# Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Öztunç (CHP, Kahramanmaraş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim
- **Tarih:** 15 Ekim 2026
- **Gündem:** KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149003
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-oztunc-2026-10-15-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler

> Ali Öztunç (CHP), 15 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 1.148 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Size hayırlı uğurlu olsun, yeni görevinizde başarılar diliyorum.

İstanbul'da iki gündür aşırı yağış nedeniyle yaşanan sel felaketinden yaşamını yitiren yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Doğa, işte böyle, doğa intikamını alıyor. Men dakka dukka. Doğanın kapısı çalındı, doğa da kapıyı çalıyor. Hâlâ Kanal İstanbul ısrarında devam edenler şu iki gündür İstanbul'da yaşananlara iyi bir baksınlar.

Kızılay Kanunu... Yanlış bilmiyorsam Kızılay 1868 yılında kurulmuş 1868'den bugüne kadar Kızılaya ilişkin bir kanun gelmemiş. Niye gelmemiş, neden böyle bir eksiklik var bilemiyorum tabii ama uzun yıllardır hükûmet olan AK PARTİ dahi Kızılaya yönelik bir kanununu getirmemiş. Komisyona kanun ilk geldiğinde üzerinde ciddi çalışmalar yaptık, bir miktar önerilerimiz dikkate alındı ve değişiklikler yapıldı. Bu bizi mutlu etti. Ben huzurunuzda komisyon boyunca çok şeffaf bir şekilde komisyonu aydınlatan Kızılay Başkanına, arkadaşlarına, Hukuk Başmüşavirine ve kendisine, Sayın Başkana teşekkür ediyorum. Şeffaf bir şekilde geçmişe ilişkin de birtakım ayrıntılar, bilgiler tarafımıza verildi.

Değerli arkadaşlar, Kızılay hepimizin. Allah göstermesin, birinin başına bir iş geldiği zaman, kan ihtiyacı olduğu zaman aklımıza Kızılay geliyor. Kızılayı çocukluğumuzda da -az önce bahsedildi- okulda, ilkokulda Kızılay Haftası'yla hatırlarız. Kızılay ne kadar başarılı olursa bu, bizim için güzeldir, ne kadar iyi olursa bu, bizim için iyidir, güzeldir ama Kızılay son yıllarda sınıfta kaldı, Kahramanmaraş milletvekili olarak söylüyorum, sınıfta kaldı. Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinden sonra Kızılay beceriksizliğin zirvesine çıktı arkadaşlar. Çadır satan bir Kızılay vardı, bir Kızılay Başkanı vardı, "Kızılay" dersem belki tüm derneği kapsamış olurum, haksızlık yapmış olurum ama öyle bir başkanı vardı, çadır satmıştı adam, çok açık bir şekilde de söylemişti; başka marifetleri de daha sonraki süreçte zaten ortaya çıktı. Kızılay öyle olduğu için, o başarısızlığı orada yaşattığı için birtakım dolandırıcılara da fırsat doğdu. Hatırlayın, işte, o dönem kurulan 1-2 dernek ya da bir dernek... Haluk Levent meselesi, Ahbap; sonra ne oldu? Gördük işte hep beraber, orada Kızılaydan kaynaklanan boşluktan dolayı o Ahbap oluştu, Kızılaydan kaynaklanan boşluktan dolayı vatandaşın parası dolandırıldı.

Değerli arkadaşlar, kanunda -ben de komisyonda ısrarcı oldum- "Sayıştay denetimi" dedik. Sonra hem Sayıştayla görüştük hem de Sayın Başkan açıklayıcı bilgileri verdi. Kızılayda kamu parası olmadığı için, kamu yardımı olmadığı için "Sayıştay denetimi olamaz." denildi, eyvallah, peki ama Devlet Denetleme Kurumunun mutlak ve mutlak surette denetimi şart olmalı ki "Var." deniliyor. İki yılda bir zannedersem Sayın Başkan, bunu yıllık, her yıl Kızılayın Devlet Denetleme Kurulu tarafından denetlenmesi olarak değiştirmemiz gerekiyor. Bu önemli değerli arkadaşlar.

