# 2012 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2010 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Özgündüz (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim
- **Tarih:** 10 Aralık 2011
- **Gündem:** 2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=13694
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-ozgunduz-24-2011-12-10-2012-yili-merkezi-yonetim-butcesi-ve-2010-yili-merkezi-yonetim-kesin-h-2

> Ali Özgündüz (CHP), 10 Aralık 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI); konuşma 441 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Adalet Bakanlığı bütçesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım.

Bugün, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü bildiğiniz gibi. İnsan hakları ancak bir hukuk devletinde korunabilir. Hukuk devleti için de mutlaka yasama ve yürütmenin bağımsız yargı tarafından denetlenmesi gerekir. Böyle olmadığı takdirde çoğunluğu elinde bulunduran siyasi iktidar, temel insan hak ve hürriyetlerini ortadan kaldırmaya dönük düzenlemeler yapabilir. Bu durumda belki devletin kanun devleti olduğu söylenebilir ama hukuk devleti olduğundan bahsedilemez.

Yine bağımsız yargı olmadan demokrasiden de bahsedilemez. Arkadaşlar hep demokrasiyle taçlandırılmış cumhuriyetten bahsediyorlar. Onun için de mutlaka bağımsız yargı zorunludur.

Bağımsız yargı için özellikle hâkimlerin ataması, terfisi, nakli ve disiplin işlemlerinde yürütmenin etkisinin olmadığı bir yargı düzeni gerekmektedir. Bugün HSYK’nın, övündüğünüz, yeni yapılandırdığınız HSYK’nın Başkanı hâlen Adalet Bakanıdır. Müsteşar bu HSYK’nın doğal üyesidir.

Yine, HSYK’nın genel sekreterini ve teftiş kurulu başkanını Adalet Bakanı atamaktadır. Dolayısıyla, böyle bir yargı sisteminde, böyle bir HSYK yapılanmasında bağımsız yargıdan bahsedilemez.

Ben, 1982 yılında hukuk fakültesine girdiğim zaman hocalarımız şunu derdi: “Yürütmeden birileri hâkim ve savcıların atamasında, naklinde, terfisinde etkinse, orada bağımsız yargıdan bahsedilemez.”

Dolayısıyla arkadaşlar, bugün geldiğimiz noktada özellikle 2010 anayasa değişikliğinden sonra HSYK yeniden yapılandırılmış ve bu yeniden yapılandırılan HSYK, bütün teamüllere, kurallara aykırı olarak, bölge süresi, liyakat ve kıdem esasına bağlı kalmaksızın, talepleri olmadan, bir yıl içinde yaklaşık 4 bin hâkim ve savcının yerini değiştirmiştir.

Bu HSYK örgütlenmeden de rahatsız olduğu için, YARSAV’ın, Demokrat Yargı’nın ve hâkim ve savcıların kurduğu ilk sendika olan YARGI-SEN’in yönetim kurulu üyelerini dernek ve sendika merkezinden uzaklaştırarak görevlerini yerine getirmesine engel olmuştur.

25 Ekim 2010’da göreve başlayan 22 üyeli HSYK’nın başkanlığını hâlen Adalet Bakanı yapmaktadır. Şu anda atanan müsteşar da önce HSYK’ya üye seçilmiş, oradan yeniden Adalet Bakanlığına müsteşar yapılmıştır.

“Seçimle geldi, oluştu” deniyor bu HSYK. Doğru, Adalet Bakanlığı bir liste çıkardı, bütün gücünü kullandı, bürokratlarını kullandı. Bağımsız olarak aday olmak isteyen hâkim, savcılar Ankaya’ya çağırılıp tehdit edildi -bizzat bildiğim, şahit olduğum olaydır- bu şekilde bir seçimle 10-0, bu seçimler, bu şekilde alındı.

Bugün bu seçilen HSYK üyelerinin tümü, hâkim ve savcılar tarafından seçilen tümü, Adalet Bakanlığı listesi olarak belirtilen, söylenen listeden seçilen kişilerdir. Bu HSYK Yargıtay ve Danıştay kanunlarını değiştirerek, yargının hızlandırılmasını gerekçe göstererek toplam 250 üyeli Yargıtaya 160 tane yeni üye seçmiştir. Yine, 156 üyeli Danıştaya 51 üye seçmiştir. Ortalama kırk yaşında olan bu kişiler altmış beş yaşına kadar görev yapacaklar biliyorsunuz, dolayısıyla yargının önümüzdeki yirmi beş yılı da bu şekilde yeniden şekillendirilmiş ve siyasi iktidar kendisine uygun bir yargı oluşturmuştur. Böylelikle, özel yetkili mahkemelerden sonra özel yetkili, özel görevli Yargıtay daireleri oluşturulmuştur. “Yargıyı dedelerden kurtardık.” diyen siyasi iktidar, bu şekilde yargıyı ne yazık ki imamlara teslim etmiştir. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Özgündüz (CHP, İstanbul). “2012 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2010 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ozgunduz-24-2011-12-10-2012-yili-merkezi-yonetim-butcesi-ve-2010-yili-merkezi-yonetim-kesin-h-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=13694

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
