# Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Osman Sali (AK Parti, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim
- **Tarih:** 19 Şubat 2004
- **Gündem:** KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-osman-sali-22-2004-02-19-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349

> Ali Osman Sali (AK Parti), 19 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 332 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ OSMAN SALİ (Balıkesir) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 9 uncu maddeyle ilgili olarak söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kamu yönetiminin aşırı merkeziyetçi yapısının, kamu hizmetlerinin süratli, kaliteli, etkili ve verimli bir şekilde yerine getirilmesini engellediği, toplumun genel bir şikâyet konusudur. O zaman, kamu hizmetlerinin, süratli, kaliteli, etkili ve verimli bir şekilde yerine getirilmesinin yöntemi ne olacaktır?

Bu sorunun cevabı tek değildir sayın milletvekilleri. Örneğin:

1- Merkezî yönetimin taşra teşkilatının yetkileri genişletilerek hizmetler yürütülebilir. Nitekim, Anayasanın 126 ncı maddesi "İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır" hükmüyle bu yöntemi kabul etmiştir.

2- Anayasanın 127 nci maddesinde, mahallî müşterek ihtiyaçları karşılamak üzere mahallî idarelerin varlığı ve kuruluşu da kabul edilmiştir.

Mahallî müşterek ihtiyaçların kapsamı zaman içinde değişebilir ve kanun koyucu bu yönde düzenleme yapabilir. Anayasa, mahallî idarelerin görevlerinin, yerinden yönetim ilkesine göre, yasayla düzenleneceğini de öngörmüştür.

Kuruluş biçimi ne olursa olsun, bütün idareler, bir bütünün parçaları olarak hareket etmek zorundadır. Merkezî idare ile mahallî idareler, idarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde, birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Kamu hizmetlerinin amacı vatandaşın hayatını kolaylaştırmak ve mutluluğunu artırmak olduğuna göre, bu amaç çerçevesinde hizmetlerin hangi yöntem ve teşkilat aracılığıyla yerine getirilmesinin uygun olacağı tamamen bir tercih sorunudur; ister merkezî yönetim aracılığıyla bu hizmetleri yürütebilirsiniz ister mahallî idareleri bu iş için kullanabilirsiniz veya yeni yöntemler de geliştirebilirsiniz.

Güncel genel kabul, merkezî idarenin, politika belirleme, planlama ve denetleme görevini yerine getirmesi, hizmetlerin ise, hizmetten yararlananlara en uygun ve en yakın birim tarafından yerine getirilmesidir. Ülkemizin tercihi de, merkezî idarenin, politika belirleme, planlama ve denetleme işini yürütmesi, operasyonel işlerin ise, yerel yönetimlerce yürütülmesi yönünde olmuştur. Yerel yönetimler, idarenin bütünlüğü ilkesinin dışında değildir ve merkezî idare ile bütünlük ve uyum içerisinde kamu hizmetlerini yürütmek zorundadır.

Tabiî, bu uyumun sağlanması, idarelerin, yöneticilerin, iyi niyetli yaklaşımlarına da bırakılamaz. Anayasamızda her iki idare biçimi öngörüldüğüne göre, bu idareler arasındaki hizmet alanlarının bölüşümü, işbirliği, israf ve mükerrerliklerin önlenmesi, merkezî idarenin tercih önceliği, sınırları gibi hususların yasa ile düzenlenmesi gerekmektedir. 9 uncu madde ile bu gereklilik yerine getirilmiştir.

Hepinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Osman Sali (AK Parti, Balıkesir). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 19 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-osman-sali-22-2004-02-19-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