Bir başka madde de 3'üncü maddede değerli arkadaşlar, kişisel verilerle ilgili bir sıkıntı var. Komisyonda bunu tartıştık. Burada diyor ki: "Türk Kızılay bu görevini yerine getirebilmesi için gerçek kişilere ait gerekli olan verilere ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yapacağı protokoller çerçevesinde Kişisel Verileri Koruma Kanunu kapsamında erişebilir." Güzel. "Bu kapsamda yapılacak veri erişimleri, yalnızca görevin gerektirdiği ölçüde yetkilendirilen kişiler tarafından yapılır." Peki, yetkilendirilen kişiler kim? Daha önce FETÖ sızmış mıydı her yere? Sızmıştı. Bugün başka cemaatler, tarikatlar, terör örgütleri sızabilir mi? Sızabilir. Sonra çıkarsınız "Allah bizi affetsin." dersiniz ama yemez, olmaz. Kişisel verilerle ilgili çok ciddi problemdir. İnsanların tüm bilgileri birilerinin eline geçecek. Sayın Başkan belki kendisi "Ya, ben yapmam böyle bir şey." diyor. Sizden sonra gelecek olan yaparsa ne olacak Sayın Başkan ya da sizin alt kadronuzda görev yapanlar yaparsa ne olacak? Bunun mutlaka değiştirilmesi gerekiyor.

4'üncü maddede değerli arkadaşlar, yurt dışına ilişkin fonlara ilişkin ciddi sıkıntı var. Yurt dışından gelen fonlar nerede, kime harcanıyor? Buna ilişkin de ciddi anlamda bir şeffaflık olması gerekiyor. Bu parayı kim harcıyor? Çok ciddi paralar geliyor yurt dışından özellikle ama bu paraların kim tarafından harcandığı da maalesef bilinmiyor.

