Şimdi, burada, benden önce konuşan iki milletvekili arkadaşımız, gruplar adına konuşan arkadaşlarımız, bu teklifin bir milletvekilimiz tarafından verilmesini tenkit ettiler. Oysaki, daha önce çıkardığımız 5397 sayılı Kanun, yine bir milletvekilimizin teklifiyle gelmişti. Bu milletvekilimiz, Yalova Milletvekili Şükrü Önder'di; yani, bu, hükümetten gelmiş bir tasarı değildi, bir teklifti; komisyonlarda, İçişleri Komisyonunda, biz de üzerinde uzun uzun çalıştık ve milletvekilinin teklifi olarak buradan geçti bu kanun; yani, bugün yaptığımız aslında bir ayrıntı, bir teferruat; esas kanun, bir milletvekilimizin teklifiyle, hem Polis Vazife Salahiyet Kanununun ek 7 nci maddesinde hem Millî İstihbarat Teşkilatı Kanununun 6 ncı maddesine göre bu kanun o zaman çıktı ve bu kanun çıkarken de bütün ayrıntılar ele alındı. Mesela, dinlemeler kaç ay süreyle olacak… İşte, eğer bu bir terör örgütü değilse, üç aylık sürelerle bu yapılacak, üç defa uzatılabilecek sözgelimi; ama, bir terör örgütünü dinliyorsak -ki, bizim ülkemiz her zaman teröre muhatap olmuştur, bizim, çok ciddî, terörden çektiğimiz ıstıraplar vardır- sözgelimi PKK terör örgütü gibi örgütler dinlenilirken de, böyle 3 defa, 2 defa değil, sürekli bu dinlemeler yapılabilecek; ama, bu dinlemeler yapılırken, baştan da belirttiğim gibi, bireyin temel hak ve özgürlükleri de çok ince ayrıntıya kadar düşünülüyor; eğer izinsiz bir dinleme yapılıyorsa da, dinleyen kurumlara; yani, istihbarat birimlerimize bunun müeyyidesi getiriliyor. Türk Ceza Kanunumuzda bu konuyla ilgili müeyyideler de getirildiği için, ilgili savcılık ya da ilgili mahkemeler bu kişiler hakkında da işlemler yapabilecektir.

Değerli arkadaşlarım, teknik izleme ve buna benzer şeyler de tabiî yapılabilecektir, tespitler yapılabilecektir. Bunun yanında, arkadaşlarımız sık sık şundan bahsettiler; işte, bu birimler denetimsiz… Şimdi, ülkemizde hiçbir kurum denetimsiz değildir. Her şeyden evvel, idarenin kendi iç denetimi vardır; yani, hiyerarşik amirler tarafından kurumlar denetlenir, sürekli denetlenir. Ama, bunun dışında, bağlı olduğu bakanlık teftiş kurulları tarafından kurumlar sürekli denetlenir. Ayrıca, burada, bu kanunla ilgili olmak üzere, Başbakanlığın da görevlendirdiği kişiler -ki, bu Başbakanlık teftiş birimidir ve bir komisyondur- bunlar, yine, mutlaka teftiş ehli kişilerden olacaktır; öyle sıradan insanların, kurumları, uzmanlık sahası dışında denetlemesi, teftiş etmesi mümkün değildir. Demek ki, böyle bir denetim de var. Bunlar idarenin birimleridir, kurumlarıdır. İdarenin her türlü eylem ve işlemleri yargı denetimine tabidir bir kere; yani, insanlar, haksız bir muameleye tabi tutuldukları takdirde haklarını arayabilecekleri gibi, zaten yargı birimleri de, her zaman harekete geçerek denetim yapacaktır.

