# Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s 1194)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Oksal (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim
- **Tarih:** 29 Haziran 2006
- **Gündem:** KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S 1194)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b122/tbmm221261220147.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-oksal-22-2006-06-29-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi

> Ali Oksal (CHP), 29 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S 1194)); konuşma 1.864 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ OKSAL (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstanbul Milletvekili Gülseren Topuz'un, Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın, 2918 Sayılı Karayollan Trafik Kanununun 41 inci Maddesinin (b) Fıkrasının Değiştirilmesi ile İlgili Kanun Teklifleri üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde, ilkokul eğitimini beş yıl olarak almış ve bundan sonra eğitimine devam etmemiş ya da edememiş çok sayıda vatandaşımız mevcuttur. Üniversite mezunlan- nın bile işsiz olduğu bir ortamda bu kişiler hayatlarını, tüm zorluklamla rağmen, devam ettirmeye çalışmaktadır. Öğrenim derecesi ilkokul olan bir kişinin yapabileceği işler son derece kısıtlıdır. İşsizliğin sosyal boyutları ve yansımalan düşünüldüğünde, ülkemiz açısından çok önemli bir tehdittir. Elbette, hepimiz ülkemizdeki eğitim seviyesinin en üst düzeyde olmasını isteriz. Ne var ki, bu durumdaki vatandaşlanmız için bu mümkün gözükmemektedir. Eğitimi ilkokul olan birinin yapabileceği en iyi işlerden biri de şoförlüktür. Ancak, eğitimi bu düzeyde olan birinin 2004 yılından bu yana sürücü belgesi alması maalesef mümkün değildir. Zaten çok zor şartlarda yaşayan vatandaşla- nmızı böylesine bir çıkmazın eşiğine itmek, son derece anlamsız ve eşitlik ilkesine aykırıdır. İlkokul mezunu olduğu halde ehliyeti olan ve trafikte araç kullanan milyonlarca insanımız vardır. Ancak, bugün, iki yıllık yasal boşluktan dolayı, ilkokul mezunu 500 000 vatandaşımız mağdur olmaktadır; çünkü, 2918 sayılı Kanunda 17.10.1996 tarihinde 4199 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, ilkokul mezunu olma koşulu en az ortaokul veya sekiz yıllık temel eğitimi bitirmiş olma koşuluna dönüştürülmüştür. Ancak, gelen her hükümet, bu şartı, 2004 yılına kadar, değişik zamanlarda çıkardığı yönetmeliklerle ertelemiştir. Şöyle ki: 21.5.1997 tarihinde 4292 sayılı Kanunla geçici bir düzenleme yapılmış ve bu koşulun 31.12.1999 tarihine kadar aranmayacağı ve bu tarihe kadar ilkokul mezunu olmanın sürücü belgesi almada yeterli sayılacağı belirtilmiştir. Daha sonra, 8.3.2000 tarihli ve 4550 sayılı Kanunla yeni bir geçici düzenleme yapılmış ve 31.12.2004 tarihine kadar ilkokul mezunu olmanın sürücü belgesi almada yeterli sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynca, Avrupa Birliğine üye ülkelerde bu tür bir öğrenim sınırlaması da bulunmamaktadır. Sadece illcokul mezunlan değil, okuryazar olanlar bile sürücü belgesi alabilmektedirler. Bunun dışında, uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerimiz nedeniyle, yurt dışında alınmış olan sürücü belgelerinin ülkemizde ulusal sürücü belgesine dönüştürülmesi zorunluluktur. Dolayısıyla, yurt dışında öğrenim koşulu aranmadan verilen sürücü belgeleri, ülkemizde de öğrenim koşulu aranmadan sürücü belgesine dönüştürülmektedir. Bu durumda, sürücü belgelerini yurt içinden alanlar ile yurt dışından alanlar arasında bir adaletsizlik doğmaktadır.

Aynca, ilkokul mezunu olan bazı vatandaşlarımızın, sürücü belgesi alabilmek için hiç de kolay olmayan değişik yollara başvurduklarını duymaktayız. Yurt dışında sürücü belgesi alabilmek için ilkokul mezunu olmak yeterli sayıldığından, bazı vatandaşlarımız, büyük bir bedel karşılığında yurt dışına giderek sürücü belgesi almaktadırlar. Aldıkları sürücü belgelerini, 2918 sayılı Kanunun 40 mcı maddesinde yer alan "yurt dışından alınan sürücü belgeleri ulusal sürücü belgelerine dönüştürülür" hükmü gereğince, belirli bir süre zarfında, ilgili yönetmelik hükümlerine dayanarak, ulusal sürücü belgesine dönüştürülebilmektedirler. Vatandaşlarımızı böylesine büyük bir maddî külfete sevk etmenin hiçbir açıklaması yoktur.