Şimdi, Sayın Başkan, bu, pancar; Sayın Kemal Çelik Antalya Milletvekilidir, bilmeyebilir, gerçi Anadolu'da kaymakamlık yaptı, bilmesi lazım. Sayın Soylu Trabzon Milletvekilidir; bilmiyorum, bilmeyebilir, Trabzon da yoktur ama İç Anadolu milletvekilleri, Latif ağabey bilir; bu, pancar. "Ne alakası var Kızılay Kanunu'yla?" diyeceksiniz arkadaşlar. Sayın Başkan, sizin geliriniz bu, bu. Vatandaş bu pancarı ekiyor, üretiyor bu pancarı, satıyor, çocuğunun düğününü yapıyor, kıyafetini alıyor, okula gönderiyor, para artarsa size hibe yapıyor, size bağış yapıyor. Siz de o bağışlarla zor durumda vatandaşa destek oluyorsunuz. Peki, vatandaş bu pancardan para kazanabiliyor mu artık? Kazanamıyor. 2025 yılında tonu 3.100 liraydı, bugün 3.720 lira, yüzde 20 artış var, 3.720 lira tonu. Peki, 2025'te mazot kaç paraydı Sayın Enginyurt? 55 liraydı. Bugün kaç? 98 lira, yüzde 100 artmış mazot, girdi yüzde 100 artmış ama pancar yüzde 20. E, vatandaş nasıl satacak? Bizim Elbistan'ın Izgın'ındaki, İğde'sindeki vatandaş pancarı satacak, harcayacak, kalanı Kızılaya verecekti. Şimdi, nasıl yapacaksınız Sayın Başkan? Size bu bağış gelmeyecek. Yapmanız gereken tek bir şey var: Bu sıralara "Arkadaş, pancar üreticisini perişan etme, o kazansın, o bize yardım etsin, biz de vatandaşa hizmet edelim." demek durumundasınız. Göksun'da -meşhurdur elması, Türkiye'nin en meşhur, en lezzetli elması- elma dalda, dalda kaldı elma. 4 lira veriyorlar meyve suyu fabrikaları. Maliyet? 11-12 lira arkadaşlar. Şimdi, nasıl yapacak Sayın Başkan, Sayın Soylu, size soruyorum? Nasıl yapacak elma üreticisi Göksun'daki garibim? Elma dalda kaldı, para gitti, perişan oldu, getirip Kızılaya yardım yapamayacak. Hâlbuki Kızılayın bağış kaynağı burasıydı yani vatandaştı, çiftçi, üreticiydi. Siz eğer çiftçiyi ekonomik olarak büyütmezseniz, eğer değerli arkadaşlar işçiye istediği parayı veremezseniz, memura istediği parayı veremezseniz, asgari ücreti bu seviyede tutarsanız, vatandaşı fonuna kadar soyarsanız size nasıl gelecek bu para? (CHP sıralarından alkışlar) Fon malum, şimdi fon meselesinde değerli arkadaşlar, Betül Sayan Kaya mıydı, Betül Hanım, söylendi ismi- bir kurban verildi, peki ötekiler ne olacak? Ben sizlerin içerisinde çok namuslu insanlar olduğunu biliyorum. Biliyorum gerçekten var, bu işten çok rahatsızsınız, milletvekillerinden. "Nasıl olur?" diyorsunuz, yıllarca devlet memurluğu yapmış milletvekilleri var. Selami Altınok var, aynı Komisyonda görev yapıyorum, yıllarca devlet memurluğu yapmış, karı koca çalışıyor, bir daire almakta zorlanıyor ama birileri koyuyorlar parayı Tahtasız, koyuyor 200 bin lirayı Serkan Bey, 200 bin lirayı alıyor 2 milyar, 20 milyar; nasıl olacak bu iş?

MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Allah affetsin!

ALİ ÖZTUNÇ (Devamla) - Malı hamuduyla götürmüşler. Vallahi sayın vekilim, gülüyorsun da milleti fonuna kadar cidden soymuşlar. Şimdi, buna ilişkin Sayın Akbaşoğlu, bir komisyon kurulsun, ne olacak, ne zararı var ki bir komisyon kurulmasının? Kuralım bir komisyon burada, kim hırsızlık yaptıysa; size de leke bu, siz niye böyle bir lekeye giresiniz ya! Alnının akıyla tertemiz çalışmış insanlar, emek vermiş insanlar neden böyle bir lekeye bulaşsınlar ki? Kuralım bir komisyon, araştıralım, bakalım, kim yapmışsa Allah onun belasını versin diyelim. Bir de bu dünyada yargılayalım, sadece Allah'a havale etmeyelim, bu dünyada da yargılayalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ALİ ÖZTUNÇ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Benim söyleyeceğim fon meselesinde budur. Fon soygununu kesersek Kızılaya bağış çok gider. Sayın Başkanım, size de bir önerim var. Bu foncuların listesi varmış galiba, yayınlanıyor. Siz Kızılay Başkanı olarak bu foncuların listesini edinin. Tek tek bu fonculara çökün, bir miktar da siz alın, Kızılay alsın, bari vatandaşın işine yarasın. Zaten Hükûmetin alacağı yok, alma şansları yok. Belki Kızılay olarak siz giderseniz, hani vicdanlara hitap ederseniz, işte garibana, Afrika'daki garibe, Türkiye'deki garibana, fakire fukaraya yardım yapacağız derseniz, belki bir miktar vicdana gelirler. Zannetmiyorum gerçi çünkü vicdan dünyadaki en rahat yastıktır eğer bir insanda varsa.

Teşekkür ederim, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Öztunç (CHP, Kahramanmaraş). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 15 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-oztunc-2026-10-15-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149003

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
