# Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Oksal (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim
- **Tarih:** 3 Aralık 2010
- **Gündem:** SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-oksal-23-2010-12-03-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510

> Ali Oksal (CHP), 3 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 634 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ OKSAL (Mersin) – Evet.

BAŞKAN – Buyurun efendim.

ALİ OKSAL (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayıştay Kanunu Teklifi’nin 77’nci maddesine ilişkin değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan evvel muharrem ayının tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini gönülden diliyorum. Ayrıca, Dünya Engelliler Günü’nü kutluyor, engelli kardeşlerimizin rahat ve huzurlu bir yaşam geçirmelerini temenni ediyorum.

Değerli milletvekilleri, inandıklarını ve bildiklerini anlatmayanlar inanmadıkları şeyleri söyleyenlerden daha büyük bir kabahat işlemiş sayılırlar. Böyle bir kabahati işlememek için şunu söylemek zorundayım: Sayıştay Kanunu Teklifi’nin çok önemli bazı maddeleri Sayıştayı zayıflatmakta ve onun yapısını bozmaktadır. Bu kanun teklifi yüz kırk sekiz yıllık bir kurumun, halkın vergilerinin koruyuculuğunu ve takipçiliğini yapan bir kurumun elini kolunu bağlamaktadır.

Değerli milletvekilleri, bazı iktidarlar, sahip oldukları parlamento çoğunluğu ile devlet gücünü kullanarak sayıştayların kendileri üzerindeki denetimi gevşetmek ve etkisizleştirmek için kanunda değişiklik yaprak amaçlarına ulaşırlar. İşte AKP böyle iktidarlardandır, Sayıştayı hedef almıştır. Bu kanun değişikliği teklifinin çok önemli bazı maddeleri de bu niyeti açıkça belli etmektedir. AKP politikası inanmadığı sözleri söyleme üzerine kuruludur çünkü AKP inanmadığı sözleri söylemezse inandığı amaçlara ulaşamaz. İşte bu yüzden, AKP, Sayıştay Kanunu Teklifi’nin gerekçesinde Sayıştayı güçlendireceğini, denetim kapsamını genişleteceğini ve Sayıştay Kanunu’nu uluslararası denetim standartlarına uygun hâle getireceğini söylüyor.

Değerli milletvekilleri, bu kanun teklifinin Sayıştayı güçlendirmek gibi bir derdi yoktur. Getirilen kanun teklifinin detaylarına bakıldığında bu açıkça görülecektir. Bu kanun teklifinin ikinci maddesinde “Sayıştay denetimi, düzenlilik denetimi, uygunluk denetimi ve mali denetim” kavramları tanımlanmıştır. Ancak bu tanımlarda teknik hatalar yapılmıştır. Tanımlarında dahi hataları olan bir kanun teklifinin ne milletimize ne de Sayıştayımıza fayda sağlaması beklenemez.

1996 tarihinde çıkarılan 4149 sayılı Kanun Sayıştaya performans denetimi yapma görevini vermiştir. Bu yetkiyle Sayıştay on dört yıldır performans denetimi yapmaktadır ancak AKP bu kanun teklifiyle Sayıştayın performans denetimi yapma yetkisini performans ölçümü yapma yetkisine dönüştürmüştür.

Dünyanın tüm ülkelerinde savunma, güvenlik ve istihbarat görevi yürüten kamu idarelerinin mallarının denetiminde özel düzenlemeler yapılmaktadır ancak bu teklifte Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Millî İstihbarat Teşkilatına ilişkin özel bir düzenleme öngörülmemiştir. Ülke menfaatleriyle çatışan böyle bir düzenleme hiçbir standarda uymamaktadır.

Yine, bu teklifle Sayıştay denetçi alımında nitelikli denetçi alımına engel olacak usuller benimsenmektedir. Sınav sistemi standartların aşağısına çekilmektedir. Devletimizin en temel ve en saygın kurumlarından biri olan Sayıştayın görevlerini etkin bir şekilde yerine getirebilmesinde denetçilerin oynadığı rol dikkate alındığında getirilen düzenlemenin çok büyük bir hata olduğu ortadadır.

Sayıştayımız yargı yetkisiyle donatılmış ve yargı tipinde örgütlenmiştir. Sayıştayın hesap mahkemesi olarak vasıflandırılması bu yargı yetkisine işaret etmektedir ancak bu teklifle, yargı yetkisine sahip olmayan yani ofis tipi örgütlenen Sayıştaylara özgü kurumlar ve hiyerarşik yapılanmalar getirilmektedir. Bu durum Sayıştayın yargı tipindeki örgüt yapısına da uymamaktadır. Zira bu düzenleme, Sayıştayda denetim faaliyetlerini yürütenler üzerinde çok sayıda amir yaratılmasına sebep olacak, dolayısıyla da bağımsız ve tarafsız denetim yapılmasını olumsuz etkileyecektir. Ayrıca, bu kanun teklifiyle Sayıştay dışından uzman görevlendirilmesinin öngörülmesi, Sayıştayın yetkilerinin özel sektöre devredilmesi anlamına gelir ki bu durum ulusal çıkarlar ve kamu yararıyla örtüşmemektedir.

Değerli milletvekilleri, Sayıştay Genel Kurulunun görüşlerini ve Sayıştay Denetçileri Derneğinin önerilerini dikkate almayan bu düzenlemeden ne bekleyebiliriz? Sayıştay Genel Kurulu bu teklifte yer alan tam 56 maddeye ilişkin görüş bildirmiş ancak bu görüşler de umursanmamıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun efendim, konuşmanızı tamamlayınız.

ALİ OKSAL (Devamla) – Sayıştayı güçlendirmek, Sayıştayı uluslararası denetim standartları seviyesine taşımak bu mudur arkadaşlar? Bu, olsa olsa Sayıştayın kurumsal kimliğine ve birikimine saygı duymamaktır. Hesap verme süreci ve mali saydamlık demokrasiyi besleyen ana damarlardandır. Bu damarları etkin kılan en kuvvetli yapı ise Sayıştaylardır. Sayıştay ve Sayıştay denetçileri demokrasinin muhafızlarıdır.

Değerli milletvekilleri, hakikat herkesin sloganı fakat pek az kişinin dileğidir. AKP’nin buradaki gerçek niyeti Sayıştayın kamu idareleri üzerindeki denetim yetkisini işlevsiz hâle getirmektir. Ancak hatırlatmak isterim ki hiçbir insanın kalbinde vicdan kadar korkunç bir şahit ve onu bu kadar dehşetle itham eden bir yargıç yoktur. Sayıştay üzerinde gizli niyet taşıyanları yüce Türk milleti adına kendi vicdanlarına havale ediyor, saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Oksal (CHP, Mersin). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-oksal-23-2010-12-03-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