Demek ki, hiçbir kurumumuzda… Buna katılmak mümkün değil. Zaten, bu kanunun çıkmasında, bu yasa çıkarken, bütün istihbarat birimlerinin üst düzeyindeki arkadaşlarımız, bu kanunun çıkmasından memnunlar ve kendilerinin de denetlenmesini istiyorlar. Mutlaka, bir şekilde denetim yapılmasını istiyorlar; yani, kurumlarımızı, böyle, ülkemizin güvenliği, geleceği, devletimizin varlığı ve bekası için çok ciddî görev yapan ve ülkemizde gerçekten… Daha önce de söylediğim gibi, terör gibi, otuz yılı terörün içinde geçen bir ülkede, güvenlik birimlerinin bu istihbarat birimlerini, böyle, işte, denetimsiz, başıboş gibi algılanacak şekilde tutum ve davranış içinde bulunmamızın, ben onları da inciteceğini, dolayısıyla devletin çok ciddî kurumlarını kıracağını düşünüyorum. Bu tip şeylerden kaçınmamız gerekiyor. Kaldı ki, şimdiye kadar olan dağınıklık da, bu yasayla çok güzel bir şekilde düzenleniyor. Geriye şu kalıyor: İşte, bu altı aylık dönemde, bu dinleme kurumlarının çalışması için, teknik altyapısını hazırlaması ve biraz da belki kadrosu için yeterli olmamıştır. Yapılacak olan şudur: Süreyi uzatmak; yani, altı ay daha süre veriyoruz, başka hiçbir şey yapmıyoruz. Bunu bu kadar da önemseyip, işte, bu teklifi, yok efendim hükümet tasarısı olarak gelmedi, milletvekilleri...

Şimdi, değerli dostlarım, bir milletvekili olarak bizlerin, kendimizi, yani, milletvekilinin yaptığı iş hükümet tasarıları kadar ciddiyete alınacak işler değildir demek, inanın, doğrusunu söylemek gerekirse -yılların idarî tecrübesi de olan birisi olarak- milletvekilini her zaman tenkit ettiğimiz, işte, her zaman yasaları bürokratlar yapıyor ya da işte bakanların bürokratları bunu yapıyor, hep hatalı yapıyorlar diyoruz; diğer taraftan da milletvekillerimizin verdiği bir yasa teklifini hafife alıyoruz; yani, milletvekilinin verdiği yasa teklifinden ne olacak, neden bunu hükümet yapmıyor, hükümet tasarısı olarak gelmiyor şeklinde böyle bir algılama içine giriyoruz. Ben, bunu, doğrusu -kabul etmek mümkün değil- milletvekiline de, bizlere de kırıcı bir davranış olarak görüyorum. Değerli milletvekillerimizin, bu tip, keşke, teklifler daha çok verilebilse, milletvekillerimizin verdiği teklifler daha çok yasallaşabilse. Belki, böylece, milletvekillerinin birtakım talepleri, istekleri, milletvekillerinin birtakım gördükleri sıkıntılar, bürokrasiden, yasaların bürokratlar tarafından hazırlanmasının sıkıntıları da, bu şekilde, değerli milletvekili dostlarım, böylece ortadan kalkar gider diye düşünüyorum ben. Bu, çok önemli; bunu çok önemsiyoruz; yani, mutlaka bu konulara dikkat etmemiz gerekiyor değerli arkadaşlarım.

Bir taraftan, dediğim gibi -terör, kaçakçılık, organize suçlar, insan kaçakçılığı, buna benzer şeyler- Ceza Muhakemeleri Kanununa göre bu dinlemeler yapılırken, diğer taraftan da yine Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 135 inci maddesine göre de adlî olayların denetimi yapılıyor. Bunların şimdi tek bir birim altında, tek bir çatı altında toplanarak yapılmasının ben çok büyük yararını görüyorum. Mutlaka, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından; yani, buradan geçmesini de büyük bir gelişim, çağdaş bir gelişim olarak görüyoruz.

Şimdi, sık sık söyleniyor; işte, şu dinleniyor, bu dinleniyor… Şimdi, ortadan, birtakım bu sıkıntılı durumları nasıl kaldıracağız?.. İşte, bu birim; yani, İletişim Başkanlığı ve onun emrinde de her istihbarat teşkilatından, Millî İstihbarat Teşkilatından, Emniyet İstihbarat Teşkilatından, Jandarma İstihbarat Teşkilatından orada kişilerin bulunması suretiyle ve emrinde birtakım daha görevlilerin bulunması suretiyle…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Küçükaydın (AK Parti, Adana). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunda değişiklik (mit,emniyet, jandarma da telefon dinlenmesi) (s.s. 1070)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 1 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kucukaydin-22-2006-02-01-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanunda-degisiklik-mit-em (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