Değerli arkadaşlar, bugüne kadar yapılan geçici düzenlemeler dikkate alındığında, sürücü belgesi alma hakkından sadece belli bir kesimin yoksun bırakıldığı görülmektedir; çünkü, sekiz yıllık temel eğitimin zorunlu hale gelmesinden sonra doğanlar ve bu yasanın kapsamına girenler sürücü belgesi almada öğrenim koşulu bakımından herhangi bir sorunla karşılaşmayacaklardır.

Diğer taraftan, biraz evvel bahsettiğim geçici düzenlemelere dayanarak sürücü belgelerini önceden almış olanların da mağdur olmaları söz konusu değildir. Sadece bunların dışında kalanlar hak kaybına uğramışlardır; çünkü, 2004 yılında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Tasarısı İçişleri Komisyonumuza gelmiş, kurulan alt komisyonlarda uzun zaman tartışılmış, üst komisyonda olgun- laştınlmış ve Genel Kurulda görüşülmeye hazır hale getirilmiştir.

Bugüne kadar geçici düzenlemelerle uygulanmış olan ilkokul mezunu olmanın yeterli sayılması şartı, 2918 sayılı kanun tasarısıyla, ilkokul ve ilköğretim mezunu olma şartı şeklinde sürekli hale getirilmiştir. Kanun tasarısının son hale getirilmesinin üzerinden altıbucuk ay geçmesine rağmen, henüz, Genel Kurulda görüşülememiştir. İki hafta önce Danışma Kurulunun aldığı karar gereğince 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Tasarısının Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda temel yasa olarak görüşülmesi gündeme alınmış olmasına rağmen, anlaşılamayan bir nedenle, görüşülmekten vazgeçilmiş ve yerine bu kanun teklifi getirilmiştir. Eğer, bunu, zaman yetersizliğiyle açıklarsanız, geçerli bir mazeret olarak kabul edilemez; çünkü, kanun tasarısı temel yasa olarak getirilecek ve 5 bölüm, yani, 5 madde gibi görüşülecekti. Getirmiş olduğunuz kanun teklifi ise 3 madde. Böylesine önemli ve tüm vatandaşlarımızı bu kadar yakından ilgilendiren, hayatın ta içinden olan bir kanun tasarısını topu topu 2 madde yüzünden mi ertelediniz?

Değerli milletvekilleri, bugün burada görüşmekte olduğumuz teklifler toplumsal bir sorunu çözmeye yöneliktir; ancak, komisyon üyesi olarak benim ve diğer arkadaşlanmm anlamakta zorluk çektiğimiz şudur: Artık nedense, tüm Türkiye'nin bildiği gibi, bir yılı aşan bir süre, İçişleri Komisyonumuzda, alt komisyonlar da kurarak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun tamamını günün şartlarına uyarladık. Kanun tasarısını 8.12.2005 tarihinde çoğunluğun üzerinde uzlaştığı bir duruma getirdik. Komisyondaki bütün arkadaşlarımızın bu konuda çok büyük emekleri oldu; ancak, ilginç bir şekilde ve bilinmeyen bir nedenle, kanun o gün bu gündür Genel Kurulda görüşülemiyor.

Kanun tasarısı İçişleri Komisyonumuzda ele alınırken ulusal programı, Avrupa Birliği mevzuatını dikkate aldık, günün gereksinimlerine göre eksiklikleri ve aksaklıkları giderici önlemler getirdik, cezaların caydırıcılığını artırıp, yasayı Yeni Türk Lirası, yeni Türk Ceza Yasası, Kabahatler Kanununa uyarladık. Belediye Kanunu ve Büyükşehir Belediye Kanunlarına da uyumlu olması sağlanarak, yasanın uzun zaman vatandaşlarımızın ve devletimizin ihtiyaçlarına cevap vermesini amaçladık; fakat, bugün geldiğimiz nokta hiç de bizim düşündüğümüz gibi olmamıştır; çünkü, bugün burada görüştüğümüz düzenleme kanun tasarısının içinde zaten yapılmıştır. Ayrıca, yaklaşık iki ay önce, 3 Mayıs 2006'da, Sayın Tevfık Akbak'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi görüşülürken, ilkokul mezunlarının ehliyet alabilmesini sağlamak anlamında, Cumhuriyet Halk Partililer olarak bir önerge vermiştik. Buna göre, geçici bir maddeyle, ilkokul diploması bulunanların iki yıl içinde ehliyet alabilmelerinin önünü açmak anlamında teklifimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunmuştuk. Amacımız, oluşmuş olan yasal boşluğu gidermekti; ancak, önerge CHP'liler tarafından verildiği için kabul edilmedi; çünkü, Ulaştırma Bakanı, yanında bulunan İçişleri Komisyonu Başkanının verdiği bilgiye dayanarak, önergeyi reddetme gerekçesini şöyle açıkladı: "Biz, bu hakkı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Tasarısında iki yıllığına değil, ömür boyu veriyoruz, böyle bir önergeye gerek yok" dedi. Peki, şimdi, AKP'li bir milletvekilimiz, hem de komisyon üyesi olmayan bir vekilimiz öyle bir teklif getirdiğinde, nasıl gerek oldu?! Bu teklifleri hazırlayan Sayın Topuz'un ve Kan- doğan'ın şahıslarına söyleyecek tek bir sözüm yok. Ancak, bu düzenlemeyi bekleyen 500 000 vatandaşımız üzerinden bu şekilde siyaset yapılmasını içimize sindiremiyoruz. Biz, CHP'liler olarak iki ay önce bu konuyla ilgili önerge verdiğimizde "tasanda var" diyordunuz. Sizin vekiliniz kanun teklifi verince anında gündeme alıyorsunuz. Bu nasıl bir çelişkidir, bu nasıl bir anlayıştır?! Ama, varsın öyle olsun, bu olayın siyasî rantı da sizin olsun, yeter ki bu sıkıntıyı çeken vatandaşlanmızın sorunu ortadan kalksın.

Bilinmelidir ki, bizim siyasetimizin özünde Türkiye sevdası vardır, bizim siyasetimizin özünde insan sevgisi vardır ve insanlann sorunlannı çözme arzusu vardır. Bu nedenle, ülkemizde yaşayan tüm ilkokul mezunlarının sürücü belgesi alabilmelerinin önündeki engeli bir an önce kaldırmak anlamında verilmiş olan kanun tekliflerine Cumhuriyet Halk Partisi olarak olumlu oy vereceğiz.

2918 sayılı kanun tasansmın genel kaderi bu olmalı ki, teklifler yine yasanın önüne geçti. İlgili tasanyı tekliflere bölerek çıkarmak âdeta moda haline geldi. Her kanun teklifiyle de bir vekiliniz şöhret oluyor; doğrusu, sizi gönülden tebrik ediyoruz.

RAMAZAN TOPRAK (Aksaray) - Sizin şöhretinizi elinizden mi aldık?

ALİ OKSAL (Devamla) - O şöhret size ait.

Değerli milletvekilleri, son derece geniş kapsamlı olan 2918 sayılı kanun tasansını bekleyen milyonlarca insanı mağdur etmenin, bu tasan üzerinde özveriyle çalışmış tüm bürokratların, sivil toplum örgütlerinin ve komisyon üyesi 24 milletvekilinin emeklerini görmezden gelmenin ne gibi bir gerekçesi vardır?

Madem tasanyı tekliflere bölüyorsunuz, yasanın Genel Kurulda görüşülmesinden de artık herkes ümidini kesti, öyleyse, bizim de 2 000 000 vatandaşımızı mutlu edecek bir teklifimiz var: Gelin, o zaman, hep birlikte, bunu da, ek maddeyle, görüşmekte olduğumuz tekliflere ekleyelim. Sağlık sorunlanna rağmen sürücü belgesi almaya hak kazananlara, örneğin, monoküler, yani, tek gözü görenler ve tek kolu olan gibi kişilere de sürücü belgesi alma yolunu açalım. Zaten yaşanılan boyunca birçok zorlukla karşı karşıya kalan bu vatandaşlanmıza, bugün, hep birlikte, bekledikleri güzel haberi verelim.

Daha önce CHP İzmir Milletvekilimiz Sayın Erdal Karademir ile 18 milletvekili tarafından İçişleri Komisyonumuzda 2918 sayılı kanun tasansı görüşülürken verilen bu konudaki ek madde teklifi tasanya eklenmişti; ancak, tasan Genel Kurulda görüşülemediğinden, bu durumdaki vatandaşlanmızın mağduriyeti devam etmektedir. Uluslararası sözleşmeler, Avrupa Birliği müktesebatı ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası kapsamında, kişilerin temel hak ve özgürlükleri arasında bulunan seyahat özgürlüğünün sağlanması anlamında, bu durumdaki vatandaşlanmızın da sürücü belgesi almasının yolunu, gelin, hep birlikte açalım. Değerli arkadaşlar, İçişleri alt komisyonunda, tasan üzerindeki görüşmeler sırasında, özellikle tek gözü görmeyen sürücülerin bütün Avrupa ülkelerinde sürücü belgesi alabildikleri ve insan haklarının bir parçası olan sürücü belgesine sahip olma hakkının ülkemizde tek gözü görmeyenlere verilmemesinin insan hakkı ihlali olduğu belirtilmişti. Ayrıca, tek gözü görmeyen vatandaşlanmız yurt dışından sürücü belgesi alabilmekte ve bu sürücü belgesini, ülkemizde, ulusal sürücü belgesiyle değiştirebilmektedir. Bu durum, ilkokul mezunlannda olduğu gibi, yurt dışına çıkabilen vatandaşlar ile yurt dışına çıkamayanlar arasında eşitsizlik yaratmakta ve eşitlik ilkesinin ihlali anlamını taşımaktadır. Diğer taraftan, tek gözü görmeyen kişilerin görme duyulannm iki gözü görenlerden ancak geçici bir süreyle farklı olduğu bilimsel deneylerle ispatlanmış bulunmaktadır. Tek göz altı ay gibi kısa bir sürede kendisini çift gözün görebildiği alanı görmeye uyarlayabilmekte ve dolayısıyla, tek göz görme engeli kısa bir sürede ortadan kalmaktadır. Ülkemizde, araç kullanma yetenekleri göz önüne alınmadan, birçok vatandaşımız bu haktan mahrum bırakılmıştır.

Avrupa ülkelerinde renk körleri de sürücü belgesi alabilmektedir; ancak, ülkemizde, bu durumdaki kişilere de sürücü belgesi verilmemektedir. Sağlık Bakanlığı yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda, bu konuda yönetmelikle düzenleme yapmanın daha doğru olacağı belirtilmiştir; çünkü, sağlık sorunlan olduğu halde, sürücü belgesi alma hakkı kazanabilecek çok farklı durumlarda vatandaşlarımız bulunmaktadır.

Sağlık Bakanlığımızın, bu konuda, bilimsel verilere dayalı çalışmalar yürüttüğü ve yasal dayanak kazandınldıktan sonra, çıkanlacak bir yönetmelikle, bu düzenlemelerin yapılabileceği, o günlerde bizlere belirtilmişti. Hepimizin bildiği gibi, yasal dayanak kısmı, bundan altıbuçuk ay önce tamamlandı ve bu kişiler kanun tasansının Genel Kurulda görüşülmesini büyük bir umut ve heyecanla beklemektedirler.

Hatta, bu konuda almış olduğum ve tahminime göre birçoğunuza da gelmiş olan bir e-maili okumak istiyorum: "İlkokul mezunlarının da sürücü belgesi almasıyla ilgili tek maddelik bir kanun teklifinin, Meclisimize verildiğini ve bunun da hemen gündeme alındığını basından öğrendik. Oysa, sayısı aileleriyle birlikte 2 000 000'u aşan tek gözü görmeyen bizler, 2004 yılında Meclisimize gelen Karayollan Trafik Kanununun, iki yıldır yasalaşmamasma anlam verebilmiş değiliz. 1983 yılında yürürlüğe giren mevcut yasada, ehliyet almamızı engelleyen açık bir madde olmadığı halde, Sağlık Bakanlığı bizim ehliyet almamızı engelleyen yönetmelik maddesini değiştirerek, kolay bir şekilde problemimizi çözmeyi istememektedir. Bizler, bu kanunun ivedilikle çıkanlmasını istiyoruz. Şu anki durumda tek gözü görmeyen vatandaşlanmız yönetmelik maddesi nedeniyle ehliyet alamazken, tek gözü görmeyen yabancı turistler ve ehliyetini yabancı ülkelerden alan ülkemiz vatandaşları, Türkiye'de serbestçe araç kullanabilmektedirler. En azından, bizler de, kendi ülkemizde, yabancılann sahip olduğu hak ve özgürlüklere kavuşmak istiyoruz. Bunu engelleyen hiçbir hukuksal ve bilimsel engel olmadığı halde, bizim sorunumuza çare neden bulunmuyor?"

Değerli arkadaşlar, sizin de dinlediğiniz gibi, bu konumda olan vatandaşlanmız da feryat içerisindedir. Konuyla ilgili önergemizi biraz önce Yüce Meclisimize vermiş bulunmaktayız. Gelin, hep birlikte bu sorunu da ortadan kaldıralım, vatandaşlanmızı mutlu edelim. Hadi gelin buyurun. Bu olayın da siyasî rantı, siyasî katkılan sizlerin olsun; ama, yeter ki, bu durumdaki vatandaşlanmızın da yüzleri gülsün, sorunlan çözülsün, mutlu olsun, yanna umutla baksın, yaşama sevinci artsın.

Hepinize saygılar sunuyor, kanun teklifinin hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum.

Ben, tabiî, bu yazıyı hazırladım; ama, biraz evvel birlikte önerge verdik hem AKP Grubu hem CHP Grubu olarak, birleştirildi. O nedenle, bazı yerleri de atlayarak geçtim.

Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Oksal (CHP, Mersin). “Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s 1194)”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-oksal-22-2006-06-29-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b122/tbmm221261220147.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
